Kategoriler
Teknoloji

Laurel mi duyuyorsunuz Yanny mi? İşitsel illüzyonun bilimsel açıklaması

Soru: Şimdi size dinleteceğim ses kaydında Yanny mi deniyor yoksa Laurel mı?

Tekrar dinletiyorum.

Şuradan oy kullanabilirsiniz.

Videonun başlığı sizi yönlendirmesin. Tekrar dinleyin. Son kararınız mı?

Yanny mi, Laurel mı?

Nereden çıktı şimdi bu soru diye düşünüyorsunuz değil mi? Delinin biri bir kuyuya taş atmış… diye başlayacağım ama bu devirde o deliler genelde YouTuber olduğu için YouTuber’ın biri sosyal medyaya bir taş atmış, sonra kırk akıllı çıkaramamış. Ama bu kanalın izleyicileri hepsinden daha akıllı olduğu için bugünkü görevimiz o taşı kuyudan çıkarıp, bizim kavanoza atmak 🙂

14 Mayıs’ta Cloe Feldman adında bir YouTuber Instagram hesabından bu soruyu sorunca ortalık yıkıldı. Çünkü pek çok kişi o sesin tabiki “Laurel” dediğini büyük bir özgüvenle belirtirken, bazıları da “Yanny” dediğini düşündü. Hatta bazıları ikisinin arasında daha farklı bir şey söylediğini iddia ettiler: “Geery” ya da “Garry” gibi bir şey.

Bir YouTuber sayesinde sosyal bir fenomene dönüşen bu tartışmayı başlatan aslında Katie Hetzel adında bir lise öğrencisi. Ders çalışırken “Laurel” kelimesinin nasıl telaffuz edildiğini öğrenmek için Vocabulary.com sitesine giriyor. Bizdeki TDK gibi bir site bu. Hani aklınıza takılan kelimeler olduğu zaman hem anlamı, hem doğru yazılışı, hem de telaffuzu için siz de bakabilirsiniz. Hiç gocunmayın yani bu yaştan sonra Türkçe mi öğreneceğiz diye. Amerikalılar da İngilizce öğrenmek için sözlük kullanıyorlar gördüğünüz gibi. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek… diyeceğim şimdi de günlük deyim kotamı doldurdum.

Neyse Katie’ye geri dönelim. Sözlük sitesini açmış ve küçük hoparlör simgesine tıklamış. Ama Laurel yerine Yanny dediğini duymuş. Sonra gidip sınıf arkadaşlarına sormuş ve tıpkı bu videonun başında sizin de başınıza geldiği gibi bir kısmı Laurel, bir kısmı da Yanny duyduğunu söylemiş.

Peki bu ses dosyası yanlışlıkla mı oraya konmuş? Hayır. Teknik olarak her şey doğru. O zaman söylenişte mi bir hata var? Hayır. Vocabulary.com sitesi bu kelimelerin ses kaydını “uluslararası fonetik alfabeye” hakim ve diksiyonu çok düzgün kişilere yaptırıyor. Bu kelimeyi de New York’daki müzikallerde rol alan Jay Aubrey Jones adında bir opera sanatçısına söyletmiş.

Kısaca söylenen kelime teknik olarak Laurel. Burası önemli. Çünkü bakın duyduğunuz kelime demiyorum. Söylenen kelime diyorum.

Twitter’da yapılan bir ankete katılan dünyanın dört bir tarafından yarım milyon insanın %47’si yani neredeyse yarısı “Yanny” duyduğunu söylemiş. Bunların arasında ünlü yazar Stephen King de var. Gerçi 4 saat sonra o da Laurel duymaya başladığını itiraf etti. Düşünün Beyaz Saray bu konuda video yayınladı. Donald Trump ne dese beğenirsiniz? “I hear Covfefe.”

Kendisi eski bir iş adamı ve artık “usta” bir politikacı olduğu için kötü bir espriyle algı yönetimi yapmaya çalışmış. Konunun özü de bu aslında. Algılarımız. Ne söylendiği değil, bizim ne duyduğumuz.

Yanny ve Laurel tartışmasına yol açan şey işitsel bir illüzyon. Hani sihirbaz da denilen illüzyonistler göz yanılgılarımızdan faydalanarak bizi şaşırtırlar ya. Onun gibi bir şey. Birkaç yıl önce bir elbisenin rengiyle ilgili de benzer bir tartışma yaşanmıştı. Sahi bu elbisenin rengi ne? Mavi-siyah mı, altın rengi ve beyaz mı?

İşte böyle optik illüzyonlar gibi işitsel illüzyonlar da var. Bunun bilimsel açıklaması insan kulağının duyduğu frekanslarla izah edilebilir. Şimdi ses kaydındaki frekansları görebilmek için size Audition’da göstereyim. Bu Photoshop’u da üreten Adobe’nin bir programı ve ses dosyalarındaki frekansları Photoshop’taki gibi bize gösterip seçtirebiliyor. Adobe’de çalışırken bu programın eğitimini çok vermiştim, aranızda katılanlar varsa yorumlarda kendini hatırlatsın 🙂

Normalde ses dalgaları bu şekilde gösterilir. Aynı ses dalgasının “spektral gösterimi”ne baktığınızdaysa çok daha fazla şey görmeye başlarsınız. Ses frekanslarını… Bunlara bakınca belli yerlerde renklerin sarıya doğru açıklaşmaya başladığını fark edeceksiniz. Bunlara formant frekanslar deniliyor. Konuşurken kullandığımız ünlü harflerin yani a, e, ı, i, o, ö, u, ü gibi sesli harflerin fonetik özelliğini belirleyen ve biçimlendiren frekanslar bunlar.  Ayrıntılı bilgi için Ufuk Önen’in yazdığı çok güzel bir Türkçe makale var, okumanızı tavsiye ederim. Konuşurken bir ünlü harfi çıkartabilmek için 4 ile 6 arasında değişen formant frekanslarını üretiyoruz. Ama bunun karşı taraftan anlaşılabilmesi için genellikle üç formant frekans yeterli. Üçünü duyan anladığını zannediyor. İşte genelleme yapınca hataya da düşülebiliyor.  

Çünkü bu görseldeki yüksek ses frekanslarını silersek Laurel daha iyi duyulabiliyor. Alçak ses frekanslarını silersek yukarıda sadece 3 formant frekans kalıyor. Bu da bizi yanıltıyor ve Yanny işitilmeye başlanıyor. Minnesota Üniversitesi’nden işitme bilimleri profesörü Benjamin Munson’a göre konunun açıklaması bu şekilde. İnsanlar yaşlandıkça üst frekansları daha zor duymaya başlıyorlar. Dolayısıyla onların Laurel olarak algılama ihtimali daha yüksek diyor.

Bu konudaki başka bir görüş de Arizona Üniversitesi’nden gelmiş. Konuşma, dil ve işitme üzerine uzman profesör Brad Story, konunun yaşla değil kayıt kalitesiyle ilgili olduğunu söylemiş. Sosyal medyadaki versiyonun kayıt kalitesi sözlük sitesindekinden çok daha düşük. Oradan cep telefonuyla kaydedilmiş. Dolayısıyla ortam sesleri de karışmış. Gerçekten de iki kaydı karşılaştırınca frekanslardaki gürültü daha net ortaya çıkıyor. Bu dosya üzerinde sadece üst frekansları dinlediğimizde Yanny daha kolay işitiliyor.

İşin şaşırtıcı tarafı bu iki kelimenin birbirinden çok farklı olması. Diğer tarafı dinleyenlerin ne duyduğu konusunda büyük bir özgüvene sahip olması. Demek ki neymiş? Her duyduğuna inanma, her fikrini doğru sanma! Çünkü derinlemesine bilgi sahibi olmadan fikir üretmeye pek meraklıyız. Önce bir araştıralım.

Bütün bu curcunanın bize katacağı şey en azından bu bilgelik olsun. Gerçi bunun dışında bir katkısı daha oldu. Literatüre yeni bir kelime eklendi. “Laurel” zaten vardı Vocabulary.com sözlük sitesinde. Laurel “defne dalından taç” demek. Zaferi, başarıyı temsil ediyor. O yüzden ödül törenlerinin logosu olarak çok görmüşsünüzdür.

Yanny diye bir kelimeyse İngilizce sözlüklerde, ansiklopedilerde yoktu. Yanni vardı, sonu i ile biten isim. Benim en sevdiğim müzisyenlerden biri. Bu arada o bu kelimeyi Yanny olarak duyuyormuş 🙂 Sonu y ile biten Yanny kelimesi yoktu. Geçen haftaya kadar. Bütün bu olanlardan sonra iki gün önce Vocabulary.com sitesi bu kelimeyi de ekledi. Tanımını da şu şekilde yaptı:

“Yanny, en azından 24 saat boyunca tüm internetin dikkatini dağıtabilme kapasitesine sahip bir söz ya da deyim. Yanny kelimesini bıraktığınızda hararetli bir tartışma başlatabilirsiniz.”

TDK’ya önerim biz de bu kelimeyi kendi sözlüğümüze ekleyelim. Açıklamasını da şöyle yapalım: “Siz ne derseniz deyin. Herkes kendi duymak istediğini duyuyor.”

“Laurel mi duyuyorsunuz Yanny mi? İşitsel illüzyonun bilimsel açıklaması” için 4 yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.