80/20 kuralı

Beş minik kardeş parmak varmış. Bir kuş görmüşler. Baş parmak bu kuşu tutmuş, temizlemiş, pişirmiş ve yemiş. Diğerleri de hani bize hani bize demişler… Baş parmak da demiş ki: “eee dünyanın düzeni böyle, sonuçların %80’ini, eylemlerin %20’si oluşturur”.

Dünyada pek çok ilginç oran var. Bunlardan biri de 80-20 oranı. Bu oran ilk önce ekonomide gözlemlenmiş. Vilfredo Pareto, İtalya’nın topraklarının %80’inin, nüfusun %20’sine ait olduğunu bulmuş. Daha sonra bu oranın başka konularda da ortaya çıktığını fark etmiş. Hemen adını koymuş: Pareto ilkesi. Hemen her yerde “öngörülebilir bir dengesizlik” varmış. Gelir adaletsizliği şeklinde tanımladığımız bu veriler halen geçerli. Şu anda tüm dünya nüfusunun %20’si toplam zenginliğin %80’ine sahip.

DEVAMI ▷

Summer 3

Çok klasik bir müziği yeniden keşfetmeye ne dersiniz? Vivaldi’nin 4 mevsiminden bahsediyorum. Özellikle de yaz fırtınasının anlatıldığı Summer 3’ten…

Barok müziğin en bilinen bestecilerinden Vivaldi’nin 4 mevsiminin 1000’den fazla farklı albüm ve konser kaydı var. Hatta bunlardan biri tüm zamanların en çok dinlenen klasik müzik albümlerinden biri. Ben bunların hepsini dinlemedim ama dinlediklerim içinde bir tanesi beni gerçekten çok etkiliyor: Recomposed.

Bu bir analog remix. Tamamen yeniden kompoze edilmiş. Vivaldi’nin 4 mevsiminde kullandığı motifler ve elementlerden yararlanılmış. Asıl bestelerin dörtte üçüne sadık kalınmış ve postmodern minimalistik bir tarzda yeniden yorumlanmış. Müziği dinlerken sanki Vivaldi’nin yeniden doğduğunu ve müziğini bu kez de bizim yüzyılımızın insanlarına yeniden yaptığını sanıyorsunuz.

DEVAMI ▷

Mr. Robot’la kuralları yıkmak

Matrix filminden yola çıkarak fotoğrafçılıkta kullanılabilecek 9 kompozisyon kuralını incelemiştik. Kuralları öğrenip yerli yerinde kullanmaya başladıktan sonra yapılması gereken şey nedir? Onları yıkmak! Bunun için Mr.Robot dizisini kullanacağız.

Mr. Robot dizisinde Elliot ve Tyrell'in ilk karşılaşması

Mr. Robot’daki baş karakterimiz bir siber güvenlik firmasında çalışıyor. Bu plandaki kompozisyona bakarak hemen onun kravatlı / takım elbiseli yani beyaz yakalı adam olduğunu zannetmeyin. Bizim adamımız çekingen, utangaç, antisosyal. O yüzden baskın karakter ayakta durup elleri cebinde konuşuyorken o çerçevemizin alt tarafında adeta ezilmiş durumda. Buraya kadar kompozisyon kuralları açısından hiç bir problem yok. Üçler kuralı uygulanmış. Her iki karakter de olması gerektiği gibi çizgilerin üzerine yerleştirilmiş.

DEVAMI ▷

Zaman yönetimi tekniği: Tek mi Çift mi?

90’lı yıllarda öğrenciyken zamanımı daha verimli kullanmak için bir yöntem geliştirdim. Adı: Tek mi, çift mi? Sonra büyüdüm ve üretkenlik adına daha başka teknikler olduğunu da öğrendim. Sizce bu teknikleri kullanarak zamanımızı tasarlayabilir miyiz?

Size kendi tekniğimden bahsedeceğim ama önce en popüler zaman yönetimi metodu olan Pomodoro‘yu görelim. Tam benim “tek mi çift mi” tekniğimi geliştirdiğim 90’lı yıllarda ortaya çıkmış ve bilhassa yazılımcı ve tasarımcı dünyasında ilgi görmüş bir teknik ama bence herkes uygulayabilir.  Çünkü çok basit.

Önce bir zamanlayıcı (timer) buluyorsunuz ve 25 dakikaya ayarlayıp çalışmaya başlıyorsunuz. 25 dakika dolduktan sonra 5 dakikalık kısa bir ara veriyorsunuz. Buna bir “pomodoro” deniyor. İşinizin miktarına göre arka arkaya 4 pomodoro yapabilirsiniz. Her 4 pomodorodan sonra 20-30 dakikalık daha uzun molalar verebilirsiniz. Kolay. Ama daha da kolaylaştırılabilir mi? Evet. Tek mi çift mi yöntemimi bekleyin :) Bu arada bu yöntemi de eleştirenler yok değil.

DEVAMI ▷

En iyi tatil nasıl yapılır?

Tatil kelimesini de kavramını da pek sevmiyorum. Bana göre tatil yapmak, dinlenmek; hiç bir şey yapmamak değil, normalde yaptığım rutin işlerin dışına çıkmak demek. Bu rutinin dışına çıkmanın en kolay yolu da bir yerden başka bir yere gitmek, yani seyahat etmek. Peki en iyi tatil nasıl yapılır?

Ben yolculukla ilgili eylemlerimi üçe ayırıyorum: yolculuk öncesi, yolculuk sırası ve yolculuk sonrası…

Bir yerlere gitmeye karar verdiğiniz andan itibaren aslında kalben, ruhen ve zihnen o yolculuğunuz başlıyor. Eminim bunu siz de hissetmişsinizdir. O yüzden seyahat kararınızı mümkün olduğu kadar erken verin ve onu şimdiden düşünmeye, planlamaya başlayın. Mutlu olacağınızı bilimsel olarak garanti edebilirim. Hayat kalitesi hakkında yapılan bir araştırma yolculuktan duyulan mutluluğun, yolculuk daha başlamadan önce maksimum seviyelerine eriştiğini gösteriyor.

DEVAMI ▷

Daha iyi fotoğraf çekmek için… Film izleyin! Matrix’ten 9 kompozisyon kuralı

Hepimiz daha iyi fotoğraflar çekmek istiyoruz. Bunun için daha iyi görmeyi öğrenmemiz lazım. Peki gözümüzü nasıl eğitebiliriz? Bugüne kadar pek çok farklı yöntem duymuş veya denemiş olabilirsiniz ama ben size gözünüzü eğitmek için bambaşka bir yol önereceğim: bol bol film izleyin! Gelin size filmler yardımıyla nasıl daha iyi görebileceğinizi göstereyim.

Evet, bol bol film izleyin. Ama gerçekten, görmeye çalışarak izleyin. Biz film diyoruz ama İngilizce’de “motion picture” da deniyor, yani hareketli resimler. Aslında her saniye bize 24 tane fotoğraf karesi gösteriliyor. E bundan iyi eğitim mi olur? Hem de hızlandırılmış eğitim.

Şimdi size çok sevdiğim klasik bir bilim kurgu filminden, 99 yapımı Matrix’ten bir sahne göstereceğim ve bu sahne üzerinden fotoğrafta kompozisyon tekniklerini inceleyeceğiz.

İlk kuralımız “Rule of thirds (üçler kuralı)”

DEVAMI ▷

Gerçek Jenerik, 90 saniyede anlatılan hikaye

Dizi jenerikleri ikiye ayrılır: “Şuradan güzel bir font seç de dizinin adını yazıp bir döndürelim” mantığıyla hazırlanmış jenerikler; ve sanat eserleri. Gelin biz bu ikinci grup hakkında biraz konuşalım.

“True Detective – Gerçek dedektif” dizisi televizyon için yapılan en iyi dizilerden biri. İlk sezonu, 8 bölümlük bir diziden çok 8 saatlik bir film kalitesindeydi. Dizide ilgimi çeken özelliklerden biri, gerçekten çok kaliteli hazırlanmış giriş jeneriğiydi. Tasarımcı ekibi araştırdığımda bunların aynı zamanda Game of Thrones, Halt and Catch Fire gibi başka başarılı dizi jeneriklerine de imza atmış olduklarını gördüm.

True Detective’in ikinci sezonunda sanki jenerik değil de 90 saniyelik bir kısa film izliyor gibiyiz. Öyle tasarlanmış ki bize bir yandan pek çok şey anlatırken, bir yandan da hiç bir şey anlatmıyor, gizemini koruyor. Son derece dengeli: izlemek için kışkırtıyor fakat çok fazla detaya girmiyor; ipuçları taşıyor ama spoiler vermiyor.

DEVAMI ▷