Kategoriler
Gelecek Teknoloji

Elektrikli otomobiller çevreci değil mi?  Mitler ve Gerçekler

3 yıldır sadece elektrik gücüyle yolculuk yapıyorum. Hemen her tür elektrikli aracı kullandım. Bir elektrikli uçak kaldı, denemediğim 🙂 Kanada’yı ve ABD’nin büyük bir kısmını sadece elektrikli araçlarla gezdim ve en son 80 günde 20.000 km yani dünyanın çevresinin yarısı kadar yol kat ettim. Sadece elektrikli motorların gücüyle! 

Bu yolculuklarda pek çok insanla ve daha da ilginci onların pek çok “tuhaf” sorusuyla karşılaştım ve bunları “SSS – Sıklıkla Sorulan Sorular Defteri”me not ettim. Bu videoda o soruları ve sizi şaşırtacak cevaplarımı bulacaksınız. 

SSS 1
Elektrikli araçların menzili çok az değil mi?

Bu soruya başka bir soruyla cevap vereyim. Ne kadara ihtiyacınız var? Günde kaç km araç kullanıyorsunuz? Bu konuda dünya ortalaması 46 km. Tipik olarak insanlar hafta içi evden işe, işten eve; hafta sonu da alışverişe, eğlenmeye, dinlenmeye gider. Bu da ortalama 46 km’lik bir mesafedir. Sürücülerin %95’i yılda 16000 km’den fazla yol gitmez. Kiralık araçların yıllık limitleri bile buna göre hesaplanır. Ama diyelim ki siz çok büyük bir kentte yaşıyorsunuz ve günde 46 km’den çok daha uzun yolculuklar ediyorsunuz. Yeni nesil elektrikli araçlar günlük ortalama ihtiyacın 8-10 katından fazla menzil kapasitesine sahip olarak üretiliyor. 

Örneğin BMW iX’in yeni çıkan xDrive40 modelinin menzili 425 km. Üstelik tasarımı da olağanüstü düşük bir enerji tüketimine göre yapılmış. Sadece 0,25’lik sürtünme katsayısı ile mükemmel aerodinamik özelliklere sahip.

SSS 2
Nerede ve nasıl şarj ediyorsunuz?

Elektrikli araçlarla benzinli ya da dizel araçlar arasındaki en büyük farkı elektrikli araç kullanmaya başlamadan tam olarak anlayamıyorsunuz. Herkes etrafında benzin istasyonu görmeye alışık. Oysa her ev, iş yeri, otopark kısaca bir elektrik prizinin olduğu her yer aynı zamanda bir şarj istasyonu. Dünyanın en erişilebilir enerjisi aslında elektrik. Ben 3 yıldan beri uzun “roadtrip”ler haricinde aracımı hep evde şarj ediyorum. Nasıl akşam yatmadan önce cep telefonunuzu şarj ediyorsanız aynı şekilde otomobilinizi de normal prize takıp şarj ediyorsunuz. Gerekirse böyle bir uzatma kablosu bile kullanabilirsiniz.

BMW iX buna daha şık bir çözüm üretmiş. Ayağınızı uzatınca açılan arka bagajın içinde esnek hızlı şarj cihazı da yerleştirilmiş. Bu şarj cihazını evinizde normal prize takabiliyorsunuz. Ayrıca çoklu adaptörler sayesinde farklı prizleri de mesela endüstriyel yüksek gerilim prizlerini de kullanabiliyorsunuz. 

SSS 3
Şarj işlemi ne kadar sürüyor? 

Nerede şarj ettiğinize göre değişir. Benim yaşadığım yerde şehir elektriği 110 Volt olduğu için dünyanın en yavaş şarj performansını veriyor. Buna rağmen gündelik kullanımımda ev dışında bir yerde şarj etmeye hiç ihtiyaç duymadım. Saatte 5 millik bir hızla gece 12,5 saat şarj etsem bana 62.5 mil yani 100 km’lik bir menzil veriyor ki bu da günlük ihtiyacımın iki katından fazla. Aynı şeyi Türkiye ya da herhangi bir Avrupa ülkesinde 220 Voltluk bir şebekeye bağlanarak yapsaydım iki kat daha hızlı olurdu. 

BMW iX daha da ileri giderek bunun için BMW Wallbox adında bir araç geliştirmiş. Bununla 8 saatte bırakın 100 km’yi otomobiliniz tamamen şarj edilebiliyor. Eğer evde değil de yüksek güçlü ev dışı şarj istasyonlarında bu işi yaparsanız yalnızca 10 dakikada 100 km menzile ulaşıyor. 

SSS 4
Tam depo ne kadar sürede doluyor? 

Elektrikli araçlarda boş depo / tam depo düşünce şeklinden vazgeçiyorsunuz. Pil ömrünü uzun ve verimli tutabilmek için genelde %10’a kadar harcayıp %80’e kadar şarj ediyorsunuz. Ama unutmayın zaten her gece evde ya da her gün işyerinde park edip şarja taktığınız için bu oranlar bir süre sonra aklınıza bile gelmiyor. Yani “depo boşaldı, gidip benzin alayım” şeklinde düşünmüyorsunuz. Normal bir kullanımda aracınızın şarjı her sabah %70-90 aralığında ve her akşam da %50-60 civarında oluyor. Diyelim ki sıradışı bir kullanım yapacaksınız ve uzun bir yola gideceksiniz. O zaman akşamdan pilin tamamını dolduracak şekilde ayarlayabilirsiniz. Ya da ertesi gün yolda hızlı bir şarj istasyonunda şarj edebilirsiniz. Peki bu ne kadar sürer? Kullandığınız araca göre değişir.

Örneğin BMW iX bu tür ev dışı hızlı şarj istasyonlarında %10 şarj doluluk oranından %80 doluluk seviyesine 31 dakikadan kısa sürede, tam kapasiteye ise 40 dakikadan kısa sürede ulaşabiliyor. Yani uzun bir yolculuğa çıkarsanız bir yemek ya da ihtiyaç molası verdiğinizde aynı süre içinde aracınızı da şarj edebilirsiniz.

SSS 5
Yeteri kadar şarj istasyonu var mı?

Tüm dünyada çok büyük bir hızla artıyor. Türkiye’de 4 ana operatör firma ortak kullanıma açık şarj hizmeti sunuyor ve bu operatörlerin 2020 yılının başında toplam 700 olan şarj istasyonu sayısı bugün itibariyle 1300 adetler seviyesinde. Bu ana operatörlerin dışındaki şarj noktalarıyla birlikte toplamda 2000 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu artış trendinin gerek Türkiye’de ve gerekse de dünyada hızlanarak devam edeceği düşünülüyor.

SSS 6
Elektrikli motorların performansı yeterli mi?

Bu soruya çok gülüyorum. Şimdi elektrikli motorların sesi çıkmıyor ya, o yüzden gücü de yok, zayıf zannediliyor, yazık 🙂 Nedense “en çok gürültü yapan en güçlüdür” gibi yanlış bir kanı var toplumlarda. Oysa bu ne insanlar için doğru ne de otomobiller için. Elektrikli motorlar her bakımdan çok yüksek bir performansa sahip. Sessizliğiyse bir avantaj. 

Örneğin BMW iX xDrive40, 326 beygir maksimum güç ve 630 Nm (Newton metre) maksimum tork üretebiliyor. Motorun ürettiği bu yüksek güç çıkışı, aracı 6,1 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaştırabiliyor.

SSS 7
Elektrikli araçları sürmek keyifli mi? Ses çıkartmıyor ya 🙂

Keyif kelimesi yetersiz kalır. Elektrikli bir aracı kullanmaya başlayınca yola çıkmak için bahaneler üretmeye de başlıyorsunuz. Gaza basınca -artık gaz değil tabi, hızlanma pedalına basınca- motorun ürettiği o güçlü torkla araç öyle bir hızlanıyor ki bunun verdiği his bağımlılık yapabilir. Bir de diğer pedalı, yani freni neredeyse hiç kullanmıyorsunuz. Buna da “tek pedallı sürüş deneyimi” deniliyor. Çünkü sürüş sırasında ayağınızı pedaldan çektiğinizde bile frenlemeden kazanılan kinetik enerji pilinizi şarj ediyor.

Mesela BMW iX’in tasarlanabilir geri kazanım değerleri hızlanma, frenleme ve seyir arasında bir denge kurararak sürüş konforunu tercihlerinize göre uyarlamanıza olanak tanıyor. 

SSS 8
Elektrikli araçlar aslında çevreye daha mı çok zarar veriyor?

Kısa cevap: Hayır. Bazıları bir elektrikli araç pilini üretmek için ek enerji gerektiği düşüncesiyle elektrikli araçların daha fazla karbon kirliliğine yol açtığını iddia ediyor. Oysa bu hesaplamayı bir aracın toplam ömrüne göre yapmak gerekiyor. Bir elektrikli otomobilin üretimi, şarj edilmesi ve kullanılmasıyla ilişkili toplam sera gazı (GHG) emisyonları, benzinli bir otomobille ilişkili toplam sera gazı emisyonlarından daha düşüktür. (Aşağıdaki grafiğin kaynağı olan Çevre Koruma Ajansı (EPA), Amerika Birleşik Devletleri federal hükümetinin çevre koruma konularında görevlendirdiği bağımsız bir yürütme ajansıdır.)

Bu konuda Argonne Laboratuvarı‘ndaki araştırmacılar, hem benzinli bir araba hem de 300 millik bir menzile sahip bir elektrikli araç için emisyonları hesapladı. 2021 yılı sonuçları şöyle. Bu rapora göre elektrikli araçların üretimi ve operasyonuyla birlikte toplam gaz salınımı benzinli arabalara göre çok daha düşük. 

Dikkat ederseniz maviyle gösterilen üretim sırasındaki salınım miktarı fosil yakıtlı araçların üretimine göre daha fazla. Ancak bu ortalama bir araç grafiği. Aracın nasıl tasarlandığı ve ne şekilde üretildiği buradaki en kritik farkı oluşturuyor. Markaların verdiği bazı tasarım ve üretim kararları bu verileri daha da aşağıya çekebiliyor.

Örneğin BMW’nin Dingolfing’teki fabrikasında yapılan iX modeli %100 yenilenebilir enerji kullanarak üretiliyor. Bu araç tüm yaşam döngüsü boyunca kendisine benzer dizel bir SAV modele göre %45 daha az sera gazı emisyonu sağlıyor. Aracın hareketli aksamında nadir elementler kullanılmıyor. Üretim için gerekli az miktardaki kobalt maddesi de kontrollü bir şekilde ve adil koşullar altında temin ediliyor. 

Ayrıca iç tasarımında önemli oranda geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılıyor ve bazı malzemeler yenilenebilir doğal ürünlerden yapılıyor. Örneğin aracın içindeki deri, sentetik kimyasallar yerine zeytin yaprağı ile tabaklanıyor. 

Bu videonun sponsoru olan BMW iX’in bu iddialı elektrikli modeli xDrive40 hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak için açıklamalar bölümündeki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Elektrikli araçlar beklediğimizden çok daha hızlı bir şekilde gelişiyor. Bu gelişim beraberinde yeni kullanıcılar için bazı soruları da getiriyor. En son çıktığım uzun yolculukta elektrikli bir araç satın aldığı halde yanıma gelip özellikle pili ve menziliyle ilgili bazı konuları tam olarak bilmeyen ya da yanlış anlayan kişileri gördüm. Yeni teknolojiler hayatımıza girdikçe bu tür sorular ve bazen de yanlış anlaşılmalarla karşılaşmamız kaçınılmaz. Eğer sizlerin soruları olursa ya da ben yeni sorularla karşılaşırsam onları da defterime not etmeye ve fırsat buldukça cevaplamaya devam edeceğim. Çünkü görünen o ki önümüzdeki 10 yıl bizlerin en çok sevdiği bu iki konuyu, mobiliteyi ve yenilenebilir enerjiyi her geçen gün birbirine daha da yakınlaştıracak.

“Elektrikli otomobiller çevreci değil mi?  Mitler ve Gerçekler” için 8 yanıt

Ne zaman kitap yazacaksın ya da kitap tavsiyesinde bulunacaksınız? çok merak ediyorum.

Merhaba Barış Özcan Elektrikli olup geleceğimizi oluşturacak bu çevreci makineleri bize anlattığın ve kafamızdaki sorulara yanıt olduğun için önce teşekkür ediyorum ve tebrik ediyorum Dünyamızın daha temiz olması için gerçekten çok önemli bir adım ama bu çevreci makinelerden daha çevreci ,daha eğlenceli ,daha sağlıklı bir yaşam vadeden eklemlerimizin dostu stresimizin baş düşmanı olan bir makine daha var ismini söylemeden önce biraz düşünmenizi yeğlerim. Çok uzun yıllardan beri aramızda çeşit çeşit ,şekil şekil ,model model bu makine nin adı pek kullanılmayan adıyla velespit halk arasında bilinen ismiyle Bisiklet
Umarım bu şaheser icat hakkında bir video yapma şansınız olur bir bisiklet kullanıcısı olarak Genel ulaşımımı, bir sporcu olarak ise antremanlarımla günümün çoğu vaktini bisiklet tepesinde geçiriyorum Ama Ülkemizde ve Dünyanın bir çok yerinde bisiklet bir ulaşım aracı olarak görülmüyor sürücü kursların kimse kimseye bisikletliler hakkında bilgi vermiyor Bu kültürün yayılması için sürekli mücadele halindeyiz mutlu olmak için sürdüğümüz bisiklet trafikte belkide yaşamımızı etkileyecek riskler barındırıyor pek çok kişinin çocuk oyuncağı olarak gördüğü, kaldırımda sürün dedikleri bu spor bir arabanın günlük katettiği yolun 3,4,5 katı yolu ve bunu sadece haftanın 6 günü ortalama bir sporcunun katettiği yeni yerler görüp keşfedin istediğin yere gidebildiğin kalabalık şehirlerde 10-15 km lik mesafeleri arabayla hemen hemen aynı sürede gidilebilen Toplu taşıma araçlarından çok daha hızlı varmak istediğiniz yere ulaşılabilen bu harika icat hakkında bir video mutlaka yapmanızı isterim bu anlattıklarım sadece ayın görünen yüzü Fransa,İtalya ve İspanya Turları gibi yıllardan beri yapılan tarihi yarışların ardında pekçok hayat hikayesi barındıran pek çok genç sporcunun hayali (benimde dahil) olan bu spor Kimi zaman Babasının doğum gününde hediye aldığı bir bisikletle kimisinin hurda bisikletiyle okuluna gidip gelmesiyle kiminin ,avrupanin kervan geçmez bir köyünden çıkıp bu turların tarihine ismini yazdıran bisikletçilerin ölenlerin veya kalanların ruhlarıyla bütünleşmiş bir makine sizcede sevilmezmi?

Güzel bir video lakin bir nokta atlanmış: elektriğin üretim süreci. Aslına bakarsak şu anda dünyada üretilen elektriğin %85’i fosil yakıtlardan yararlanarak üretiliyor. Bu oranlar ülkeden ülkeye değişmektedir, ancak elektrik üretim kaynağı da göz önüne alınırsa işler biraz daha değişiyor. Münih IFO Enstitüsü’nün bunları da hesaba katarak yaptığı araştırmaya göre bir mercedes 220 d motorunun (dizel) 100 kilometredeki co2 emisyonu 141 gr civarındayken tesla model 3 için bu rakamlar 156 gr ile 181 gr arasında seyir ediyor. Almanya’da üretilen elektriğin yaklaşık %55’inin fosil yakıtlardan üretildiği göz önüne alınırsa, ki bu dünyaya kıyaslandığında daha çevreci bir üretimin olduğunu gösteriyor, aslında elektrikli otomobil sektörünün ve tabii ki elektrik üretim sürecinin daha da geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Yani aslında elektrikli otomobiller halen sandığımız kadar çevre dostu değil ve bu durumları sebebiyle halen fosil yakıtlı arabalara alternatif olabilecek kapasiteye gelmemişlerdir diye düşünüyorum.

Son cümle orada olmamalıydı bu arada, youtube videosunun altına attığım yorumu buraya kopyalarken olmuş 😄

Merhaba Barış Özcan. İngiltere’den yazıyorum. İngiltere otomotiv endüstrisinin kalbi West Midlands’dan.
YouTube kanalında sorularınızı bekliyorum demiştin. Gözünden kaçtıysa diye buradan da soruyorum aynı soruyu.

Soru 1: Ortalama ömrü 10 yıl olan ve geri dönüşüm imkanı bulunmayan devasa pilleri sevgili BMW ya da diğer üreticiler nerelere gömüyor.?

Soru 2: Sırf bu yüzden hepimizin çok iyi bildiği bir Alman devinin otomobiller için pil üretimi tesisi kurmaktan son anda vaz geçtiğini biliyor musunuz?

Not: Sponsorsuz yaşanmaz elbette. Kimse de kalkıp bunun aksini iddia etmemeli. Ama gerçekten inandığın bir konu hakkında bir video yayınladığındaki enerjin muhteşem oluyor. (Bu son kısım bir soru ya da eleştiri değildir.)
Bol şans, başarılar.

Sıkı bir takipçin.

Enerji gereksinimi arttıkça pil hacmi de büyüyor. Henüz bu sorun aşılabilmiş değil. Fakat biricik gezegenimizi korumamız için fosil yakıtları derhal durdurup elektrikli araç üretilmeli….tabi kimin umurunda

Sorun şu ki biz arabamızı park edecek yer bile bulamıyoruz. Eve 100-150 metre mesafede bir yer bulursak seviniyoruz. Bu da arabamızı şarj etmek gibi bir şans vermiyor ne yazık ki. Ve elbette uzun yol. Uzun yola çıkma şansımız olmuyor. Ankara İstanbul arasındaki mesafeyi bitirebilmek ve bitirememek arasındaki çizgiyi İstanbul’un neresine gidiyor olduğunuz belirliyor. Haliyle bizler için halen pratik değil ne yazık ki.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.