Zinciri Kırma

Hayatta uyguladığım en verimli prensiplerden ikisini paylaşmak istiyorum. İkincisini ben uydurdum, ama ilkini bir komedyenden öğrendim. Seinfeld’den. Kendisi der ki: “Zinciri Kırma!”

“2017’de Zinciri Kırma” takvimine şuradan ulaşabilirsiniz.

Seinfeld 90’lı yılların en önemli komedyenlerinden biri. Kendi adıyla yaptığı televizyon şovu bana göre gelmiş geçmiş en iyi sitcom – komedi dizisidir: “Hiç bir şey hakkında bir show.”

seinfeld

2007 yılında sevgili eşim Devletşah, Seinfeld’le ilgili bir makale okuyup bunu blogunda yazdı. Zinciri Kırmayın! O günden beri eşimle birlikte kendi hayatlarımızda bu kuralı pek çok alanda uygulamaya çalıştık ve işe yaradığını gördük. Uygulaması son derece basit bir prensip bu. DEVAMI ▷

İş görüşmesinde sorulabilecek en ilginç 11 soru

Hayatta en az bir kere iş görüşmesi yapmışsınızdır. Henüz yapmadıysanız gelecekte yapacaksınız. İster masanın işveren tarafında ister başvuran tarafında oturun, bir iş görüşmesinin özü sorulardır. Birisini gerçekten tanımak için ona ne sorardınız?

Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? En klasik mülakat sorularından biridir. Ne bileyim nerede? Kısmetse burada görmek istiyorum 🙂 Şaka bir yana böyle bir sorudaki amaç açık bir kariyer hedefinizin olup olmadığını öğrenmektir. Ben bu klasik soruların değil de farklı soruların hayranıyım. Onların peşine düştüm. Mesela “Ne kadar tuhafsınız?” sorusu. Evet bu gerçek bir mülakat sorusu ve bir online alışveriş sitesinde çalışmak isteyen adaylara soruluyormuş. Buna nasıl cevap verilebilir ki? İşte bir başkası “Kendinizi tek bir kelimeyle tanımlayabilir misiniz?” DEVAMI ▷

Geleceği tahmin eden romanlar

Söz vücut bulur derler. Kendini gerçekleştiren kehanetten bahsederler. Bu kahinlerin bir kısmı roman yazarı. Ve onların akıllarına gelen, seneler sonra bizim başımıza geliyor. Geleceği tahmin eden romanların dünyasında kısa bir yolculuğa ne dersiniz?

Yolculuğumuza 1726’dan başlayalım, Jonathan Swift’in “Gulliver’in Seyahatleri” kitabından. Orada kahramanımız devlerin ve cücelerin ülkelerini geziyor. Bilim insanlarıyla dolu Laputa adasına gittiğinde astronomlar Mars’ın yörüngesinde dönen iki uydudan bahsediyor. Oysa o zamanlar Mars’ın iki uydusu olduğu bilinmiyordu. Kitaptan 150 yıl sonra 1877’de gerçekten de iki uydusu olduğu keşfedildi: Phobos ve Deimos.

kitaplar

Mary Shelley 1818’de “Frankenstein”ı yazdığında organ nakli henüz yapılamıyordu. Kitap yayınlandıktan 5 yıl sonra, 1823’te Almanya’da organ değil ama ilk doku nakli yapıldı. Gerçek organ nakilleri için bir yüzyıl daha geçmesi gerekecekti. Bu arada bildiğiniz gibi ölü bir bedeni tekrar hayata döndürebilmek hala mümkün değil. DEVAMI ▷

Yıldız Savaşları – Hiç Bitmeyecek Bir Hikaye

Hayatımda sinemada izlediğim ikinci film Star Wars’tur. Yıl 1980. Film üç yıl gecikmeyle Türkiye’de gösterimde. Artık olmayan Üsküdar Sunar Sineması’nın karanlık salonunda 6 yaşında bir çocuğun gözlerini hayal edin ve o gözlerden yansıyan filmin ilk görüntülerini…

star-wars-illustration

Konuyu hala bilmeyen insanlığın %1’i için kısa bir özet. Filmin adı Yıldız Savaşları. Alternatif bir evrende geçiyor; çok çok uzun zaman önce, unutulmuş zamanlarda, uzak bir galakside. Tüm iyi hikayelerde olduğu gibi iyiler ve kötüler arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Tüm iyi filmlerde olduğu gibi (bkz: Godfather) bir ailenin başından geçenlere tanık oluyoruz. Bu kez ailenin babası Godfather değil Darth Vader. Filmdeki kötülüğün neredeyse cisimleşmiş bir sembolü. Aslında eskiden en iyilerdenmiş ama sonradan bozulmuş, karanlık tarafa geçmiş. Zaten hep böyle olur en iyiler bir bozuldu mu, ortalama biri olarak kalamaz en kötüye dönüşüverir. En iyilere Jedi deniyor. Galakside korunması gereken en önemli şeyleri, barışı ve adaleti koruyorlar. Bunun için gerektiğinde savaşmaktan çekinmiyorlar. Kullandıkları temel silah ise ışın kılıcı. DEVAMI ▷