Dünyanın en eski kehanetler kitabı nasıl okunur?

Bugün yeni bir başlangıç için çok ideal bir gün. Değişmek için. Önümüzde yepyeni, bomboş, bembeyaz bir sayfa var. Gelin dünyanın en eski kehanetler kitabını okuyarak bu beyaz sayfayı değiştirelim.

Önce bir noktayla başlayalım. Sonra bu noktayı uzatıp bir çizgiye dönüştürelim. Güzel oldu. Ama her ne kadar hayat böyle uzun ince bir yola benzese de kusursuz değil. Her şey yolunda gibi giderken birdenbire boşluklar oluşabilir. Yokluklar. Gördüğünüz gibi bir noktadan yola çıkıp kesikli ve kesiksiz iki çizgi ürettik.

Bir çeşit alfabe. Çok benzese de mors alfabesi değil. Dünyanın en eski kehanetler kitabının alfabesi. Sadece bu iki çizgiyi kullanarak yazılmış bu kitap. Pek çoğunuz adını önceden duymamış olabilir: I Ching. Ama bu çizgilerin okunuşunu eminim biliyorsunuz.

DEVAMI ▷

2017’de Zinciri Kırma

Bundan tam 52 Pazar önce sizlere zinciri kırma prensibimden bahsetmiştim ve demiştim ki “Hedefini belirle. O hedefe ulaşmak için her gün bir şey yap. Yaptıktan sonra da önüne bir takvim al ve o günün üstüne kocaman bir çarpı koy. Her gün bu işlemi tekrarla. Takvimini çarpılarla doldur. Yan yana gelen bu çarpılardan bir zincir oluştur. Yeni amacın bu zinciri kırmamak!”

2017 ZİNCİRİ KIRMA TAKVİMİ

2017 ZİNCİRİ KIRMA POSTERİ (70cm x 100cm)

2017 ZİNCİRİ KIRMA RENKLİ POSTERİ (70cm x 100cm)

O gün 2016 için kendime koyduğum hedefi hatırlıyor musunuz? Her Pazar bir video! Bu hedefi yine size tavsiye ettiğim gibi ikiye bölmek yerine ikiyle çarpıp 10 ekledim ve tam 114 video yayınladım. Takvimimi dünyanın bana göre en güzel çarpılarıyla doldurdum. 

Bunları neden anlatıyorum? Çünkü hedef koymak önüne bakmaktır. Önüne yani ileriye bakmak çok önemli. Geçen yıl ne demiştik ortak hedefimiz için? “Her gün 10 dakika kitap okuyacağım!” Şimdi geriye doğru bakalım. Eğer bu hedef doğrultusunda takviminizi çarpılarla doldurduysanız geçen yıl en az 3650 dakika kitap okudunuz demektir. Bir insan ortalama olarak dakikada 300 kelime okur. Dolayısıyla geçen yıl 300 x 3650 = 1.095.000 kelime okudunuz.  1 milyondan fazla kelimeyi kavanoza attınız. 1 milyondan fazla fikir çekirdeği çitlediniz.

DEVAMI ▷

Kelime Kavanozu

“Kelimelerini yükselt, sesini değil. Yağmurdur çiçekleri büyüten, gök gürültüsü değil.” – Mevlana.

Çin’in en meşhur öğretmeni, bilge filozof Kong’a sormuşlar -siz onu Konfüçyüs olarak da tanıyor olabilirsiniz- demişler ki: “Bir ülkeyi yönetseydiniz, ilk olarak ne yapardınız?” O da cevap vermiş: “Dilini düzeltirdim.” Verdiği cevabın tam olarak anlaşılmadığını hissetmiş olmalı ki açıklamaya başlamış: “Dil bozulursa kelimeler düşünceleri anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, düzen bozulur. Düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan saparsa, halk ne yapacağını şaşırır. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

DEVAMI ▷

Mandela Etkisiyle Haritaların Ne İlgisi Var?

Bugün sizlerle haritalar hakkında konuşacağız. Haritaları neden değiştirmeliyiz, hiç düşündünüz mü? Bu ne? İstek konu mu? Mandela etkisini anlatır mısınız?

Bu kanalda genelde “istek video” almıyorum ama “Mandela Etkisi” hakkında o kadar çok mesaj geldi ki konuya kayıtsız kalamadım. Öncelikle “Mandela Etkisi” nedir, bunu anlayalım.

(Gizemli bir müzik eşliğinde) Monopoly oyununun üzerindeki maskotun gözünde bir monokl tek gözlük merceği var mıydı, yok muydu? Peki ya Mickey Mouse’un pantolon askısı? Volkswagen’in logosundaki V ve W harfleri birleşik mi değil mi?

Mandela etkisini internette araştırdığınızda bu ve buna benzer 15-20 tane çarpıcı örnekle karşılaşıyorsunuz. Doğru hatırladığınızı zannettiğiniz ama gerçekte farklı olan örnekler. Peki ya bu etkiye neden “Mandela” denmiş?

DEVAMI ▷

Mükemmel olmak için kahverengi şeker yemeyin!

Mükemmel olmak için kahverengi şeker yemeyin! Aslında hiç şeker yemeyin. Neyse “şekersiz hayat” konusunu başka bir gün konuşuruz. Bugün mükemmellik yolundaki pürüzlere bakacağız. Ve o yolda gördüğümüz tüm kahverengi şekerlerin aslında işe yaradığını göreceğiz. Ama siz yine de yemeyin.

Ünlü şarkıcıların konser organizatörlerinden istedikleri garip şeyleri duymuşsunuzdur: az bulunan egzotik yiyecek-içecekler isteyenleri mi ararsınız (Katy Perry), sahne arkasında çıplak ayakla üzerinde dolaşmak için özel halılar sipariş ettirenleri mi (Rihanna), yoksa berber koltuğunu (Kanye West) ülke ülke dolaştıranları mı? Hepsini de bir dereceye kadar anlayabilirim. Sonuçta insanların belli standartları olabilir ve bunları korumak isteyebilir, hemen “şımarıklık” mı diyelim şimdi bu isteklere? Ama öyle bir müzik grubu var ki kendilerine “isteklerimizde sınır yoktur” adını verseler yakışır. “İsteklerimizde sınır yoktur’un yeni albümü çıktı, tüm müzik marketlerde” şeklinde bu adı cümle içinde kullanınca çok garip durduğu için onun yerine kendilerine “Van Halen” demişler. Bu grubun iki önemli özelliği var, 80’lere damgasını vuran Rock albümleri ve konser organizatörlerine gönderdikleri sözleşmeleri.

DEVAMI ▷

Daha iyi hissetmek için düğmeye basın!

İster inanın ister inanmayın, tüm teknolojik araçların tek bir amacı vardır: sizi daha iyi hissettirmek. Bazıları bunu hayatınızı kolaylaştıran gerçek çözümlerle sağlar, bazıları ise sadece sizi kandırarak. Gerçekte hiç bir şey yapmadan. Şimdi bu videoyu izlemeye devam etmek için lütfen şu düğmeye basın. İşe yaramazsa basmaya devam edin.

Her ne kadar merdivenleri çok sevsem ve hatta sadece onlarla ilgili videolar yapsam bile -bkz. dünyanın en ilginç merdiven tasarımları videosu- asansör teknolojisine karşı değilim. Ofisimiz 46. kata taşındıktan sonra daha sık kullanmaya başladığımı da itiraf etmeliyim. Benim derdim asansörün düğmeleriyle.

Kendisine bastıktan sonra tekrar tekrar basınca daha hızlı gelmesini sağlayamayan asansör çağırma düğmesi değil. Asansöre bindikten sonra kapıların kapanmasını sağlayamayan düğmeyle. Basıyorsunuz. Sonra bir daha basıyorsunuz. Bir daha, bir daha derken kapı kapanıyor ama siz bastığınız için mi kapanıyor yoksa zaten kapanacaktı da siz tam zamanında mı bastınız? Adamlar 46. kata 32 saniyede çıkan asansör teknolojisi geliştirmişler, içine koydukları kapı kapama düğmesi bozuk olacak değil herhalde diye düşünürken merak edip bu konuyu biraz araştırdım. Gerçekten de işe yaramıyormuş. Hepsi olmasa bile çoğu asansörde kapının kapanma süresi özel kurallara tabi olduğu için bundan daha kısa sürede kapatabilmek mümkün değil. Ama yine de orada bir düğme var.

DEVAMI ▷

Stresle başa çıkmanın en iyi yolu

Stresle başa çıkmanın en iyi yolu nedir? Pek çoğunuzdan, özellikle öğrenci olanlarınızdan sıkça gelen bir soru bu. Cevabını birlikte aramaya ne dersiniz?

İtiraf edelim. Hepimiz stresteyiz. Günlük hayatımızda, okulda, evde, işyerinde, trafikte… Bütün bu karşılaştığımız zorluklar yetmezmiş gibi bir de bunlara ülke olarak yaşadığımız problemler eklenince iyice bunalıyoruz. Eskiden iki arkadaş oturup konuşurken ülkeyi kurtarırdık, artık bu da yetmiyor bize. Dünyayı kurtarmaya çalışıyoruz. Evdeki tırnak makasının körelmesinden tut, Trump’ın başkan olmasına kadar her şey bize dert! Stres kaynağı.

DEVAMI ▷