Kategoriler
Teknoloji Uzay

Bu taş Mars’tan geldi, yarın yine Mars’a gidecek!

Bu taşa iyi bakmanızı istiyorum. Bu taşın bir adı var. Bu taşın uzun bir yaşam hikayesi var. Ve hikayenin en heyecan verici bölümü daha yeni başlıyor. 

Taşın adından girelim konuya: Sayh al Uhaymir 008. 26 Kasım 1999’da Umman’da bulunduğu yer nedeniyle bu ismi almış. 8,5 kg ağırlığındaki bu taş yaklaşık 1000 yıldır orada, Umman’daydı ama 450 milyon yıl kadar önce doğmuştu. Nerede mi? Mars’ta. Muhtemelen Mars’ın Mojave bölgesinde. Milyonlarca yıl boyunca orada yaşadıktan sonra bundan yaklaşık 600-700 bin yıl kadar önce bir asteroid Mars’a çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle Mojave krateri oluştu ve o bölgedeki taşlar uzaya savruldu. Binlerce yıl uzayda yolculuk ettikten sonra bu taşların bazıları Dünya’nın atmosferine girdi. Bir kısmı -küçük olanlar- yanıp kül oldu, bir kısmı da -bu taş gibi büyük olanlar- dünyanın bir yerine inmeyi başardı.  

Temmuz 2020 itibariyle dünyada bulunan 60.000’den fazla meteoritten tam olarak 272 tanesinin Mars’tan geldiği sanılıyor. Taşların kimyasal yapısının ve izotopik bileşimlerinin, Mars’taki kayalara ve atmosferik gazlara benzer olduğu düşünüldüğü için bu sonuca varılıyor. Bilim insanlarının böyle bir benzerliği ölçebilmesini sağlayan şey de Mars’ın çevresinde dönen ve hatta üzerine inen uzay araçları tarafından gönderilen bilgiler. 

Gördüğünüz gibi konuyu Mars’a yolculuğa getirdim.  Mars’a gidiş sezonu açıldığı için bunu yaptım. İçinde bulunduğumuz Temmuz-Ağustos ayları en zorlu uzay maceralarından biri olan Mars’a yolculuğun daha ekonomik olarak mümkün olabildiği çok kısıtlı bir zaman aralığı. Dünya’yla Mars arasındaki mesafe, Dünya’la Ay arasındaki gibi değil, sürekli değişiyor. Çünkü iki gezegen Güneş’in etrafında farklı mesafelerde ve hızlarda dönüyorlar. Dolayısıyla 401 milyon km de olabiliyor, 56 milyon km de. 8 katlık bir değişim demek bu. Mars her 26 ayda bir çok uygun bir konuma geliyor. Bilim insanları da doğal olarak onun bize en yakın olduğu bu dönemde araç göndermeyi tercih ediyor. Bu yakınlığa rağmen gönderilen araçların yolculuğu 7 ila 9 ay kadar sürebiliyor. 

Şu anda -Temmuz ortasından Ağustos ortasına kadar- Mars’ın bize en yakın olduğu bu uygun pozisyonda bulunuyoruz. Bu bir aylık kısa dönem içerisinde Mars için dünyanın dört köşesinden 4 ayrı keşif programı planlandı. 

İlki Birleşik Arap Emirlikleri tarafından geliştirilen “Hope Mars Misyonu.” Yanlış duymadınız. Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir uzay programı var ve bunun dahilinde Mars’a bir uzay aracı gönderdiler. 19 Temmuz’da Japonya’dan fırlatılan  bu araç bir yörünge aracı. Yani gezegene iniş yapmayacak. Çevresinde dönerek atmosferi hakkında ayrıntılı bilgi toplayacak. Proje yöneticisi Sarah Amiri’nin verdiği bilgilere göre oldukça geniş, oval şekilli özel bir yörüngede 55 saatte bir gezegenin hemen her yerini görüntüleyecek ve böylelikle Mars’ın yıllık atmosfer hareketlerini haritalayarak bugüne kadarki en detaylı çalışmayı yapacak. Videonun sonunda bu görevin zamanlamasıyla ilgili çok enteresan bir başka noktayı da açıklayacağım ama şimdilik adıyla devam edelim. Misyonun uluslararası adı “Hope.” Biz onun orijinal adını da kullanabilir ve anlayabiliriz: Al Amal. Yani Arapça’dan dilimize de geçen “emel” adını vermişler bu göreve. Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek, beklenti, umut. 

Mars konusunda beklenti sahibi bir başka ülke de hiç şüphesiz Çin. Üstelik oldukça iddialı bir beklentileri var. Bunun için bir değil üç araç hazırlamışlar. Biri yörüngede dönecek, diğeri yüzeye iniş yapacak ve üçüncüsü de yüzeyde dolaşacak. Kısaca dönücü, inici, ve gezici araçlar diyebiliriz herhalde. Onlar da geçtiğimiz hafta, benim için çok anlamlı bir günde 23 Temmuz’da Çin’den fırlatılan bir roketle bu yolculuğa başladılar. 13 farklı bilimsel enstrümanla donatılmış bu araçlar yardımıyla Mars’ta suyun varlığını ve dolayısıyla canlı yaşamın izlerini arayıp, ayrıntılı yüzey haritası çıkartacaklarını söylüyorlar. Ayrıca yine atmosferini ve iç yapısını da araştıracaklar. Çin daha önce bir Rus uzay aracıyla 2011’de başka bir Mars denemesi yapmaya çalışmış ancak bu uzay aracı kaybolmuştu. “Tianwen-1” adlı bu yeni Mars göreviyle ilgili Çin hükümeti tarafından neredeyse hiç bilgi paylaşımı yapılmadı. Son derece gizlilik içerisinde çalışıldı. Hatta batılı medya kuruluşları tarafından bu görevde çalışan bilim insanlarıyla yapılan röportaj talepleri reddedildi. O yüzden sizlere aktarabileceğim bilgiler genelde bilimsel makaleler yardımıyla tespit edilen bu 13 bilimsel enstrümandan öteye gidemiyor. Bir de görevin isminin anlamı hakkında bilgi verebilirim. Çünkü bu tür uzay görevlerinin isimlendirilmesini çok anlamlı buluyorum. Tianwen “ilahi, göklere ait sorular” demek. 2200 yıl kadar önce yaşamış Çinli bir şairin yazdığı uzun bir şiirin adını vermişler. 

Bu yaz Mars’a araç göndermeyi planlayan üçüncü görevi Rus uzay ajansı Roscosmos ve Avrupa Uzay Ajansı ESA birlikte gerçekleştireceklerdi. Fakat ExoMars adlı uzun vadeli bu görevin inici aracının paraşüt sisteminde yaşanan bir arıza nedeniyle bu yaza yetiştirilemedi ve geçtiğimiz Mart ayında 2022 yılına ertelenmek zorunda kaldı. Gördüğünüz gibi Mars projelerinde zamanlama çok önemli. İdeal fırlatma sezonunu kaçırırsanız 2 yıl beklemek zorunda kalıyorsunuz. 

Gelelim bu yaz gerçekleşecek en iddialı Mars görevine: Mars 2020. NASA’nın Keşif programı çerçevesinde oraya bir rover yani gezici araç gönderilecek. Aslına bakarsanız geçen yıl 2019’un Mayıs ayında bu projeden bahsetmiş ve hatta bu araçla Mars’a isminizi gönderebileceğinizi de söylemiştim. Şu ana kadar tüm dünyadan 10 milyondan fazla kişi ismini yazdırmış ve bilin bakalım en çok hangi ülke isim gönderiyor? Evet, roketi gönderen ABD’den ve milyarlık nüfusuyla Hindistan’dan daha çok bizlerin isimleri Mars’a gidecek. Neredeyse her dört isimden biri bizden. Eğer kaçırdıysanız bir sonraki uçuşa şimdiden isminizi yazdırabilirsiniz. Tabi gönderilecek rover sadece bizim isimlerimizi taşımayacak. Geçmişteki yaşamın izlerini arayacak bilimsel enstrümanlarla donatılmış durumda. Bunları kullanarak astrobiyolojik dedektiflik yapacak. Astrobiyoloji, evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alan disiplinler arası bir bilim dalı. 

Bu dedektifliği yapmak için hazırladıkları rover, geçmişte Mars’a gönderilen “Curiosity”e benziyor. Ama çok önemli bir farkı var. Bu rover üstünde minik bir helikopter taşıyacak. Eğer 18 Şubat 2021’de Mars’ın Jezero kraterine iniş başarıyla gerçekleşirse başka bir gezegendeki ilk helikopter olma ünvanına kavuşacak. 30 günlük bir test süresi boyunca 5 kez yerden 3 ila 5 metre kadar havalanacak ve 300 metreye kadar ilerleyerek rover etrafındaki alanı keşfedecek. Şimdilik bir test uçuşu olarak planlanıyor. Ama genel olarak bu Mars görevinin amaçlarından biri insanların gelecekte Mars’a inerek yapacakları keşiflere hazırlık. 

NASA’nın uzay görevlerindeki araçlara öğrenciler isim veriyor. Gönderilecek bu rover için seçilen binlerce alternatif arasından “perseverance” ve “ingenuity” çok beğenilmiş. “Azim” ve “Beceri” anlamlarına gelen bu iki isimden birini rovera diğerini de Mars helikopterine vermişler. 

Perseverance roverı diğer görevlerinin yanı sıra Dünya’ya getirilmek üzere kaya ve toprak örnekleri de toplayacak.  Topladıklarını kıyaslamak ve kendi enstrümanlarının kalibrasyonunu yapmak için de yanında bir taş götürecek. Videonun başında sözünü ettiğim taşı hatırladınız mı? Sayh al Uhaymir 008. Doğduğu topraklara geri dönüyor. Bir asteroidin çarpmasıyla ayrıldığı Mars’tan sonra uğradığı gezegenimizdeki son günü bugün. Yarın, 30 Temmuz’da TSİ. 14:50’de fırlatılacak roketin içinde üzerindeki minik helikopteriyle bir rover ve o rover’ın önünde de bu taş olacak. 

30 Temmuz’daki bu fırlatmayı ve dolayısıyla o taşın hikayesindeki en heyecanlı dönemeci birlikte izlemek isterseniz ben yine buradan ve Dlive platformundan canlı olarak yayınlayacağım. 30 Temmuz’da TSİ 14:00’ten itibaren Mars 2020 görevi hakkında çok daha ayrıntılı bilgiler sunacağım bu canlı yayına katılabilirsiniz. Böylece fırlatmayı da birlikte izlemiş oluruz. Ayrıca canlı yayın sonrasında size bir sürprizim olacak. Yeni başlatacağım haftalık bir seri hakkında ilk bilgileri verip takvimini paylaşacağım. 

Son olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nin gönderdiği uzay aracının zamanlamasıyla ilgili konuşmak istiyorum. Zamanlaması manidar. Çünkü yetkililer şu anda yolda olan bu uzay aracının 2 Aralık 2021 tarihinde mutlaka Mars’ta olmasını istemişler. Bu tarihin iki anlamı var. Birincisi ülkerleri için bir kilometre taşı. Petrole dayalı bir toplumdan bilgiye dayalı bir topluma geçiş yapmak istedikleri için böyle bir hedef tarih belirlemişler. Emelleri bu. Mars’a uzay aracı göndermek bu anlamda sembolik bir değer taşıyor onlar için. “Hope” adlı bu görevle yeni nesle umut vermek istiyorlar. İkincisi bu tarih Birleşik Arap Emirlikleri’nin 50. Bağımsızlık yıldönümü. Bizim Cumhuriyet Bayramımız gibi. Tam bu dönüm noktasında Mars’ta da varlık göstermek istiyorlar. 

Gönül ister ki minik de olsa biz de bir uzay aracı hazırlayalım. Gerek maddi olarak ve gerekse mühendislik becerileri açısından yapılamayacak bir şey değil bu. Hope görevinin tamamı 200 milyon dolara mal olmuş. Biz nelere 200 milyon dolar harcamadık ki? Gönül ister ki gelecek nesillere umut olması, ilham vermesi için bile olsa böyle bir kaynağı ayıralım, odaklanalım, tasarlayalım ve üretelim. Bir sonraki Mars’a gidiş sezonu olan 2022’de bu kez oraya sadece ismimizi değil kendi uzay aracımızı gönderelim ve 29 Ekim 2023’de, cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünü bu aracın Mars’tan göndereceği bayrağımızın fotoğrafıyla kutlayalım. Emin olun Cumhuriyeti ilan etmekten daha zor olmayan bir “emel” bu. Yeter ki beklentilerimizi, vizyonumuzu yüksek tutalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir