Kategoriler
Teknoloji Uzay

İkinci Uzay İstasyonu

Uzayla ilgili videolarımda ve canlı yayınlarımda sık sık ISS’ten söz ediyorum. Yani International Space Station – Uluslararası Uzay İstasyonu. Kısa bir süre öncesine kadar yörüngedeki tek uzay istasyonu oydu. Kısa bir süre sonra yörüngedeki tek uzay istasyonu ISS değil CSS olacak. Yani Chinese Space Station – Çin Uzay İstasyonu. Geçen hafta ana modülü yörüngeye oturtulan bu uzay istasyonunun 2022’ye kadar tamamlanması planlanıyor. ISS’in görev süresinin yakında sona ereceğini düşündüğümüzde 2025 yılından sonra uzayda sürekli olarak astronot daha doğrusu taykonot bulunduran tek ülkenin Çin olacağını öngörebiliriz. En azından Ay’daki uzay istasyonları kurulana kadar…

28 Nisan 2021’de Güney Çin Denizi’ndeki Hainan adasından Çin’in geliştirdiği en güçlü roketlerden biri olan Long March 5B fırlatıldı. 4 booster’lı bu çok güçlü roketin 16.6 metre uzunluğundaki yükünün adı Tianhe idi. Göklerin uyumu anlamına gelen bu cisim yeni bir uzay istasyonunun çekirdek modülüydü. 2022’ye kadar gönderilecek diğer modüllerle birlikte T şeklinde bir uzay istasyonunun yapımı böylece başlamış oldu. Her şey yolunda giderse Haziran ayında gönderilecek üç taykonot bu modülün içinde yaşamaya başlayacak. 

Son 20 yıldır sürekli olarak uzayda birileri bulunuyordu. Bu insanların sayısı ortalama 3 ile 6 kişi arasında değişiyordu. Son gönderilenlerle şu anda tam 11 kişi oldu Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşayanların sayısı. Bir de buna Çin Uzay İstasyonu’nda yaşayan 3 kişi eklenince uzay nüfusunda önemli sayılabilecek bir artış yaşanmış olacak 🙂

Ama zaten istasyonu dediğimiz şey tam da budur. Uzay boşluğunda insanların konaklaması ve çalışması için hazırlanan platformdur. Bunlar hep alçak dünya yörüngesine gönderiliyor. Bugüne kadar epeyce bir uzay istasyonu hazırlanarak gönderildi. İlk gönderen ülke uzay yarışında pek çok alanda ilke imza atan Sovyetler Briliği oldu. O zamanlar Salyut adı verilen monolitik yapıda istasyonlar yapılıyordu. Bunlardan 7 tanesi gönderilip görevlerini tamamladıktan sonra modüler olarak yapılan ilk uzay istasyonu olan Mir göreve başladı. Bunlar modüller halinde parça parça yapılabildiği için içinde daha fazla yaşam alanı olabiliyordu ve daha uzun süreler kalınabiliyordu. Nitekim Valeri Polyakov tam 437 gün 18 saat Mir uzay istasyonunda yaşayarak uzayda en uzun süre kesintisiz olarak kalan kişi ünvanını elde etti. Toplamda kesintilerle beraber en uzun kalan kişi yine bir kozmonot: Gennady Padalka. 5 kez uzaya giden bu kişi 878 gün kalmış. Hayatının 2,5 yılını uzayda geçirmiş. Bu rekorlara imkan veren ik modüler istasyon Mir 15 yıllık görev süresini doldurduktan sonra atmosfere sokularak imha edildi. 

İşte yapımına yeni başlanan Çin Uzay İstasyonu, Rusların artık görev süresi çoktan tamamlanmış olan Mir uzay istasyonuna çok benziyor. 100 metrik tona ulaşacak olan CSS, üç ana modülden oluşacak: Tianhe adlı ilk gönderilen çekirdek modülden sonra, iki deney modülü bu çekirdeğin her iki tarafına da kalıcı olarak bağlanacak. İçinde taykonotların 6 ay süreyle yaşayacağı Tianhe ve ona bağlanacak olan Wentian, robotik kollarla donatılmış durumda. Diğer modül Mengtian ise istasyonun dışına monte edilen deneylerin bakımı ve onarımı için bir hava kilidine sahip olacak. Tianhe’nin toplam beş bağlantı noktası var. Dolayısıyla gelecekteki genişletmeler için ekstra modüllerin eklenebilmesi mümkün. İstasyon, 10 yıldan fazla çalışacak şekilde tasarlanmış.

Projeye ilişkin çok detaylı bilgilere ulaşabilmek maalesef mümkün değil. Dolayısıyla bütçesine ilişkin kesin bir şey söyleyemiyorum. Ama milyarlarca dolarlık bir yatırım olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Bugüne kadar insanların yaptığı en pahalı şey ISS – uluslararası uzay istasyonuydu. Yaklaşık 150 milyar dolara mal olmuştu. Onun beşte biri boyutlarına sahip olduğuna göre Çin Uzay İstasyonu’nun yaklaşık 30 milyar dolarlık bir yatırım olduğunu düşünebiliriz.

Niye böylesi büyük bir parayı bu işe harcıyorlar? Onun yerine ISS’e katılmak daha az maliyetli olmaz mıydı? Avrupa ülkeleri toplamda 5 milyar dolar ve Kanada sadece 2 milyar dolar harcayarak bu projede yer aldılar ve uzaya ilişkin deneylere aktif olarak katılım sağlayabildiler. 

Buna katılamadılar çünkü davet edilmediler. Evet, ABD, Rusya, Kanada, Avrupa ülkeleri ve Japonya ortaklığıyla sürdürülen ISS projesine davet edilmeyen tek büyük ülke Çin’di. Davet edilmemişti, çünkü 1998’de proje başladığında Çin uzay yarışında çok yeni ve acemi bir ülkeydi. Uzay ajansı henüz 5 yaşındaydı. Düşünün o sırada Ruslar 8. Uzay istasyonunu emekliye ayırmak üzereydiler. Dolayısıyla uzay istasyonu için işbirliği yapan ülkeler Çin’in anlamlı bir katkı yapamayacağına karar vermişti. Ancak Çin uzay yarışına diğer ülkelerden çok daha fazla önem verdi. Milyarlarca dolarlık yatırım yaptı. 2003 yılında uzaya insan gönderen üçüncü ülke ünvanını kazandı. Bir yandan da ISS’e katılma konusundaki isteğini yenilemeye devam etti. Ancak 2011 yılında Amerikan kongresinin verdiği bir kararla bu katılım kesin ve net olarak engellendi. Bu karara göre NASA ve Amerikan şirketlerinin teknolojik bilgilerini ve tecrübelerini Çin hükümetiyle paylaşması yasaklandı. 

Bu yasaklama kararının arkasında bazı gerekçeler de vardı elbette. 2007’de Çin kendi uydularından birini imha etmek üzere uzaya bir misil gönderdi. Parçalanma neticesinde pek çok ülkenin güvenliğini tehdit edecek ölçüde enkaz parçaları oluştu. Daha sonra da NASA’nın JPL kurumunu hack’leyerek bilgi kaçıran iki Çin vatandaşı yakalandı. 

Bu yasaklama kararından sonra Çin kendi uzay istasyonunu geliştirmeye başladı. 2011’de Tiangong 1 adlı ilk uzay istasyonu prototipini gönderdi. 2016’da bunu Tiangong 2 takip etti. Bu iki istasyon deneme amacıyla hazırlanan kısa süreli istasyonlardı. Tüm bu denemelerden sonra nihayet geçtiğimiz hafta bu konudaki en önemli adım atılarak modüler bir uzay istasyonunun çekirdek parçası yörüngeye yerleştirildi. 

Önümüzdeki iki yıl boyunca 10 fırlatma daha yapılarak istasyonun diğer modülleri ve ihtiyaçları tamamlanacak. Alçak yörüngede 340 ile 450 km yükseklikte ve saatte yaklaşık 25.000 km hızla yıllar boyu binlerce tur atacak. 

Bu arada daha önce de söylediğim gibi ISS’in görev süresi giderek azalıyor. Aslında 2021’de sona erecekti, fakat çeşitli kereler görev süresi uzatıldı. Projenin ABD’den sonraki en önemli ortağı olan Rusya geçtiğimiz hafta 2025’te kendilerine ait olan modülleri ayıracaklarını ve bu görevi sona erdireceklerini açıkladı. İleride onlar da kendi uzay istasyonlarını göndermek ve Çin’le işbirliği içerisinde Ay’da bir uzay istasyonu kurmak istiyorlar. Buna ilişkin geçtiğimiz Mart ayında bir anlaşma imzaladılar bile. Bu yeni istasyonun Ay yüzeyinde mi yoksa yörüngesinde mi olacağına dair henüz net bir bilgi yok. Ama son dönemde Çin’in attığı adımların hızına bakarsak her ikisini birden yapmak isteyeceklerini rahatlıkla görebiliriz. Geçtiğimiz yıl Ay’ın Dünya tarafında görülemeye uzak tarafına insansız inişi gerçekleştiren ilk ülke oldular ve bu inişin amaçlarından biri orada kalıcı bir uzay istasyonu kurmak için keşif yapmaktı. Böyle bir istasyonun kalıcı olabilmesi için bağlantı noktalarına ihtiyaç var. Tıpkı şehirlerarası uzun yollarda dinlenme tesislerinin olmasına benzer şekilde Dünya’nın ve Ay’ın çevresinde dönen istasyonlar da insanların başka gökcisimlerine gidebilmesi ve orada kalıcı hale gelebilmesi için önemli kilometre taşları. 

Bu yönüyle baktığımızda geçen hafta ilk adımı atılan Çin Uzay İstasyonu, yerçekimsiz ortamda bilimsel araştırmalar yapılabilmesine imkan vermenin çok ötesinde anlamlar da taşıyor. Bir zamanlar Çin’den başlayıp Avrupa’ya kadar uzanan İpek Yolu vardı. O yolun geçtiği her yer ama en çok da yolun başındaki ve sonundaki ülkeler her bakımdan gelişmiş, kalkınmıştı. Artık dünyada yapılacak yollar bitti. Bu uzay istasyonlarıyla şimdilerde yapılmaya başlanan yeni yol Ay Yolu olacak. Ve bu kez o yolda yürüyenler kalkınacak.

“İkinci Uzay İstasyonu” için 8 yanıt

Kanaatimce aydan sonra da onun ötesinde Mars’a ile arasında bir istasyon kurulur, dahası hep ileriye gidilerek bir koridor kurulur. Rabbim bizim de o yolda olmamızı nasip etsin ki bu çalışmak ve azimle mümkündür.

Günaydın Barış Abi. gerçi sizde gece 4.21 ama😁. İnşallah Mars’a da bir MSS(Mars Space Station) kurulur. Artık bir Evrenot olmak istiyorum😉. Uzay hakkındaki bilgim yaşımın çok ama çok üzerinde(sadece 11,5 yaşında olmama rağmen). Mars’ta sadece bir dronun uçması benim için hayatî bir şey. Hayatımı değiştirecek bir şey.. Umarım bir gün bende Mars’a ayak basarım ve KENDİ İNKÂNLARIMLA EVİMİZİN BALKONUNDA BÜYÜTTÜĞÜM, VE KÖYE GÖTÜRMEK ZORUNDA KALDIĞIM KESİLEN HOROZUM FİNCAN’IN FOTOĞRAFINI çıkartarak Fincan’ımın adını anarım. Bazen Elon Musk’a çok kızıyorum. Bir koloni kuramadı! Bazende minnettar oluyorum. Benim bir sloganım var Barış Abi. “Ölümüne Mars” neden mi? çünkü daha geçen günlerde Elon Musk’un açıklamalarında şu sözleri duydum; “Mars’a gidecek insanlar muhtemelen ölecek” ben de zaten hiç ölümün olmayacağını beklemiyordum. Acaba insanlar ne zannetti ki? Dünya da ölen varsa, marsta da ölen olacak. çok doğal bir şey. Nasıl olsa orası bilmediğimiz bir coğrafya insanlar o toprağın üstüne bastığında insan vücudu oradaki ortama -ve ya iklime- alışkın olmayacaktır. Hastalıktan bile ölebiliriz. Dünyada neredeyse 1,5 yıldır olan Corona Virus salgını gibi. işte bu yüzden “Ölümüne Mars”! Kendine iyi bak Barış Abi…

Merhabalar barış bey. CİN’in uzaya fırlattığı march long isimli uydunun dunyaya dusecegi tarih 10 mayıs 2021 00:00utc imiş. bununla ılgılı kaynaklar mevcut give or take 41 saat + – oynama olabilirmiş.bununla ilgili bir video yapar mısınız.

Sayın Barış Özcan,
Hazırlamış oldıuğunuz içerikleri dikkatle takip etmekteyim ve her içeriğin bizlere kazandırdığı farklı bakış açıları için şükranlarımı sunuyorum. Çernobil nükleer kazasını, unutulmayacak bir belgesele dönüştüreceğinize olan inancım oldukça yüksek. Yani uzun zamandır beklediğim hatta kazanın yıldönümünde belki bir değerlendirme videosu hazırlayacağınızı umduğum bir konuydu. Çünkü hasar gören ve 2010 yılında radyoaktivite tehlikesine bağlı olarak üzeri kapatılan 4. reaktörün yeniden içten içe yanmaya ve birtakım reaktif tepkimelerin yeniden başladığına yönelik haberler almaktayız. Şüphesiz yeniden yaşanacak bir nükleer kazanın insana ve çevreye olan etkileri oldukça yüksek olacak. Şimdiden teşekkürler.

Barış abi daha çok lise çağındaki gençlere yönelik uzay alanında ilerlememiz ve kariyer yapmamız için nasıl bir yol izlememiz gerektiğini anlatan bir video çekerseniz çok sevinirim ben 9. sınıfım ve astronot gibi uzay alanıyla ilgilenen bir meslek olmak istiyorum lakin Türkiye de bu alanda pek geliştiğimiz söylenemez. Ve bende nasıl yol izleyeceğimi bilmiyorum. Hedefime ulaşmak en büyük arzum.

Sırf uyduruk evrenot sözcüğünü yerleştirmeye çalışmak için mi bu kadar kasıyorsun?

Uzay istasyonunun başka gezegenlere gidebilmek için bir basamak olduğunu düşünmek, keşfedilecek şeylerin fazlalığını ve ne kadar minik adımlar attığımızı bilmek… ve buna rağmen şevkle çalışmak..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir