Kategoriler
Çevre Sanat

Arıları NFT kurtarabilir mi?

İnternette Albert Einstein’a atfedilen bir söz dolaşır: “Arılar yeryüzünden kaybolursa, insanlık dört yıldan fazla yaşayamaz.” Ünlü bilim insanının böyle bir söz söylediğine dair herhangi bir kanıt yok. Muhtemelen söylemedi. Ama bu arıların hayatımızdaki etkisini azaltmıyor. 

Nedir bu etki? Arılar insanlık için neden önemli? Yetiştirdiğimiz ürünleri tozlaştırdıkları için… Arılar tam bir koleksiyoncu. Nektar koleksiyoncusu. Onlar polenleri bir bitkiden diğerine taşıyorlar. Bitkilerin meyve, sebze, tohum üretebilmelerini sağlıyorlar. Dolayısıyla eğer yeryüzünden silinirlerse Dünya ekosisteminin hassas dengesi bozulur ve küresel gıda kaynakları bundan etkilenir.

Tabi biz insanların aklına -tozlaşmadan çok- arı deyince bal, bal deyince arı geliyor. Gerçi benim aklıma peteğin şeklinden dolayı bir uzay teleskobunun aynası bile geliyor, ama bu konumuzun dışında 🙂 Özellikle bizim aklımıza arı-bal ilişkisinin gelmesi gayet normal, çünkü dünyanın en kaliteli ballarından biri olarak kabul edilen Çam Balı’nın %92’si, Türkiye’de Ege Bölgesi’nde üretiliyor. Dünyanın en büyük bal üreticileri listelerine baktığımızda Çin’den sonra en büyük üretici olarak gördüğümüz ülke her zaman Türkiye.

Konuyla ilgili yaptığım araştırmada bulduğum bazı bilgiler insanın gerçekten göğsünü kabartıyor:

“Türkiye dünyanın en iyi organik üreticisi sertifikasını aldı. En ilginç şeylerden biri de ülkenin sadece en büyük üretici değil, aynı zamanda dünyanın en büyük tüketicisi olması, bu da halkın ürünlerine çok minnettar olduğu anlamına geliyor.”

Peki bu minnettarlığımızı “bal üretip tüketmek” dışında nasıl gösterebiliriz? Videonun başında bahsettiğim senaryo, yani arıların bir anda soyunun tükenmesi pek mümkün görünmüyor. Ama bazı coğrafyalarda onların hızla azaldığını biliyoruz. Ne acıdır ki bu coğrafyalardan biri de yine  Türkiye. 

Hızla azalmasının sebeplerinden en önemlisi küresel iklim değişikliği. Bunun doğrudan etkisi de var, dolaylı etkisi de…

Bazı arılar sadece dar bir sıcaklık aralığında hayatta kalabilirler. Habitatları ısındıkça yaşayabilecekleri yerler küçülür. Örneğin, bazıları yaşamak zorunda oldukları alanı azaltarak daha serin olan daha yüksek irtifalarda yaşamak zorunda kalabilirler. Arıların bırakın iklimi hava durumundan bile etkilendiklerini biliyoruz. Örneğin yağmurda uçabilirler ama onlar için çok tehlikeli olduğundan bunu yapmayı tercih etmezler.

İklim değişikliğinin bir de dolaylı etkisi var ve bunu daha geçtiğimiz yaz aylarında hep beraber gördük. EFFIS (European Forest Fire Information System – Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi) tahminlerine göre 2021 yılında Türkiye’de yaklaşık 203 bin hektarlık orman, yangınlardan dolayı yok oldu. Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yaşanan kuraklık ve yangınlar sadece biz insanların değil tüm canlıların yaşamını olumsuz yönde etkiledi. En çok da arıların yaşamını…

  • Arıların çığlığını duyuyor musun? Gidecek bir kovanları, konacak bir dalları yok. 

Az önce izlediğiniz görüntüler, ar ıların çığlığına kulak vermeye çalışan bir grup insanın çabası sonucunda ortaya çıkmış.

  • Küresel ısınmanın yol açtığı büyük yangınlarda binlerce hektar ormanımızı kaybettik. Arılar ve önemli değerlerimizden çam balı da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya…

Peki o dökülen balları geri kazanmak, arıları kurtarmak için ne yapılabilir? Bu konuda kanalımın da üst başlığı olan sanat, tasarım ve teknolojiyi bir araya getiren çok güzel bir sosyal sorumluluk projesiyle karşılaştım.

1984’ten beri sürdürülebilir bir gelecek için biyoçeşitliliği korumaya yönelik adımlar atan ve Akdeniz’den ilham alan Le Petit Marseillais sponsorluğunda “Beeing Hope – Arılara Umut Ol’’ isimli büyük bir sosyal sorumluluk projesi başlıyor.

Peki nasıl bir proje bu? Farklı disiplinlerden 28 sanatçı bir araya gelmiş ve tehdit altındaki arılar konusunda farkındalık kazandırmak için özel bir koleksiyon oluşturmuş.

Toplam 10080 eserden oluşan Türkiye’nin ilk NFT Multidisipliner Sanat Koleksiyonu bu. NFT (yani Non Fungible Token) işin teknolojik altyapısı. Özellikle dijital sanat eserlerinin benzersiz olduğunu göstermenin, ondaki değeri saklamanın, ebedileştirmenin teknolojik yolu. Beeing Hope adlı bu NFT koleksiyonunu oluşturanlar da sürdürülebilir blokzincir yöntemlerini kullanmayı tercih etmiş. 

Bu eserleri tasarlayanlar arasında fotoğrafçılar da var illüstratörler de… Oyun tasarımcıları da var, animatörler de… Ressamlar, heykeltraşlar tıpkı bal üreten arılar gibi eser üreten bu kişiler bir peteğin etrafında aynı amaç için buluşmuşlar.

Bu sanatçılar önce Muğla’da zarar gören bölgeyi keşfetmişler. Orada yaşananları, oranın yerlilerinden, oradaki üretici birliklerden, akademisyenlerden ve arıcılardan, ilk ağızdan dinlemişler. Sonra da aldıkları ilhamı eserlerine yansıtmışlar. 

Beeinghope.io adresinde satışa sunulacak olan bu koleksiyon sadece sanatsal bir değer üretmek için yapılmamış. Doğru paydaşları bir araya getirerek zarar gören ekosistemi yenilemeyi, arıların yok oluşunu engellemeyi ve çam balı üretiminin devam etmesini sağlayarak bölgenin ekonomik ve kültürel geleceğini de garanti altına almayı hedefliyorlar. 

Böylesi güzel bir sosyal sorumluluk projesine katkı sağlamak isterseniz gerekli bağlantıları videonun altındaki açıklamalara yerleştirdim. Tabi böyle bir koleksiyonu görünce insan pek çok parçayı toplamak istiyor. Sizlerin arasında da çevreye duyarlı sanatseverler olabileceği düşüncesiyle bunları hazırlayan arkadaşlardan bazı eserleri izleyicilerime hediye edip edemeyeceğimi sordum. Sağolsunlar onlar da büyük bir cömertlikle aranızdan 10 kişiye bu NFT’lerden hediye edebileceklerini belirttiler. Buna nasıl katılabileceğinize dair koşulları ve bağlantıyı da yine videonun açıklamalar kısmında bulabilirsiniz.

Eskiden büyük felaketlerin ardından müzisyenlerin, şarkıcıların bir araya gelip yardım konserleri düzenlediklerini görürdük. Şimdilerde buna benzer farkındalık çalışmaları sanatın her alanına yayılmaya başladı. NFT gibi yeni teknolojiler oluşturulan bu değerlerin dijital dünyada da saklanabilmesini sağladı. 

Az önce dünyanın en önemli bal üreticilerinden ve aynı zamanda tüketicilerinden olduğumuzu söylemiştim. Yabancı kaynaklar bunu bizim minnettarlığımızın bir göstergesi olarak yorumluyor demiştim. İşte bu minnettarlığın bir karşılığı olarak hem arılara hem de onların yaşadığı ekosisteme dair farkındalığımızı  ve duyarlılığımızı arttırmalıyız

Başta alıntıladığım sözü Einstein söylememiş olabilir. Arıları sadece NFT projeleri kurtaramayabilir. Ama bunlar onların hayatımızdaki etkisini ve önemini azaltmıyor. Bize düşen sanatı, tasarımı, teknolojiyi kullanarak onlara umut olmak.

“Arıları NFT kurtarabilir mi?” için 2 yanıt

“Bize düşen sanatı, tasarımı, teknolojiyi kullanarak onlara umut olmak.”
Bu algı ve yaklaşımın yaygınlaşması temenni ediyoruz.
Güzel ve akıcı anlatım ve emeğiniz için teşekkür ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.