Kategoriler
Felsefe Kitap

Kaç parmak görüyorsun? 444 yıllık 4 tavsiye

Şimdi birlikte “denemeler” yapacağız. Bu denemelere geçenlerde okuduğum bir kitap ilham verdi. Tam 444 yıl önce yazılmaya başlanmış bu kitabın içinde öyle cümleler var ki sanki bugünler için; sanki benim için, sizin için yazılmış gibi. Bu cümlelerin içinden 4 tavsiye seçtim, onları paylaşmak istiyorum. 444 yıllık 4 tavsiye…

Eminim siz de bu kitabın adını defalarca duymuş ve belki de okumuşsunuzdur. Ama biz başlangıçta kitabın adına ya da yazarına değil onun söylediklerine odaklanacağız. DEVAMI ▷

Kategoriler
Kitap Sanat Teknoloji

Su altında yaşanabilir mi?

Suyun altında nefes alıp vererek çok uzun süreler kalabilmeyi ister miydiniz? Bu basit gibi görünen soru üzerinde biraz düşünmemizi istiyorum. Uzayda bile uzun sürelerle yaşayabilme denemelerinin yapıldığı içinde yaşadığımız bu dönemde bence sorulabilecek önemli sorulardan biri olmasına rağmen pek az kişinin üzerinde durduğu bir konu bu. Bu videoda konuyla ilgili bir teknoloji ve bir de tasarım örneği verdikten sonra neden önemli olduğunu hikayeleştirerek vurgulayan ve bize bir vizyon kazandıran bir kitap tavsiyesinde bulunacağım. DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Kitap

Bu yazarı tanıdınız mı?

Şimdi size anlatacaklarım, hala yaşamakta olan bir yazarın gerçek yaşam hikayesi. Başlangıçta ismini vermeyeceğim. Sonunda ismini verdiğimde de belki bir kısmınız “o kim?” diyecek, “Daha önce hiç duymadım.” Olsun, ben yine de anlatacağım, çünkü onun hikayesinde kendime ve size yakın bulduğum bazı noktalar var.

Anlatacağım kişi sonradan milyonlarca satacak olan ilk romanını yazmadan önce de bir yazarmış. Ama kod yazarmış. Bilgisayar programcısıymış. Ta 1995’te, Warcraft 2 oyununun yazılım ekibinde yer almış. Tabi her iş böyle efsanevi oyunları kodlamak kadar eğlenceli olmayabilir. Daha sonra çalıştığı MobileIron şirketinde yaptığı iş gibi: ofis çalışanlarının cep telefonlarıyla kurumsal sistemlerin senkronize çalışmasını sağlayan Android yazılımları için kod yazmak. Daha söylerken bile uykumuz geliyor. DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Kitap

10 kitap tavsiye 10.000 kitap hediye 

Bugüne kadar sizlere pek çok kitap tavsiye ettim. Bugün de edeceğim. Ama bu kez sıra dışı bir dönemdeyiz. Belki de 21. Yüzyılda yaşanacak en zor yılın içindeyiz.  Pek çoğumuzun evine kapandığı bugünlerde, bazılarımız kapanamıyor. Çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Bazılarımız yeme-içme, gıda gibi temel ihtiyaçlarını bile gidermekte zorlanıyor. Bunun için pek çok toplumsal destek organizasyonu başlatıldı ve saydığım bu zorunlu ihtiyaçların giderilmesi için dayanışma kültürünün çok güzel örnekleri veriliyor. Bana göre okumak da en temel ihtiyaçlardan biri fakat böylesi günlerde herkesin kitaplara erişimi o kadar da kolay olmuyor. O yüzden gelin birlikte bir hediye hareketi başlatalım. Okumak isteyip de kitaplara erişemeyenlere bizler yardımcı olalım.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Genel Kitap

Bir sonraki videomun konusunu siz seçin!

Yeni bir format deneyelim mi? Bir içerik formatı? Biliyorum burası bir TV ekranı değil, dolayısıyla TV programlarına benzer içerik formatlarına da ihtiyacımız yok. İsteyen istediği gibi içerik üretebilir. Ama burası geleneksel medya araçlarından çok daha fazlasını sunuyor bize. Videoyu beğenip beğenmemeye karar veriyorsunuz. Aşağıya yorum yazabiliyorsunuz. Video içinde yapacağım bir ankette oy kullanabiliyorsunuz. Bütün bunlar videonun içeriğine sadece benim istediklerimi değil sizin fikirlerinizi de katabilmenizi sağlıyor. Bunu daha iyi kullanabilmek, YouTube platformunun bize sunduğu interaktif imkanları daha iyi değerlendirebilmek için aklıma bir fikir geldi.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Eğitim Kitap

Bir kitap nasıl seslendirilir?

Zaman Yolcusu (ondan böyle söz etmek daha uygun) bize derin bir konuyu açıklamaktaydı. Kurşun rengi gözleri parıldıyor ve kırpışıyor; genellikle solgun duran yüzü kıpkırmızı, hayat dolu görünüyordu. Ateş harıl harıl yanarken, gümüş zambakların içinde kamaşan ışıkların yumuşak aydınlığı, bardaklarımızda ansızın belirip kaybolan kabarcıkları yakalıyordu. Sandalyelerimiz, ki hepsi onun icadıydı, yalnızca üzerlerine oturmaya yaramakla yetinmeyerek bizleri kucaklıyor ve okşuyordu; düşüncelerin doğruluk ağlarına takılmadan zarif ve rahatça akabileceği, akşam yemeği sonrasının o zevkli havası vardı ortada. Ve biz tembel tembel oturup onun bu yeni paradoks konusunda duyduğu hevese ve yaratıcılığına imrenirken; o, cılız işaret parmağıyla maddeleri imleyerek konuyu bize sundu. DEVAMI ▷