Kategoriler
Teknoloji Uzay

21.Yüzyılda en büyük TYCOON kim olacak?

Dünyanın en çok izlenen filmlerinden biri Avatar’da cennet gibi bir gezegen Pandora’da adı “Hell’s Gate” yani Cehennem Kapısı olan bir maden işletmesi açan RDA isimli bir mega şirket vardır. Mega olduğu kadar da acımasızdır bu şirket. Gezegenin ekolojisini mahvetmez sadece, yerli Navi’ler de şirket politikaları yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Peki neden?

“Çünkü bu küçük gri taşın kilosunun değeri 20 milyon dolar ediyor!”

Her şey Portekizli denizcilerin Batı Afrika’nın daha uzak limanlarından fil dişi ve tropik meyveler gibi egzotik ürünleri getirmek istemesiyle başladı. Her seferinde daha uzak limanlara gitmek istiyorlardı ki, daha önce kimsenin bilmediği bu limanlardan ucuz, farklı zenginliklerle dönüp Avrupa’da satabilsinler. Ama Atlas Okyanusu, okyanus bu, Akdeniz gibi değil. Dev dalgalar, ölümcül tropik fırtınalar bilindik yöntemlerle yapılmış teknelerin daha uzak limanlara gidip de sağ salim gelmesine izin vermiyordu. Ama bu denizcilerin vazgeçmeye de niyeti yoktu. Sonuçta ekmek aslanın ağzında, denizciler arasındaki rekabet kızıştıkça kızışıyor. Bu sebeple her geçen gün okyanusa ve daha uzun deniz yolculuklarına dayanabilen gemiler inşa edildi. Böyle böyle sonunda, Afrika’nın güneydeki en uç noktasını aşan bu denizciler, Hint Okyanusu yollarıyla ta Hindistan’a hatta Filipinler’e kadar ulaştılar. İspanyol denizci Ruy Lopez de Villalobos İspanya Kralı II.Filip ve Asturias Prensini onurlandırmak için bu adalara Las Islas Filipinas adını verdi. Düşünün; “Portekiz neresi Filipinler neresi.” Okyanus aşabilen teknelerin yapılması, o güne kadar gözlerden uzak kalabilmiş dev kara parçalarının, dev gibi iki kıtanın daha keşfedilmesine sebep oldu. İşte o zamanlar, bütün bunlar olurken, dünya tıpkı bugünlerde olduğu gibi büyük bir değişimin eşiğindeydi. DEVAMI ▷

Kategoriler
Tasarım Teknoloji

İyi tasarımın 10 kuralı – RAMS ilkeleri

Teknoloji ve tasarımla ilgili bakış açınızı tümüyle değiştirebilecek güçte bir konuyu bir soruyla başlatmak istiyorum.

Sizce bu nedir? Bir yandan düşünürken ben ipuçları vereyim. Şüphesiz tasarlanmış bir teknolojik cihaz. “Yeni mi çıktı? Ben neden duymadım?” gibi sorulara geçmeden bir ipucu daha: Bu cihazın resmini bir online alışveriş sitesinden değil, New York’taki Modern Sanat Müzesi MoMA’nın sayfasından gösteriyorum. Yani modern bir sanat eseri olarak kabul ediliyor. Şimdi buna şaşırtıcı bir bilgi daha ekleyeyim. Son derece yenilikçi gibi görünen, sanki yeni tasarlanmış gibi hissettiren bu cihaz 1958’de yapılmış. Bir sanat eseri olarak değil; herkesin kullanabileceği gündelik bir eşya olarak. Bu cihaz 63 yaşında bir cep radyosu. Onu pek çoğunuz ilk kez gördü ama bir kez görünce ona aşık olan başka biri şu cihazı ve üzerindeki navigasyon tekerini ondan aldığı tasarım ilkeleriyle yaptı. Bu ilkeleri 1958 Braun T3 transistörlü radyonun tasarımcısı Dieter Rams yazdı. DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji Uzay

Mars Paraşütündeki GİZLİ MESAJ! Başka bir gezegenden gelen en net görüntüler ve ilk ses!

Başka bir gezegenden gelen en net görüntüler ve ilk ses! …ve paraşütteki gizli mesaj 🙂

5 gün önce milyonlarca kişi nefesimizi tutup Mars’a iniş yapan “Perseverance rover”ını yani bugüne kadar başka bir gezegene gönderilen en büyük, en gelişmiş rover’ı izledik. Aslında onun 472 milyon km uzaktan gönderdiği sinyalleri dinledik ve sağ salim ulaştığı bilgisini aldık. Ona “perseverance” demeyeceğim artık samimiyetimiz arrtı kısaca “Percy” demekle yetineceğim, Mars’a iner inmez bize çok düşük çözünürlüklü resimler göndermeye başladı. Aradan geçen bu 5 Mars günü içerisinde gönderdiği 23 kamerayla kaydettiği resimlerin sayısı 5000’e yaklaştı. Buraya kadar hemen her şey beklediğimiz gibi. Daha önce de gönderilen araçlarla aynı şekilde iletişim kuruldu, onlar da fotoğraf çekip gönderdiler. Ama bu kez gönderilenler o kadar net ki projede çalışan mühendisler bile gözlerine inanamıyor. Şimdi önce bugüne kadar başka bir gezegenden gelen bu en net görüntüleri izleyeceğiz, ilk kez bir gezegende kaydedilen sese kulak vereceğiz ve en önemlisi bu konuda merak ettiğimiz sorulara cevap arayacağız. DEVAMI ▷

Kategoriler
Sinema Teknoloji

Cep telefonuyla video çekim teknikleri

Hemen hepimizin cebinde video çekebilen bir cep telefonu var. Ama onun video çekebilme potansiyelini ne kadar kullanıyoruz? Bu videoda en basitinden en gelişmişine kadar benim uyguladığım bazı teknikleri sizinle paylaşmak istiyorum. Şu anda Android işletim sistemli bir Samsung Galaxy S21 Ultra kullanıyorum ama göstereceğim tekniklerin bir kısmını kendi cep telefonunuzda da uygulayabileceksiniz. 

Önce şu soruyla başlayalım: Neden profesyonel kameralarım varken bir cep telefonuyla da video çekmeye ihtiyaç duyuyorum? Cevabı çok basit. En iyi kamera o anda yanımda olandır. Bir kartopu savaşının ortasında haliyle cebimde bir sinema kamerası taşıyamıyorum. Cep telefonum su geçirmez olduğu için böyle zorlu koşullarda bile inanılmaz görüntüler yakalıyor. Cep telefonlarının benim gibi videografırlara en büyük katkısı bu oldu. Çekim konusundaki bazı kısıtlardan kurtararak özgürleştirmek. Kendini daha iyi ifade edebilmek. DEVAMI ▷

Kategoriler
Çevre Uzay

Dünyanın en yalnız insanı kim?

Dünyada yapayalnız, tek başına kalmak… nasıl bir şey olurdu acaba? Bununla ilgili bir çok dizi/film çekildi. En komiklerinden biri de “The Last Man on Earth – Dünyadaki son adam.” Her zamanki gibi bir şeyler oluyor, dünyanın ayarlarını kurcalıyoruz ve bir şekilde yeryüzündeki insanların tamamı yok oluyor bu dizide. Bir kişi hariç. O kişinin post-apokaliptik bir dünyadaki yaşam mücadelesini anlatıyor işte bu hikaye. Bu kez korkunç değil de komik bir üslupla… Gelişmiş bir medeniyet, içinde insanlar kalmazsa ne işe yarar ki? Boş sokaklarda tek başına bowling oynayıp arabalara delik açmaktan başka ne yapabilirsiniz? DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji Uzay

Astronot yerine Evrenot diyelim!

Az önce Türkiye Uzay Ajansı’nın 10 yıllık 10 hedefiyle ilgili düzenlenen bir toplantıyı izledim. Aslında canlı olarak yayınlayıp yorumlamak da isterdim. Ancak böyle bir etkinliğin yapılacağından bile haberim yoktu, o sırada Birleşik Arap Emirlikleri’nin geçtiğimiz Temmuz ayında gönderdiği “Hope – Umut” isimli uzay aracının Mars yörüngesine girmesini canlı olarak takip ediyordum. Girdi bu arada, BAE Mars’a uzay aracı gönderen 5. Ülke ünvanını resmen kazanmış oldu. O sırada bir izleyicimin attığı mesajla Türkiye’nin de aynı saatlerde uzay parogramıyla ilgili hedeflerini açıkladığını duydum. Bir yandan Mars’a giden araçla ilgili gelişmeleri takip ederken bir yandan da bizim uzay ajansımızın koyduğu hedefleri dinlemeye çalıştım. Tabi evde televizyon yayınlarını alamadığım için YouTube’dan takip etmek durumunda kaldım. Konuyu araştırınca “Gelecek Bilimde” kanalının canlı yayın yaptığını fark ettim. Orada Ayhan Tarakçı, Zafer Emecan ve Burak Çankaya çok güzel bir şekilde konuyu hem açıkladılar hem de yorumladılar. Ben bu kaydı yaparken onların yayını hala devam ediyordu. Konuyu sıcağı sıcağına yaşamak isteyenler onların ayrıntılı yorumlarına da bir göz atabilirler.  DEVAMI ▷