Zamanı ve hayatı yönetmenin Japoncası: Kanban Tekniği

Yapacak bir sürü işiniz var değil mi? Çok meşgulsünüz, çok yoğun! Kafanız türlü şeyle dolu. Yapılması gerekenleri yazdığınız ve oraya buraya yapıştırdığınız tüm post-it’ler daha yazılmadan beyninizde birikmeye başlamış. Yarın sabah bunu yapmam lazım, sonra yarım kalan şu işi bitiririm, akşama da e-postalarıma, mesajlarıma cevap veririm, ooo Barış Özcan yeni video atmış, neyse onu sonra izlerim.

Üstüne üstlük herkes sizden bir şeyler bekliyor. Aileniz, arkadaşlarınız… Öğretmenleriniz, patronlarınız… İyi de kafalar çoktan çöp sepetine döndü bile. İnsanın daha hiç birine başlayamadan gidip dökesi geliyor. Çünkü kafanız bir çöp tenekesine döndüğünde her şey karmakarışıktır, birbirine girmiştir. Yapacağınız şeyleri doğru düzgün göremezsiniz bile. DEVAMI ▷

Murphy Kanunlarını Yanlış mı Anladık?

Düşürdüğün ekmeğin yağlı yüzünün halıya gelme olasılığı, halının yeniliğiyle doğru orantılıdır. Yani hayatında ters gidebilecek her şey, ters gidecektir. Gelin bugün biraz Murphy kanunlarından bahsedelim.

Murphy kanunları deyince aklınıza hep olumsuz durumlar geliyor değil mi? Mesela benim sık sık karşılaştığım bir durum. Ne zaman arabayı yıkatsam o gün yağmur yağar. Sonra yola çıkarım, trafik sıkışır. Şerit değiştiririm. Değiştirdiğim şerit akmaya başlarken yeni geçtiğim şerit tıkanır. Böyle durumlarda hemen “Murphy iş başında!” Kim bu Murphy? Gerçekten böyle biri var mı? DEVAMI ▷

Görünen Adamın Görünmeyen Dünyası

Kimsenin görünmediği bir dünya hayal edin. İnsanları göremiyoruz. Sadece kafalarına taktıkları şapka, gözlerindeki gözlük gibi şeyler görünüyor. Ya da etkileşime girdikleri buna benzer aksesuarlar. Böyle şeyler sadece filmlerde olur diye düşünüyorsunuz değil mi? Hollywood filmlerinde. Doğru, haklısınız. En azından bugüne kadar öyleydi. Ama artık sadece sinemalarda değil YouTube’da da fantastik filmler görmeye başladık. Bu kez Hollywood’u beklemenize de gerek yok. Bugün size bahsedeceğim dizi Türkiye’de üretildi. Leyla ile Mecnun dizisinin hayranları toplanın. Onur Ünlü’nün yazıp yönettiği Görünen Adam başladı. DEVAMI ▷

Dünya yuvarlak değildir

Dünya düz mü? Hadi canım bu da soru mu şimdi demeyin. Siz neden yuvarlak olduğunu düşünüyorsunuz? Bize okulda öyle öğrettiler. Böyle yuvarlak, küre şeklinde olduğunu söylediler. Peki gözünle gördün mü? Yoo ama çekilmiş bir sürü fotoğraf var. Peki o fotoğrafları kim çekti? Geçen yaz tatilinde uzayda piknik yapan arkadaşların mı? Gördüğün tüm o fotoğraflar tek bir organizasyondan geliyor değil mi? Bugüne kadar hep aynı haritaya baktın. Oysa Avustralyalılar için o harita böyledir. Peki Birleşmiş Milletler’in nasıl gördüğünü merak ediyor musun? Logosunu göstereyim sana o zaman. Şimdi. Yeniden düşün. Dünya yuvarlak mı yoksa düz mü? DEVAMI ▷

Arşiv Rüyası

Yıl 1506. Leonardo adında bir ressam kendi zamanının en gelişmiş teknolojileri olan fırça ve paletini kullanarak adeta renklerin tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir tablo.

Teknoloji gelişiyor. Yıl 1839. Robert Cornelius adında biri kendi zamanının en gelişmiş teknolojilerini kullanarak adeta ışığın tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir fotoğraf. Daha doğrusu dünyanın ilk “selfie”si.

Teknoloji biraz daha gelişiyor. Biraz 😉 Yıl 2017. Refik Anadol adında biri kendi zamanının en gelişmiş teknolojilerini kullanarak adeta bilginin tasarımını yapıyor. Sonuç. Bir enstalasyon. DEVAMI ▷

Seth Godin’e sordum: Ikarus bizi neden aldattı?

Türkiye’nin Batı kıyılarında Sisam adasının güneyinden Bodrum’un açıklarına kadar uzanan bölgeye Ikaria Denizi adı veriliyor. Efsaneye göre Ikarus bu denize düşüp ölmüş. Kendi kibrinin kurbanı olmuş. Hikayesi şöyle…

Babası Daidalus’un elinden hemen her iş gelirmiş. Çok yetenekli bir mimar ve mucitmiş. Yaptığı bazı şeyler o zamanki kral Minos’un işine gelmediği için bir kuleye hapsedilmiş. Sadece kendisi değil, oğlu Ikarus’la birlikte. Dedim ya Daidalus çok zeki ve yetenekli bir adammış diye. O zamanın MacGyver’ı gibiymiş. Bilmeyenler için MacGyver silah yerine zekasını kullanarak düştüğü her türlü müşkül durumdan bilimsel yöntemler yardımıyla kendisini kurtarmayı başaran bir dizi karakteridir. İşte Daidalus hapsedildiği bu kuleden kendini ve oğlunu kurtarmak için nefis bir plan yapmış. Planın adı operasyon hazerfan! Kuleye gelen kuşların tüylerini yolmuş, bunları balmumuyla yapıştırıp bir çift kanat yapmış. Sonra da oğluna demiş ki: DEVAMI ▷

Lola’nın üçüncü çığlığı

Bir karar vermem gerek! Bunu söylerken sizin adınıza da konuşuyorum. Siz de bu video boyunca izledikleriniz sırasında bir karar vermeniz gerekecek. Hangi konuda mı? Şu anda aklınızdaki en önemli şey her neyse onun hakkında. Bir karar vermemiz gerek.

“Hayatımda hiç olmadığı kadar yardımına ihtiyacım olduğunu ve yardım edebilecek tek kişinin de sen olduğunu söyleseydim bana yardım eder miydin?”

“Run Lola Run” yani “Koş Lola Koş” 1998 yapımı bir Alman filmi. İzlemediyseniz tavsiye ederim, izlediyseniz mutlaka tekrar izleyin. Görünüşte aksiyon ve macera dolu bir film. Ama bu sadece filmin en üst katmanı. İzledikçe çok daha derine inebiliyorsunuz. Konunun sadece koşmakla ilgili olmadığını anlıyorsunuz. Kader, şans, seçimlerimiz ve sonuçları hakkında bir film bu. Her iyi filmde olduğu gibi, hayatın ta kendisi hakkında bir film. DEVAMI ▷