Kategoriler
Tasarım Verimlilik

2022’nin ilk viral oyunu: WORDLE

Sosyal medyada sizin de karşınıza çıktı mı? Yan yana 5 tane gri kutu. Bazıları sarı renkte. Sonra altında 5 kutu daha. Bu kez içlerinden biri yeşil! Alt alta ilerleyen en fazla 6 satırın sonunda hepsi de yeşil olmuş. Bu bir oyun. WORDLE adında bir kelime bulmaca oyunu. Geçen yılın son aylarında ortaya çıktı ve 2022 başında viral bir şekilde yayılmaya başladı. Oyunun kuralları son derece basit. Onları anlatacağım. Benim asıl ilgimi çeken arkasındaki hikaye. Çünkü bu oyunun tasarımını anlamak, giderek oyunlaşmaya başlayan hayattaki başka bazı şeylerin kapısını da aralayabilir. Ama önce biz kutularımızı bir açalım.

WORDLE 5 sütunlu, 6 satırlı bir ızgara şeklinde başlıyor. Amacımız her gün değişen 5 harfli bir kelimeyi bulmak. Oyunu yapan kişi Amerikalı olduğu için -bu arada soy ismine dikkat- kelimeleri de İngilizce olarak tahmin etmek gerekiyor. Ama merak etmeyin pek çok dile çevrildi ve bunların arasında Türkçe versiyonu da var. 5 harfli bir kelime tahmin ederek başlıyorsunuz. Ben kendi adımla başlayayım: BARIŞ.

Gördüğünüz gibi ilk iki kutu sarıya dönüştü. Demek ki doğru cevabın içinde B ve A harfleri var ama ben onları yanlış konumda tahmin etmişim. Bu harfler cepte olduğuna göre onları farklı konumlara yerleştirerek yeni bir tahmin yapıyorum. İçimden BETON demek geliyor ama olmaz. Neden? Çünkü hem B hem de A olması gerekiyor. O zaman BATON olur mu? Normalde olur ama harflerin yerini değiştirmedim. Yani onlar yine sarı çıkacak. Olsun. Şimdilik aklıma başka bir kelime gelmiyor. En azından belki başka bir harf daha yakalayabilirim. Bu da işin stratejisi. Peki böyle bir kelime var mı Türkçe’de? İpucu veriyorum. Var. Ama biz yine de hemen sözlüğe bakıyoruz. TDK sözlüğüne göre BATON kayakta dengeyi veya hızı sağlamak; beyzbol, hokey, kriket gibi sporlarda itmek veya vurmak amacıyla kullanılan sopa. 

O zaman hemen yazıp başka harfleri yakalayabildik mi diye bakıyoruz. İlk iki harfi zaten bilmiştik. Onlar yine sarı çıkıyor. Ama iki sarı daha ekleniyor. O ve N harflerini de bilmiş olduk. İçinde B, A, O ve N harfleri olacak ama sıralaması değişecek. 5 harfli bir kelime. Hımm… Siz de bir düşünün bakalım. İpucu veriyorum. Videonun sağ alt köşesindeki butona bir bakın. Hatta daha önce basmadıysanız bir basın. Sonra da tahminde bulunalım: ABONE. Üçüncü tahminimizde 5 harfli kelimeyi bulduk. Gururla paylaşacağımız çözüm desenimiz bu. İşte bu şekilde en fazla 6 denemeyle 5 harfli bir kelimeyi tahmin etmeye çalışıyoruz.

Şimdi gelelim oyun tasarımına. Bu oyun 2022’nin ilk viral oyunu dedim. Tabiki tek viral oyunu olmayacak. Daha önce ne oyunlar gördük: Facebook’taki Farmville’de çiftçilik yapanlar bir el kaldırsın bakalım. Candy Crush’lar, Animal Crossing’ler, Flappy Bird’ler… “Viral” yani insanlar arasında büyük bir hızla yayılan oyunlar bir şekilde tam da bunun için tasarlanıyorlar. Ancak WORDLE’ın bir farkı var. Diğer oyunların aksine sizin vaktinizi mümkün olabildiğince alabilmek için yapılmamış. Tam tersine. Günde sadece bir kelime yayınlanıyor. Kelimeyi bulduktan sonra ertesi güne kadar oyunu oynayamıyorsun. Yani bir kısıtlama var. Bu onu daha da değerli kılıyor. Unutmayın: kısıtlamalar hem yaratıcılığı arttırır, hem de değeri yükseltir. O yüzden sahip olduğumuz imkanları değerlendirirken, sahip olamadıklarımıza bakıp da bahane üretmemek lazım. 

WORDLE oyununu farklılaştıran bir başka konuysa onun erişilebilirliği. Herkese açık, tamamen ücretsiz ve sadece web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Yani internete girebiliyorsanız bu oyunu da oynayabilirsiniz. Uygulama indirmiyorsunuz. Kayıt olmuyorsunuz. Bilgi paylaşmıyorsunuz. Tarayıcınızdan giriyorsunuz ve oynuyorsunuz. Bu kadar basit. Bu kadar erişilebilir. Bu onun herkese kolaylıkla ulaşabilmesini sağlıyor. Unutmayın: erişilebilirlik hem büyümeyi arttırır, hem de daha fazla kişinin potansiyelini ortaya çıkarır. O yüzden bir şeyleri tasarlarken mümkün olabildiğince karmaşıklıktan uzaklaşın. Sadeleşin, sadeleştirin. Yaptığınız şeyle başka insanlar arasındaki engelleri ortadan kaldırın. 

WORDLE’da gördüğüm üçüncü ve sonuncu önemli konuysa paylaşılabilirliği. İyi oyunlar aslında beynin doğru noktalarını uyarırlar. Bu örneğimizde beynin hem konuştuğumuz dille ilgili bölümleri hem de mantıkla ilişkili kısımları çalıştırılıyor. Yani hem sözelden hem de sayısaldan giriyoruz bu sınava. Ama sınav gibi stresli değil. Oyun gibi eğlenceli. Çünkü doğru tahmin ettiğimiz her harfte dopamin hormonu salgılıyoruz. Sarı ve yeşil gördüğümüz her kutu bize memnuniyet ve tatmin hislerini yaşatıyor. Bunların oluşturduğu desenleri, görsel ipuçlarını başkalarıyla da paylaşmak istiyoruz.  Yani bu oyunun üçüncü önemli özelliği paylaşılabilir nitelikte olması. Unutmayın: paylaşılabilirlik hem üretilen değeri zenginleştirir, hem de çevresinde bir ekosistem yaratır. O yüzden her ne yapıyorsanız yapın, başkalarını da ortak etmeye çalışın. Ekip olun, topluluk oluşturun. Değeri paylaşın. 

Bu oyunda herkes her gün aynı kelimeyi bulmaya çalışıyor. Ortak bir hedef doğrultusunda bir araya gelen bir topluluk oluşuyor. Oyunu oynayanlardan biri şöyle diyor: “Hepimizin aynı bulmacayı çözmeye çalıştığımız gerçeği bizi bir araya getiriyor ve birlikte daha büyük bir problemle uğraşıyormuşuz gibi hissetmemize yardımcı oluyor.” Bu hedefe ulaşanlar onu farklı şekillerde paylaşmaya başlıyor.

Bakın bunun size en tipik örneğini göstereyim. Birisi gün gün aldığı sonuçları kaneviçe gibi işlemeye başlamış. Bunu da sosyal medyadan paylaşmış. 

Bunu görünce ister istemez aklıma zinciri kırmamak için attığım çarpılar geliyor. Zaten az önce saydığım ilkelerin uygulamasından başka bir şey değil o da. Kısıtlamamız vaktimiz, yani takvimimiz. Bunu görsel bir ızgara şekline çevirip herkesin bir tıkla indirebileceği kolaylıkta paylaşmaktan başka bir şey yapmıyoruz. 

Eğer az önce saydığım ilkeleri hayatınıza uyarlarsanız pozitif anlamda viral bir etki yaratabilirsiniz. Böyle bir hareketin sonuçlarına inanın siz bile şaşırırsınız. 

WORDLE oyununu yapan kişi bunu sadece kız arkadaşı için tasarladığını söylüyor. Yani aşkla yapılan bir iş bu. Sonra ailesiyle, dostlarıyla paylaşmış. Sadece 2,5 ay önce 1 Kasım’da oyunu 90 kişi oynuyormuş. 2 ay içinde, yılbaşına kadar bu sayı 300.000 kişiye çıkmış. Ondan sonraki 2-3 hafta içinde yani bugün milyonlarca kişi tarafından oynanıyor. 

Şaşırtıcı bir sonuç ama ilkeler ortada. İnsanların potansiyeline dokunursanız, onlar da en kısıtlı kaynaklarını kullanarak böylesine şaşırtıcı işler yapıp bunu herkesle paylaşır. 

Şimdi ben de sizinle bu oyunu nereden bulacağınız paylaşayım. Orijinali yani İngilizce versiyonu için adresi belli: https://www.powerlanguage.co.uk/wordle/ Sakın cep telefonunuzdan uygulama indirmeye, hele hele parayla almaya kalkmayın. Çünkü maalesef hemen bu tür klonları da yapılmış. Oysa oyunun kendisi sadece bir linke tıklayarak oynanıyor. Ben oyunun Türkçe versiyonunu  Fatih Kadir Akın’ın yaptığı fork üzerinden “github” üzerindeki bir adresten oynadım: https://f.github.io/wordle-tr/ Belki başka Türkçe versiyonlar da olabilir. Bilenler yorumlar kısmına link bırakabilir. 

WORDLE oyununun kuralları belli. Hepimizin 6 tahmin hakkı, her tahminde kullanabileceği 5 harfi var. Doğru kelimeyi bulabilmek için nasıl davranmanız gerektiğine siz karar vereceksiniz.

Hayat oyununun kuralları da belli. Hepimizin haftada 7 günü, günde 24 saati var. Bunları kullanarak doğru hedefe ulaşabilmek için nasıl davranmanız gerektiğine yine siz karar vereceksiniz.

“2022’nin ilk viral oyunu: WORDLE” için 3 yanıt

Barış abimin ilan ettiği 19 Ocak Mızıkçılar Günü sonrası motivasyonumuzu arttırmak için bu içeriğiyle ”Zinciri Kırma” yı hatırlatması çok güzel oldu 🙂

İnsan gerçekten yaşayınca anlıyor, Barış abimin paylaştığı bir araştırmada yeni yılda koyulan hedeflerin en fazla 19 gün sürdürüldüğü belirtilmişti. Bu tarihten sonra istikrarla çok az kişi devam ediyor ve gerçekten zorlanmıştım o günlerde. Neyse ki kırmızı çarpılarımla kazandığım dopamin şölenimi hatırladım da devam ediyorum 😀
Yılın doğum gününden tam 23 gün geçti bugün, 23 sayfayı doldurduk ve daha önümüzde bir sürü tertemiz, bembeyaz sayfalar duruyor.

” Kısıtlamamız vaktimiz, yani takvimimiz. Bunu görsel bir ızgara şekline çevirip herkesin bir tıkla indirebileceği kolaylıkta paylaşmaktan başka bir şey yapmıyoruz. ”
Diye yazmışsın ve gerçekten takvimin çok işe yarıyor Barış abim tekrardan teşekkürler kendini ve farkındalıklarını ” Erişilebilir ” kıldığın için.

”Hayat oyununun kuralları da belli. Hepimizin haftada 7 günü, günde 24 saati var. Bunları kullanarak doğru hedefe ulaşabilmek için nasıl davranmanız gerektiğine yine siz karar vereceksiniz.”
Hayat oyununda , her gün kendi hamlesini yapıyor ve sıra bana geldiğinde pas geçmiyceğim çoğu insan gibi ve önceden yaptığım gibi.
”Güneş yeniden doğacak ve biz yeniden deneyeceğiz” ….

Görüşürüz güzel abim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.