Kategoriler
Edebiyat Felsefe Sanat Sinema

Olmak ya da HAMNET

“To be or not to be.”

“Olmak ya da olmamak.”

Dünyanın en meşhur sözlerinden biri.

Shakespeare’i hiç okumamış insanlar bile bu sözü bilir. Onu bir poster üzerinde görmüşlerdir, bir filmde duymuşlardır, belki bir espride karşılarına çıkmıştır. Yüzlerce yıldır tekrarlanan bir söz bu. O kadar çok tekrarlandı ki artık neredeyse anlamını kaybetti. Bir klişe haline geldi. İçi boşaldı.

Ama size bir şey söyleyeyim mi?

Gerçekten de içi boş-luk dolu bir söz bu. Bu cümlenin tamamını düşündüğünüzde ilginç bir şey farkediyorsunuz.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Bilim Teknoloji Uzay

Yıldızlara Neden ASLA Gidemeyeceğiz?

İnsanlık tarihi, “imkansız” denilen şeyleri başarma tarihidir.

1895’te Lord Kelvin, dönemin en saygın fizikçilerinden biri, havadan ağır araçların uçmasının imkansız olduğunu söyledi. Sekiz yıl sonra Wright kardeşler uçtu. Atom fiziğinin kurucusu Ernest Rutherford, atomdan enerji çıkarmanın “saçmalık” olduğunu ifade etti. Yirmi yıl sonra nükleer reaktörler çalışmaya başladı. 1956’da İngiltere Kraliyet Astronomu Richard Woolley, uzay yolculuğunun “tam bir saçmalık” olduğunu açıkladı. Bir yıl sonra Sputnik yörüngedeydi. DEVAMI ▷

Kategoriler
Bilim Sanat

Sesin Rengi Var mı? Sinestezi ve Yaratıcılık

Size iki şekil göstereceğim. Biri yuvarlak, kavisli, yumuşak hatlara sahip. Diğeri sivri, köşeli, neredeyse kırık cam parçası gibi. Ve şimdi de size iki isim vereceğim: Bouba ve Kiki. Hangisi hangisi?

Cevabını düşün.

Eğer yuvarlak olana Bouba, sivri olana da Kiki dediyseniz, tebrikler, dünyadaki insanların yüzde doksan beşiyle aynı cevabı verdiniz demektir. Ama asıl ilginç olan bu değil. İlginç olan şu: bu iki kelime tamamen uydurma. Hiçbir dilde bir anlamı yok. Yuvarlak şeklin “Bouba” olması için hiçbir mantıksal neden yok. Ama beynin bunu anında, düşünmeden, neredeyse refleks gibi yaptı. DEVAMI ▷

Kategoriler
Bilim Eğitim

Z Kuşağı Aptallaşıyor mu? Tersine Flynn Etkisi

“Neslimizin yüzleşmesi gereken acı bir gerçek şu: Çocuklarımız, bizim onların yaşındayken olduğumuzdan daha az bilişsel kapasiteye sahip.”

Bu sözleri söyleyen kişi bir YouTube yorumcusu değil. Dr. Jared Cooney Horvath. Eski bir öğretmen, şimdilerde insan öğrenmesi üzerine çalışan bir bilişsel sinirbilimci. Ocak 2026’da Amerikan Senatosu’nun Ticaret, Bilim ve Teknoloji Komitesi’nin önüne oturdu ve seksen ülkeden derlenen verilerle şunu söyledi: DEVAMI ▷

Kategoriler
Gelecek Teknoloji

MoltBook ve OpenClaw

Yıllardır internette, internetin kendisiyle ilgili bir teoriden bahsediliyor: Dead Internet Theory – Ölü İnternet Teorisi. Bu teoriye göre adı üstünde internet öldü. İnternet diye girdiğimiz yerde gördüğümüz etkileşimlerin büyük bir kısmı artık insanlar tarafından yapılmıyor. Algoritmaları manipüle etmek için birbirine yorum yapan botlar tarafından gerçekleştiriliyor. Elbette biz insanlar da varız ama azınlıktayız. Özellikle sosyal medyadaki postların, gönderilerin büyük çoğunluğu bot.   DEVAMI ▷

Kategoriler
Eğitim Felsefe

Neden LEGO ve Minecraft Bu Kadar Tatmin Edici?

Bazen dünyayı anlamak için gözlerinizi kapatmanız gerekir. Böylece çıkan sesleri daha iyi duymaya başlarsınız. İki parça sert plastiğin, mikroskobik bir hassasiyetle birbirine geçerken çıkardığı o tatmin edici “klik” sesi… Duydunuz mu? Bu ses “başardın, oldu, bu parça buraya ait” diyor.

Beynimiz bu fiziksel geri bildirimi seviyor. Ancak tuhaf olan şu: Biz fiziksel dünyadan kopup ekranların arkasına geçtiğimizde bile bu histen vazgeçmedik. Minecraft’ı oynamamış olabilirsiniz ama şunu duymuşsunuzdur. Bir toprak bloğunu kırdığınızda çıkan o tok ses, ya da bir taşı yerine koyduğunuzda duyduğunuz o “tak” efekti… DEVAMI ▷