Kategoriler
Verimlilik

Uykunun en güçlü şekli: Kahvuyku

Pazar günü yayınladığım bu videoları genellikle kahvaltı yaparken izlediğinizi söylüyorsunuz. Eğer öyleyse, şu anda bu videoyu kahvaltı masasında izliyorsanız, öncelikle afiyet olsun. Büyük bir ihtimalle şu anda çayınızı yudumluyorsunuz. Çünkü istatistiklere göre dünyada en çok çay içen ülke Türkiye. Kişi başı yılda 3,5 kg çay tüketiyoruz. Listenin ikinci sırasındaki en yakın rakibimiz İrlanda ve onun ardından gelen İngiltere bile -ki biliyorsunuz İngilizlerin çay sevgisi meşhurdur- yılda 2 kg civarında… Neredeyse bu iki ülkedeki kişilerin tükettiği çayın toplamını biz tek başımıza içiyoruz. Genellikle de kahvaltıda yapıyoruz bu işi. Peki kahvaltıda çayınızı yudumlarken hiç düşündünüz mü neden bu öğüne kahvaltı dendiğini?  DEVAMI ▷

Kategoriler
Verimlilik

4-7-8 Derin Nefes Alma Tekniği

Hoş geldiniz. Ben de tam Miyagi’cilik oynuyordum. Bay Miyagi’yi belki duyanlar vardır. Miyagi-san, Okinawa’lı bir karate ustası. Tabiki gerçek bir kişi değil. Hayali bir karakter. Gençlere kendini savunma sanatını öğretiyor. Biraz kibarlaştırdım orijinal tanımlamayı. Normalde “martial arts” deniyor, “dövüş sanatları” diye dilimize çevriliyor ve genellikle de kung fu, karate gibi doğu kökenli spor dallarıyla ilişkilendiriliyor ama “martial arts” Latin kökenli bir tabir. Marslı sanatları demek. Nasıl bağladık uzaya yine 🙂 Yok yok, bugünkü konumuz uzayla ya da Mars’la ilgili değil. Mars’ın mitolojik anlamı olan savaşmayla da ilgili değil. Kendini savunmayla ilgili. O yüzden Miyagi-san’dan bahsederken gençlere “martial arts” ya da “dövüş sporları” öğretiyor demek yerine “kendini savunma sanatını” öğretiyor demeyi tercih ettim.  DEVAMI ▷

Kategoriler
Bilim Verimlilik

Mutluluğun formülü: D+O+S+E

Bir dakikalığına hayatınıza bir virgül koyup şunu düşünmenizi istiyorum. Mutlu olmak için ne yapmak gerekiyor? 

  1. İyi bir okula gitmek mi? 
  2. O okuldan iyi dereceyle mezun olmak mı? 
  3. İyi bir işe girmek mi? 
  4. Çok sevdiğin biriyle evlenmek mi? 
  5. Yukarıdakilerin hepsi mi?

Konuyu yine bir soru ve onun şıkları şekline indirgeyebildiğimize göre biraz bilimsel düşünmeye çalışalım şimdi de. Mutluluğun edebiyatını yaptık, felsefesini okuduk, hatta resmini bile gördük. Şimdi de bilimini anlamaya çalışalım. 

Çünkü mutlu olmak için ne yapmak gerektiği sorusunun cevap şıklarına nedense hep dış dünyayla ilgili şeyler koyulur. Bunların hangisini seçerseniz seçin size kısa vadeli bir mutluluk sağlar. Her bir şık sizi en fazla bir kaç hafta mutlu eder. Uzun vadeli mutluluk dış dünyanız tarafından değil, iç dünyanız tarafından belirlenir. Beyninizin dünyayı nasıl algıladığıyla ilgilidir. Sürekli olarak mutlu olabilmekse mümkün değildir. DEVAMI ▷

Kategoriler
Genel Verimlilik

Yürüyelim Arkadaşlar!

“Bütün ümidim gençliktedir.”
– Atatürk

Gelin şimdi bu nehrin sularının akıp giden zamanı temsil ettiğini düşünelim. Eğer bulunduğumuz bu nokta şimdiki zamansa gelecek zaman nehrin hangi tarafıdır? Nehrin yukarısı mı yoksa aşağısı mı? Sekiz Dağ romanında yürüyüş yapan baba yanındaki oğluna tam da bu soruyu sorar. Oğlu da bir müddet düşündükten sonra nehrin akmaya devam ettiği tarafı, aşağısını gösterir. Gelin biz de bunu biraz düşünelim. Düşünmek için biraz yürüyelim. DEVAMI ▷

Kategoriler
Verimlilik

10 ülkeden 10 kelimeyle mutlu olma sanatı

Mutlu olmak için her zaman çok büyük şeylere ihtiyacımız yok. Rahatlıkla ulaşabileceğimiz, yapabileceğimiz küçücük şeyler bile bizi gündelik sıkıntılarımızdan uzaklaştırabilir. Mesela ben ne yapıyorum biliyor musunuz?

Mbira çalıyorum… Afrika kökenli bu enstrüman Karayip adalarında “kalimba” olarak da biliniyor.

Geçenlerde dünya kültürlerinde “küçük şeylerle mutlu olma sanatı” diyebileceğimiz bazı kavramları gösteren çok güzel bir infografik tasarım gördüm. 10 ülkeden 10 kelime seçmişler. İçinde Türkiye de var. Bakalım dünyanın bambaşka coğrafyalarında insanların mutlu olmak için kullandıkları kelimeler neymiş? Ve bakalım Türkiye’den seçilen kavramı siz tahmin edebilecek misiniz? DEVAMI ▷

Kategoriler
Verimlilik

Günde 2 Bardak Boncuk Stratejisi

Günde kaç bardak çay içiyorsunuz? Ya da kaç fincan kahve? Özellikle çalışırken insanın odaklanmasına, dikkatinin artmasına yardımcı oluyor değil mi bu tür içecekler? Eğer bu konularda yardıma ihtiyacınız varsa; yaptığınız işten, çalıştığınız dersten çabucak sıkılıp başka şeylerle meşgul olmaya başlıyorsanız size enteresan gelebilecek bir tavsiyem var. Dökün o bardaktaki çayı, fincandaki kahveyi, onun yerine içini boncukla doldurun. Sonra aynı bardaktan bir tane daha alıp masanızın üstüne her ikisini birden yerleştirin. Şimdi önünüzde boncukla dolu bir bardak ve bir de boş bardak var. DEVAMI ▷