Antarktika’ya gitmek yasak mı?

Hayatta en çok gitmek istediğim yerlerden biri Mars. Şimdilik bu pek mümkün görünmüyor. Hayatta en çok gitmek istediğim yerlerden ikincisiyse Antarktika. Özellikle de Antarktika’nın belli bir bölgesi. Neresi olduğunu az sonra sebepleriyle açıklayacağım. Peki bu mümkün mü? Çünkü bazıları oraya gitmenin yasak olduğunu iddia ediyor.

Antarktika dünyanın en enteresan yerlerinden biri. 7. Kıta olarak biliniyor ama aslında büyüklük olarak beşinci. Çünkü Avustralya’nın neredeyse iki katı ve Avrupa’dan daha büyük. Dünyanın en soğuk yeri olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Aynı zamanda en rüzgarlı ve en kuru yeri. Evet kuru diyorum. Aslına bakarsanız teknik olarak Antarktika bir çöl. Hatta bir yeri var ki oraya 2 milyon yıldır hiç yağmur yağmamış. Dünyanın en kuru yeri. İşte ben oraya gitmek istiyorum. DEVAMI ▷

Evrende gözlemlenebilen en büyük ve en küçük şey nedir?

Herkesin kendine göre bir evreni ve bu evrenin bir boyutu var. Bir insan olarak en kolay algıladığımız ve gösterebildiğimiz ölçü sanırım metre. O yüzden de metrik sistem diyoruz ya. 10’un kuvvetleriyle de ifade ediyoruz. 10 üzeri 0 = 1 metre. Yani yaklaşık iki kolumla gösterdiğim alan. Şimdi gelin evrendeki en büyük ve en küçük şeyleri anlamaya çalışalım.

Önce her seferinde bu 1 metreden 10 kat daha büyük bir alana bakalım. 10 üzeri 1 yani 10 metrelik bir ölçeği size gösterebilmem için şu an çekim yaptığım bu mahzenin dışına çıkmam gerekiyor. Diyelim ki bu mahzen İstanbul’daki kız kulesinin altında olsun. Gizli bir düşünce mahzeni. DEVAMI ▷

3. Rokete ne oldu? Falcon Heavy fırlatışının sonuçları

İki gün önce hep birlikte tarihi bir ana tanıklık ettik. 21. Yüzyılın en önemli roket fırlatma olayını canlı yayında izledik. O yayını kaçıranlar varsa yayının videosunu izleyebilirler. Biraz uzun bir video ama heyecanlı olduğun(m)u garanti edebilirim.

Sonuçta şu anda dünyanın en büyük roketi uzaya gönderildi. Bundan önce gönderilen son büyük roket 1973’te fırlatılan Saturn 5’ti. Yani bir anlamda yarım yüzyıldır uykuya dalmış olan uzay çalışmaları tekrar hareket kazandı. Üstelik uzaya gönderilen roket çok eğlenceli bir yük taşıdı. Daha doğrusu çok havalı! Üstü açık bir araba. O yüzden havalı 🙂 Bu araba bir Tesla Roadster.   DEVAMI ▷

2018 Teknoloji Tasarım Trendi

Son yıllarda teknoloji dünyasında ne gibi değişimler oldu diye düşündüğünüzde aklınıza gelen en önemli değişim ne oluyor? Benim aklıma hemen her şeyin dijitalleşmeye başladığı geliyor. Günlük hayatta en çok kullandığımız şeyleri bir düşünelim. Okuduğumuz kitaplar dijitalleşti, yazdığımız defterler dijitalleşti. Dinlediğimiz müzik, izlediğimiz film dijitalleşti. Dijitalleşen her şey bizi ekranlara bağladı. Bu ekranların sayısı giderek çoğaldı; kimisi oturma odamızın köşesinde büyüdü, kimisi cebimizde küçüldü. Şu bir gerçek ki son yıllarda analog dünyalarımızdan dijital olana doğru bir göç başladı. DEVAMI ▷

Kanalımın kategorisini neden eğitim olarak seçtim?

Bugün Pazar değil biliyorum, ama aralarda böyle sürprizler yapmayı da seviyorum. Pazar günlerinin oturmuş bir formatı var. O format üzerinde zaman zaman küçük değişiklikler yapsam da ilk günden bu yana sanattan, tasarımdan ve teknolojiden bahsetmeye devam ediyorum. Arka planda ve üzerimde beyaz rengi tercih ettiğimi biliyorsunuz. Ama çok parlak olduğu için özellikle geceleri izleyenler rahatsız olduklarını söylediler, o yüzden son videolarımda fark etmişsinizdir, beyaz, pür beyaz olmaktan çıktı. Renk paletini yeni kullanmaya başladığım kameranın da yardımıyla biraz yumuşattım. Ve bu görsellik ve içerikle bir müddet daha Pazar hikayelerine devam etmeyi planlıyorum. DEVAMI ▷

117 yıldır yanan ampul

İster inanın ister inanmayın şu anda dünyanın bir yerinde yanan bir ampul var. Buna inanmak kolay. Peki ya bu ampullerden birinin 1901’den beri açık olduğunu söylesem. İnanmıyor musunuz? O zaman sizi şöyle alalım. Burası California’da bir itfaiye istasyonu. Ve bu ampul 1901 yılından beri açık. Yani 2018 yılı itibariyle 117 yıldır yanıyor. Dolayısıyla “dünyanın en uzun süreli yanan ampulu” ünvanıyla rekorlar kitabına da girmiş durumda.

Düşünün o ampulü oraya takıp da açtıklarında Osmanlı İmparatorluğu vardı ve 2. Abdülhamid tahttaydı. Atatürk henüz 20 yaşında bir öğrenciydi. 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sırasında o ampul de yanmaya devam etti. Nesiller geldi geçti ve hiç sönmedi. Onu yakanların torunlarının torunları bir doğum günü partisi yapıp 100. yaşını kutladılar. Ve belki de o partiye katılanlardan bazıları bugün aramızda yok ama ampul hala yanıyor. DEVAMI ▷

Nükleer Füzeler ve Tombul Parmaklar

Geçtiğimiz Cumartesi günü, tarih vermek gerekirse tam olarak Ocak’ın 13’ünde Hawaii’de bazıları kahvaltısını yaparken bir yandan da televizyondan Los Angeles Lakers – Atlanta Hawks maçını izliyordu.  Bazıları arabasını plaja doğru sürerken radyodan müzik dinliyordu. Bazıları da çoktan plaja varmış ve güneşlenmeye başlamıştı bile. Anlayacağınız bu yeryüzü cennetinde sıradan bir gün başlamış gibi gözüküyordu. Unutmadan yine artık son derece sıradan bir şekilde bazıları da Instagram’da canlı yayın yapıyordu, 21. Yüzyılda yaşıyoruz sonuçta, kahvaltı yapmak ya da plajda güneşlenmek kadar kolay bir canlı yayın yapmak. Ve tam o sırada cep telefonlarına bir uyarı mesajı geldi. Beklenmedik bir şeyler oluyordu. Aynı anda plajda güneşlenenler de ürkütücü bir ses duymaya başladılar. Radyolardaki yayınlar durdu ve bir mesaj okunmaya başlandı. Televizyonlarda da hem görüntülü hem de sesli uyarılar geçiyordu: DEVAMI ▷