Kategoriler
Teknoloji

Kim bu Satoshi Nakamoto? Bitcoin’in gizemli mucidi

Bitcoin’i, dünyanın ilk kripto para birimini kim icat etti? Kendisine Satoshi Nakamoto diyen biri. 

Peki kim bu Satoshi Nakamoto? Nasıl oldu da çok kısa bir süre içerisinde böylesine devrimsel bir şeyi gerçekleştirebildi? Ve sonra neden birdenbire ortadan kayboldu? Neden 10 yıldan beri kendisinden haber alınamıyor? 

Dünyanın en parlak beyinlerinden biri, bir özgürlük mücadelesi verdi ve sonra yok oldu. Satoshi Nakamoto, kimliğini gizleyen bir çeşit süper kahraman gibi ama onun hikayesi bir film değil, gerçek. Üstelik artık yaptığımız her hareketin takip edilebildiği dijital bir dünyada onun yaptıkları herkesin gözü önünde gerçekleşti.

2008’de iki şey oldu: 1) Dünya çok büyük bir ekonomik krizle sarsıldı. 2) Satoshi Nakamoto adlı bir kişi “Bitcoin: Eşten Eşe Elektronik Nakit Sistemi” adlı bir whitepaper (teknik rapor) yayınladı. Tabi o zamanlar çok az kişinin bildiği/okuduğu bir metindi bu. 1 yıl sonra Nakamoto Bitcoin’in kaynak kodunu da paylaştı. Açık kaynağın gücüyle bu sistem önce yavaş sonra da büyük bir hızla tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı. 

Satoshi sadece dijital olarak varlık gösterdi. Az önceki belgenin yazarı olarak gördüğümüz Nakamoto’nun sadece e-posta adresini biliyoruz. Bunu kullanarak oluşturduğu sınırlı sayıdaki mesajlarda ya da forum gönderilerinde sadece teknik konulara odaklandı. Kendisi hakkındaki yegane kişisel bilgimiz bir web sitesinde tanımladığı şu profilde saklı. 2012 yılında arşivlenen bu sayfaya göre 37 yaşında (yani bugün itibariyle 46 yaşında), erkek ve Japon. Tabi internette sahte profil oluşturabilmek her şeyden daha kolay olduğu için bu bilgilerin doğruluğu oldukça şüpheli.

Yazdığı mesajlardan yola çıkarak İngilizce’sinin çok iyi olduğunu söyleyebilmek mümkün. Kullandığı “flat,” “maths,” “colour” gibi kelimeler ya da “bloody hard” gibi deyimlerden Birleşik Krallık’ta yani İngiltere’de kullanılan İngilizce’yi tercih ettiğini biliyoruz. Mesajlarında yakalanan bir başka ipucuysa noktadan sonra bıraktığı iki boşluk! Normalde bir boşluk bırakılır, ya da yanlış yazımlarda hiç boşluk bırakılmaz. Ama sürekli olarak iki boşluk bırakmak kayda değer bir farklılık ve kendi içinde bir tutarlılık. 

Bir başka ipucunu da yine bizzat kendisi, bilerek ve isteyerek bırakmış gibi gözüküyor. Bitcoin’in ilk bloğunun koduna bir bakın. Buna Genesis Block deniyor. Bildiğiniz gibi Bitcoin blok zinciri denilen bir sisteme dayalı. Blokları bir kitabın sayfalarına benzetebiliriz. İşte Bitcoin sürekli yazılarak genişleyen bir kitap olarak düşünülürse Genesis Block onun ilk sayfası diyebiliriz. O ilk sayfadaki kodun içinde gizlenmiş olan şu cümleye bakın. Bu bir İngiliz gazetesinin manşeti: Şansölye, bankalar için ikinci kurtarma paketinin eşiğinde. Böyle bir cümleyi ilk koda yerleştirerek bankacılık sistemi hakkındaki düşüncelerinin de bir ipucunu vermiş oluyor. Tabi bir yandan da bir gazete haberi olduğu için bu bir çeşit zaman damgası fonksiyonuna sahip. 

Bu durumda hem kodlamayı hem de finans sistemini iyi bilen biri olduğunu anlamak hiç de zor değil. Ama kim olduğunu bulabilmek bugüne kadar mümkün olamadı. Nakamoto’nun etkileşimleri elbette bazı dijital izler bıraktı. Ama onları inceleyen en güçlü analitik araçlar bile, kimliğine ait kesin bir kanıt bulamadı. Buna rağmen gazeteciler, akademisyenler ve bizim gibi meraklılar Bitcoin’in arkasındaki bu efsanevi kişinin kim olabileceği hakkında fikir yürütmekten geri kalmıyor. Son on yılda üretilen pek çok teoride özellikle birkaç kişinin ismi sürekli olarak geçiyor. 

Şimdi ben size o isimler hakkında bildiklerimizi anlatayım, siz hangisinin Nakamoto olabileceğine kendiniz karar verin.

Hal Finney

Tüm teori listelerinde en başta Hal Finney yer alıyor. Kendisi bir siberpunk. Dijital çağda gizlilik, özgürlük, merkeziyetçi olmayan yapılar ve finansal özerklik gibi konularda aktif bir mücadele içerisinde. Aynı zamanda Bitcoin’in ilk alıcısı. Az önce sözünü ettiğim whitepaper’ı ilk okuyanlardan ve önemini fark edenlerden biri. Bitcoin madenciliği kavramını teklif eden ve hatta Nakamoto’dan bir test olarak gönderilen ilk bitcoin işlemini alan kişi. Ayrıca Hal Finney, BitcoinTalk forumundaki ilk aşamalarda Bitcoin’in kodunu değiştirmede ve bug’larının ayıklanmasında Satoshi’ye yardımcı da oldu. Juola & Associates danışmanlığının analizine ve Nakamoto’nun yazılı iletişimlerinin stilometrik analitik çalışmasına göre, Finney’nin dilsel kullanımının Nakamoto’nunkiyle benzerlikler taşıdığı bulundu. Ancak  Hal Finney, Nakamoto olduğunu sürekli olarak reddetti. Dahası 2009’da ALS hastalığına yakalandı ve 2014’te bu nedenle hayatını kaybetti. Dolayısıyla bu teori eğer doğruysa Bitcoin’in mucidi şu anda hayatta değil. Doğru değilse Nakamoto’nun kimliğiyle ilgili bilgi sahibi olması en muhtemel isimlerden biri artık aramızda değil. 

Dorian Satoshi Nakamoto

2014 yılında Newsweek dergisi, Dorian Nakamoto adında bir Japon asıllı Amerikalı kişinin Satoshi olduğunu açıkladı. Bu kişi hakkındaki bulgular gerçekten de bir çok açıdan ilk bakışta tutarlı gözüküyor. Her şeyden önce gerçek adı Satoshi Nakamoto. Pomona’daki Cal Poly Üniversitesi’nde fizikçi olarak eğitim görmüş, savunma projelerinde sistem mühendisi olarak çalışmış ve sonra da teknoloji ve finansal bilgi hizmetleri şirketleri için bilgisayar mühendisliği yapmış. 

Newsweek makalesi Nakamoto’nun özgürlükçü eğilimlerini, Japon kökenini ve Hal Finney’den sadece iki blok ötedeki ev adresini kanıt olarak göstererek Bitcoin’in kurucusu olduğunu iddia etti. Evet doğru duydunuz, bir önceki adayımız Hal Finney ve Dorian Satoshi Nakamoto aynı mahallede oturuyor. Tabi bu durumda belki de Hal Finney’in bir şekilde kapıda adını gördüğü bir ismi kullanmış olduğu sonucuna da varabiliriz. Çünkü Nakamoto, en başından beri Bitcoin’le hiçbir ilgisinin olmadığını söylüyor.

Nick Szabo

2013’te bir araştırmacı stilometrik dil analizi kullanarak Satoshi Nakamoto’nun Macar asıllı Nick Szabo olduğunu iddia etti. Nick, Bitcoin’den çok daha önce 90’lı yıllardan beri merkezi olmayan dijital bir para birimi geliştirmeye çalışıyordu. Bit Gold adını verdiği sistemin Bitcoin’in öncüsü olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca hukuk eğitimi almış ve ekonomi konusunda da uzmanlığı bulunuyor. Kendisinin yazdığı bir mesajda verdiği Bitcoin adresinde isminin baş harfleri olan N ve S kullanılmış. Tersten okursak S ve N yani Satoshi Nakamoto takma adının baş harflerine dönüşüyor. Buna benzer başka dilsel kanıtlara, Satoshi olduğuna işaret eden sayısız araştırmaya ve geçmişteki iş deneyimi ve uzmanlığındaki önemli benzeşmelere rağmen, Nick Szabo sürekli olarak Bitcoin’in yaratıcısı olduğunu açıkça reddetti ve reddetmeye devam ediyor.

Craig Wright

Gelelim tüm potansiyel Satoshi’ler arasında belki de en farklı ve en tartışmalı olanına… 2016’da Craig Wright, kendisinin Satoshi Nakamoto olduğunu iddia etti ve doğal olarak tüm medyanın dikkatini çekti. Wright’ın blogunda yer alan bir kripto para birimi makalesi nedeniyle zaten bu yönde söylentiler vardı. Kendisi sadece 1 yıldan beri ortaya atılan bu iddiaların doğru olduğunu söylemiş oldu. 

Craig Steven Wright Avustralyalı bir bilgisayar mühendisi ve iş insanı. Avustralya’lıların İngilizcesiyle Birleşik Krallık İngilizcesi arasındaki benzerlik düşünüldüğünde dilsel kanıtların tutarlı olduğunu söyleyebiliriz.  Fakat Wright, Bitcoin’i başka hiç kimsenin erişemeyeceği, Nakamoto tarafından çıkarılan ilk blok olan Genesis bloğundan taşımak için anahtarlara erişimi olduğunu söylediğinde hikayesindeki tutarlılık da bozulmuş oldu. Bugüne kadar Wright, Genesis blok sözünü asla yerine getirmedi ve Nakamoto kimliğiyle olan ilişkisini doğrulayamadı. Bitcoin camiasında kendisinin gerçekten Nakamoto olduğuna inanan ve bunu ölesiye savunanlar da var, büyük bir düzenbaz olduğunu söyleyenler de…

Bu isimlerin dışında daha pek çok kişinin Satoshi Nakamoto olduğu yönünde iddialar var. Barely Sociable adlı bir YouTube kanalı geçen yıl çok ayrıntılı üç videoluk bir seri hazırlayarak bu kişinin Adam Back olduğunu iddia etti. Açıkcası oldukça güçlü kanıtların sunulduğu bu videoları izleyip de onun olmadığına inanmak epeyce güç. Kendisi İngiliz bir kriptografer ve yine bir siberpunk. Ancak Adam Back de bu iddiaları kesin olarak reddediyor.

SpaceX stajyerlerinden biri Elon Musk’ın Nakamoto olduğunu bile iddia etti. Elon Musk da diğer potansiyel adaylar da bu iddiaları hep reddettiler. 

Kim olduğu sorusunu şimdilik bir kenara bırakıp neden kimliğini gizli tutmaya çalıştığını ve sonra da ortadan kaybolduğu sorusunun cevabını arayalım. Ama önce bu videonun sponsoru Paribu’dan söz etmek istiyorum.

Paribu; hızlı, kolay ve güvenli kripto para işlem hizmetleri sunan bir platform. Kullanıcılar buradan Bitcoin dahil onlarca kripto para işlemi ve TL yatırma/çekme işlemleri gerçekleştirebiliyor. “Kolay Al/Sat” seçeneğiyle sadece miktar belirleyerek tek adımda kripto para işlemi yapılabiliyor. Paribu’da 10 TL’ye bile kripto para alabilmek mümkün. Ayrıca kullanıcılara 7 gün 24 saat destek hizmeti sağlanıyor. Verdiği bu tür finansal hizmetlerin yanı sıra beni etkileyen en önemli özellikleri sorumluluk aldıkları sosyal konular oldu. Yayınladıkları manifestoda “geleceği sadece beklemeyip, onu inşa edenlerden olmayı seçiyoruz” diyorlar. Gerçekten de öyle. Tıpkı hayat gibi alışkanlıklarımız da değişiyor. Her şey bu kadar hızlı yenilenir ve merkeziyetsizliğin özgür dünyasında kendisine bir yer bulurken bu konuda global standartları belirleyecek finansal servisler geliştiren Paribu bu dönüşümün güvenilir bir adresi olmak için şeffaflık ve doğruluk rotasından ayrılmayacağını belirtiyor.

Bitcoin’in çekirdek kodunu inceleyen bir uzman böyle bir kodu ya bir grup insanın ya da bir dahinin geliştirebileceğini söylemişti. Satoshi Nakamoto büyük bir ihtimalle bir grup değil bir dahi. Ancak biz şimdi Satoshi’nin kim olduğundan değil neden böyle davrandığından söz edelim. Bitcoin’in yaratıcısı neden kimliğini gizledi ve sonra da ortadan kayboldu? 

Bu gizemli kişi kripto para biriminin gelişiminin ilk aşamalarında yalnızca minimum etkileşimde bulunup kimliğini gizleyerek Bitcoin’i halka açık ve herkesin sahiplenebileceği ortak bir kavrama dönüştürdü.  Bir anlamda onun tarafsız ve lekesiz kalmasını sağladı. Bitcoin artık herkesin bildiği bir kavram. Herkesin büyük ilgisini çekiyor. Ama bu her zaman böyle değildi. Satoshi projeden ayrıldığında, Bitcoin token başına yaklaşık 1 dolar değerindeydi. 

Belki de Nakamoto’nun kendisi bile daha sonraları bu kadar büyüyeceğini ve ilgi göreceğini öngöremedi. Kendisinin yaklaşık 1 milyon Bitcoin’i olduğunu söylemiş miydim? 16 Nisan 2021’de bunları satsaydı 60 milyar dolar ederdi. Dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz, ama potansiyel olarak… Çünkü o Bitcoin cüzdanına hiç dokunmadı. Yani bu zenginliği hiç değerlendirmedi. Belki de o gerçekten de bir süper kahraman ve kapitalist bir çağda şimdiye kadar görülmemiş ahlaki bir dürüstlüğe sahip olan nadide bir birey. Ya da belki de sadece şifresini unuttu ve şimdi de bu tür videoları, haberleri, yazıları izleyip gülüyor ya da kahroluyor kendi kendine bir yerlerde… 🙂 

Her iki durumda da, bunu asla bilemeyeceğiz galiba. Kesin olan bir şey var: Bitcoin, gizemli yaratıcısından bağımsız olarak kendine ait bir yaşam gücü kazandı. Satoshi Nakamoto’nun kim olduğundan bağımsız olarak, Bitcoin yarınların finans dünyasını şekillendirmeye devam edecek. Belki de onu ortaya çıkartan kişinin kim olduğunu bilmemek en iyisi…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir