Kategoriler
Teknoloji

ÇİN neden uzaya YAPAY AY gönderecek?

Dünyanın en karanlık köşelerine, ısı ve ışığı götürebildiğinizi hayal edin. Yılın her dönemi mahsul aldığınızı, açlığın bittiğini hayal edin. Geceleri gökyüzünde bir elmas gibi parlayan ikinci bir Ay hayal edin.

Filmlerdeki gibi konuştum değil mi? Aslında geçenlerde Çin’de buna benzer bir konuşma gerçekten yapıldı. Uzaya yapay bir ay göndermek istiyorlarmış. Chengdu kentinin geceleri daha iyi aydınlatılabilmesi ve enerji tasarrufu sağlanabilmesi için düşünülmüş bu proje. Maalesef Batı medyasında yayımlanan haberlerde fazla bir ayrıntı bulamıyorsunuz. Çünkü Çin pek çok konuda olduğu gibi biraz ketum davranmış ve bu konuda da detaylı bir açıklama yapmamış. Ben bu haberlerin çıkış kaynağını araştırdım ve Çin’in en büyük gazetesinde yayımlanan şu haberi buldum. Bir arkadaşın çevirisi yardımıyla özet olarak şunları açıklamışlar:

  • Proje bir araştırma enstitüsü (Chengdu Aerospace Science and Technology Microelectronics System Research Institute Co., Ltd.) tarafından geliştirilmiş.
  • “Yapay ay” dedikleri şey bu projenin havalı adı. Gerçekte alçak yörüngede dolaşan büyük bir ayna şeklinde bir uydu.
  • 2020’de ilk uydu gönderilecek.
  • Başarılı olursa 2022’ye kadar uydu sayısı üçe çıkartılacak.
  • 500 km üstümüzdeki bir yörüngeye yerleşecek. Yani ISS’nin 100 km daha üstündeki bir yörüngede dolaşacak.
  • Gece ay ışığı gibi aydınlatacak diyoruz ama gece boyunca değil. Gün doğumundan önce ve gün batımından sonra belli bir süre işe yarayacak.
  • 3600 km karelik bir alan aydınlatılacak. (Bu kısımda bir hesap yanlışı var gibi? Tabi gönderecekleri aynanın büyüklüğünü bilemediğimiz için sağlıklı bir yorum yapamıyorum)
  • Maksimum parlaklığa eriştiğinde Ay’dan 8 kat daha parlak olacak.
  • Yılda 200 milyon dolar tasarruf sağlanacağı hesaplanıyor.

Peki böyle çılgın bir proje, “Yapay Ay” fikri nereden akıllarına gelmiş? Söylediklerine göre ismini vermedikleri bir Fransız sanatçıdan. Umarım öyledir. Umarım İngiliz’lerin en ünlü casusunun filmlerinden ilham almamışlardır. Çünkü bu videonun girişinde yaptığım konuşma kelimesi kelimesine bir James Bond filminden alıntıydı.

Dünyanın en karanlık köşelerine, ısı ve ışığı götürebildiğinizi hayal edin. Yılın her dönemi mahsul aldığınızı, açlığın bittiğini hayal edin.

Bu gördüğünüz tasarımın sadece film yapımcılarının hayal gücünden kaynaklandığını düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Gördüğünüz sahne 2002’de çekilen “Die Another Day” filmindendi. Şimdi izlemekte olduğunuz görüntülerse tam olarak 4 Şubat 1993 tarihinde yani filmden 9 yıl önce MIR (Barış) Uzay İstasyonu’ndan çekildi. Evet Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden bu istasyona gönderilen 20 metre çapındaki bir uzay aynasına bakıyorsunuz şu anda. Bir başka deyişle “Znamya 2” projesine… Bu dev ayna yörüngeye yerleştikten sonra yeryüzünde 5 km çapında aydınlık bir alan oluşturdu. Bu alan Fransa’nın güneyinden Rusya’nın batısına doğru saniyede 8 km hızla yol aldı. Bir dolunay gücünde parlaklık veren bu ışık yeryüzündeki gözlemciler tarafından hızla üzerlerinden geçen devasa bir fener ışığı gibi algılandı. Afiş anlamına gelen Znamya uydusu bir kaç saat boyunca yörüngede kaldıktan sonra Kanada üzerinde atmosfere girerek yandı.

Evet Çinli müteşebbislerden önce İngiliz filmcilerin, ondan önce de Rus mühendislerin aklına gelmişti gökyüzünde geceleri ışıldayan bu “yapay ay” fikri. Hatta Ruslar 5 Şubat 1999’da eskisinden daha büyük 25 metre çapında Znamya 2.5 uydusunu da gönderdiler. Amaçları bu kez 7 km’lik bir alanı aydınlatmaktı. Ayna uydu yine MIR Uzay İstasyonu’na gönderildi. Oradan tam yörüngeye yerleştirilmek üzereyken açılmakta olan aynalardan bir tanesi İstasyon’un antenine takıldı. Bunun üzerine yer kontrol ekibi tarafından antenden kurtarmaya çalışılırken yörüngesinden çıktı ve atmosfere girerek yandı.

Bu başarısızlıktan sonra yeryüzünde hazırlanmakta olan 70 metrelik Znamya 3 uydusunun uzaya gönderilmesinden vazgeçildi. Proje rafa kaldırıldı. Eğer başarılı olsaydı nihai hedef 200 metrelik bir aynayı yörüngeye yerleştirmekti. Böylece yeryüzünde istedikleri bir yere 50 km çapında güneş ışığını yansıtabileceklerdi.

Hımmm. Bu konsepti de bir yerden hatırlıyorum. Resident Evil Oyununda mı vardı? Bu gördüğünüz tasarımın sadece oyun yapımcılarının hayal gücünden kaynaklandığını sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bu gördüğünüz çizimler Life dergisinin 23 Temmuz 1945 tarihli sayısında yayımlandı. Alman mühendis Hermann Oberth tarafından 1923 yılında geliştirilmiş bir uzay aynası konsepti bu. Prefabrik bir yapı şeklinde tasarlanmış. Onun bakımını yapacak küçük bir ekibin aynanın içinde yaşayacağı hayal edilmiş. Kask takmak zorunlu, düşük yerçekimi nedeniyle kafayı tavana çarpmamak lazım. Gördüğünüz gibi hiçbir ayrıntı atlanmamış. En önemli ayrıntıyı söyleyeyim. Bu bir içbükey ayna. Yani güneş ışığını bir noktaya odaklayabilecek şekilde dizayn edilmiş. Küçük aynaları bir çanak antenin içine yerleştirdiğinizi düşünün. Şöyle bir şey. Sonra da bu aynaların odak noktasına herhangi bir cisim yerleştirin.

İşte Alman mühendisler bu aynanın 1500 kat büyüğünü dünyadan 358oo km uzakta yörüngeye oturtmayı planlamışlar. Sonra da yeryüzünde olmasını istemedikleri bir kentin üzerine çevirmeyi! Kulağa korkunç geliyor ama maalesef insanlık tarihindeki en büyük teknolojik gelişmelerin pek çoğu böyle askeri stratejilerden ortaya çıkmış.

Güneş ışığını bir araca çevirebilmek için binlerce yıldır çözümler geliştiriliyor. 17. Yüzyılda Athanasius Kircher ve Gaspar Schott, 13. Yüzyılda Roger Bacon, 11. Yüzyılda İbn-i Heysem, 10. Yüzyılda İbn-i Sahl, 6. Yüzyılda İstanbul’daki Ayasofya’yı da tasarlayan Anthemios ve nihayet Arşimet’in bu konuda çalışmaları olduğunu biliyoruz. Evet M.Ö 212 yılında Siraküza kuşatmasında Arşimet’in tasarladığı bir aynanın düşman gemilerini yaktığı rivayet edilir.

Şimdi aradan 2200 yıl geçtikten sonra böyle bir aynayı Ay yapıp uzaya göndermekten söz ediyoruz. En azından Çinliler söz ediyor. “Çin neden uzaya YAPAY AY gönderecek?” sorusunun cevabını verirken proje sahiplerinin beyanına bakmak zorundayız. Başta da dediğim gibi Çinli iş adamı Wu Chunfeng’in açıklamalarına göre Ay ışığını desteklemek, sokak lambalarını ortadan kaldırmak ve böylelikle enerji tasarrufu yapmak için. Tıpkı videonun başında kullandığım James Bond filmindeki iş adamının tasarladığı uyduyu tanıtırken yaptığı açıklamalarda olduğu gibi.

İşte size Icarus. Icarus eşsiz. Mucizevi gümüş derisi güneş ışığını emecek ve yumuşakça dünya yüzeyine yansıtacak. Icarus’un dünyayı nasıl değiştireceğini tahmin bile edemezsiniz.

Dediğim gibi bu aynanın, bu uydunun tasarımı hakkında ayrıntılı bir bilgi henüz elimizde yok o yüzden teknolojisi hakkında da fazla konuşamıyorum. Ama umarım içbükey bir ayna değildir. Umarım gerçekten de enerji tasarrufu amacıyla kullanılır. Umarım 2200 yıl boyunca bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler insanlığımıza da yansımıştır. Yoksa gelecekte de filmlerden yaptığımız alıntılarla gerçekte yaptığımız şeyler birbirine karışmaya devam edecek. Dünyayı nasıl değiştireceğimizi tahmin bile edemeyeceğiz ve belki de uzaydaki yapay aylarımız, gerçeklerini yok edecek.

“ÇİN neden uzaya YAPAY AY gönderecek?” için 5 yanıt

Uzay demişken,
NASA uzaydan ilk 8K görüntüleri yayınlamış.. (RED’in Helium 8K kamerası ile çekilmiş. [RED demişken, Hologram telefonu ne oldu?] )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.