Kategoriler
Gelecek Teknoloji

2019’da yükselecek 6 teknolojik trend

Bir deniz kıyısında olduğunuzu düşünün. Dalgalar sahile vuruyor. Bir yandan okyanusun derinliklerinden yeni bir şeyler getiriyor. Öte yandan sahildeki eski taşları söküp götürüyor. Ben trendleri o dalgalara benzetiyorum. 2019’da yine bir çok dalga sahillerimize vuracak ve dünyayı şekillendirmeye devam edecek. Yaklaşmakta olan bu dalgaların içinden 6 tanesini sizler için seçtim. Belki bu yeniliklerin hepsi sizin ayaklarınızı ıslatmayacak. Ama dünyanın nereye gittiğini bilmek daha geniş bir vizyona kavuşabilmek için önemli. Sanattan başlayalım mı?

Sanat

2019’da sanat ve teknolojinin daha çok içiçe girmeye başladığını göreceğiz. Tekno müzeler popülerleşecek. İçinde dolaşırken “bak ben müzeye de gidiyorum” şeklinde kendinizi fotoğraflayabileceğiniz türden bir teknolojiden bahsetmiyorum. Tam aksine bu tür müzelere girerken cep telefonunuzu kapıda bırakmalısınız. Tüm duyularınızı yaşayacağınız deneyime açmalısınız. Çünkü yapılan tasarım sizi bir hikayenin izleyicisi olmaktan çıkarıp kahramanı haline getirmeyi amaçlıyor.

Bu tür müzelerin ilk örneklerini Japonya’da görmeye başladık. TeamLab sanat grubunun yaptığı sergi tasarımı onu gezenleri sanatın bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.

Tuval yerine projeksiyon, fırça yerine yapay zeka, makine öğrenmesi gibi yenilikçi teknolojileri kullanan bir başka sanatçı da Refik Anadol. Daha önce kanalıma misafir ettiğim Refik’in dünyanın dört bir tarafında yaptığı tasarımlar sergileniyor. Ve ne mutlu bize ki “tekno sergi” diyebileceğimiz ve 2019’da yükseleceğini düşündüğümüz bu trendin ilk örneklerinden bir başkası da İstanbul’da yapıldı.

Bu konuda verebileceğim diğer bir örnek yemek sanatıyla ilgili. Bu sergi bir gemide yolculuk yaparken sofranıza geliyor. Tabağınızda dijital olarak yemeklerin hazırlanmasını izliyorsunuz. Minik şefiniz malzemeleri bir araya getirirken gizli bir amacı var. Tüm duyularınızı kullanarak iştahınızı arttırmak.

İşte artık sergi ya da müze deyince aklınıza sadece duvarlarda asılı iki boyutlu tablolardan oluşan galeriler gelmesin. En geleneksel müzeler bile daha yenilikçi yollarla ziyaretçilerine ulaşmaya çalışıyor. Mesela dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi, Mona Lisa tablosunun da bulunduğu Paris’teki Louvre bile JayZ ve Beyonce’ye bir müzik klibi çektirdi ve şimdilerde bu klipteki sanat eserlerinin gezdirildiği özel turlar yaptırıyor.

Sosyal Medya

2019’da sosyal medya sofrasında biraz doymaya başladığımızı hissedeceğiz galiba. Facebook başta olmak üzere zaten güven sorunları yaşamaya başladığımız bu ortamlarda bir de takipçi satın alan Instagram ve Twitter fenomenleri ve bunlarla markaların şaibeli ilişkileri ortaya çıktıkça o sofradaki yemeklerin tadı da biraz kaçıyor ister istemez. Bu konuda önümüzdeki yıl iki önemli trendin yükseleceğini öngörüyorum.

İlki “stories – hikayeler” konsepti biraz daha ilgi çekici olacak. Neden? Çünkü kısa ve geçici. Geçici olduğu yani bir süre kaldıktan sonra silindiği için insanların yaptıkları paylaşımlar daha samimi ve doğal. Bunu Snapchat başlatmıştı hatırlarsanız. Sonra da Instagram ondan görüp kendi platformuna uygulamıştı. Ben her ikisini de kullandıktan sonra Snapchat’ten vazgeçip sadece Instagram’ın hikayelerine devam ettim. Ama genellikle YouTube videolarımın duyurularını yapmak için. Geçenlerde YouTube da kendi “hikayeler” özelliğini başlattı. Dolayısıyla artık orayı daha aktif kullanıyorum. Bana sorulan sorulara cevapları, bu videolara yaptığım hazırlıkları ve bu sırada karşılaştığım günlük haberleri oradan paylaşmaya başladım. Yapılan anketler ve araştırmalar önümüzdeki yıl buna benzer “hikayeler” trendinin daha da yükseleceğini gösteriyor. Araştırmaları bırakıp kendi kişisel gözlemimi aktaracak olursam şunu söyleyebilirim. Sosyal medyayı izleyen siz değerli izleyicilerin zekasını hafife alan her fenomen, her platform bir süre yükselse bile sonra etkisini kaybedecek. İzleyicisine değer veren, şeffaf, dürüst ve samimi platformlar ve bunları kullanarak paylaşım yapanlar sadece 2019’da değil, daha sonraki yıllarda da kalıcı olmaya devam edecek. Kısaca “samimi ol, ciğerimi ye!”

Sosyal medya konusundaki ikinci önemli trend işin sağlık yönüyle ilgili. Çünkü aşırı kullanımının akıl sağlımızı bozduğu her gün yeni bilimsel araştırmalarla destekleniyor. Mart 2018’de yapılan bir araştırmanın bulgularına göre günde 1 saatten fazla sosyal medyada vakit geçirenlerde mutsuzluk, anksiyete bozukluğu yani endişe, kuruntu, korku ve huzursuzluk, hatta bazı kişilerde depresyon gözlemleniyor. Kısaca kafayı yiyoruz. İşte bunun için 2019’da gerek sosyal medya mecraları ve gerekse cep telefonu üreticileri bunların daha dengeli kullanılması için çok daha ciddi önlemler almaya başlayacak. 3 milyar insanın akıl sağlığından bahsediyoruz, şakaya gelmez. Zinciri kırma videosunda önerdiğim gibi gelin siz bu trende şimdiden ayak uydurun ve 2019’da günlük kullanımınızı 1 saatin altında tutmaya çalışın. Benim videolara ve sosyal medya paylaşımlarıma haftada 10-15 dakika ayırsanız bize yeter diye düşünüyorum. Önemli olan kalpler birlikte olsun.

Mobil

2019’da cep telefonlarına gelmesi beklenen en önemli trend “katlanabilir ekranlar” olacak. Geçtiğimiz ay Samsung geliştirdiği bir prototipi ucundan göstermişti. Kapandığında telefon, açıldığında bir tablete dönüşen bu cihazın 2019’da piyasaya çıkması bekleniyor. Bu videonun sponsoru da olan Samsung’un Note ailesini uzunca bir süredir kullanıyorum. Bir zamanlar giderek küçülme trendini tersine çeviren yeni bir trend başlatmıştı biliyorsunuz bu Note serisi. Şimdi katlanabilir ekranlarla 2019’da yeni bir trend daha başlatabilir. Bu inovatif yenilikçi mobil cihazlara herkesin hemen sahip olabilmesi ve yaygınlaşabilmesi kolay değil. Ama Samsung’un A ve J serisi gibi daha uygun fiyatlı modellerinde de bu teknolojik birikimin hızla hayata geçirildiğini görüyoruz. Mesela Galaxy A9 dünyanın ilk 4 kameralı telefonu. Dolayısıyla 2019’un mobil trendlerinden ikincisi de bu olacak. Mobil cihaz üreticileri bu ürünlerin daha iyi fotoğraf ve video çekebilmesi için yeni fikirler denemeye devam edecekler.

Sinema

2019 teknoloji şirketlerinin sinema dünyasına bulaştığı ve orayı da alt üst etmeye başladığı bir yıl olarak anılabilir. Bazıları bu yeni trende ilginç bir isim de vermiş. Teknolojiyi temsil eden Silicon Valley yani Silikon Vadisi ile sinemayı temsil eden Hollywood’u birleştirerek “Silicon Valleywood” demişler. Yeni nesil TV platformlarını biliyorsunuz: Bizdeki Blu TV ya da Puhu TV. Tüm dünyadaki Netflix gibi platformlar. Bunlar önce teknolojiyi kullanarak dizileri, filmleri dağıtma görevini üstlendiler. Sonra kendi içeriklerini üretmeye başladılar. TV’de görmeye alışık olduğumuz türdeki içerikler mesela diziler, yarışma ya da yemek programları bu platformlar tarafından üretilmeye başlandı. 2019’da yaşanacak asıl mücadeleninse artık sinema salonlarıyla olacağı öngörülüyor.

Bilmiyorum izlediniz mi ama geçen hafta Netflix’de Alfonso Cuaron’un Roma diye bir filmi yayınlandı. Daha önce Netflix’in yaptığı filmlerden kalite olarak çok daha yüksekte bir yapım bu. Muhtemelen 2019’da en az bir kaç tane Oscar ödülü alacak. Ondan önce de 2017’de Amazon Stüdyoları’nın Manchester by the Sea filmi “En iyi film ödülü”ne aday gösterilmişti zaten. Evet doğru duydunuz, online kitapçı olarak işe başlayan Amazon’un uzunca bir süredir film stüdyoları da var. Çünkü Netflix’in en büyük rakiplerinden biri. Yani bu teknoloji devleri artık ödüllü filmler yapmaya/yaptırmaya başladı. Bu da Hollywood sistemi denilen ve çok önemli bir parçası sinema salonları olan ekosistemi etkiliyor. Düşünsenize Oscar ödüllü filmler artık internetten “legal olarak” izlenebiliyor. Üstelik ev sinema sisteminiz varsa bir sinema salonunda arayacağınız her şeyi evinizde de bulabilirsiniz. Çünkü bu filmler 4K çözünürlüğünde HDR ya da Dolby Vision renkleriyle 11.1 kanal ve fazlasını destekleyen Dolby Atmos gibi ses teknolojileriyle birlikte sunuluyor artık. Zaten bu fırsatları gören en az 3 büyük teknoloji devinin “Apple, AT&T ve Disney”in 2019’da Netflix, Amazon ve Hulu gibi platformlara rakip yeni platformları piyasaya süreceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla 2019’un en büyük sinema trendi sinemaya gitmemek olabilir.

Ses

Az önce sesten bahsetmişken oradan devam edelim. Çünkü 2019’da sesle kontrol edilen teknolojik cihazların sayısında da bir patlama yaşanması bekleniyor. Bir yerlerde şöyle çok çarpıcı bir ifade okumuştum. Adını vermek istemeyen bir Silikon Vadisi teknoloji şirketi yöneticisi demiş ki: “Kulaklara sahip olursanız akla da sahip olursunuz.” Son yıllarda kulaklık modelleri konusunda yaşanan inanılmaz artışın bir tesadüf olmadığını bu sözden de anlayabiliriz. Öte yandan Spotify gibi müzik platformları bize müziği çok daha erişilebilir hale getirdi. Artık dilediğimiz yerde dilediğimiz müziği dinlemeye başlayabiliyoruz. IoT – Internet of Things akımının yardımıyla önümüzdeki yıl akıllı hoparlörler de iyice yaygınlaşınca artık kulaklıklarımızda başlayan müziği başka yerlerde dinlemeye iyice alışacağız. Ses teknolojilerini ve içeriklerini sadece müzikle kısıtlamamak lazım. Podcast, sesli kitap gibi formatlar zaten dünyada giderek yaygınlaşıyor. 2008’den bu yana 3 kat arttı. Benim öngörüm 2019’da Türkiye’de de bu formatlarda daha fazla içerik görmeye başlayacağız.

İnternet

İnternetle ilgili beklenen en büyük trendin teknolojik değil de etik bir dalga olacağı düşünülüyor. Geçen yıl Facebook’la ilgili meydana gelen olaylar bir anda büyüyüp “Facebook’u silme” hareketine dönüşmüştü ve ben de bununla ilgili ayrıntılı bir video hazırlamıştım. İşte o dalganın etkisi hala devam ediyor ve artık tüm teknoloji markalarının proaktif bir biçimde düşünmesi gerekiyor.

“Ben çok güzel bir internet platformu” yaptım ama içinde paylaşılanlar beni ilgilendirmez diyemezler. Markalar bunların içinde nefret söylemi, siber zorbalık, dezenformasyon gibi şeylerin yapılmasına daha fazla göz yumamazlar. Bu konuda daha da ileriye giden bazı düşünürler doktorların yaptığı Hipokrat yeminine benzer bir Teknotrat yemini olması gerektiğini söylüyor. Biliyorsunuz o yeminde doktorlar “kimseye zarar vermeyeceğim” der.

Benim kişisel görüşüm sadece platformların sahibi olan markaların değil biz içerik üreticilerinin de buna benzer bir yemin etmesi. Buradan YouTuber meslektaşlarım başta olmak üzere tüm içerik yaratıcılarına açık bir çağrı yapıyorum. Gelin 2019’daki bu etik internet trendine biz de ayak uyduralım. Gelin “doğrudan ya da dolaylı olarak yaptığımız paylaşımlarla, sunduğumuz içeriklerle kimseye zarar vermeyeceğimize” yemin edelim.

2019’da daha başka trend dalgaları da bekleniyor elbette ama ben bizi en çok ilgilendirenleri seçmeye çalıştım. Mesela daha önceki bir videomda bahsettiğim uçan arabalar satışa çıkabilir ama bir trende dönüşmesi için 2019 çok erken. Öte yandan uzay teknolojilerini bu listenin dışında tutmayı tercih ettim. Ama şunu söyleyebilirim artık dünyadan uzaya haftada bir kaç kere hatta bazen günde 3-4 kez roket gönderilen bir dünyadayız. İşte bu dünyanın sahillerine 2019’da da pek çok yeni dalga ulaşacak. Eğer bu denizde yüzmeyi ya da sörf yapmayı istiyorsanız az önce verdiğim örnekleri düşünerek hazırlık yapmakta fayda var.

“2019’da yükselecek 6 teknolojik trend” için 9 yanıt

Merhaba Barış abi 22 aralık cumartesi akşamı saat 22:00 da, biz sanat tasarım teknoloji ilgililerine çok şey katan sen değerli öğretmenimizin bir portresini, bir portreni canlı yayında çizeceğim. Aynı anda maksimum 30 kişinin izlediği yayınıma katılırsan hatta dahil olur birlikte bir yayın yaparsak renkli, daha anlamlı olur, müteşekkir olurum ve oluruz. İnstagram: cizimciii

Teşekkür ederim Barış Bey.Bir ricam olacaktı sizden.Sosyal medya bağımlılığı ve kullanma aralığı ve bu konudaki hassas ölçüleri içeren bir video çalışmanız olacak mı.Bu konu sahiden çok canimizi sıkıyor. Sizin videolarınızdan çok faydalanıyorum.Bu konudada bir çalışmanız olursa çok sevinirim.Tesekkur ederim .

DünyaHalleri’nde şöyle yeni bir haber var: “MIT, nesneleri 1/1000 ölçeğine küçültmeyi başardı”
2019+’da pek çok şeyin yükseleceği aklıma gelirdi ama AntMan (and wasp)’ın yükseleceği aklıma gelmezi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir