Kategoriler
Verimlilik

10 ülkeden 10 kelimeyle mutlu olma sanatı

Mutlu olmak için her zaman çok büyük şeylere ihtiyacımız yok. Rahatlıkla ulaşabileceğimiz, yapabileceğimiz küçücük şeyler bile bizi gündelik sıkıntılarımızdan uzaklaştırabilir. Mesela ben ne yapıyorum biliyor musunuz?

Mbira çalıyorum… Afrika kökenli bu enstrüman Karayip adalarında “kalimba” olarak da biliniyor.

Geçenlerde dünya kültürlerinde “küçük şeylerle mutlu olma sanatı” diyebileceğimiz bazı kavramları gösteren çok güzel bir infografik tasarım gördüm. 10 ülkeden 10 kelime seçmişler. İçinde Türkiye de var. Bakalım dünyanın bambaşka coğrafyalarında insanların mutlu olmak için kullandıkları kelimeler neymiş? Ve bakalım Türkiye’den seçilen kavramı siz tahmin edebilecek misiniz?

Japonya’da başlayalım. Kelimemiz “shinrin-yoku.” Orman banyosu anlamına geliyor. Böyle kadim Japon geleneğinden süzülüp gelmiş bir kelime gibi durduğuna bakmayın. Daha 80’li yıllarda kullanılmaya başlanmış ve faydaları bilimsel olarak kanıtlanmış. Modern toplumun problemleri arasında sıkıştığınızda, modunuz düştüğünde yüksek ağaçların arasında bir yürüyüş yapın diyorlar. Sadece bu büyük varlıkların yanında sessizce durmak bile aklınıza, vücudunuza, ruhunuza banyo yaptırmak gibidir. Banyo demişken bir dipnot: Rusya’da bu kelimenin karşılığı olan “banya” da mutluluk ve huzur ritüellerinden biri. Bu kez çevrenizi ağaçlarla değil de ağaçtan yapılmış bir banyoyla, bir saunayla değiştiriyorsunuz.

İkinci kelimemiz “ho’oponopono.” Hawaii’den geliyor. Hawaii’liler kin, nefret ve öfke gibi kavramların asıl zararı kendimize verdiğini düşünüyor. Keskin sirke küpüne zarar.  O yüzden öfkelendiklerinde “ho’oponopono” diyorlar. Buradaki “pono – doğrusunu yapmak” demek. İki kez tekrar edilmesi de hem kendin hem de karşı taraf için doğrusunu yap anlamında. Sakince oturun, karşılıklı konuşarak duygularınızı açıkca ifade edin.

Geldik Norveç’e. Kelimemiz “friluftsliv.” Açık hava yaşamı gibi bir anlama geliyor. Çok uzun ve karanlık geçen kış günlerinde evlerine kapanmak zorunda kalan insanlar için mutluluk doğal olarak yaz günlerinde dışarıda aranan bir kavrama dönüşüyor. Her gün dışarıda, parkta bir yürüyüş yapmak, yanda akan nehrin sesine kulak vermek, dünyadaki yerini hatırlamak için birebir.

Küçük şeylerle mutlu olmak için Almanların kullandığı kelime “gemütlichkeit.” Bu kelimeyi telaffuz edebilmek bile mutlu olmama yeter 🙂 Almanya’da yaşayan dostlarımız belki yorumlarda bu kavramı daha iyi tarif edebilirler ama benim anladığım şu: Kendine rahat ve sıcak bir atmosfer yaratmak. Bunu da ancak dostların ve ailenle bir araya gelerek yapabilirsin.

Beşinci kelimemiz “siesta” İspanya’dan geliyor ama iklimin sıcak olduğu pek çok ülkede uygulanıyor. Öğle uykusu demek. İspanyolca “siesta”nın kökeni Latince “hora.” Bu da altıncı saat demek. Pek çok çalışan insan ya da öğrenci için gerçekleştirmesi çok zor olsa da öğle yemeğinden sonra insanın üstüne çöken o uyuşukluk hissinin ardından 20 dakikalık bir kestirme gerçekten de mutluluğun tarifi olabilir. Bu arada Kanada’da bazı oteller fiyatlarına “siesta tarifesi” de eklemeye başlamışlar. Japonlar da gün boyunca her fırsatta “inemuri” yapıyorlar. Yani uyumuyorlar da gözlerini dinlendiriyorlar.

Fransızlar için mutluluk öğle yemeğinden sonra değil akşam yemeğinden önce geliyor. Bu saatlerde küçük içecekler ve yiyecekler atıştırmak için kullandıkları kelime bize de geçmiş: “Aperitif.” Bundan sonra lokanta menülerindeki “iştah açıcılar” bölümünde yazan listeyi gördüğünüzde, bunların bazıları için mutluluğun tarifi olduğunu hatırlarsınız.

İçeceklerden devam edelim. 7. Kelimemiz “Mate.” Arjantin’in milli içeceği olan bu bitki çayı, Uruguay, Paraguay, Brezilya gibi Güney Amerika ülkelerinde de çok tüketiliyor. Demlediğiniz çayı sukabağından yapılan bir kaba koyuyorsunuz ve bombilla denilen gümüş pipetlerden yudumluyorsunuz. B ve C vitaminleri açısından zengin yerba mate bitkisinden yapılan bu içeceğin yeşil çaydan bile daha antioksidan özellikler taşıdığı söyleniyor. Ama “mate” kelimesinin mutlulukla özdeşleşmesi sadece bu içeceğin  faydalarından kaynaklanmıyor. Asıl mesele bu ritüelin arkadaşlarla birlikte yapılması. Sosyalleşme için bir bahane olması. Size kahveyi hatırlattı değil mi?

Zaten 8. Kelimemiz de “kafa.” Bosna Hersek’de kahveye verilen isim. Boşnak kahvesi. Cezveye önce kahveyi koyup sonra da su eklenerek yapılıyor. Telvesi olmadığı için içimi de yumuşak olan bir kahve bu. Bakır cezve ve yanında şekerle ikram edildikten sonra başlasın aromalı sohbetler. İsveç’te de bu tür kahve araları veriliyor ve adına “fika” deniyor. Küçük şeylerden mutlu olmanın adı İsveç’te “fika” Bosna Hersek’de “kafa” olsa da, tadı asıl bu sırada yapılan sohbetlerde. Eee biz de demez miyiz “gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül muhabbet ister kahve bahane.” Peki biz bunu diyorsak mutluluk için kullandığımız kelime ne? Tabiki herkesin kendine göre seçebileceği bir kelime vardır ama benim rastladığım o infografiğe göre Türkiye’de mutluluk kavramını çağrıştıran kelime ne biliyor musunuz?

“Keyif.” TDK sözlüğüne göre bu kelimenin anlamı vücut esenliği, sağlık. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı. Huzur, afiyet. Bu kelimeleri söylemek bile insanı rahatlatmaya yetiyor. Bu da sadece kahve ya da çay içmekten ibaret değil. Etrafını sadece insanlarla çevrelemek de değil. Seni seven ve senin sevdiğin tüm varlıklarla kuşatmak. Sonra da içinde bulunduğun o anın sakinliğini yakalamak. Evet dokuzuncu kelimemiz bu “keyif.” Sizin önerebileceğiniz başka kelimeler varsa onları da paylaşırsanız sevinirim. Belki de unutmaya başladığımız bazı kavramları bu şekilde hatırlamak bile günümüzü güzelleştirebilir.

Onuncu kelime Afrika’dan gelecek. Benim bu listede en beğendiğim kavramlardan biri olacak. Ama önce biz de konuya kısa bir sponsor arası verelim.

Bu videonun sponsoru az önce sıraladığım kelimeleri kullanan ülkelerin de bir kısmında faaliyet gösteren dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden biri: Vodafone. Bana en çok keyif veren şeylerden biri yaşadığım önemli anları sizlerle paylaşmak. Biliyorsunuz geçen hafta NASA’nın davetiyle bir roket fırlatılışını izlemeye gittim ve bu önemli anı sizlere de yaşatabilmek için oradan an be an fotoğraf ve video paylaşımları yaptım. Bunların daha kaliteli olabilmesi için de cep telefonumu yeniledim. Eğer sizin de böyle bir ihtiyacınız varsa, yaşadığınız anları anılara dönüştürebilmeyi kolaylaştıran bir cep telefonu edinmeyi düşünüyorsanız “Vodafone Yanımda” uygulaması içindeki Vodafone Online Mağaza’yı ziyaret edebilirsiniz. En başta bu uygulamanın tasarım özellikleri benim dikkatimi çekmişti. Ama sadece ihtiyacınız olanı bulmayı kolaylaştıran bu minimalist tasarımı değil; tarifeye ek 12 ayda ödeme fırsatı sunması ve 81 ile 2-4 gün içerisinde ücretsiz teslimat yapması da bir o kadar önemli. Eğer İstanbul’daysanız seçtiğiniz telefonu 3 saat sonra teslim alıp kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Ayrıca özel bir uzman hattı kullanarak tüm sorularınızı sorabiliyorsunuz. Sadece 3 tıklamayla kredi kartı vs. kullanmadan satın alma yapabildiğiniz bu özellikleriyle mobil alışveriş deneyimini çok daha keyifli hale getiriyor.

Gelelim onuncu kelimemize. “Ubuntu.” Ubuntu nedir? Linux çekirdeği temel alınarak geliştirilen açık kaynak kodlu, özgür ve ücretsiz bir işletim sistemidir. Ama bugün bundan bahsetmeyeceğiz. Teknolojiden çok mutlu olma sanatından söz ettiğimiz için kelimenin kökenine ineceğiz. Nijerya’dan gelen bu kelimenin kökeni Zulu dilindeki “Umuntu ngumuntu ngabantu” deyişinden alınmış. Birebir çevrilince: “İnsan bir insanla insandır” anlamına geliyor. Dolayısıyla sadece mutluluğun tarifi değil, bir çeşit hayat felsefesi. Ben varım. Çünkü sen de varsın. İnsanlık ancak sen ve ben birlikte varsak mümkün olabilir. Mutluluğu bundan daha güzel nasıl tarif edebiliriz ki? Bu uyum, bu düzen, bu ahengi Afrikalılar adeta soyut bir kelimeden somut bir müzik aletine dönüştürmeyi de başarmışlar. Bu armoni bize ne diyor biliyor musunuz? Ancak yan yana gelip, uyumlu sesler çıkarırsan mutlu olursun.

“10 ülkeden 10 kelimeyle mutlu olma sanatı” için 3 yanıt

Yahu be adam o kadar siteme de gelin bütün hepsi yazı halinde diyosun ama bi arama kutucuğu koyuyo musun yok nerde bi gün 1 eksik olacaksın haberin olsun çünkü kafada her şey olası bunun farkındayım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir