Geleceğin müziğini geçmişin gözlerinde görmek

Geleceğin müziğini geçmişin gözlerinden görebilmek ister misiniz? O halde hem teknolojiyi hem de tasarımı kullanabilen bir sanatçının hayat hikayesine bir göz atalım.

Jean Michel Jarre. Öncü bir elektronik müzik sanatçısı. Bestelerinde çok fazla söz kullanmıyor. Çünkü sözler olmadan müzik, daha tanımlayıcı, daha açık olabilir. Bize daha iyi hikayeler anlatabilir.

Jarre gençliğinde resimle ilgilenmiş, sattığı resimlerle kendine müzik aletleri almış. Çünkü müzikle de bir ressam olabilirsiniz. Tuvalinize frekansları, sesleri yerleştirip, kulakları doyurabilirsiniz. Şimdi gözlerinizi kapatıp şunu dinleyin.

Duyduğunuz bu sesler analog bir ses sentezleyicisinde -bir syntheseizer’da- oluşturuluyor. Bir ressamın elektronik paleti. Boşluğa vurulan fırça darbeleri gibi. Evren genişliğinde bir tuvali boyuyor. Bu sesler, 1976’dan geliyor, Jean Michel Jarre’ın ilk popüler albümü Oxygène’in birinci bölümünü duydunuz. Ama size tanıdık gelecek olan kısım 4.bölüm. Bu melodiler çocukluğumun da ilk hatıraları. Uzay, evren, bilim, teknoloji gibi konuların fon müziği… DEVAMI ▷

Summer 3

Çok klasik bir müziği yeniden keşfetmeye ne dersiniz? Vivaldi’nin 4 mevsiminden bahsediyorum. Özellikle de yaz fırtınasının anlatıldığı Summer 3’ten…

Barok müziğin en bilinen bestecilerinden Vivaldi’nin 4 mevsiminin 1000’den fazla farklı albüm ve konser kaydı var. Hatta bunlardan biri tüm zamanların en çok dinlenen klasik müzik albümlerinden biri. Ben bunların hepsini dinlemedim ama dinlediklerim içinde bir tanesi beni gerçekten çok etkiliyor: Recomposed.

Bu bir analog remix. Tamamen yeniden kompoze edilmiş. Vivaldi’nin 4 mevsiminde kullandığı motifler ve elementlerden yararlanılmış. Asıl bestelerin dörtte üçüne sadık kalınmış ve postmodern minimalistik bir tarzda yeniden yorumlanmış. Müziği dinlerken sanki Vivaldi’nin yeniden doğduğunu ve müziğini bu kez de bizim yüzyılımızın insanlarına yeniden yaptığını sanıyorsunuz. DEVAMI ▷