İngilizce’yi Arnold Schwarzenegger’den öğrenmek

Hayali konuşmalar serisinin bu bölümünde Arnold Schwarzenegger’le bir konuşma yapacağız. Tabi aksanından dolayı onu anlayabilirsek 🙂

Arnold enteresan bir insan. 18 yaşında Avusturya’da askerlik yaparken tankçıymış. Askerlik yapanlar bilir, önemli bir statüdür tankçı olmak. “Her ananın oğlu asker olur ama her kızın sevdiği tankçı olamaz” denir. Tabi biz onu tankçılığından çok “vücutçuluğuyla” tanıyoruz. 19 yaşında vücut geliştirme sporunda Avrupa çapında başarılara imza atıyor, “tank gibi bir vücut” yapıyor ve 21 yaşında Amerika’ya taşınıyor. Taşındığında zar zor İngilizce konuşabilen bir insan. Ama hedefi bırakın İngilizce konuşmayı Hollywood’da oyuncu olmak. İşte o yüzden bir yandan “vücut geliştirme”ye devam ederken bir yandan da İngilizce dersleri alarak “dil geliştirme”ye başlıyor. DEVAMI ▷

Sherlock’un hafıza sarayı nasıl yapılır? Mekan Metodu

Hiçbir şeyi doğru düzgün hatırlayamıyorum diyenlerdenseniz kendinize biraz haksızlık ediyorsunuz. İnsan beyni hiçbir şeyi değil bazı şeyleri kolayca hatırlayamaz. Mesela benim en çok söylediğim şeylerden biri: “isim hafızam hiç yok ama görsem kesin hatırlarım.” Çünkü görsel hafızamız daha iyidir. Aslına bakarsanız duyu organlarımızla ilişkili pek çok şeyi daha iyi hatırlarız. Yıllar önce dinlediğiniz şarkıları o yüzden kolayca söylemeye başlarsınız. Ya da bir koku ansızın sizi alıp ta çocukluğunuzun en derin hatıralarına götürebilir. DEVAMI ▷

Çok çalışmak mı? Derin çalışmak mı?

Sabah. Uyandı. Baş ucunda çalan telefonun alarmını kapattı. Hazır eli telefonuna değmişken o gün ona yapacağı 2617 dokunuştan ilk 34 tanesini yaptı. Onunla gün boyu harcayacağı 145 dakikanın 15 dakikası geçmişti bile. Sonra televizyonu açtı. Evden çıkmadan önce 75 dakika kadar günün haberlerini, havanın durumunu, trafiğin halini izledi. Bir de akşama 225 dakika boyunca izleyeceği dizilerin özetlerini… Artık çalışmaya hazırdı. Ama önce bir tweet attı: “Su gibi akıp geçer zaman.” DEVAMI ▷

Arşiv Rüyası

Yıl 1506. Leonardo adında bir ressam kendi zamanının en gelişmiş teknolojileri olan fırça ve paletini kullanarak adeta renklerin tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir tablo.

Teknoloji gelişiyor. Yıl 1839. Robert Cornelius adında biri kendi zamanının en gelişmiş teknolojilerini kullanarak adeta ışığın tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir fotoğraf. Daha doğrusu dünyanın ilk “selfie”si.

Teknoloji biraz daha gelişiyor. Biraz 😉 Yıl 2017. Refik Anadol adında biri kendi zamanının en gelişmiş teknolojilerini kullanarak adeta bilginin tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir enstalasyon. DEVAMI ▷

Daha iyi öğrenmek için SODTİ tekniği

İstesek de istemesek de sürekli bir şeyler öğreniyoruz. Beynimiz hiç durmuyor. Ayrıca durmak da istemiyor. Geçenlerde sevdiğim YouTuber’lardan biri olan Vsauce bir deney yapmak için kendisini üç gün boyunca bir odaya kapattı. Dış dünyayla ilgisini kesti. Bunun için kullandığı oda tamamen beyazdı. Bembeyaz.

Amacı bu odada beynine gelen tüm sinyalleri, uyarıları engellemekti. Bir çeşit beynini durdurma çabası. Sonucunu kendiniz izlersiniz. Bizim konumuzla olan ilgisi şu: böyle bir şeyi sakın evde denemeyin. Çünkü beyni durdurabilmek mümkün değil. Sürekli öğrenmek zorunda. “Beynim almıyor” diye onu suçlayamayız. DEVAMI ▷

Mükemmel olmak için kahverengi şeker yemeyin!

Mükemmel olmak için kahverengi şeker yemeyin! Aslında hiç şeker yemeyin. Neyse “şekersiz hayat” konusunu başka bir gün konuşuruz. Bugün mükemmellik yolundaki pürüzlere bakacağız. Ve o yolda gördüğümüz tüm kahverengi şekerlerin aslında işe yaradığını göreceğiz. Ama siz yine de yemeyin.

Ünlü şarkıcıların konser organizatörlerinden istedikleri garip şeyleri duymuşsunuzdur: az bulunan egzotik yiyecek-içecekler isteyenleri mi ararsınız (Katy Perry), sahne arkasında çıplak ayakla üzerinde dolaşmak için özel halılar sipariş ettirenleri mi (Rihanna), yoksa berber koltuğunu (Kanye West) ülke ülke dolaştıranları mı? Hepsini de bir dereceye kadar anlayabilirim. Sonuçta insanların belli standartları olabilir ve bunları korumak isteyebilir, hemen “şımarıklık” mı diyelim şimdi bu isteklere? Ama öyle bir müzik grubu var ki kendilerine “isteklerimizde sınır yoktur” adını verseler yakışır. “İsteklerimizde sınır yoktur’un yeni albümü çıktı, tüm müzik marketlerde” şeklinde bu adı cümle içinde kullanınca çok garip durduğu için onun yerine kendilerine “Van Halen” demişler. Bu grubun iki önemli özelliği var, 80’lere damgasını vuran Rock albümleri ve konser organizatörlerine gönderdikleri sözleşmeleri. DEVAMI ▷