Kategoriler
Eğitim Verimlilik

Evden öğrenme ve çalışmayı kolaylaştıran 18 uygulama

Evden çalışmayı ve evden öğrenmeyi mecburen öğrendiğimiz günlerdeyiz. Bu mecburiyete iyi yönünden bakarsak bu dönemde çok güzel yeni şeyler keşfedebiliriz. Sizlere daha önce çeşitli filmler ve web siteleri önerdiğim videolar hazırlamıştım. Bu videoda da işinizi kolaylaştıracak mobil uygulamalar önereceğim. 

Sosyal olanlarından başlayalım. Yeri gelmişken “sosyal mesafe” ifadesini fiziksel mesafeye dönüştürmek lazım çünkü bizler sosyal canlılarız. Evden çalışırken, evden öğrenirken de sosyalleşmemizi kolaylaştıracak olan uygulamalar en popüler olanları.

Uzaktan eğitim ve toplantılar için tercih edilen Zoom uygulaması daha 1 ay önce 10 milyon kişi tarafından kullanılırken izole günler başladıktan sonra bu sayı 200 milyon kişiye çıktı. Bizim evde de ilkokula giden oğlum kendi sınıfıyla bu uygulamayı kullanarak ders yapıyor. Kullanımı oldukça pratik ve belli bir süreye kadar da ücretsiz olduğu için hızla yaygınlaşıyor. Fakat bir uyarı yapayım, son dönemde bazı güvenlik açıkları bulundu ve SpaceX gibi toplantılarında bu uygulamayı kullanan bazı şirketler tarafından yasaklandı. 

O yüzden size bir alternatif daha önereceğim: Whereby. İnternet güvenliği ve mahremiyet gibi konularda başka bölgelere göre daha duyarlı olan Avrupa kökenli Norveç merkezli bir uygulama. Size sanal bir oda oluşturuyor.  Dolayısıyla sadece bu odanın linkini paylaşmanız yeterli. Gönderdiğiniz kişi linke tıklayıp kapınızı çalıyor. İçeri alırsanız sizinle sınırsız olarak görüntülü görüşme yapabiliyor. Bu odanızda aynı anda ücretsiz ve sınırsız olarak 4 kişiyi ağırlayabiliyorsunuz. Ücretli versiyonlarında başka odalar, sınıflar açıp 50 kişiye kadar toplanabiliyorsunuz.

Amacınız toplantı ya da ders yapmak değil de sadece başka biriyle görüşmekse Google Duo uygulamasını tavsiye ederim. Son dönemde giderek yaygınlaşan platform bağımsız bir görüşme yöntemi bu. Benim kullandığım Galaxy S20’lerde telefon uygulamasıyla entegre çalışıyor. Telefon rehberinde Duo yüklü olan kişileri doğrudan arayabiliyorsunuz. Bu uygulamanın görüntü ve ses kalitesi de oldukça tatmin edici. Eskiden WhatsApp kullanarak aradığım aile ve arkadaşlarımı artık bu uygulamayla arayıp görüşüyorum.

Evden çalışmayı simüle edelim. İşin sosyal bir katmanı var dedik ve toplantılarımızda ya da derslerimizde Zoom ya da Whereby kullandık. Normalde fiziksel toplantı ve derslerde ne yaparız? Not tutarız değil mi? Evden çalışırken de bu böyle. Benim için fiziksel kağıt ve kalem hala vazgeçilmez. Masamın üstünde not almaya hazır durumda sürekli bekler. Artık kalemin esnekliğini dijital ortamda da bize sunan çözümler var. Hızlı notlar için ben telefonumdaki Samsung Notes uygulamasını kullanıyorum. Birisiyle görüşürken bir kitaptan bahsetti, hemen telefonuma yazıyorum. Online eğitim alırken ki hala katıldığım online eğitimler var, notlarımı telefon ya da tabletime yazarak hızlıca geçiriyorum. Çünkü kalem kullanmak beynime egzersiz yaptırmak gibi geliyor.

Elle yazılan notların böyle bir güzelliği olmakla beraber yine de toplantı ya da ders bittikten sonra onları temize çekmek gerekiyor. Bunun için yıllardır en az 15-20 tane farklı uygulama denemişimdir. Fakat geçen yıl keşfettiğim yeni bir tanesini gerçekten çok beğeniyorum: Notion. Evernote gibi gelişmiş not platformlarını denediyseniz bence ondan bile daha başarılı bir uygulama bu. Özellikle öğrenci arkadaşlarıma tavsiye ederim. En basitinden bir açma/kapama düğmesi var ki sadece o bile hafıza ve öğrenme tekniklerini kullanmanızı kolaylaştırıyor. Bir konuyu öğrenmeye çalışırken aklınıza gelen soruları bu şekilde yazıp, cevaplarını ve açıklamalarını da açılır/kapanır düğmenin altına saklarsanız, yapacağınız tekrarlarda cevapları önce zihninizden vermeye çalışıp sonra da bu düğmeyle açıp kontrol edebilirsiniz. Bu uygulama içerisinde esnek veritabanları ya da şablonlar da oluşturulabiliyor. Dolayısıyla kendinize uygun güçlü bir not alma sistemi kurgulayabiliyorsunuz. Başkalarının yaptığı şablonlardan esinlenebiliyorsunuz. En güzeli de aldığınız notlara hem tablet ya da telefonunuzdan hem de bilgisayarınızdan ulaşabiliyorsunuz.

Notlarımızı da temize çekip organize ettiğimize göre artık çalışmaya başlayabiliriz. Odaklanmak için sizlere Pomodoro tekniğini anlatmıştım. Hatta 1 saatlik canlı örneğini de göstermiştim. Şimdi bunu oyunlaştıran bir uygulamayı önereceğim: Forest. Sizin odaklanmanıza yardımcı oluyor. Pomodor tekniğine uygun 25 dakika ya da sizin belirleyeceğiniz bir süre boyunca cep telefonunuzda bir geri sayım başlatıyor. Oyunlaştırma kısmı ise şöyle. O sırada sanki toprağa bir fide ekmişsiniz gibi davranıyor. Eğer sayacı başlattıktan sonra telefonda başka işler yaparsanız ektiğiniz fidan kuruyor. Sonuna kadar sebat edip odaklandığınız işi yaparsanız ağaca dönüşüyor. Bu şekilde her gün sanala ağaçlar dikerek kendinize sanal bir orman yapıyorsunuz. Orman sanal ama odaklandığınız zaman beyninizde oluşan bağlantılar gerçek. Bunu merak edenler öğrenmeyi öğrenme hakkında hazırladığım video serisine göz atabilirler. Bu uygulamayı illa çalışırken kullanmak zorunda değilsiniz. Ailenizle yemek yerken ya da vakit geçirirken bile “önümüzdeki 20 dakika boyunca tüm dikkatimle sendeyim” deyip bir fidan dikebilir ve o müddet boyunca telefonunuzu sadece bu iş için kullanabilirsiniz. Nasıl fikir?

Çalışırken internetten araştırma yapanlar için daha önce de önerdiğim Pocket uygulamasını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Beğendiğiniz siteleri, makaleleri favorilere eklemek yerine bu uygulama yardımıyla cebe atabilirsiniz. Favorilere göre faydası ne? Size sadece daha iyi bir organizasyon sunmakla kalmıyor, aynı zamanda makalelerin tipografisini daha okunaklı, sayfanın tasarımını daha minimalist ve sade hale getiriyor. Kısaca okuma deneyiminizi güçlendiriyor. Bu arada ben bazı sayfaları az önce gösterdiğim Notion not alma uygulamasına da atıyorum. Onun da buna benzer bir özelliği var.

Fiziksel bir kitap okurken önemli kısımları görünce ne yapıyorum biliyor musunuz? Onları tarıyorum. Eskiden olduğu gibi o büyük tarayıcılara pek de ihtiyaç kalmadı artık. Şimdiye kadar denediğim uygulamalar içerisinde en memnun kaldığım Adobe Scan oldu. Dijital belge formatı PDF’i ve Acrobat yazılımını geliştiren Adobe, bu tarama uygulamasında yapay zekanın da yardımıyla fotoğrafını çektiğiniz belgeleri temizliyor, içindeki yazıları tanımlıyor yani OCR işleminden geçiriyor ve PDF belgesine dönüştürüyor. Çok sayfalı belgeleri tararken normal bir tarayıcıdan çok daha hızlı ve verimli ilerleyebiliyorsunuz. Evden çalışanlar için çok kullanışlı bir uygulama.

Bu belgeleri daha okunaklı görüntülemek ve üzerine notlar almak için büyük ekranlı tablet cihazlar daha uygun olacaktır. Eğer böyle bir cihazınız varsa Autodesk Sketchbook uygulamasını yüklemenizi tavsiye ederim. Film endüstrisinde ve mimaride kullanılan 3 boyutlu uygulamaların üreticisinden gelen bu ücretsiz yazılımın çok güçlü çizim araçları var. Kullanmak için profesyonel bir tasarımcı ya da sanatçı olmanız gerekmiyor. İçinizde çizim tutkusu olması yeterli. Dediğim gibi ben kalemimle çiziktirerek düşündüğüm için bu videoları hazırlarken bile bir yandan oraya anlamlı anlamsız şeyler çiziyorum. Dijital olduğu için kağıt israfı da olmuyor. Öğrenciler için yaratıcı becerilerini geliştirebilecekleri oldukça güçlü bir ortam sağlıyor.

Kullandığım Galaxy S6 tablet cihazıyla ilgili bu videonun sponsoru olan Samsung’un 31 Mayıs’a kadar geçerli özel bir kampanyası var. Bu tarihe kadar Samsung Galaxy tabletlerden herhangi birini alırsanız 3 aylık Okulistik paketi hediye ediliyor. Okulistik bir uzaktan eğitim uygulaması. İçerisinde videolu konu anlatımları, çözümlü sorular, konu testleri ve sınavlar var. Bunun dışında Samsung Online Mağaza’ya k12.tr ya da edu.tr e-posta adresiyle giriş yapanlara özel, tüm Galaxy tabletler ve giyilebilir cihazlarda geçerli %10 indirim fırsatı sunuluyor. Tüm bunlardan faydalanmak için açıklamalar bölümünde paylaştığım linkleri kullanabilirsiniz.

Evde öğrenen minikleri de unutmamak lazım. Hızlı panel’deki Samsung Kids‘e dokunduğunuzda telefon çocukların dijital dünyaya sağlıklı bir ilk adım atmasını kolaylaştıracak şekle bürünüyor. Onların kontrollü bir şekilde sağlıklı dijital alışkanlıklar kazanmasına yardımcı oluyor. Çocukları hem eğlendirmek hem de öğrenmeye ve gelişmeye teşvik etmek için aile dostu etkinliklerin yer aldığı bu uygulamayı kullanabilirsiniz.

Dijital dünyada kağıdın alternatifi olduğu gibi tahtanın da alternatifi var. Hatta beyaz tahta uygulamaları diye koskoca bir kategori var. Açıkcası bir öğrenci olmadığım ve fiziksel beyaz ve siyah tahta kullandığım için bu kategori hakkında diğerleri kadar derinlemesine bilgi sahibi değilim. Kısa bir inceleme sonucunda bulduğum en iyi uygulama Explain Everything oldu. Bunu beğenme sebebim sadece tahtaya çizer gibi kullanabilmeniz değil. Çünkü onu normal not uygulamasından ya da Sketchbook gibi çizim uygulamalarından da yapabilirsiniz. Burada yaptığınız çizimleri seslendirmek ve bir video haline getirebilmek de mümkün. Dolayısıyla öğrencilerine uzaktan bir konuyu anlatmak isteyen öğretmenler kullanabilir. İş dünyasında datoplantılarda beyaz tahta tercih edilebiliyor o yüzden çalışanların da işine yarayabilir.

Sırada çok uzun süredir ara ara kullandığım bir uygulama var: zihin haritası uygulaması: Mindmaster. Aklınızdaki fikirleri yapısal diyagramlara dönüştürüyor. Bir konuyu öğrenirken ya da açıklarken sık sık dallanıp budaklanan çizimler yaparız ya. İşte o konunun uzmanı bu uygulama. Beyin fırtınası yaparken, projeleri ya da görevleri yönetirken, hatta sunum yaparken kullanabilirsiniz.

Sunum konusu çok önemli. Zaten hepimiz evdeyiz. Evden çalışırken, öğrenirken niye sunum yapalım ki diye düşünmeyin. Öğrenciler için bir konuyu öğrenirken, çalışanlar için de bir fikri aktarırken etkili sunum yapabilmek çok büyük faydalar sağlar. Sunum deyince aklınıza sadece güzel tasarlanmış slaytlar gelmesin. Araştırdığınız, öğrendiğiniz konuyu öyle bir yazarsınız ki yeri gelir o bile bir sunum olur. Bu bağlamda evden çalışanlar için en yaygın araç seti hiç şüphesiz Microsoft Office. Word, Excel ve PowerPoint gibi uygulamalardan oluşan bu yazılım ailesinin mobil versiyonu Galaxy tabletlerde yüklenmiş olarak geliyor. PowerPoint’i kullanarak öğrendiklerinizi ya da geliştirdiğiniz fikirleri bir sunuma dönüştürebilirsiniz. Bu sıralı bir sunum yapma yöntemi.

Alternatif bir sunum yapma yöntemi daha önereceğim: Prezi. Bu uygulamayla bir haritada dolaşır gibi içinde dolaşabildiğiniz sunumlar hazırlayabiliyorsunuz. 10 yıl önce hazırladığım tasarımla ilgili bir sunumu göstereyim size. Sanal bir sergi alanında duvardaki modern sanat eserinin detaylarına gizlemiştim ana başlıklarımı. Bunların içerisinde PowerPoint’te olduğu gibi belli bir sırayla dolaşabildiğiniz gibi, dilerseniz istediğiniz bir parçaya doğrudan gidebiliyorsunuz. Dolayısıyla sunum bittikten sonra soru soranlara cevap verirken anında sunumun ilgili kısmına atlayabiliyorsunuz. Bu uygulamayı Macaristan’da ilk çıktığı 2009’dan beri takip ediyorum. Sürekli geliştiriyorlar. En son video desteği de eklemişler. Evden öğrenmeyi ve çalışmayı kolaylaştıran çok iyi bir sunum alternatifine dönüştü.

Bütün bunlar sizin üretkenliğinize yardımcı olan mobil uygulamalar. Bunlardan verim alabilmek için zamanınızı yönetebilmeniz gerekiyor. Bu konuda da Rescue Time aracı imdadımıza yetişiyor. Bu araç sizin bilgisayarda, tablette ve telefonda neyi ne kadar yaptığınızı takip ediyor. Kendinize bir üretkenlik hedefi mi koydunuz? Kullandığınız uygulamalara ve girdiğiniz web sitelerine göre akıllı olarak size raporlar sunuyor. Bu hafta günde ortalama 3 saat yazı yazdın. Bu kadar yazma diyor. Biraz da oyun oyna…

Olur. Oynarız. Öyle bir oyun tavsiye edeceğim ki oynarken hafızanızı ve bilişsel yeteneklerinizi güçlendireceksiniz. Lumosity. Bu uygulamada günlük zihin egzersizleri var. Yaşınıza göre seviyesini giderek arttırıyor ve aynı yaş grubundaki diğer kişilerin performanslarıyla karşılaştırıyor. Evden öğrenirken ve çalışırken kullandığınız en önemli kaynaklarınız ne? Hafıza, dikkat, esneklik, düşünme hızı, problem çözebilme yetenekleri öyle değil mi? İşte bu kategorilerde bilim insanlarının tavsiye ettiği egzersizleri oyunlaştırarak bize sunuyor. Dili İngilizce ama görsel bir arabirimi olduğu için herkes rahatlıkla kullanabilir.

Sizlere tavsiye edeceğim son uygulama günlük alışkanlıklarınızı oluşturmanızı ve takip edebilmenizi kolaylaştıran bir günlük. Daylio. Bunun Türkçe desteği de var. O gün yaptığınız aktiviteleri ve nasıl hissettiğinizi iki tıkla girebiliyorsunuz. Acelesi olanlar için kolaylık sağlıyor. Acelesi olmayanlar için ben yine de klasik bir günlük tutmanın da faydalarını tekrar hatırlatmak isterim. İster mobil bir uygulama kullanın ya da isterseniz sadece başucunuza küçük bir defter ve kalem koyun. Gününüzün nasıl geçtiğini, bir cümleyle sizi en çok mutlu eden şeyi yazmayı ihmal etmeyin. Kendinizle baş başa geçireceğiniz 1 dakikayı çok görmeyin… 

“Evden öğrenme ve çalışmayı kolaylaştıran 18 uygulama” için 3 yanıt

Baris abi karantinada gunluk planin yani neler yaptigin hakkinda video ceke bilirmisin rica etsem?

Abi iyi günler , online kütüphaneler, kaynaklar hakkinda, bilgiyi öğrenmek ve içsellestirmek üzerine bi video yapabilir misin ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir