Featured Video Play Icon

İçinde her şey olan bir resim

Evinizin, odanızın duvarına sadece tek bir resim asmak durumunda kalsaydınız, nasıl bir resim seçerdiniz? Bu soru uzun zamandır zihnimi meşgul ediyordu. Geçenlerde kendi cevabımı galiba buldum.

Baktıkça bana ilham veren görselleri hep sevmişimdir. Geçenlerde bulduğum ve duvarıma asmak istediğim resim tam da böyle. İlham verici. Neden biliyor musunuz? Çünkü içinde her şey var. Her şey derken, gerçekten her şey. 13.8 milyar yaşında olduğu tahmin edilen evrendeki her şey. Dünya, güneş sistemi, yıldızlar, galaksiler, gök adalar. Bugüne kadar insanoğlunun gördüğü her şeyin bir araya toplandığı bir resim.

Bu da hemen aklıma dünyanın en iyi film açılış sahnelerinden birini getirdi. Filmlerde sahneler genellikle olayların geçtiği mekanı ve zamanı göstererek başlar. Bu filmde de böyle. Olaylar işte tam burada başlıyor. Bu gördüğünüz yerde. Yoksa bu duyduğunuz yerde mi demeliydim? Çünkü evreni gerçekten görebilmek için ona sadece bakmak yetmez. Aynı zamanda onu dinlemelisiniz. Duyduğunuz gürültü ve müzikten de anlayacağınız üzere modern zamanlardayız. Şimdi yavaş yavaş uzaklaşmaya başlıyoruz. Mesafeler arttıkça daha eski zamanlarda çıkarttığımız sesleri de işitiyoruz. Sadece mekanda değil zamanda da geriye doğru gidiyoruz. Contact – Mesaj filminin açılış sahnesi biraz uzun bir uzay/zaman yolculuğu olacağı için biz bu arada resmimize geri dönelim.

Resmin hikayesi şöyle. Pablo Carlos Budassi adında bir müzisyen, oğlunun doğum günü için ona kağıttan hexaflexagon hazırlamaya çalışırken aklına bir fikir gelmiş. Kozmosun logaritmik bir çizimini yapma fikri. Hemen konuyla ilgili araştırmalara girişmiş ve Princeton Üniversitesi’nden bulduğu haritalarla NASA’nın uzay fotoğraflarını birleştirmeye başlamış ve ortaya işte bu resim çıkmış.

evren

Bugüne kadar uzayla ilgili pek çok çizim, resim ya da fotoğraf görmüştüm ama bu yeni resimde ilgimi çeken şey ölçeğinin lineer değil logaritmik olması. Bu sayede evrenin tüm fotoğraflarını tek bir yere toplayıp gösterebilmek mümkün olmuş. Tam ortasındaki başlangıç noktası güneş. Onun etrafında gezegenler ve tabiki dünyamız var. Resmin merkezinden uzaklaştıkça daha uzaktaki gök cisimlerini görmeye başlıyoruz. Samanyolu galaksisi, Andromeda ve diğer galaksiler. Burada gördüğünüz her ışıklı nokta zamanda ve mekanda açılmış delikler gibi bize bakıyor. Bunlar insan gözüyle görülen tüm ışıkların tamamı. Daha büyük bir fotoğraf bulamazsınız. Kenarlarında büyük patlama Big Bang’den kalan kozmik mikrodalga arka plan ışıması bile resmedilmiş.

“Büyük resmi görmek” diye bir tabir vardır ya alın size büyük resim! Şimdi resme biraz daha uzaktan bakın, başka ne görüyorsunuz? Siz onu düşünürken ben de size ipucu vermek için Contact filminin açılış sahnesine geri döneyim.

Dünyadan o kadar uzaklaştık ki çıkarttığımız gürültüyü artık duyamıyoruz. Daha doğrusu tarihte o kadar geriye gittik ki gürültü çıkartamadığımız zamanlardayız. Buralarda mutlak bir sessizlik hakim. Etrafta yüz milyarlarca yıldızdan oluşan yüz milyarlarca galaksi var. Işıktan bile hızlı hareket ediyoruz. Ama bir dakika. Işıktan daha hızlı gidebilmek mümkün mü? Ondan daha hızlı hareket edebilen şey, düşüncelerimiz olabilir mi? Bu kadar büyük bir evrende, bu kadar eski zamanlara fiziksel olarak gidemeyiz belki ama hayal edebiliriz. Bütün bu ışıklar, onu akledebilen bir beyne bağlı gözün içindeki bir yansıma neden olmasın?

Kozmos çok büyük, adeta uçsuz bucaksız bir sonsuzluk. Ama bir yandan da bu küçük kızın kafasına sığabiliyor. Çünkü o düşünebiliyor, görebiliyor.

Koca bir evrenin içinde insan ve insanın içinde koca bir evren! İşte tam da bu yüzden bulduğum resmi çok sevdim. Size izlettiğim açılış sekansını tek bir kareye sığdırdığı için. Görmeyi bilen bir gözle baktığınızda kocaman bir gözü andırdığı için.

Evimin, odamın duvarına, hatta tavanına sadece tek bir resim asmak durumunda kalsaydım o resim bu olurdu. Ona baktığımda tüm bir evreni görürdüm. O da bana baktığında içine koskoca bir evren sığmış olan gözümü…

RESMİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN.

“İçinde her şey olan bir resim” üzerine 12 yorum

  1. Sizde burda bizi size bağlayarak dijital bir camın arkasından bakmaya mecbur bırakıyorsunuz 🙂 videolar çok iyi ufkumuzu açıyor. Teşekkürler..

  2. Barış bey bu resmin orjinalinde de dünya alıştığımız kuzey güney düzeninin tersine dönmüş halde mi? Birçok sitede dünyayı ters şekilde buldum ama kaynaklar wikipedia ise birisi wikipediaya o şekilde yüklemiş ve resim bu şekilde yanlış yayılmış olabilir mi?

    1. uzayda yukarsı aşağısı ters düz diye bişey yoktur nerden baktığına bağlı. haritayı ilk çizen adam kuzeyi yukarıda çizmiş herkes de öyle alışmış bu kadar basit

  3. Icine herseyi sigdirabildigimiz gozumuz sadece gorduklerimizi veya bildiklerimizi icinde barindarabiliyor ve biz bunun uzerine cikamiyoruz.
    Bir dairenin icine yani gozumuze sadece sinirlari olan birseyi algilayabiliyoruz, ve dairenin disina cikamiyoruz. Bu aslinda bize dairenin disinda olabilecek seylere ulasamadigimizi kanitliyor. Yani bizim gucumuzun yetmedigi bir yeri goren ve bilen bir varligin olabilme ihtimali artiyor.

    Sonsuz olamayan Samanyolu’nun bile bir siniri oldugunu ve bir dairenin icine sigdini kanitladigimiza gore bu sinirin otesindede bir yerlerin oldugu asikardir. Ve bizim ne aklimiz nede imkanlarimiz oraya ulasmayi bize saglayamiyor. Bizden ustun bir gucun oraya ulasmasi demek aslinda bizi bilen ve goren bir varligin oldugunun kanitidir.

    Peki bizden ustun ve bu guce sahip olan varliklar oldugunu varsaysak, bu duzeni aciklamakta zorlaniriz. Kucuk nokta kadar olan dunyamizda bile cok basli bir duzenin olamadigini gorebiliyoruz, bizden ustun ve bizim gibi olmasi mumkum olmayan bu varliklarin aslinda tek bir guc oldugunu anlamak zor olamasa gerek.

    Bir tek guc sahibinin oldugunu da bu resim bize kanitlamis oluyor. Bizim sinirlarina bile ulasamadigimiz bu evrenin otesindede bir guc var ve biz onun varligindan haberdariz.

    Bu kudrete sahip tek bir varligin olmasida bize Allah varligini ve birligini acik bir sekilde gosteriyor.

    ‘Bilgi paylastikca guzel bu bilgiyi bizimle paylastigin icin tesekkur ederim Baris abi :)’

  4. Sevgili Barış Abi (Umarım yaşlı hissetmezsiniz 🙂
    Öncelikle çalışmalarınızı çok beğendiğimi belirtmek isterim.
    Benim bir sorum olacaktı, Okulumuzda bir dergi hazırlamayı planlıyoruz ve sizin Youtube daki videonuzu izleyerek bu eser hakkında bilgi sahibi oldum. Ve dergide de bu resim hakkında ufak bir yer vermek istiyorum ama bilgileri ve birkaç sözü (Evren ve insan benzetmesi çok hosuma gitti de) kullanmak istedim ve kaynak olarak da sitenizi kullanmayı duşundum ancak sizin emeğinize saygımdan ötürü sizin de rızanız olmadan bunu yazımı yayımlamak istemiyorum ve bu yüzden size bu mesajı yolluyorum eğer haberdar olmadığım bir durumdan ötürü izin vermezseniz şimdiden anlayışla karşılayacağıma ve sizi takip etmeye devam edeceğimi bildirmekten mutluluk duyarım. Daha iyi yerlere gelmeniz umuduyla hoşça kalın 🙂

  5. “Sen kendini et ve kemik zannedersin bilmezsin ki ekber alem sendedir”(Yani sen kendini zerre zannedersin ama bir bilsen büyük alem sensin.Kainat sende dürülü.) Hz Ali

  6. içine herşeyi sığdırabildiğimiz resim düz bir beyaz sayfadır. çünkü beyaz tüm renklerın karışımıdır dolayısıyla renklerle oluşan bütün resımlerı kapsar

  7. Barış bey harika sunumunuz, anlatımınız için çok teşekkür ederiz. Bazen bu korkunç büyüklük karşısında ne kadar küçük olduğumuz ve mevcut küçüklüğümüzün ne kadar büyük bir derinlik taşıdığını anladığımız ya da anlamaya çalıştığımız zamanlar yaşıyoruz. Bu videoyu da bu düşüncelerle izledim. Bir de Contact filmine bolca gönderme yapmanıza çok sevindim. Çünkü uzayla ilgili hayretler yaşadığım ilk film Contact oldu ve sonrası bir sürü belgesel, kitap ve filmle devam etti.
    Son olarak size bir sorum olacak. Siz bu resmi uzaklık-mekan ilişkisi açısından çok sivri ve uzun bir koni olarak düşündünüz mü?
    Teşekkürler…

Bir Cevap Yazın