Kategoriler
Tasarım

Dünyanın en ilginç haritaları

Haritalara karşı çok büyük bir ilgim var. Coğrafi bölgelerin kağıt ya da ekran üzerindeki bu izdüşümlerine saatlerce bakıp çıkarımlar yapabilirim. Bence bilgiyi görselleştirmenin en güzel yollarından biri bu. 

Bir sanatçının dediği gibi: “Haritalar cesareti teşvik eder. Şifreli aşk mektupları gibidirler. Her şeyi mümkün kılarlar.”

O yüzden bu videoda sizlere yıllardır biriktirdiğim enteresan haritalardan bazılarını göstereceğim.  Önce modern oan bir haritadan başlayalım. En sona en eskisini sakladım.

Dünyanın en çok fotoğrafı çekilen yerleri

Dünyanın en çok fotoğrafı çekilen yerleri nereler olabilir bir fikriniz var mı?

Sarı olarak gördüğümüz bölgeler en çok fotoğrafı çekilen yerler. Bu interaktif bir harita. Dolayısıyla yaklaşıp uzaklaşabilir ve en çok fotoğraflanan kentleri görebiliriz. Bu haritanın ve diğer göstereceğim tüm haritaların kaynaklarını ve linklerini web sitemde bulabilirsiniz. İlk dikkatimi çeken şey güney yarımkürenin daha az fotoğraflandığı. Orada ilk 10’a giren tek kent Buenos Aires. Doğuda Japonya’da çok fotoğraf çekildiğini görüyoruz. Elinde fotoğraf makinesiyle çekim yapan Japon turist stereotipini destekleyen bir veri. Tabi asıl yoğun olan bölge Avrupa. İstanbul en çok fotoğraflanan kentler listesinde 5. sırada. 1. Sırada dünyanın en çok turist çeken ülkesi ABD’nin New York kenti var.

Papağanların doğal yaşam alanları

Az önce güney yarım kürenin kuzeye göre daha az fotoğraflandığını söylemiştim. Papağanların doğal yaşam alanları haritası bunu tersine çeviriyor. 

Gördüğünüz gibi papağanlar dünyanın kırmızı olan bölgelerinde yaşıyor. Yani tropik ve subtropik iklimlerde. En çok da Avustralya ve Güney Amerika’da. Bazı Karayip ve Pasifik adalarında endemik türleri de var. Yani sadece orada yaşayan papağanlar. Papağanlar kuşlar içinde beyinleri en gelişmiş olan gruptur. Bu yüzden bildiğiniz gibi sesleri teklit etme yetenekleri vardır.

Farelerin yaşamadığı yerler

Papağanlardan farklı olarak “fareler dünyanın her yerinde yaşarlar” diye biliriz değil mi? Ama onların yaşamadığı yerler de var.

Bu haritada onların yaşadığı alanları yine kırmızı alanlar olarak görebiliriz. Neredeyse dünyanın tamamında yaşıyorlar. Kuzey ve Güney Kutbu hariç. Zaten o bölgelerdeki doğal yaşam çok kısıtlı bir çeşitliliğe imkan veriyor. Peki Kanada’nın ortasındaki şu mavi alana ne demeli? Orası Alberta eyaleti ve Alberta’da fare yaşamıyor. Peki neden? Alberta’da ne oldu? 1950’de farelerin kökünü kurutmak üzere bir savaşa girişildi. Burada yaşayan 4 milyon kişi fareleri daha spesifisik olarak Norveç farelerini -ki aslında Çin asıllı kahverengi farelerdir bunlar- insanlığa karşı en yok edici düşmanlardan biri olarak ilan ederek onlarla amansız bir mücadeleye girişti. Bu mücadele sonucunda neredeyse Fransa büyüklüğündeki Alberta eyaleti 70 yıldır faresiz bir alan haline getirildi. 

1 Milyar nüfusa göre dünya

Dünyada yaklaşık 7 milyar insan yaşıyor. Eğer bunları 1’er milyarlık 7 eşit bölgeye ayırsaydık nasıl bir harita oluşurdu? Mesela dünyanın 7 kıtasına dengeli bir şekilde dağılırlar mıydı? Bir bakalım…

Afrika’da yaklaşık 1 milyar kişi yaşıyor. Avrupa ve ortadoğuda da toplam 1 milyar kişi var. Bundan sonra iş biraz karmaşıklaşıyor. Çünkü Asya’nın sadece şu bölgesinde 1 milyar kişi var. Sadece Hindistan’ın ve Çin’in bazı parçalarında da 1’er milyar insan var. Okyanusya adı verilen bu bölgedeki adalar ve kara parçalarında da nüfus 1 milyar. Etti mi 6 milyar? Geriye kalan 1 milyar kişi Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya dağılmış ferah ferah yaşıyorlar. Benim yorumum şu. Bu bölgelerde eskiden de insanlar yaşıyordu ama modern toplumlar tarafından yapılan keşiflerle en son bu bölgeler bulundu ve göç edildi. Yine de insanlık Asya, Afrika ve Avrupa gibi eski topraklardan ayrılma konusunda biraz daha hareketsiz kalmayı tercih ediyor. 

Dünyanın en kalabalık yuvarlağı

Dünya nüfus dağılımına dair en çarpıcı örneklerden biri de şu.

Burası dünyanın en kalabalık yuvarlağı. Bu yuvarlağın içindeki nüfus, dünyanın geri kalanından daha fazla. Bir kıyaslama yaparsak eğer bu yuvarlağın içinde yer alan Manila kentindeki nüfus yoğunluğu Grönland’a göre 1 milyon kat daha fazla. Eğer Myanmar (Burma)’daki Mongkhet kentine pergelinizi koyup 3300 km çapında bir daire çizerseniz dünyadaki tüm insanların yarısı o dairenin içinde kalır. Düşünebiliyor musunuz? Dünyanın yarısı en fazla 3300 km uzağınızda.

100 milyonun altındaki ülkeler haritadan silinseydi

Dünya gerçekten de çok kalabalık ama ülkeler bazında düşününce durum değişiyor. Mesela 7 küsür milyarlık dünyada 100 milyon nüfusun altındaki ülkeler haritadan silinseydi ne olurdu? 

Kırmızı alanlardan görebildiğimiz gibi ülkelerin büyük çoğunluğu yine o dünyanın en kalabalık yuvarlağının olduğu yerde kalırdı. 1 milyarlık bölgeler haritasında en az nüfus yoğunluğunun olduğu yerler olarak Kuzey ve Güney Amerika’yı görmüştük. Ama buradaki iki ülke Brezilya ve ABD yine de haritadan silinmiyor. Çünkü kalabalık da olsalar bu ülkelerin coğrafyası çok geniş. Bu haritada 80 milyon nüfusuyla Türkiye yok ama Bangladeş var ve bu oldukça dikkat çekici. Çünkü neredeyse Türkiye’nin altıda biri kadar küçük bir alanda, belki de Ege Bölgesi kadar bir alanda Türkiye’nin iki katı insan yaşıyor. 160 milyon kişi.

Dünyanın en çok kahve içilen ülkeleri

Dünyanın en çok kahve içilen ülkeleri hangisidir dersiniz? Burada da şaşırtıcı bir saptamam olacak.

Lacivert renkli ülkeler en çok kahve içenler. İzlanda ve İskandinav ülkeleri başı çekiyor. Finlandiya kişi başı 9.6 kg ile bir numarada. 1 kişinin 1 yılda içtiği kahveyi tek seferde taşıması bile zor. Sonrasında koyu ve açık mavi ülkeler geliyor. Avrupa’nın çoğu, Kuzey Amerika ülkeleri orta ve üst seviyede kahve tüketimine sahip ülkeler. Benim dikkatimi çeken şey Türkiye’nin en az kahve tüketen ülkelerden biri olması. İlk 50’de bile yokuz. 

Oysa kahve kelimesinin diğer dillerdeki karşılığı haritasını inceleyince dikkatimiz çeken şey ne? Tüm Avrupa’da neredeyse aynı şekilde söylenyior oluşu. Her ne kadar kahve kelimesinin kökeni Arapça “kahva” sözünden gelse de onun Avrupa’da bu isimle yaygınlaşmasını sağlayan unsur Osmanlılardı. Biz ne ara kahve içmekten vazgeçtik merak ediyorum doğrusu. Belki de ondan çok daha sonra 20. Yüzyılın başında ülkemize gelen çay yüzünden herşey değişmiş olabilir. Çünkü yılda kişi başı 5.8 kg ile dünyada en çok çay tüketen ülke Türkiye. Kahve haritasında dikkatimi çeken bir başka şey de Yemen. Bizde türküsü bile vardır: Kahve Yemen’den gelir. Ancak bu haritada etrafındaki diğer ülkeler yeşil olmasına rağmen sadece Yemen sarı olarak kalmış. Yani dünyanın en az kahve tüketen ülkelerinden biri. Kafe Mocha derken kullandığımız Mocha kelimesi bile bir Yemen limanı olan Mocha’dan gelirken listede bu kadar geride kalması enteresan. Tüm dünya Mocha içeriken Mocha kentindekiler ne içiyor acaba?

Dünyanın en çok çöp üreten ülkeleri 

Tüketim haritasının doğal bir sonucu çöp üretim haritası olmalı diye düşünerek şimdi de dünyanın en çok çöp üreten, daha doğrusu tehlikeli çöp üreten ülkeleri haritasına bir bakalım. 

Bu konuda Rusya başı çekiyor. Tehlikeli sıfatının anlamı şu: insan sağlığına ve çevreye potansiyel olarak önemli ölçüde zarar verme riski taşıyan çöpler. Rusya’dan sonra üretim konusunda rekabetçi ülkeler geliyor: ABD, Çin, Brezilya, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri. Hatta orta doğudaki Arap ülkeleri bile bu tür çöplerin üretiminde koyu renkli olarak yer almış. Türkiye en az tehlikeli çöp üreten ülkeler arasında gözüküyor.

Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulamaları

Bu videoyu bir arkadaşınıza göndermek isteseydiniz hangi uygulamayı kullanırdınız?

Büyük bir ihtimalle WhatsApp uygulamasını. Bu haritada parlak yeşil olan bölgelerde en çok kullanılan mesajlaşma uygulaması WhatsApp. Ama başka uygulamalar da var. WhatsApp’ın sahibi Facebook bir Amerikan şirketi olsa da Amerika, Kanada ve Avustralya’da en çok Messenger uygulaması kullanılıyor. Dünya nüfusunun yarısının yaşadığı yuvarlakta durum iyice karııyor. Çin’de kendi mesajlaşma uygulamaları WeChat en yaygını. Etrafındaki ülkelerde Messenger ve WhatsApp’a ek olarak Viber kullanan da var, Line kullanan da. Peki yaklaşık 1 milyar kişinin yaşadığı şu adalardaki siyah bölgedekiler nasıl haberleşiyor dersiniz? Blackberry Messenger ile.

Dünyanın en mutlu insanları

Gelelim en tartışmaya açık haritalardan birine. Dünyanın en mutlu insanları nerede yaşıyor? 

Mutluluk gibi ölçülmesi zor olan bir konu bile araştırmacılar tarafından sürekli inceleniyor ve sonuçlar böyle bir haritada toplanıyor. Size gösterdiğim veriler Birleşmiş Milletler tarafından yayımlandı. Buna göre son üç yıldır arka arkaya dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya olmuş. Hımm. Biz bu ülkeyi başka hangi listede bir numara olarak görmüştük? Dünyanın en çok kahve içen ülkesiydi. Acaba kahveyle mutluluk arasında bir ilişki olabilir mi? Bilimsel olarak son derece temelsiz bir saptama oldu bu, çünkü iki değişken arasındaki ilişki (yani korelasyon) nedensellik anlamına gelmez! Yine de bu listenin 79. Ülkesi olarak Türkiye’de sabah kahvaltılarında çay yerine kahve içilmesi önerisinde bulunmak istiyorum. Belki mutluluk endeksinde ne azından kendi yapabileceğimiz bir değişiklikle biraz daha üst sıralara çıkılabilir. 

Dünyanın en çok bahşiş verilen ülkeleri

Şu anda dünyayı gezmek pek mümkün değil ama ileride böyle bir şansınız olursa dünya bahşiş haritası aklınızın bir köşesinde bulunsun.

Çünkü 17. Yüzyılda icat edilen bahşiş kavramı farklı coğrafyalarda farklı şekillerde uygulanıyor. Kırmızı renkli Kuzey Amerika ülkelerinde hizmet sektöründe çalışanlar için %15-20 civarında bir bahşiş beklentisi vardır. Hatta bazı restoranlar hesaba doğrudan bunu eklerler, yani opsiyonel bile değildir. Öte yandan mor renkli Japonya’da bahşiş verilmez. Hatta bahşiş vermeye kalkmak karşınızdaki kişi için onur kırıcı bir eylemdir. 

Soldan – sağdan akan trafik

Dünyayı gezerken dikkate almanız gerekn konulardan biri de trafiğin akış yönüdür. Bize hep sağdan git hep sağdan kaldırımın da sağından… diye öğretildi.

Ama dünyada trafiği soldan akan hiç de azımsanmayacak sayıda ülke var. Genelde bu ülkelerden ilk akla geleni İngiltere’dir. Zamanında onların etkisinde kalan Doğu Afrika ülkeleri ve Hindistan’da da hala trafik soldan akıyor. 1919’dan 1986’ya kadar toplam 34 ülke bu akışı soldan sağa çevirmiş. Hiçbir ülke tersini yapmamış. Böylesine büyük bir dönüşüme rağmen hala 65 ülkede trafik sağdan değil soldan akmaya devam ediyor. Birinin diğerine göre bir üstünlüğü var mı ya da bu akış yönünün kaynağı nedir tam olarak bilinmiyor. Ama insanların %90’ının sağ elini kullanmasıyla ilişkisi olabilir.

Dünyanın hız limitleri

Sağdan ya da soldan fark etmez, bsarım gaza diyorsanız bu harita size göre. Dünyanın hız limitleri haritası.

Burada ülkeler bile kendi içinde farklı uygulamalar yapıyor. Özellikle ABD’de eyaletlerin farklı uygulamaları var. En fazla saatte 105 km yapabileceğiniz yerler de var, saatte 140 km yapacağınız yerler de… Avustralya ve Kanada’da da eyaletlere göre hız limitleri değişiyor. Haritada sadece bir tane pembe ülke var. O ülkede hız limiti bulunmuyor. O ülke aynı zamanda dünyanın en iyi araba markalarından bazılarının da üreticisi olan Almanya.

Metrik sistem kullanan ülkeler

Şimdi daha da enteresan bir harita var sırada. Metrik sistem kullanan ülkeler.

Aslında metrik sistem kullanmayan ülkeler demek daha doğru olur. Çünkü sadece ABD, Liberya ve Myanmar kullanmıyor. 1790’da Fransa’da ortaya çıkan metrik sistem son derece makul bir ölçüm sistemi olarak tüm dünyada hızla yaygınlaşmışken Amerikalılar hala inçlerle, poundlarla uğraşıyorlar. Buna emperyal sistem deniyor. Normalde İngiliz İmparatorluğu tarafından ortaya çıkmış ama onlar bile terk edip metrik sisteme geçmişler. Onlarla savaşıp bağımsızlığını kazanan Amerikalılarsa kraliçenin ayak ölçüsü olan footla kısa mesafeleri ölçmeye devam ediyor. 

Adı Victoria olan yerler

Kraliçe demişken… Sıradaki haritamız adı Victoria olan yerleri gösteriyor.

Ne kadar olabilir ki diye düşünebilirsiniz ama kırmızı noktalardan da görebileceğiniz gibi yüzlerce yerleşim yerinin adı Victoria. 

Bu haritayı hazırlayan arkadaş sonradan Vitoria kelimesinin de aynı ismin bir türevi olduğunu fark edince bir de adında Vitoria olan yerleri çıkarmış. 

Ben de bu ikisini birleştirip genel bir harita haline getirdim. Gördüğünüz gibi bir kraliçenin adı kutuplar dahil tüm kıtalarda yaşatılmaya devam ediyor. Arılarla insan türü arasında bir bağlantı kurulabilir mi? 

TV’nin giriş yapma tarihi

Geçenlerde Dlive platformunda yaptığım haftalık canlı yayınlardan birinde dikkatimi çekmişti bu konu. TV’nin ülkelere giriş tarihini araştırdım bunun üzerine.

Çünkü sinema neredeyse icadıyla birlikte ta Osmanlılar döneminde ülkeye giriş yapmış. Ancak TV’nin ülkemize girişi 1960’ların sonunda olabilmiş. Oysa 1928’de ABD’de ilk yayın denemeleri başlamıştı. Haritada en koyu renkle gösterilen bölgeler 1939 öncesinde TV kullanmaya başlayan ilk ülkeler. Sarıyla gösterilen yerlere TV 2000’lerden sonra girebilmiş. 2000’lerden sonra biz internetle TV’nun sonu gelmeye başladı derken Tonga, Kiribati, Papua Yeni Gine gibi ülkelere yeni giriş yapmaya başlamış.

Denize kıyısı olmayan ülkeler

Dünyada denizlere ve okyanuslara kıyısı olmayan toplam 44 tane ülke var. Bu ülkelerden Kazakistan en büyüğü. İzleyicilerimden önemli bir kısmının yaşadığı Azerbaycan da bu ülkeler arasında sayılıyor. Her ne kadar başkent Bakü başta olmak üzere ülkenin doğusunun Hazar Denizi’ne kıyısı olsa ve Hazar Denizi de dünyanın en büyük iç denizi olsa da teknik olarak bu listede yer alıyor. Peki mor olan ülkeler ne biliyor musunuz? Onların etrafındaki ülkelerin bile denize kıyısı yok. Bu şekilde olan yani duble denize kıyısı olmayan iki ülke var dünyada: Özbekistan ve Lihtenştayn.

Dünyanın ilk modern atlası (Piri Reis Haritası)

Bu kadar dünya haritası gösterdim size. Peki dünyanın bugünkü gösterimine en yakın ilk haritasını görmek ister misiniz?

Dünyanın ilk modern atlasıyla tanışın. Theatrum Orbis Terrarum. Dünya küresi tiyatrosu anlamına geliyor. Aslında Piri Reis’in haritası bundan daha eski ve oldukça da detaylı ama tüm dünyayı göstermediği için bu harita dünyanın ilk atlası olarak kabul ediliyor. 1570 yılında bu ve dünyanın farklı yerlerini gösteren toplam 53 harita şeklinde basılmış. Yine de haritaya dikkatli bir şekilde bakarsanız eksik olan bazı bölgeleri fark edeceksiniz. Bunların hangi bölgeler olduğunu keşfetmeyi size bırakıyorum. Bulduklarınızı yorum olarak paylaşabilirsiniz. 

Benim bu haritayla dikkatimi çeken şeyse şu: Dakikalardır dünyanın çeşit çeşit haritasını gördük. Ama daha 500 yıl önce dünyanın genel bir haritası bile yoktu. Sadece 450 yıldır içinde yaşadığımız gezegeni kaba saba da olsa resmetmeye başlamışız. Onunla tanışmak için ne kadar da kısa bir süre öyle değil mi?

 

“Dünyanın en ilginç haritaları” için 32 yanıt

Merhaba ben Türkmenistan dan katiliyorum. Gösterdiğiniz haritalarin resimlerini nereden idirebilirim. Teşekkürler.

Abi Piri Reis’in Haritasındaki eksik yerlerden biri Okyanusya olabilir mi? Grönland da eksik gibi geldi ya da birleşik.

Ellerinize sağlık Barış Abi
Benim de haritalara karşı bir ilgim var.
Kanalınızı “Dünya Düzdür” videosuyla tanıdım.
Önce dedim ki “Yine biri kendini rezil edecek😁
Ama sonra anladım gerçekten yararlı bilgi veren bir kanalsınız.
İnşallah 10 milyon aboneleri de görürüz…

haritada Japonya ve Avudtralya gibi ülkelerin olmaması nedenide haritanın 1570 basılması oysa japonya nın ilk başka ülkeler tarafından keşfedilmesi 1854 yılında ve Avustralyanında 1606 yılında keşfedilmiştir yani haritanın bana göre ilginç yanı bu

Zeng He’nin çizdiği dünya haritaları

Çin, 1400’lerde, dünyanın en gelişmiş ekonomisine sahipti. Ming Hanedanı’nın 3’üncü İmparatoru Yongle büyük bir filo hazırlattı ve başına da Müslüman Amiral Zeng He’yi getirdi. Zeng He kumandasındaki Çin filosu, çoğu Afrika kıtasına olmak üzere, dünyanın her tarafına seferler yaptı. Bu seferler 30 yıl kadar sürdü. Ünlü İngiliz Deniz Tarihçisi Gavin Menzies 1421 adlı kitabında Çinlilerin bu seferler sırasında Kristof Kolomb’dan 70 yıl kadar önce Amerika kıtasını keşfettiklerini anlatıyor. 1424’de Yongle öldükten sonra dünyaya açılma düşüncesi kaybolmaya başladı. Bu seferler sonunda Çinliler, gelen raporlardan dünyanın geri kalanının kendilerinden çok geride olduğu ve dünyaya açılmanın iyi bir fikir olmadığı sonucuna vararak dünyaya kapanmaya karar verdiler. Oysa Avrupalılar (İspanya, Portekiz, İngiltere başta olmak üzere) 15’inci yüzyılın sonlarına doğru coğrafi keşiflere başladılar. Menzies’in iddiasına göre Avrupalılar bu keşiflerin Zeng He’nin çizdiği dünya haritalarından yararlanarak yaptılar

https://t24.com.tr/haber/mahfi-egilmez-15inci-yuzyilda-dunyanin-en-buyuk-ekonomisi-olan-cin-nasil-geri-dustu-ve-tekrar-toparlandi,709106

Fatih diğer ülkelerin haritasını detaylı öğrenmek için “en iyi harita çizimi” tarzı katılanların kendi ülkelerini haritaladığı müthiş yöntem. Zamanın varsa araştırmanı tavsiye ederim.

Şahsen sizi izleyen akranlarımla birlikte izleyici kitlesinin çoğunluğu oluşturduğumuzu düşünüyorum. Ve eminim ki benim gibi gerek sınavlar olsun gerek de kitap okumak olsun bizi “hızlı okumaya” teşvik ediyor. Bu konuyla ilgili sağlıklı bir içerik bulamadım veya ben güvenemedim. Araştırmacı ve sorgulamacı özelliklerinizin hayranıyım. Lütfen bize harika bir yemek daha pişirin. Teşekkürler…

Haritalar evvela insanın görsel zihin dünyasının kağıda aktarılması ve resmedilmesidir. Güzel paylaşımlarınız ve bilgi içerikli yayınlar ile bizleri zorlu pandemi sürecinde de beslemeye devam etmeniz bizim için birer güzellikler silsilesidir. Her şey için teşekkürler sayın ÖZCAN.

Coğrafi Bilgi Sistemleri bölümü okumaya yeni başladım ve video gerçekten çok merak uyandırıcı ve heyecanlandırıcı teşekkürler barış abi başarılarının devamını dilerim.

Kahvenin bizden avrupa tarafına doğru geçmesi ile bizdeki kullanım azlığının sebebini belirtmek istiyorum. Okuduğum bir kitapta Osmanlı tarihinde içki gibi haram olduğu kesin olan meşrubatlar şeyhülislam tarafından doğrulanarak yasaklanırdı fakat kahve ve tütün yasağının getirilmesi halkın isteğine bırakılırdı. Tabi büyük bir istisna olan 4. Murad tütün ve kahveye olan düşmanlığıyla bu tür yasakları kesinleştirmiştir. Hatta ara sıra şeyhülislamın kitaplarını getirtip koklayarak tütün kullanıp kullanmadığını tespit etmeye çalışırmış. Yani özet olarak Osmanlı da kahve ve kahvehane konusu sürekli tartışılarak ilerlemiştir. Bu da sert bir hünkarın sorumlu olduğu halkı korkutmuş olabileceği düşüncesini aklına getirebiliyor. İyi çalışmalar.

Barış hocam merhaba, size yazmak çok uzun zamandır aklımdaydı fakat nasıl ulaşırım veya diyeceklerim ne kadar etkileyicidir bilemediğimden çok uzun zamandır da yazmıyordum.
Tesadüflere ne kadar inanırsınız bilmiyorum fakat yaklaşık 4 yıl önce garip bir tesadüfle sizin kanalınızı keşfettim. O zaman da fotoğrafçılığa merakım vardı ve kanalda olan içeriklerle daha da arttı. O senelerde uçak mühendisi olmak istiyordum ve uzayla, teknolojiyle ilgili içerikleriniz gerçekten beni içerisine çekiyordu. Sonraki senelerde de videolarınızı düzenli tempoyla izlemeye devam ettim. Felsefe olsun sanat olsun bunlara zaten ilgim vardı, videolarla daha da pekişti. Sanki birisi benim için içerik üretiyormuş gibi geliyordu. Verimli çalışma konusunda sınav seneme kadar belki de gösterdiğiniz tüm teknikleri denedim. Kendime uydurabildiklerimi birleştirip sınav senemi de öyle geçirdim. Şu an yapay zeka mühendisliği bölümünde hazırlık okuyorum ve galiba beni buraya getiren en büyük etkenlerden ikisi de siz ve içerikleriniz oldu.
Aslına bakarsanız işin bana en ilginç gelen kısmı ise benim de ismimin Barış olması ve 23 Temmuz’da doğmuş olmam.
Belki de bu sebeple bu kadar etkilendim ama tam karar veremiyorum.
Bu kadar tesadüf nasıl gerçekleşti bilmiyorum fakat benim çokça şaşırdığım bir durumdu bu. Bu tarihte doğup ismi Barış olan belki binlerce insan vardır ama bu kadar benzer bir insana denk gelmek beni çok şaşırtmıştı, hâlâ da şaşırtır.
Bunu bir yerden söylemek istiyordum orası da burası oldu. İçerikleriniz için çok teşekkürler.

Merhaba Barış bey
Ben Milad Afganistandan
Bi süredir sizi youtube üzerinden takip ediyorum , ve gerçekten faydalanıyorum. Videolarınız bize çok cazip geldi. Afganistandan biri isen türkçeyi nasıl biliyorsun derseniz , ben okulda öğrenmişim.
Sizden bi isteğim var , eğer Afganistanda biz böyle bi şey yapmayı düşünsek, yani sizin yaptığınız gibi kendi halkımıza da böyle bi şeyi sunmayı düşünsek bize yardımcı olur musunuz 🤔
Yani sizin idealarınızı kullansak ve onları farsça olarak yapsak . Siz ne dersiniz Barış bey ?
Çünkü ben inanıyorum ki bizim de halkımız böyle şeylere çok çok ihtiyacı var.
Yardımlarınızı bekliyoruz Sayın Barış Bey.
SAYGILARLA

Cidden çok iyi bilgiler veriosun abi senden baya bilgi kaptım çok araştırmacı bir yapım var bu yüzden bana daha fazla bilgi vermeni isterim açıkçası e-posta yoluyla bilgi verirsen çok mutlu olurum bize kattığın her şey için teşekkürler.

Kimsenin yorum yapmamısna üzüldüm.Sanırım internet sitesine çok fazla bakan olmuyor.Her zamanki gibi çok iyi bir videoydu

videolarını izliyorum abi bence bircok kisiye birseyler katıyorsun yorumumu görürsen herhangi bir palatformdan seninle konusmak isterim .

Barış abi haritalar çok güzeldi hepsini teker teker inceledim. Gerçekten hem çok güzel bir video hem de çok güzel bir yazısı olmuş. Abi ayrıca Premier pro videolarını yenilemeyi düşünüyor musun? Çünkü bende bir ara video montajlamayı öğrenmek istiyorum da.

Her ne kadar ”Babannda mı haritacıydııııı beaaaaa” diye şaşkınlığımı dile getirmek istesemde yaşıt olmadığımız için saygı sevgi çerçevesi içerisinde ” Gerçekten harika olmuş, şaşkınlıkla bir o kadar da öğrenerek yine neler öğrendik neler” diyorum :)) Abi gerçekten çılgınsın. bu içeriği kalın kapaklı bir harita kitabı haline getirmelisin bence abi. bunca emek bunca detay videoda oldugu kadar bir kitap da olmayı hak ediyor. Dış kapağa ” Kılcal damarlarınızın haritasından sağdan git hep sağdan haritalarına – Yarım saati elli kuruş internet cafe haritalarından kıymalı kolll böreği yoğunluk haritalarına ” yazarsan sadece ama sadece insanlar merakından dahi saldırır kitaba 🙂 emeğine saglık

CBS sektöründeyim. Verdiğiniz bilgiler o kadar güzel ki. Durup durup incelemekten kendimi alıkoyamıyorum.
Derin bilgeliğinizle, araştırmalarınızla yolumuzu aydınlattığınız kesin.
Devamını tüm içtenliğimle dilerim Barış Bey.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.