İçinde her şey olan bir resim

Evinizin, odanızın duvarına sadece tek bir resim asmak durumunda kalsaydınız, nasıl bir resim seçerdiniz? Bu soru uzun zamandır zihnimi meşgul ediyordu. Geçenlerde kendi cevabımı galiba buldum.

Baktıkça bana ilham veren görselleri hep sevmişimdir. Geçenlerde bulduğum ve duvarıma asmak istediğim resim tam da böyle. İlham verici. Neden biliyor musunuz? Çünkü içinde her şey var. Her şey derken, gerçekten her şey. 13.8 milyar yaşında olduğu tahmin edilen evrendeki her şey. Dünya, güneş sistemi, yıldızlar, galaksiler, gök adalar. Bugüne kadar insanoğlunun gördüğü her şeyin bir araya toplandığı bir resim.

Bu da hemen aklıma dünyanın en iyi film açılış sahnelerinden birini getirdi. Filmlerde sahneler genellikle olayların geçtiği mekanı ve zamanı göstererek başlar. Bu filmde de böyle. Olaylar işte tam burada başlıyor. Bu gördüğünüz yerde. Yoksa bu duyduğunuz yerde mi demeliydim? Çünkü evreni gerçekten görebilmek için ona sadece bakmak yetmez. Aynı zamanda onu dinlemelisiniz. Duyduğunuz gürültü ve müzikten de anlayacağınız üzere modern zamanlardayız. Şimdi yavaş yavaş uzaklaşmaya başlıyoruz. Mesafeler arttıkça daha eski zamanlarda çıkarttığımız sesleri de işitiyoruz. Sadece mekanda değil zamanda da geriye doğru gidiyoruz. Contact – Mesaj filminin açılış sahnesi biraz uzun bir uzay/zaman yolculuğu olacağı için biz bu arada resmimize geri dönelim. DEVAMI ▷

Hayat gibi oyun

YouTube’da video yapmaya başladıktan sonra fark ettiğim bir şey var. Buraların raconu oyun videosu yapmak. O yüzden ben de bir oyun videosu hazırlamaya karar verdim. Size hayat gibi bir oyundan bahsedeceğim.

Şimdiki oyunlarda hikaye çok önemli biliyorsunuz. Benim seçtiğim oyunun hikayesi oldukça eski. Yaklaşık 1500 yıl kadar önce bir alimle bir zalimin karşılaşmasıyla başlıyor. Zalim olan tahmin edebileceğiniz gibi bir kral. Hindistan’da yaşıyor ve savaşı çok seviyor. Halkı da bundan çok çektiği için artık dayanamayıp barışı çok seven alimden yardım istiyor. Alim düşünüyor taşınıyor. Sonunda en cahil ve zalim birinin bile hoşuna gidecek şahane bir çözüm buluyor. Bir oyun! DEVAMI ▷

Zinciri Kırma

Hayatta uyguladığım en verimli prensiplerden ikisini paylaşmak istiyorum. İkincisini ben uydurdum, ama ilkini bir komedyenden öğrendim. Seinfeld’den. Kendisi der ki: “Zinciri Kırma!”

“2017’de Zinciri Kırma” takvimine şuradan ulaşabilirsiniz.

Seinfeld 90’lı yılların en önemli komedyenlerinden biri. Kendi adıyla yaptığı televizyon şovu bana göre gelmiş geçmiş en iyi sitcom – komedi dizisidir: “Hiç bir şey hakkında bir show.”

seinfeld

2007 yılında sevgili eşim Devletşah, Seinfeld’le ilgili bir makale okuyup bunu blogunda yazdı. Zinciri Kırmayın! O günden beri eşimle birlikte kendi hayatlarımızda bu kuralı pek çok alanda uygulamaya çalıştık ve işe yaradığını gördük. Uygulaması son derece basit bir prensip bu. DEVAMI ▷

İş görüşmesinde sorulabilecek en ilginç 11 soru

Hayatta en az bir kere iş görüşmesi yapmışsınızdır. Henüz yapmadıysanız gelecekte yapacaksınız. İster masanın işveren tarafında ister başvuran tarafında oturun, bir iş görüşmesinin özü sorulardır. Birisini gerçekten tanımak için ona ne sorardınız?

Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? En klasik mülakat sorularından biridir. Ne bileyim nerede? Kısmetse burada görmek istiyorum 🙂 Şaka bir yana böyle bir sorudaki amaç açık bir kariyer hedefinizin olup olmadığını öğrenmektir. Ben bu klasik soruların değil de farklı soruların hayranıyım. Onların peşine düştüm. Mesela “Ne kadar tuhafsınız?” sorusu. Evet bu gerçek bir mülakat sorusu ve bir online alışveriş sitesinde çalışmak isteyen adaylara soruluyormuş. Buna nasıl cevap verilebilir ki? İşte bir başkası “Kendinizi tek bir kelimeyle tanımlayabilir misiniz?” DEVAMI ▷

Geleceği tahmin eden romanlar

Söz vücut bulur derler. Kendini gerçekleştiren kehanetten bahsederler. Bu kahinlerin bir kısmı roman yazarı. Ve onların akıllarına gelen, seneler sonra bizim başımıza geliyor. Geleceği tahmin eden romanların dünyasında kısa bir yolculuğa ne dersiniz?

Yolculuğumuza 1726’dan başlayalım, Jonathan Swift’in “Gulliver’in Seyahatleri” kitabından. Orada kahramanımız devlerin ve cücelerin ülkelerini geziyor. Bilim insanlarıyla dolu Laputa adasına gittiğinde astronomlar Mars’ın yörüngesinde dönen iki uydudan bahsediyor. Oysa o zamanlar Mars’ın iki uydusu olduğu bilinmiyordu. Kitaptan 150 yıl sonra 1877’de gerçekten de iki uydusu olduğu keşfedildi: Phobos ve Deimos.

kitaplar

Mary Shelley 1818’de “Frankenstein”ı yazdığında organ nakli henüz yapılamıyordu. Kitap yayınlandıktan 5 yıl sonra, 1823’te Almanya’da organ değil ama ilk doku nakli yapıldı. Gerçek organ nakilleri için bir yüzyıl daha geçmesi gerekecekti. Bu arada bildiğiniz gibi ölü bir bedeni tekrar hayata döndürebilmek hala mümkün değil. DEVAMI ▷