“Project Hail Mary” filmini yani Türkiye’de gösterime giren ismiyle “Kurtuluş Projesi”ni sinemada yeni izledim ve sıcağı sıcağına görüşlerimi paylaşmak istiyorum sizlerle. Spoiler vermeden sadece fragmanda gösterilenlerle sınırlı tutmaya çalışacağım bu görüşleri. Çünkü bu film, olmuş. Filmler eskisi kadar iyi değil bence ama işte bu sinemanın, iyi bir filmin bir insana hissettirebileceği neredeyse her şeyi hissettiriyor.
Önce hiç bilmeyenler için kısa bir bilgilendirme yapayım. Project Hail Mary, Andy Weir’in aynı adlı romanından uyarlanmış bir bilim kurgu filmi. Senaryosunu Drew Goddard yazmış, yönetmen koltuğunda Phil Lord ve Christopher Miller var, başrolde Ryan Gosling. Hikaye şöyle: Ryland Grace adında bir fen bilgisi öğretmeni, Dünya’dan çok uzaktaki bir uzay gemisinde uyanıyor. Hafızası gitmiş. Kim olduğunu hatırlamıyor, nerede olduğunu bilmiyor, neden orada olduğunu anlamıyor, başlangıçta. Sonra hafızası yavaş yavaş geri gelmeye başlıyor ve o da bu sırada neden orada olduğunu yani görevini keşfediyor: Güneş’i yok eden gizemli bir maddeyi durdurmak ve böylece Dünya’yı kurtarmak. “Dünyayı Kurtaran Adam” hikayesi yani bu özünde ama klişe değil çünkü bu görevde hiç beklemediği bir şey oluyor ve bence asıl hikaye o sırada geliştirdiği bu beklenmedik dostluk hikayesi.