Ekim 2026 itibarıyla

Yapay zekâya bakışım

Kısa versiyon. Yapay zekâyı her gün kullanıyorum, en çok da araştırmada. Ama konuyu seçmek, neyin doğru ve önemli olduğuna karar vermek ve son sözü söylemek bende kalıyor. Sesimi ve yüzümü hiçbir yapay zekâya devretmiyorum; benim sesimle konuşan bir yapay zekâ görürseniz, o ben değilim. Ve bu teknolojinin en az nükleer güç kadar dikkatle ele alınması gerektiğine inanıyorum.

2018'de, ChatGPT'den dört yıl önce, üretken yapay zekâ henüz hayatımıza girmemişken bir videoda şöyle demişim:

"Bir kaç dakikalık ses kaydınızı analiz eden bir yapay zeka daha sonra sizin hiç söylemediğiniz şeyleri size söyletebilecek."

Dünyanın ilk yapay zekâ TV sunucusu, 2018

Aynı videoda kendi arşivime bakıp bir de şunu eklemişim: "Hackerlar için inanılmaz bir malzeme bu." Aradan sekiz yıl geçti ve bugün YouTube'da benim sesimi taklit ederek video yayınlayan kanallar var.

Yapay zekâ üzerine 2015'ten beri video yapıyorum. Ama bu sayfa o videoların bir özeti değil. Onları çektiğim günlerde dünyanın gündemi başkaydı ve yapay zekânın neler yapabileceğini hepimiz daha az anlıyorduk. Burada 2026 itibarıyla nerede durduğumu kendi cümlelerimle anlatmak istiyorum. Bir şey olduğunda beni merak eden biri, bakışımı başkasının yorumundan değil buradan öğrensin diye.

Bugün nerede duruyorum

  1. Yapay zekâyı anlamak için kullanıyorum. Bir şeyi anlatabilmek için önce onu tanımam gerekiyor. 2020'de bunu şöyle söylemiştim: "Böylece o bizi kullanmadan önce biz yapay zekayı kullanmaya başlayabiliriz." (Ekim 2020) Kullanmamayı seçenlere de saygı duyuyorum. Bu herkesin kendi kararı.
  2. Benim için ölçüt, onu nasıl kullandığım. Ondan yalnız cevabı istersem öğrenmeyi atlamış olurum. Nasıl yapacağımı göstermesini istersem bir ortaklık kurarım ve kendi başıma gidemeyeceğim kadar uzağa giderim.
  3. Beni en çok düşündüren, yargımızı kaybetmek. İş kaybı gerçek bir kaygı ve bunu yaşayan meslekleri yakından görüyorum. Ama uzun vadede beni daha çok düşündüren başka bir şey var: "Yapay zekanın asıl tehlikesi seninle birlikte iş yapması değil, senin yerine sen olmasıdır." (Mayıs 2026) Kullanmadığımız kas zayıflar ve bu sefer zayıflayacak olan kas muhakememiz olabilir.
  4. Soruyu hâlâ biz soruyoruz. Yapay zekâ bugün bana Kolomb'u hatırlatıyor: "gemisi bizden hızlı, ama onu yola çıkaran da, vardığı yere ad koyan da hâlâ biziz." Bu cümledeki "hâlâ" kelimesinin altını çiziyorum. Bunun sonsuza kadar böyle kalacağını iddia etmiyorum.
  5. Makine ortalamaya çeker, özgünlük uçlarda yaşar. Yapay zekâ ortalamanın ortalamasını yapabiliyor. Merakın, tuhaflığın, kimsenin bakmadığı yere bakmanın değeri bu yüzden azalmıyor, artıyor.
  6. Teknolojiye değil, şirketlerin tercihlerine eleştirel bakıyorum. Bir sohbet kutusunu baş başa bir konuşma gibi tasarlayıp o konuşmaları sonra insanlara okutmak bir tercih. Bir videomda dediğim gibi, "O mahremiyet duygusunu ürünün kendisi üretiyor." Varsayılan ayarların kimden yana olduğu, kimin emeğinin kime mal edildiği ve "ilk biz yaptık" manşeti için girilen yarış da öyle.
  7. Teknoloji ilerledikçe ahlakımız da ilerlemek zorunda. "Gelişen teknolojiyle birlikte gelişmiş bir ahlak anlayışına da sahip olmak zorundayız." (Ekim 2024) Teknolojiye yaptığımız yatırım kadar hukuka da yatırım yapmalıyız.
  8. Kaygılarımı saklamıyorum, ama paniğe de kapılmıyorum. Endişelendiğim çok oldu. 2023'te "endişeli olduğumu itiraf etmeliyim" demiştim, Eylül 2026'da da "korktuk tabii". Ama paniğin yerine anlamaya çalışmayı seçiyorum.
  9. Sesim ve yüzüm bana ait. Aşağıda ayrıca anlatıyorum.
  10. Yapay zekâ en az nükleer güç kadar dikkat ister. Bunu da aşağıda açıyorum.

Nasıl çalışıyorum

Bir konuyu düşünmeye hâlâ kalem ve kâğıtla başlıyorum. Boş sayfaya önce kendi fikirlerimi koyuyorum.

Araştırma ise hep zamanının aracıyla yapıldı. Bir zamanlar kütüphaneye gidip raflar arasında kaybolurdum. İnternet gelince aynı işi arama motorlarıyla yapmaya başladım, Wikipedia çıkınca ansiklopedilerin yerini onun kaynakçaları aldı. Bugün bu zincirin son halkası yapay zekâ. Aynı işi yapıyor, sadece çok daha hızlı.

Bunu bir benzetmeyle anlatmayı seviyorum. Bilgi bir okyanus. Eskiden kıyıda oltayla balık tutardım. Yapay zekâ bana bir ağ verdi ve bu ağ benim tek başıma taşıyabileceğimden çok daha fazlasını çekiyor. Ama ağı nereye atacağıma ben karar veriyorum. Ağdan çıkanın hangisini tutup hangisini denize geri bırakacağıma da ben.

Çünkü bu bolluk kendi sorununu da beraberinde getiriyor. Önüme okuyabileceğimden çok daha fazla malzeme geliyor ve asıl iş tam orada başlıyor. Anlamlı bir filtre kurmak, neyin önemli olduğunu seçmek, hiçbir araca bırakmadığım iş. Başka bir benzetmeyle söyleyeyim: yapay zekâ yorulmak bilmeyen bir kütüphaneci gibi binadaki her kitabı masama getiriyor. Hangisini okuyacağıma, hangi sayfaya güveneceğime ve sonunda ne yazacağıma ise ben karar veriyorum.

Yapay zekâdan yardım aldığım başka işler de var: çok sayıda belgeyi özetlemek, doğruluk kontrolü yapmak, kaynakları yerine yerleştirmek. Konuşarak yazmayı da çok seviyorum. Dikte sayesinde kalem ve kâğıttan vazgeçemesem de klavye ve fareyle geçirdiğim zaman giderek azalıyor.

Görsel üretimde, kurguda ve çeviride de yapay zekâdan yardım alıyorum. Ama burada çizgim daha keskin, çünkü bu işin öbür tarafını yakından tanıyorum. Mesleğe tasarımcı olarak başladım, sonra altı yıl Adobe'de, yani tasarımcıların ve sanatçıların her gün kullandığı araçları yapan tarafta çalıştım. Bir çizimin arkasında ne kadar emek olduğunu bilirim.

Bu yüzden yapay zekâyla var olmayan insanların gerçekçi yüzlerini üretmiyorum. Bir sanatçının imzası olmuş tarzını taklit ettirmiyorum. Bauhaus ya da pop-up kitap gibi, tek bir insanın değil bir ekolün ya da bir zanaatın ortak dili hâline gelmiş stillerden ise yararlanıyorum. Sora 2 çıktığında Miyazaki'nin tarzının "onun izni olmadan, hatta muhtemelen haberi bile olmadan milyonlarca kez kopyalanıyor" olmasına itiraz etmiştim. Studio Ghibli'nin her karesi binlerce sanatçının elinden çıktı. O emeğin birkaç kelimelik bir komutla taklit edilip ticari olarak kullanılması bence emeğin çalınması.

Burada bir çelişkiyi de saklamak istemiyorum. Her gün kullandığım modellerin büyük kısmı yazarların, sanatçıların ve benim gibi içerik üreticilerinin işleriyle, çoğu zaman onlara sorulmadan eğitildi. Bu araçları kullanmam bu sorunu yok saydığım anlamına gelmiyor. Yaratıcıların emeğinin eğitimde kullanılmasının izne ve karşılığa bağlanması gerektiğini düşünüyorum. Aynı gerekçeyle, insan sesini, yüzünü ya da bir sanatçının yaratıcı işini taklit eden yapay zekâ araçlarından gelen sponsorluk tekliflerini kabul etmiyorum.

Bırakmadığım işler ise belli. Konuya karar vermek, hangi kaynaklardan araştırılacağını belirlemek, gelen sonucu tartmak. Bunlar yalnız bilgi değil, bilgelik de isteyen işler.

Hangi araçları kullandığımı burada tek tek saymıyorum. Hepsini sürekli deniyor, zaman zaman değiştiriyorum. Bu alan o kadar hızlı değişiyor ki bugün yazacağım liste yarın eskir.

Yapay zekâ görsellerini nasıl belirtiyorum

Kendime tek bir soru soruyorum: izleyen biri bu görüntüyü gerçek bir kayıt sanabilir mi? Gerçek sanılabilecek, gerçekte hiç olmamış bir sahneyi yapay zekâyla üretmiyorum. Bir arşiv fotoğrafını yapay zekâ yardımıyla onardığımda ya da renklendirdiğimde bunu görüntünün üstünde belirtiyorum. Açıkça bir illüstrasyon ya da animasyon olduğu, kimsenin gerçek sanmayacağı yerlerde ise video açıklamasına genel bir not düşüyorum.

Yapmadıklarım

  • Sesimi ya da yüzümü yapay zekâyla üretip sizi benim konuştuğuma inandırmıyorum.
  • Gerçek bir kişiye söylemediği bir sözü söyletmiyorum.
  • Yapay zekâyla üretilmiş bir görüntüyü gerçek bir kayıtmış gibi sunmuyorum.

Hız ve güvenlik

Ekim 2024'te, yapay zekânın öncülerine Nobel Fizik Ödülü verildiğinde şöyle demiştim:

"Keşfediyoruz, heyecanlanıyoruz ve pervasızca kullanıyoruz. Ardından hatayı anlayıp, düzeltmeye çalışıyoruz. Fakat her zaman bu şansımız olmayabilir."

Nobel Fizik Ödülü neden yapay zekânın öncülerine verildi, 2024

Aynı videoda yapay zekâ için "günümüzün atom bombası" demiştim. Bugün de aynı yerde duruyorum. Nükleer bilgi bize hem santrali hem bombayı verdi. Yapay zekâ da bir yandan kanser araştırmalarını hızlandırırken öbür yandan seçimleri etkilemek ve insanları manipüle etmek için kullanılabiliyor. Bu yüzden bu teknolojinin en az nükleer güç kadar dikkatle ele alınması gerektiğine inanıyorum. Kim geliştiriyor, nasıl denetleniyor, bir şey ters giderse kim sorumlu? Hukuk fakültesi mezunu biri olarak şunun altını özellikle çizmek istiyorum: hukuk yalnız cezalandırmaz, aynı zamanda önler. Bu yüzden teknolojinin arkasından koşmamalı, önünden gitmeli.

Bu benzetmeyi ilk kez de o zaman yapmamışım. 2020'de anlattığım bir yapay zekâ masalında, genel yapay zekâ geliştiren ekibi Manhattan Projesi'ne benzetmişim. Ama bu kaygıyı dünyanın gündemine taşıyanlar, bu teknolojiyi bizzat inşa eden insanlar oldu:

  • Derin öğrenmenin öncülerinden Geoffrey Hinton, 2023'te yapay zekânın risklerini özgürce konuşabilmek için Google'daki görevinden ayrıldı, ertesi yıl Nobel Fizik Ödülü'nü aldı. O günkü videomda bunu şöyle anlatmıştım: "Yapay zekanın büyükbabası, bizi yapay zekaya karşı uyarmak için işini bıraktı."
  • Turing Ödüllü Yoshua Bengio, hükümetlerin desteğiyle hazırlanan Uluslararası Yapay Zekâ Güvenliği Raporu'nu yönetti.
  • 2023'te yüzlerce araştırmacı ve yapay zekâ şirketi yöneticisi, yapay zekâ kaynaklı riskleri salgınlar ve nükleer savaşla aynı öncelikte ele almaya çağıran kısa bir bildiri imzaladı.
  • Aynı yıl OpenAI, çok güçlü yapay zekâ sistemleri için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na benzer bir denetim kurumu önerdi.
  • Karşı görüşü de okuyorum. Turing Ödülü'nü Hinton ve Bengio'yla paylaşan Yann LeCun, bu tür varoluşsal risklerin abartıldığını düşünüyor. Bence bu tartışmanın açık kalması da önemli.

Dikkatli ve denetimli ilerlemeyi savunmak, yapay zekâya karşı olmak anlamına gelmiyor. Bu teknolojiyi kullanıyorum ve anlatmaya devam edeceğim. Ama yarışın hızı güvenliğin önüne geçmemeli.

Sesim ve yüzüm

En başta alıntıladığım 2018 uyarısı bugün benim için kişisel bir mesele. YouTube'da sesimi yapay zekâyla taklit ederek video yayınlayan kanallar var. Bu videoları kayıt altına alıyorum, platformlara bildiriyorum ve gerektiğinde hukuki yola başvurmaktan çekinmiyorum.

Net olmak istiyorum: bana ait hesapların tam listesi Hakkında sayfasında duruyor. O listede olmayan bir kanalda benim sesimle konuşan bir yapay zekâ görürseniz, o ben değilim. Böyle bir video gördüğünüzde bana e-postayla bildirirseniz çok sevinirim.

YouTube'un otomatik dublaj gibi yapay zekâ destekli araçları kanalımda şu an kapalı. İleride açarsam bunu burada belirtirim.

Bu site ve yapay zekâ

Bu sitenin kapısı yapay zekâ tarayıcılarına bilerek açık. Pek çok yayın kuruluşu bunun tersini yapıyor ve gerekçelerini anlıyorum. Benim tercihim farklı: bir model beni anlatacaksa, bunu kulaktan dolma bilgiden değil doğrudan kaynaktan, buradan öğrensin istiyorum. Okunmak ve doğru anlatılmak bir şey, taklit edilmek bambaşka bir şey. Bir modelin fikirlerimi kaynağından öğrenip doğru aktarmasını isterim; sesimi ya da yüzümü taklit etmesini istemem. Modeller için hazırladığım kısa bir rehber de llms.txt adresinde duruyor.

Buraya nasıl geldim

Yapay zekâ üzerine düşünüp video yapmaya 2015'te başladım. Geriye dönüp bakınca bazı şeyleri erken görmüşüm, bazılarında da yanılmışım. İkisini de burada bırakıyorum.

2018

"ya insanın kusurlarını bile taklit etmeye başlayan yapay zeka bir gün en büyük kusurlarımızdan biri olan yalan söylemeyi öğrenirse ne olur?"

Sonra ne oldu? Bugün yapay zekâ modellerinin aldatıcı davranışları, güvenlik araştırmalarının ayrı bir çalışma alanı.

Google Duplex videosunda gör →

2020

"Belki de tüm zamanların en büyük sıçraması!"

Sonra ne oldu? Yirmi yedi ay sonra aynı teknolojinin üstüne kurulan ChatGPT çıktı ve dünya yapay zekâyla tanıştı.

GPT-3 videosunda gör →

2021

"Bir kare çizmek yerine saniyede 24 kare çizerse animasyon, 24 kare fotoğraf üretirse film yapabilir mi?"

Sonra ne oldu? Üç yıl sonra yazılan bir cümleden video üreten modeller geldi.

DALL-E videosunda gör →

2022

"Yani yaratıcılık el becerisinden hikaye anlatıcılığı becerisine doğru kayıyor."

Sonra ne oldu? Yaratıcı meslekler bitmedi, rol değiştirdi. Aynı videoda sorduğum telif sorusu ise hâlâ mahkemelerde tartışılıyor.

Yapay zekâ sanatı videosunda gör →

2022

"Google'ın kutusu sorduğun soru hakkındaki kaynakları listelerken, bu kutu sana doğrudan cevap veriyor."

Sonra ne oldu? Bugün arama motorları da sonuç listesinin en üstüne yapay zekâ cevapları koyuyor.

ChatGPT'nin ilk haftası videosunda gör →

2024

"Bugün gösterdiğim örneklerdeki ses nedense bana Her filmindeki "Samantha"nın sesiyle neredeyse aynı gibi geldi."

Sonra ne oldu? Bir hafta sonra Scarlett Johansson itiraz etti, OpenAI o sesi kullanmayı durdurdu.

GPT-4o videosunda gör →

2023Yanıldığım yer

"O zaman robot avukatlar mı geliyor? Geldi bile!"

Sonra ne oldu? Gelmedi. "Robot avukat" vaadiyle yola çıkan şirket, ABD Federal Ticaret Komisyonu'nun yaptırımıyla karşılaştı.

GPT-4 videosunda gör →

2024Yanıldığım yer

"Dolayısıyla en azından ABD için halkın çoğunluğu yapay zekayı bu güncellemelerden sonra aktif olarak kullanmaya başlayacak."

Sonra ne oldu? Öyle olmadı. Apple'ın yapay zekâ özellikleri beklenenden yavaş geldi, yeni kişisel asistan ertelendi.

Apple Intelligence videosunda gör →

2015'ten bugüne yapay zekâ üzerine

Yapay zekâ üzerine yaptığım bütün video ve bölümler, yeniden eskiye. Aynı liste yapay zekâ sayfasında da duruyor.

Bu sayfayı fikirlerim değiştikçe güncelliyorum ve her değişikliği buraya not ediyorum. Bir videomda ya da bu sitede buradaki ilkelere uymayan bir şey görürseniz bana e-postayla yazın. Hatamı düzeltir ve buraya not ederim.

Ekim 2026 İlk sürüm.