Kategoriler
Çevre Genel

80 Günde Yarı Devr-i Alem Yapacağız! Üstelik sadece elektrikli bir araçla

Hayatımın en uzun yol macerasına çıkıyorum. Bu “roadtrip” 80 gün sürecek. 20.000 km’den fazla yol kat edeceğim. Yani dünyanın ekvatoral çevresinin yarısından daha uzun bir mesafeyi yollarda geçireceğim. 

Ha bir de… Tüm bunları elektrikli bir araçla yapacağım!

Şimdi. Bu yolculuğu nasıl planladığımdan başlayarak tüm ayrıntıları sizlerle de paylaşacağım. Geçmişte yaptığım vlog videolarını beğenenler çok beğendiğini ve devamının gelmesini istediklerini söylemişlerdi. Onlar da gelecek. Yalnız şöyle bir durum var. YouTube’un algoritması vlog tarzı videoları pek beğenmiyor galiba. Yayına verdiğimde sizlerin önüne getirmiyor. Eğer bu geziyi gerçekten benimle birlikte takip etmek isterseniz abone olmak, hatırlatıcıları açmak, beğenmek ve paylaşmak gibi algoritmayı besleyen şeyleri yaparsanız daha iyi olur. Abone olmayı hatırlatmak pek benim tarzım değil ama bazen abone olduğunuzu zannediyorsunuz ama aslında olmadığınızı fark ediyorsunuz. O yüzden tam şu anda videoyu durdurup, bu kontrolü yapıp, hatırlatıcıları da aktif hale getirirseniz maceraları çok daha yakından takip edebilirsiniz.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Gelecek Verimlilik

Geleceğin iş modeli “FREELANCE” çalışmak mı?

Sizi iki hayali karakterle tanıştıracağım. İkisinde de kendinizden bir parça göreceğinize eminim. 

İlk karakterimiz tipik bir ofis çalışanı. Her sabah 08:00’de apartmanından çıkıyor. Elinde çantası ve üstünde takım elbisesiyle işine ya da okuluna yetişmeye çalışan kalabalıkların arasında ilerleyip trene atlıyor. Tam vaktinde çalıştığı ofise ulaşıyor. Kendisine verilen görevleri büyük bir titizlikle yapıyor. Akşama işten çıkıp tekrar evine dönüyor.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Çevre Tasarım

Nazca çizgilerinin sırrı

Size dünyanın en küçük ve en büyük kuşlarını göstereceğim. Söz büyüğün, su küçüğün. O yüzden suyu çok seven dünyanın en küçük kuşuyla başlayalım. 

Bu bir bee hummingbird. Yani “arı sinek kuşu.” Zaten büyükçe bir arı ya da iri bir sinek boyutlarında. Havada asılı gibi kalabilmek için saniyede 80 kez kanatlarını çırpıyor. Bu yüzden ona hummingbird denmiş. Dronların ya da ağzı kapalıyken konuşmaya çalışan insanların çıkardığına benzer “hımmmm”lama sesinden dolayı. Havada asılı kalmalarının sebebi, incecik gagalarıyla çiçek nektarlarını emebilmek… DEVAMI ▷

Kategoriler
Bilim Felsefe

Hangisi beyin, hangisi evren?

Geçenlerde kitaplarımı karıştırırken şöyle bir cümleye rast geldim ve resmen irkildim. Diyor ki:

83 milyar nörona ve trilyonlarca bağlantıya sahip olan insan beyni evrendeki en karmaşık sistemdir

Evrendeki en karmaşık sistem! Bu sonuca varan bir insanın beyni. Bunu okuyan ve şimdi izleyip anlamaya çalışan da bir insan beyni. Hepimiz evrenin en karmaşık sistemini kullanıyoruz tam şu anda. 

Bu kitapta 83 milyar nöron yazıyor ama yapılan araştırmalar bu sayının 100 milyar civarına kadar çıktığını gösteriyor. İçinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksisi’ndeki yıldız sayısı kadar nöron var beynimizde ve bunlar tıpkı bir ağ gibi birbirine bağlanmış durumda.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Verimlilik

Beethoven neden bir fincan kahveye 60 çekirdek koyardı?

YouTube’da sabah rutini videoları vardı bir ara, ne oldu, o akım hala devam ediyor mu? Yoksa biraz geç mi kaldım? Aklımda şuna benzer bir şeyler çekme fikri vardı… Dil temizliği önemli tabi ama bundan da önemlisi konuşmak/yazmak için kullandığımız dilin temizliği. İlerleyen dakikalarda videonun sponsoru Grammarly’nin bu konudaki çözümünü de anlatacağım.

Sabah rutini deyince aklımıza çoğunlukla böyle diş fırçalamak, traş olmak, yüz temizliği, vücut temizliği gibi konular geliyor ama bundan da önemlisi beyin temizliği. Sabahları uyanınca ilk yaptığımız şey telefona bakmaksa proaktif olamayız, reaktif kalırız ve bu modumuz gün boyu yapacağımız her şeyi etkiler. O telefonu açınca ne görüyoruz? Başkalarının başına gelen olayları ya da bizden istenen/beklenen şeyleri… Daha günün başında kendimizden kopuyoruz. Odağımızı kaybediyoruz. DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji

Kendi kendine saklambaç öğrenen makine

Bu gördüğünüz mavi ve kırmızı renkli sevimli yaratıklar kendi aralarında saklambaç oynuyorlar. İki tarafı da kontrol eden herhangi bir kimse yok. Bilgisayar, bilgisayara karşı hareket ediyor. Kendi kendine satranç oynayan biri gibi düşünebilirsiniz. Fakat arada çok önemli bir fark var. Bunlar oyunun kurallarını bilmiyorlar. Kendileri öğrenmek zorundalar.

Makine öğrenmesinin en çarpıcı ve en renkli örneklerinden biri bu. 

Yapay zekanın bu yaygın ve güçlü biçimini her gün böyle görmüyoruz. Siyah ekran üzerinde beyaz kod satırları şeklinde belirdikleri için pek heyecanlanamıyoruz. Oysa derin öğrenme yöntemiyle kendini geliştiren yazılımlar her endüstriyi değiştiriyor. Makine öğreniminin potansiyeli ve nasıl kullanılabileceği hakkında konuşmak için oyun oynamayı öğrenen örnekleri bu yüzden seçtim. DEVAMI ▷