Aynı anda kaç işe birden odaklanabilirsiniz? Konsantrasyonun önemi

Aynı anda kaç işi birden odaklanabilirsiniz? İki, üç, beş, yedi? Ne kadar çok iş yapabilirseniz o kadar yetenekli olduğunuzu sanıyorsunuz değil mi? Ama asıl yetenek bu sayıyı bire indirmeyi başarabilmek.

Şu anda beni izlerken aynı anda başka bir şey yapıyor musunuz? Cevabınız “evet”se sizinle bir oyun oynayacağız. Eğer 5 dakika boyunca başka hiç bir şeyle ilgilenmeden tüm konsantrasyonunuzla bu videoyu izlemeyi başarırsanız, yani bu süre boyunca sadece bir iş yaparsanız size bütün yeteneklerin temelini vaat ediyorum. 5 dakika boyunca başka bir şeyle ilgilenmek yok. Gözüm üstünüzde, ona göre…

Şu anda tam beyninize bakıyorum. Bakıyorum da çok meşgul. Aynı anda 40 tilki dolaşıyor, hiçbirinin kuyruğu birbirine değmiyor. Bunun bilgisayar dünyasındaki karşılığı ne biliyor musunuz? “Multitasking” yani aynı anda birden çok şeyi yapmak. Bilgisayarlar bu işi çok güzel başarıyor. Hatta cebimizdeki minik bilgisayarlar -cep telefonları- İsviçre çakısı gibi ve sizi de öyle olmaya zorluyor. DEVAMI ▷

Dünyanın en uzun yaşayan canlıları

Dif-tor heh smusma! Vulcan’lılar birbirlerini böyle selamlar. Live long and prosper! Yani “Uzun yaşa ve başarılı ol!”

Bugün sizleri uydurma bir dilin selamıyla selamladım. Vulcan dili tamamen kurmaca ama bu dildeki selamlamanın kökleri aslında geleneksel selamlara dayalı. El ile yapılan bu işaret Star Trek dizisinde Bay Spock olarak tanıdığımız Leonard Nimoy tarafından geliştirilmiş. Esin kaynağı “kohen” adı verilen din adamları. İşaret görsel olarak İbranice ve Aramice’deki shin, Arapça’daki sin harfine benziyor. Bizdeki “s” harfi. Selam kelimesinin “s”si. Biz birbirimize emniyet, huzur, esenlik gibi anlamları içeren bir selam verirken Vulcanlılar, ya da onların senaryo yazarları bu kelimeyi uzun yaşama ve başarıya çevirmişler. Uzun yaşam gerçekten de istenecek bir şey mi? DEVAMI ▷

3.1415926535897932384626433832795028841971693993751058209749445923078164062862089986280348253421170679

Pi. Bir sayı. Ama ne sayı! Matematik dünyasının en gözde numarası.

Pi sayısı, dairenin çevresinin çapına olan oranıdır. Bir başka deyişle bu dünyada çapın 1’se çevren “pi”dir. Pi’ye baktığında aynı anda hem dairenin sadeliğini görürsün hem de sonsuz sayılar dizisinin çıldırtıcı karmaşıklığını…

Peki ne işe yarar? Güzel bir soru. Pi, irrasyonel bir sayı. Ondalık basamaklarında bir düzen yok, gibi gözüküyor, ya da henüz biz içindeki düzeni anlayamıyoruz. Virgülden sonra sonsuz sayıda rakam var ve bunlar içinde benzer bir dizilimi göremiyoruz. Sonsuza kadar giden ve kendini hiç tekrar etmeyen bir sayı. “Böyle bir sayıyı uydurmaya kalk” deseler uyduramazsınız. Evren kadar sonsuz ve benzersiz. DEVAMI ▷

Filografikler

Tasarım karmaşadan sadelik çıkartma sanatıdır. Karmaşa deyince aklınıza sadece görsel bir karmaşıklık gelmesin. Soyut kavramları da sadeleştirebilirsiniz. Fikirleri görselleştirmekten bahsediyorum. Felsefeyle grafiği buluşturmak…

Gelin birlikte bunu yapmaya çalışalım. Benim kendime göre olaylara bir bakış açım var. Şöyle bir noktadan bakıyorum. Bana göre “doğru” bu noktadır. İşin doğrusu budur. Ama sana göre böyle olmayabilir. Sen de şu noktadan hareket ederek kendine bir dünya görüşü oluşturmuş olabilirsin. İkimizin aynı fikirde olduğu alanlar da var, farklı olduğu yerler de… Başka bir kişi başka bir noktadan bakar. Herkesin bakış açısı, değer yargıları birbirinden farklıdır. Bilgi dediğimiz şey göreceli olabilir. Sadece insandan insana değil, zamandan zamana, toplumdan topluma değişebilir. İşte genel olarak bu söylediklerim felsefe tarihinde Relativizm – Görecilik olarak adlandırılıyor. Felsefeciler tarafından ortaya konan bu düşüncenin fizikte de karşılığını görebiliyoruz. Kuantum fiziğine bağlı bilimsel ve kuramsal gelişmeler bu felsefi akımın da gelişmesine sebep olmuş. İşte üzerinde konuştukça derinleşebileceğiniz böylesine karmaşık bir konuyu görselleştirmek istiyorsunuz. Diyelim ki “Relativizm” üzerine bir konferans için poster tasarlayacaksınız. Nasıl yaparsınız? Bu karmaşının içinde sadeliği nasıl yakalarsınız? Aslında bunu yaptık bile. DEVAMI ▷

Hayat gibi oyun

YouTube’da video yapmaya başladıktan sonra fark ettiğim bir şey var. Buraların raconu oyun videosu yapmak. O yüzden ben de bir oyun videosu hazırlamaya karar verdim. Size hayat gibi bir oyundan bahsedeceğim.

Şimdiki oyunlarda hikaye çok önemli biliyorsunuz. Benim seçtiğim oyunun hikayesi oldukça eski. Yaklaşık 1500 yıl kadar önce bir alimle bir zalimin karşılaşmasıyla başlıyor. Zalim olan tahmin edebileceğiniz gibi bir kral. Hindistan’da yaşıyor ve savaşı çok seviyor. Halkı da bundan çok çektiği için artık dayanamayıp barışı çok seven alimden yardım istiyor. Alim düşünüyor taşınıyor. Sonunda en cahil ve zalim birinin bile hoşuna gidecek şahane bir çözüm buluyor. Bir oyun! DEVAMI ▷

Mavi hap mı, kırmızı hap mı?

Bu senin son şansın. Bundan sonra geri dönüş olmayacak. Mavi hapı alırsan bu hikaye sona erer, yatağında uyanırsın ve neye inanmak istersen ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. Ben de sana tavşan deliğinin ne kadar derinlere gittiğini gösteririm. Unutma, sana vadettiğim tek şey hakikat, fazlası değil…

Seçim. Her gün yapmak zorundayız. Yaptığımız bazı seçimler bizi cahilliğin mutluluğunda bırakırken, bazıları hakikatin çölüne götürür. Ama neyi seçersek seçelim, bunun geri dönüşü yoktur.

Ya içinde yaşadığımız simülasyonda kalmaya yani uyumaya devam ederiz ya da uyanır ve gerçeklerle yüzleşiriz.

Matrix’de Morpheus’un Neo’ya sunduğu seçim, kötülük ve iyilik arasında. Gerçek kötülük olan cahillikle, gerçek iyilik olan bilgelik arasında. DEVAMI ▷

Yeniden düşün

Belgeselleri çok severim. Belgeseller dünya ve yaşam hakkında bize pek çok şey öğretip derinlemesine düşünmemizi sağlar. Hatta bazıları yeniden düşünmemizi… 

Yeniden düşün! Belgesellerini severek izlediğim National Geographic kanalı bir dönem yaptığı reklam kampanyasında bu sloganı kullanmıştı. Hatta anlattığı hikayelerden biri şöyleydi. Huzurlu görünen bir köyde yaşlı bir amca karpuzlarını eşek arabasıyla taşırken, yaşlı bir nineyi görüp selam verir. Tam o sırada bir ses duyulur ve bu sesten ürken eşek çiftesini savurur, araba devrilir ve içindeki karpuzlar aşağı dökülür. Muhtemelen az önce gördüğümüz yaşlı ninenin üstüne yuvarlanır. Beyazlaşan ekranda şu yazıyı görürüz: “Dünyada her yıl eşekler tarafından öldürülen insanların sayısı, uçak kazalarında ölenlerin sayısından fazladır. Yeniden düşün!” DEVAMI ▷