Kategoriler
Sanat

Kodlayarak nasıl sanat yapılır?

Modern sanattan hoşlanır mısınız? Yoksa size çok anlamsız mı gelir. Mesela şöyle bir resim gördüğünüzde ne düşünürsünüz?

Ben ne düşündüğümü hemen söyleyeyim: Sanatçı burada fırçasını korkusuzca tuvali üzerinde gezdirirken, tecimsel kaygılarının nesnelliğini yüzeye çıkartabilmek için devinimsel olarak vurgulamış.

Ne dediğimi ben de bilmiyorum 🙂 Bu tür eserlerin hikayesini bilmeden yorum yapmaya kalkan hemen herkes bu duruma düşebilir. Şimdi ben size bunun hikayesini biraz anlatayım bakalım ondan sonra hoşunuza gidecek mi? DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji

Japonlar bir asteroide ROBOT indirdi!

Şu anda neye mi bakıyoruz? Çok uzaklardan gelen bazı verilere. Simsiyah bir gecenin koynundan bize ulaşan bu veriler, bizi yüzyıllar öncesindeki fakir bir balıkçıdan Rock grubu Queen’e bağlayacak. Ama önce biz de o uzaklara bir mesaj gönderelim.

Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum

3 Aralık 2014’de Japonya’dan insansız bir uzay aracı yola çıktı. Hayabusa 2 adlı bu araç yaklaşık 1 yıl boyunca dünya yörüngesinde dönüp doğru zamanı bekledi. Aralık 2015’de hedefine doğru yöneldi. Hedefi bir asteroiddi: Ryugu adında yaklaşık 1 km çapında minik bir gezegen. Tam da Küçük Prens romanındaki B612 asteroidinin boyutlarında. DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji

Elon Musk şimdi de AY’a insan gönderiyor!

Aya geri dönüyoruz. 50 yıl sonra. Üstelik bu kez oraya gidecek kişiler astronot değil. Sıradan insanlar. Lafın gelişi sıradan. Geçtiğimiz Pazartesi günü, 17 Eylül 2018’de, Elon Musk aya gidecek ilk özel yolcuyu duyurdu. İlk Ay turistini. Japon girişimci Yusaku Maezawa. Adını ilk kez duyuyor olabilirsiniz ama ileride tarih kitaplarına geçecek bu isim. Bunu yapabilmek için kendisi 2023’te Space X’in Ay’a göndereceği BFR roketindeki tüm koltuk biletlerini satın almış. Geçen Pazartesi günü yaptıkları basın toplantısı canlı yayınında yanında kimleri götürmek istediğini de açıkladı. Bu kısmı çok önemli. O yüzden size konuyla ilgili bazı ayrıntıları vermem lazım. DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji

Ne zaman uçan arabalarımız olacak?

1632 yılında, Lodoslu bir havada Üsküdar Doğancılar’ın çimenlerinde piknik yapan bir aile, havadan kanatlarıyla süzülerek gelen bir kişiyi görür. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sine göre Ahmet Çelebi adlı bu kişi Galata Kulesi’nden havalanarak 3358 metre uçmuştur. Kişisel uçan araçlar kavramının ilk örneklerinden biri olan bu hikayeden 250 yıl kadar sonra uçaklar ve arabalar yaklaşık aynı dönemde hayatımıza girdi ve girdiğinden beri bu ikisinin karışımı bir araç hayal edilmeye başlandı: uçan araba! Otomobillerin toplu üretimini kolaylaştıran teknikleri uygulayan Henry Ford daha 1940 yılında şöyle bir kehanette bulundu: “Bu sözümü unutmayın. Araba ve uçak kombinasyonu yeni bir araç geliyor. Şimdi gülebilirsiniz ama mutlaka gelecek!” Hala gelmedi be Henry Ford. Ayrıca ilk uçan arabanın bu sözün söylenmesinden 6 yıl önce 1934’de yapıldığını düşünecek olursak çok da ileriyi görmeye gerek yok böyle bir kehanette bulunabilmek için. Ama bir türlü olmadı işte. DEVAMI ▷

Kategoriler
Teknoloji

Bu saat 10000 yıl çalışacak!

Bundan 4985 yıl sonra, 1 Ocak 07003 yılında dünya üzerindeki bir saat tam olarak şu melodiyi çalacak. Nereden mi biliyorum? Çok ilginç bir saat projesinden. Detaylarını anlatınca eminim siz de bana hak vereceksiniz. Şu anda dünyanın muhtemelen size uzak bir köşesinde bir dağın derinliklerine çok büyük bir saat yapılıyor. 60 metre yüksekliğinde. Ama bu saatin en büyük özelliği yüksekliği değil, gelecek 10000 yıl boyunca çalışacak olması. Üstelik bu bir çalar saat ve her seferinde başka bir melodi çalacak şekilde tasarlanmış. İşte size sanat, tasarım ve teknolojinin bir arada kullanıldığı dünyanın en ilginç fikirlerinden biri ve bu fikrin en az onun kadar ilginç hikayesi. DEVAMI ▷

Kategoriler
Felsefe

52 Mavi – Dünyanın En Yalnız Yaratığı

1989’da Pasifik Okyanusu’nda alışılmadık bir ses duyuldu.

ABD tarafından okyanusun çeşitli bölgelerine özel mikrofonlar döşenmişti, hidrofonlar. Sovyet denizaltılarının sesini duyabilmek için. Fakat soğuk savaş sona erdikten sonra artık bu mikrofonlar bilim insanları tarafından kullanılmaya başlamıştı. Gezegenimizin içinde başka bir gezegen gibi olan okyanusun derinliklerinden gelen seslere, özellikle de balinalardan gelenlere kulak veriliyordu.

İşte 1989’da duyulan o ses, bu mikrofonlar sayesinde tespit edildi. Ancak onu kaydeden kişi bu kez bir farklılık olduğunu hissetmişti. Teknik ölçümleri yaptıktan sonra bu fark kesinleşti. Sesin frekansı 52 Hertz idi. Oysa balinalar 15-25 Hertz aralığında ses çıkartır. Sonraki yıllarda yapılan ölçümlerde aynı ses defalarca duyulup kaydedildi ve anlaşıldı ki bu ses tek bir kaynaktan geliyor. Tek bir balinadan. Tahminen bir fin balinası ya da mavi balinadan. Belki de ikisinin karışımı hibrit bir tür. Bilim insanları çıkardığı sesin frekansının 52 Hertz olmasından ötürü ona “52 Mavi” adını verdiler. Bazıları da bu frekansta ses çıkaran başka hiç bir balina olmadığı için ona “dünyanın en yalnız balinası” dediler. DEVAMI ▷