YouTube için nasıl video hazırlıyorum?

Mayıs 2015’ten bu yana yaklaşık 2,5 yıldır düzenli olarak her hafta Pazar günü bir video yayınlıyorum. Bu videoların nasıl hazırlandığını merak edenler oluyor. Yani yemeğin tarifini isteyenler. Şimdi bu sorunun cevabını merak edenler için gelin size mutfağımda videoları nasıl pişiriyorum onu göstereyim.

Pazar gününden başlayalım. Sabah saatlerinde videoyu yayınladıktan sonraki anlar en mutlu anlarım. Genellikle o gün artık YouTube’la, sosyal medyayla hatta internet ve teknolojiyle olan ilişkimi kesiyorum. Artık ben dinlenirken siz 6 gün boyunca yaptığım araştırmaların, okumaların ve tüm hazırlıkların sonucunu izliyorsunuz. 6 günü 6-12 dakikada yiyip bitiriyorsunuz 🙂 Yemekler de biraz böyledir ya. O yüzden anneleri başta olmak üzere tüm aşçıları çok takdir etmişimdir. Saatlerce yemek hazırlıyorlar ve biz 10 dakikada yiyip bitiriyoruz. DEVAMI ▷

iPhone X’in yüz tanıma teknolojisi en kötü kabusumuza dönüşebilir mi?

Bu video iPhone X’in teknik bir incelemesi değil. Eğer bu amaçla geldiyseniz sizi teknoloji kanallarına alalım. Onlar binlerce dolar harcayarak bu incelemeleri benden çok daha iyi yapıyorlar. Ben yeni iPhone’da gördüğüm en önemli özellik hakkında konuşacağım. Yüz tanıma teknolojisi. Çünkü bu teknoloji hayatımızı öyle ya da böyle derinden etkileyecek. iPhone kullansak da kullanmasak da!

Yüzümüz kimliğimiz olacak. Önce akıllı telefonumuzu açmaya yarayacak, sonra banka hesaplarına girmemizi. Bunun arkasındaki teknoloji bizi sokakta bile takip edebilecek. DEVAMI ▷

Mr. Robot’tan Siber Güvenlik Dersleri

Eskiden savaşlar vardı. Şimdi siber savaşlar var.

Bu gördüğünüz harita siber dünyada yapılan saldırıları gerçek zamanlı olarak gösteriyor. Yani şu anda görünmeyen bir dünyada çok sıcak bir savaş yaşanıyor. Bugün 10 saatte 300.000’den fazla saldırı gerçekleşmiş. Bu pek de bir şey sayılmaz. Hatta siber dünya için sessiz sakin bir gün olduğunu bile söyleyebiliriz. Gün sonuna kadar 1 milyondan fazla saldırı gerçekleşmiş olacak. Milyonlarca zararlı yazılım; bilgisayarları, sistemleri ve dolayısıyla insanları tehdit edecek. DEVAMI ▷

İki yıldız çarpışırsa ne olur?

Geçen hafta dünyanın en önemli gündemini dünyadaki bir çok insan kaçırmış olabilir. Çünkü bizden çok uzakta oldu. Bir çeşit trafik kazası. Kozmik ölçekte. O yüzden sadece dünyanın değil evrenin en önemli gündemi de diyebiliriz. İki yıldız çarpıştı. Daha doğrusu birleşti. Ve büyük bir ihtimalle bir kara delik doğurdu.

Bu olay geçen hafta duyuruldu, ancak bilim insanları bunu ilk kez 17 Ağustos 2017’de fark ettiler. Astronomi dünyasında bugüne kadar gözlemlenen en önemli olaylardan biri. İki nötron yıldızı birleşti.

Nötron yıldızı ne demek? Büyük yıldızlar patlayarak öldüklerinde geriye onların çekirdekleri kalır. Bunlar 15-20 km çapında yani yaklaşık bir şehir büyüklüğünde kütlesi çok yoğun yıldızlara dönüşürler. Güneşin küçülüp İstanbul olduğunu hayal edin. Dolayısıyla bu yıldızlar o kadar yoğundur ki içinden alacağınız bir çay kaşığı 10 milyar kg. Şöyle düşünün bir çay kaşığında 1 milyon fil var. DEVAMI ▷

Herkes nerede? Neden uzaylılarla karşılaşmadığımızı açıklayan 17 hipotez

Herkes nerede?

1950’de Los Alamos Laboratuvarı’nda çalışan fizikçi Enrico Fermi sordu bu soruyu. Çok basit bir soru gibi görünebilir. Ama hikayesini dinleyince hiç de basit olmayan ve hala cevabı verilemeyen bir soru olduğunu anlayacaksınız.

Big Bang Theory dizisini izleyenler genç bilim insanlarının kafeteryada yaptıkları “geyik muhabbetleri”ni iyi bilirler. İşte buna benzer şekilde Fermi ve arkadaşları da sıcak bir yaz günü öğle yemeği yedikleri masanın etrafında bir karikatür hakkında konuşuyorlardı. Çünkü o günlerde uçan daire gördüğünü iddia eden insanların sayısında artış vardı ve alakasız gibi gözükse de New York’taki çöp kutuları ortadan kayboluyordu. İşte bu karikatür kaybolan çöp kutularını yağmacı uzaylıların çaldığını gösteriyordu. Turhan Selçuk’un da dediği gibi karikatürün güçlü bir sanat olmasının nedenleri var ve sadece bu olay bile bize neden güçlü olduğunu gösteriyor. Çünkü bu bilim insanları konuya güldükten hemen sonra gerçek olup olamama ihtimali hakkında konuşmaya başladılar. Gerçekten de uzaylılar var mı? Daha da önemlisi bunlar yeryüzünü ziyaret edebilecek kadar gelişmiş bir teknolojiye sahip mi? DEVAMI ▷

Teknoloji bizi ölümsüzleştirecek mi?

Ölümsüzlük! Hayatta en çok istediğimiz şey. Aradaki ilişkiyi ve çelişkiyi fark ettiniz mi? Dinlediğimiz hikayelerden anladığımız kadarıyla insanlık var olduğu müddetçe insan da hep var olmak istemiş. Ab-ı hayat, hayat suyu ya da bengi su kavramını bir düşünün. Hemen her kültürde var bu. Fountain of youth. İçenlere sonsuz bir hayat veriyor. Efsanelerde bu suyun “Zulmet” diye tanımlanan karanlık ve bilinmeyen bir dünyada gizli olduğu söyleniyor.

Acaba insanlık bu karanlık dünyayı yavaş yavaş keşfediyor olabilir mi? Elindeki teknoloji feneriyle? Yani teknoloji sayesinde bu bengi suyunu bulabilir miyiz? Bu hayatta ölümsüz olabilir miyiz? DEVAMI ▷

Neden meslek tercihi yapmak resim yapmak kadar zordur?

Okul seçmek, meslek tercihi yapmak ne kadar zor değil mi? Çünkü bu aynı zamanda bir hayatı seçmek anlamına geliyor gibi bir noktaya gelmenizi istemem. Böyle düşünürseniz gerçekten çok gerilirsiniz. Hayat sizin seçtiğiniz okuldan ya da meslekten ibaret değil ki!

Bakın ben size hayatı nasıl gördüğümü anlatayım. Onu boş beyaz bir tuval gibi görüyorum. Doğuyoruz ve tuvalimizi boyamaya başlıyoruz. Başlangıçta her şey toz pembe. Çocukluk hayallerinizde ne kadar özgür ve dolayısıyla ne kadar özgün olduğunuzu bir düşünün. Gökyüzünün mavisi gibi. Tüm bu renkler yumuşak bir şekilde iç içe geçmiş bizi kucaklıyor.

Sonra okula gitmeye başlıyoruz. Hayat tuvalimize daha koyu renkler, daha sert çizgiler eklenmeye başlıyor. Çünkü bir şeyler öğrendikçe hayatın acı gerçekleriyle karşılaşıyoruz. Dünyanın kaç bucak olduğunu fark ediyoruz. Bizim gibi milyonlarcası daha var ve onlardan daha yüksek puanlar almamız gerekiyor. Paletimizdeki renkler A, B, C ve D seçenekleriyle sınırlanıyor. Kim olduğumuzsa bu seçeneklerden kaç tanesini doğru yanıtladığımıza bağlı olarak değişiyor. En çok doğruyu yapan en güzel üniversiteye gidiyor ve dolayısıyla da en güzel hayata sahip oluyor. Öyle mi? DEVAMI ▷