Featured Video Play Icon

80/20 kuralı

Beş minik kardeş parmak varmış. Bir kuş görmüşler. Baş parmak bu kuşu tutmuş, temizlemiş, pişirmiş ve yemiş. Diğerleri de hani bize hani bize demişler… Baş parmak da demiş ki: “eee dünyanın düzeni böyle, sonuçların %80’ini, eylemlerin %20’si oluşturur”.

Dünyada pek çok ilginç oran var. Bunlardan biri de 80-20 oranı. Bu oran ilk önce ekonomide gözlemlenmiş. Vilfredo Pareto, İtalya’nın topraklarının %80’inin, nüfusun %20’sine ait olduğunu bulmuş. Daha sonra bu oranın başka konularda da ortaya çıktığını fark etmiş. Hemen adını koymuş: Pareto ilkesi. Hemen her yerde “öngörülebilir bir dengesizlik” varmış. Gelir adaletsizliği şeklinde tanımladığımız bu veriler halen geçerli. Şu anda tüm dünya nüfusunun %20’si toplam zenginliğin %80’ine sahip.

Bu dengesizlik size çok şaşırtıcı gelebilir. Özellikle de ilk %20 içinde değilseniz…

Ama aslında bunu siz de kendi hayatınızda görebilirsiniz. Genellikle girdilerle çıktılar arasında bir dengesizlik oranı vardır. Çalışır, çabalarsınız ama tüm bu çabalarınızın, enerjinizin %20’si; ürettiklerinizin, sonuçların %80’ini oluşturur.

[bctt tweet=”Sonuçların %80’ini, eylemlerin %20’si oluşturur.”]

Bu ilginç oranı hemen her alanda bulabilirsiniz. İş dünyasında satılan ürünlerin %20’si şirket karının %80’ini oluşturur. Trafikte kazaların %80’ine sürücülerin %20’si sebep olur. Aslında bu “dengesizlik oranı” hep aynı kalmaz bazen daha da uç noktalara gider. Örneğin her yıl gösterime giren 300 filmden sadece 4 tanesi (yani %1.3’ü) bilet satışlarının %80’ini oluşturur. Daha uç bir örnek ister misiniz? Gündelik hayatta kullandığımız kelimelerin %80’i 400’ü geçmez. Sözlükteki toplam kelimelerin %1’i bile değil.

Madem beş parmağın beşi de bir değil, bütün mesele bu sonuçları doğuran %20’yi, doğru parmağı bulabilmek!

Bunun için hayatı basitleştirmek, sadeleştirmek gerekiyor. Daha önce “az çoktan fazladır” demiştik. Aslında 80-20 kuralı da aynı şeyi söylüyor. Sonuçların %80’ini oluşturan sebeplerin %20’sini yani “doğru azınlığı” bulabilirsen hayatını sadeleştirebilirsin. Bunun için önce bu oranın farkına varmalı, sonra da her konuda odaklanmaya başlamalısın.

Çoğumuz hayat kalitemizi “mutluluk”la ölçüyoruz ama ilginç bir şekilde vaktimizin çoğunu bizi mutlu etmeyen şeylerle harcayarak geçiriyoruz. O halde kendimize şu soruyu soralım: “yaptığım şeylerin hangi %20’si mutluluğumun %80’ini oluşturuyor?” Cevabı bulup da bunları daha fazla yaparsanız hayat kaliteniz artacaktır.

Beş parmağın beşi de bir olmaz demiştik. Sonuçların %80’ini doğuran %20’yi bulanlar parmak kaldırsın ya da bir yorum yapsın. Geri kalanlar abone olmayı unutmasın, beraber aramaya devam edelim.

“80/20 kuralı” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın