Kategoriler
Edebiyat Sinema

Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri

85 yıl önce “The Hobbit” diye bir kitap yayımlandı. J. R. R. Tolkien adında bir filolog tarafından yazılmış bir çocuk romanıydı bu. “Orta Dünya” diye bilinen tamamen kurgusal bir evrende yaşayan, kısa boylu, tüylü ayaklı bu hobit ırkının yanı sıra, elfler, cüceler, büyücüler ve daha nice renkli karakterlerle doluydu.

Bu roman çok beğenilince, Tolkien hikayenin devamını yazmaya başladı ve 1954-55 yıllarında “Yüzüklerin Efendisi” üst başlığıyla üç kitaplık bir seri daha yayımlandı. Burada tek cilt olarak görüyorsunuz, çünkü aslında üç ayrı hikaye değil. Tek ama epik bir fantezi bu. Hatta böyle bir kategoriyi yaratan ve en üst düzeyde temsil eden bir eser. O yüzden 1968 sonrasında genellikle birleştirilip tek cilt halinde yayımlandı. O günden beridir -farklı formatlarda basıldığı için hesaplanması pek kolay olmasa da- dünyanın en çok satan, en çok okunan kitaplarından biri oldu. DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Sanat

Kahve soğuyana kadar… Zamanda yolculuk

Şöyle bir hikaye duymuş muydunuz?

Kentlerden birindeki, kafelerden birinde, bir sandalyenin size zamanda yolculuk yaptırabileceği söylenir. O sandalyeye oturup kahvenizden bir yudum aldıktan sonra sizi geçmişte istediğiniz bir zaman dilimine götürebilir. Sadece o sandalyede oturduğunuzda bu yolculuğu yapabilirsiniz ve sadece kahveniz soğuyana kadar orada, geçmişte kalabilirsiniz. 

Dediğim gibi bir şehir efsanesi bu. Toshikazu Kawaguchi adlı bir roman yazarına göre bu kafe Tokyo’nun dar arka sokaklarından birinde… Üstelik bu yazar romanında kahveyle zaman yolculuğu için bazı kurallar da belirlemiş:  DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Kitap

Bu yazarı tanıdınız mı?

Şimdi size anlatacaklarım, hala yaşamakta olan bir yazarın gerçek yaşam hikayesi. Başlangıçta ismini vermeyeceğim. Sonunda ismini verdiğimde de belki bir kısmınız “o kim?” diyecek, “Daha önce hiç duymadım.” Olsun, ben yine de anlatacağım, çünkü onun hikayesinde kendime ve size yakın bulduğum bazı noktalar var.

Anlatacağım kişi sonradan milyonlarca satacak olan ilk romanını yazmadan önce de bir yazarmış. Ama kod yazarmış. Bilgisayar programcısıymış. Ta 1995’te, Warcraft 2 oyununun yazılım ekibinde yer almış. Tabi her iş böyle efsanevi oyunları kodlamak kadar eğlenceli olmayabilir. Daha sonra çalıştığı MobileIron şirketinde yaptığı iş gibi: ofis çalışanlarının cep telefonlarıyla kurumsal sistemlerin senkronize çalışmasını sağlayan Android yazılımları için kod yazmak. Daha söylerken bile uykumuz geliyor. DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Kitap

10 kitap tavsiye 10.000 kitap hediye 

Bugüne kadar sizlere pek çok kitap tavsiye ettim. Bugün de edeceğim. Ama bu kez sıra dışı bir dönemdeyiz. Belki de 21. Yüzyılda yaşanacak en zor yılın içindeyiz.  Pek çoğumuzun evine kapandığı bugünlerde, bazılarımız kapanamıyor. Çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Bazılarımız yeme-içme, gıda gibi temel ihtiyaçlarını bile gidermekte zorlanıyor. Bunun için pek çok toplumsal destek organizasyonu başlatıldı ve saydığım bu zorunlu ihtiyaçların giderilmesi için dayanışma kültürünün çok güzel örnekleri veriliyor. Bana göre okumak da en temel ihtiyaçlardan biri fakat böylesi günlerde herkesin kitaplara erişimi o kadar da kolay olmuyor. O yüzden gelin birlikte bir hediye hareketi başlatalım. Okumak isteyip de kitaplara erişemeyenlere bizler yardımcı olalım.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat

Nereden çıktı bu ejderhalar?

Ejderha deyince aklınıza ne geliyor? Yarasa gibi açılmış kanatlar. Kıvrılıp duran bir gövde. Pullu bir deri. Keskin pençeler. Ve tabiki alevler saçan kocaman bir ağız. Kısaca bir canavar. Ama herkesin aklına aynı şeyler gelmiyor. Bazılarının korktuğu bu canavar, bazıları için de iyi şansın sembolü. Ejderhalar konusunda beni en çok şaşırtan şey var olmayan böyle bir yaratığın herkes tarafından bilinmesi. Yeryüzünde gelmiş geçmiş neredeyse tüm medeniyetlerde mutlaka içinde ejderha geçen bir masal vardır. İsimleri değişik olabilir. Cisimleri farklı gözükebilir. Ama öyle ya da böyle varlar. DEVAMI ▷

Kategoriler
Edebiyat Felsefe Genel

42’nin Gizemi

Bu kağıdı ikiye katlıyorum. Sonra tekrar katlıyorum. Sonra üçüncü kez katlıyorum. Her seferinde bu 0.1 mm’lik kağıdın kalınlığı iki katına çıkıyor. Bu işlemi 42 kez yaparsam yani kağıdı 42 kez katlarsam ne olur biliyor musunuz? Kağıdım o kadar kalın olur ki alt tarafı yere değerken üst tarafı ayın yüzeyine dokunur. Bunun açıklamasını videonun sonunda yapacağım ama önce neden 5 kere 10 kere değil de tam olarak 42 kere katlamaya çalıştığımızı söyleyeyim. DEVAMI ▷