Daha iyi hissetmek için düğmeye basın!

İster inanın ister inanmayın, tüm teknolojik araçların tek bir amacı vardır: sizi daha iyi hissettirmek. Bazıları bunu hayatınızı kolaylaştıran gerçek çözümlerle sağlar, bazıları ise sadece sizi kandırarak. Gerçekte hiç bir şey yapmadan. Şimdi bu videoyu izlemeye devam etmek için lütfen şu düğmeye basın. İşe yaramazsa basmaya devam edin.

Her ne kadar merdivenleri çok sevsem ve hatta sadece onlarla ilgili videolar yapsam bile -bkz. dünyanın en ilginç merdiven tasarımları videosu- asansör teknolojisine karşı değilim. Ofisimiz 46. kata taşındıktan sonra daha sık kullanmaya başladığımı da itiraf etmeliyim. Benim derdim asansörün düğmeleriyle.

Kendisine bastıktan sonra tekrar tekrar basınca daha hızlı gelmesini sağlayamayan asansör çağırma düğmesi değil. Asansöre bindikten sonra kapıların kapanmasını sağlayamayan düğmeyle. Basıyorsunuz. Sonra bir daha basıyorsunuz. Bir daha, bir daha derken kapı kapanıyor ama siz bastığınız için mi kapanıyor yoksa zaten kapanacaktı da siz tam zamanında mı bastınız? Adamlar 46. kata 32 saniyede çıkan asansör teknolojisi geliştirmişler, içine koydukları kapı kapama düğmesi bozuk olacak değil herhalde diye düşünürken merak edip bu konuyu biraz araştırdım. Gerçekten de işe yaramıyormuş. Hepsi olmasa bile çoğu asansörde kapının kapanma süresi özel kurallara tabi olduğu için bundan daha kısa sürede kapatabilmek mümkün değil. Ama yine de orada bir düğme var. DEVAMI ▷

İnsan Kontrollü Dev Robotlar

Pek çok filmde ya da animede görmüşsünüzdür. İnsanların bir kıyafet ya da bir zırh gibi giydiği robotları. Aslında bu yöntem bir robotu kontrol etmenin en kolay yolu gibi gözüküyor. Ama devasa bir robotu bu şekilde kontrol edebilmek gerçekten mümkün mü?

Giyilebilen robot deyince aklınıza hemen Iron Man gelmiştir herhalde. Ama ben daha büyük robotlardan söz etmek istiyorum. Bunlar için kullanılan özel bir tanım var. Mecha. Japonca. Mekanik kelimesinden türetilmiş. Bunlar devasa robotlar ama insana benzeyen uzuvları var. Dolayısıyla Iron Man’den çok onun düşmanlarından biri olan Iron Monger bu kategoriye giriyor.

Kurgusal hikayelerde bunları çoğunlukla savaş makineleri olarak görüyoruz. Ama bazen de ağır yükleri kaldırmak, polis ya da itfaiyeci olarak davranmak gibi  sivil amaçlara da hizmet edebiliyorlar. DEVAMI ▷

Yıldızlar Arasında 20 Yıl

İnsanlık başka gezegenlere uzay aracı gönderme konusunu başardı. Peki başka bir yıldıza gidebilmek mümkün mü? Aralarında Stephen Hawking’in de bulunduğu bir grup bilim insanının bu konuyla ilgili bir çözümü var. Rus bir iş adamının da bu işe yatıracak parası.

Yıldızlara yolculuk yapmak. İnsanoğlunun en büyük rüyalarından biri ve belki de sandığımızdan çok daha kısa bir süre içerisinde gerçekleşecek. Bu konuyla ilgili en ciddi projelerden birini, “Starshot” projesini Nisan 2016’da dünyanın en ünlü bilim insanlarından Stephen Hawking açıkladı.

“Yıldızlarla bizim aramızda etrafımızı kuşatan çok büyük bir boşluk sınırı var ama artık bunu aşabiliriz” diyor Hawking.

Aşılması gereken bu boşluğu nasıl tarif edebiliriz? Bize en yakın yıldızı ele alalım: Alpha Centauri. Tam 4.37 ışık yılı uzaklıkta. 4 filan deyince ne kadar yakınmış gibi gözüküyor değil mi? 4 km uzakta der gibi… Ama bu ışığın kat ettiği mesafe. Yani mesela orada birisi ışıkları kapatsa ya da yıldız bir anda yok olsa biz 4 yıl boyunca onu görmeye devam ederiz, kendi güneşimiz için bu süre 8 dakika. Bugüne kadar yapılmış en hızlı uzay aracını oraya göndermeye kalksak 30.000 yılda oraya ulaşır. Kayıtlı insanlık tarihinin sadece 5000 yıl olduğunu düşünürsek bu da epeyce uzun bir süre. İşte o yüzden “Starshot Projesi” oldukça iddialı. Çünkü bu mesafeyi 20 yıllık bir yolculukla aşmayı planlıyorlar. Peki nasıl? DEVAMI ▷

Neden not almalıyız?

Dünyanın en eski teknolojilerinden biri kalem. Düşünsenize insanlığın ürettiği neredeyse tüm fikirler önce kalemle vücut buldu; sonra kağıt üzerinde notlara dönüştü ve nihayetinde dünyayı değiştirdi. Bir başka bakış açısıyla şöyle de diyebiliriz. Not alınmayan fikirler yüzünden kimbilir ne kadar çok değerli düşünce kaybolup gitti. O yüzden not almak -abartacağım şimdi- neredeyse antik bir sanat!

Küçük bir sorum var şimdi size. Hazır mısınız? Şu notların kime ait olduğunu tahmin edebilir misiniz? Biraz daha ipucu vereyim. Dünyanın en başarılı iş adamlarından biri olarak kabul edilen Richard Branson’a. Kendi yazdığı blog yazısında kurduğu Virgin Holding’in en başarılı şirketlerinden bazılarının çok alakasız anlarda doğduğunu belirtmiş. Eğer not defterlerimizi açıp o anlarda gelen fikirleri yazmasaydık belki de bunlar hiç gerçekleşemeyecekti diyor. DEVAMI ▷

7 milyar insan Facebook’a girerse ne olur?

Facebook bir kolej odasında kurulduktan 10 yıl sonra 1 milyar insanı birbirine bağladı. Bundan 10 yıl sonrası içinse hedefi çok büyük. Tüm dünyayı birbirine bağlamak!

Dünyanın en büyük sosyal mecrası Facebook. O kadar büyüdü ki her ay 1.65 milyar insan tarafından kullanılıyor. Ama bu sayı yeterli değil. Çünkü daha da fazla büyümesi gerek. Tüm dünyanın onu kullanması lazım. Bunun için dünyanın en gelişmemiş, en ücra köşelerine bile internet hizmeti verilmeli. Peki bu nasıl yapılacak?

Facebook bu misyonunu gerçekleştirebilmek için internet.org adında bir web sitesi açtı. Ağustos 2013’te. O zamandan beri ucuz ve yaygın internet erişimi için çeşitli projeler üretiyor. Bunlardan en çarpıcı olanı bir drone projesi: Aquila. Bu insansız hava aracını bir çeşit uçan modem olarak düşünebilirsiniz. Yerden yaklaşık 20 km yüksekte 90 gün boyunca uçması planlanıyor. Benzer bir projeyi Google da “Loon Projesi” adıyla bir yandan uçan balonlarla yapmaya çalışırken, öte yandan “Titan Projesi”yle  tıpkı Facebook gibi insansız hava araçlarını da geliştiriyor. Anlayacağınız herkese internet sağlama konusunda göklerde çok yoğun bir araştırma geliştirme çalışması var. Sanki “istikbal göklerdedir” sözü bize değil de onlara söylenmiş gibi. DEVAMI ▷

Yapay bir zeka sanatçı olabilir mi?

Ressam, müzisyen, gazeteci, şair ve son olarak film senaristi. Ama insan değil. Yapay bir zeka. Peki gerçek bir sanatçı olabilir mi?

Bundan yaklaşık 500 yıl önce Holbein adında bir ressam ikili bir portre yaptı: “The Ambassadors.” Bu portrenin en ilginç özelliklerinden birisi içinde şekli özellikle bozulmuş garip bir görsel öğe barındırması. Ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Ona özel bir açıyla baktığınızda anlaşılması kolaylaşıyor. Bir insan kafatası.

Bunun sembolik anlamını şimdilik bir kenara bırakacak olursak ressam böylesine deforme olmuş bir şekli nasıl çizdi? O zamanlar Photoshop gibi bir yazılımın olmadığını hatırlatmak isterim. Ama yine de teknolojiden yararlanılmış. Sanat tarihçilerine göre ressam Holbein ayna ve mercek gibi araçlardan faydalanarak gerçek bir kafatasını bu şekilde deforme edilmiş hale getirip tuvaline yansıtmayı başarmış. DEVAMI ▷

Hayatın sanal gerçekliği

#40sabahErkenKalk etkinliği bizim için gerçeklikler arasında geçiş yapma egzersizi gibiydi. Düşünsenize her gün rüya gerçekliğinden hayat gerçekliğine geçiş yapıyoruz. Teknoloji yardımıyla bugünlerde sanal bir gerçekliğe geçiş yapmak da mümkün. Peki tüm bu gerçeklikler içinde hangisi gerçek gerçek?

Bir şehir hayal edin. Adı “Diaspar”. Bu şehrin insanları üstlerindeki büyük bir kubbe yüzünden buradan hiç ayrılamıyorlar. Ama canları da sıkılmıyor. Çünkü şehri yöneten bir bilgisayar onlara rüyalarında çok gerçekçi masallar anlatıyor. Sagas denilen bu rüyalar, tüm duyularınızı çepeçevre kuşatan bir sanal gerçeklik eğlencesi.

Bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke bu hikayeyi bize 1953 yılında yazdığı The City and the Stars‘da anlattı. Ama sanal gerçeklik kavramı ancak yarım yüzyıl geçtikten sonra popüler olmaya başladı. Sanal gerçeklik, uyanıkken görülen bir düş gibi. Bilgisayar tarafından oluşturulan bir duygu yumağı. İnsanı çepeçevre sarıyor. Şimdilik sadece sınırlı olarak duyularımızı etkiliyor ama ileride bu değişecek. Gözlerin, onun gösterdiklerini görecek; kulakların, duymasını istediği şeyleri işitecek; burnun, onun sentezlediği kokuları koklayacak ve tenin bir bilgisayarla kodlanmış dokuları hissedecek. Kim bilir belki de Goethe’nin Faust’undaki hikaye biraz değişecek ve bazılarımız ruhlarını bir sanal gerçeklik yazılımına satacak. DEVAMI ▷