Çeyrek asırdan uzun bir süredir aktif olarak teknoloji dünyasının içindeyim ama bu süre içerisinde hiçbir kelimenin “Metaverse” kadar hızlı yayıldığına tanık olmadım. “Öte evren” anlamına gelen bu kelime aslında gerçek evrene bu yönüyle benziyor. Çünkü gerçek evrenin de Big Bang’den sonra bir balon gibi hızla genişlemeye başladığı düşünülüyor. Peki “metaverse” bir balon mu? Eğer öyleyse bu balona ilk ve en güçlü nefeslerden birini vermiş kişi olarak karışık duygular içerisindeyim. Nerede bu metaverse? Kelimenin hayatımıza yoğun bir şekilde girmesinden 6 ay sonra bugün itibariyle konuya kendi bakış açımı sizlerle paylaşmak isterim.
Kategori: Teknoloji
16 Şubat Güncellemesi: Ay’a çarpacak olan parça Space X’e değil Çin’e ait bir roketin parçasıymış. Arizona Üniversitesi’nden bir öğrenci grubu, 4 Mart’ta Ay’a ulaşma rotasında olduğu varsayılan SpaceX Falcon 9 roket booster’ının aslında 2014’te fırlatılan bir Çin roketi olduğunu doğruladı. Çarpışma zamanı ve koordinatları değişmedi. Videonun başlığını buna göre güncelledim.
Yeni yıla girerken, yani Dünya Güneş’in etrafındaki bir turunu daha tamamlarken geç saatlere kadar oturduk, eğlendik; şarkılar şiirler filan derken saatler 12:00’yi gösterdiğinde birbirimize sarıldık, bu mutlu anı hep beraber kutladık. O saate kadar ayakta kalabilmemizi sağlayan şey elbette enerjimizdi. İçimizdeki yaşam enerjisinden bahsetmiyorum. Evlerimizdeki ampulleri aydınlatan elektrik enerjisinden söz ediyorum. Sadece 100 yıl önce böyle bir imkanın olmadığına inanmak çok güç. Olmadığı için de insanlar güneş batınca yatıp, doğunca kalkıyorlarmış. Ama şimdi enerjimiz -minik güneşlerimiz- var ve onları kullanarak geç saatlere kadar oturabiliyoruz.
24 Aralık 2021, büyük bir ihtimalle, evrenin değiştiği gün olarak tarihe geçecek! Çünkü dünyanın en büyük ve en gelişmiş teleskobu uzaya gönderiliyor. Hubble teleskobundan 100 kat daha güçlü olan James Webb Uzay Teleskobu, bugüne kadar hiç göremediğimiz şeyleri görmemizi sağlayacak. Milyarlarca yıl önce evrenin doğduğu ilk zamanları gözlemleyecek. Bir çeşit zaman makinesi gibi çalışarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin nasıl oluştuğu konusunda şu ana kadar hiç bilmediğimiz şeyleri öğrenmemizi sağlayacak.
Gerçek nedir?
Bir şeyin gerçek olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?
Binlerce yıldır bunların yanıtını arıyoruz. Bu arayışın bugüne kadarki en iyi öykülerinden biri “The Matrix” filminde anlatıldı.
- Merhaba, ben Thomas Anderson. Pek çoğunuz gibi ben de bilgisayarlarla çalışıyorum. Gerçek dünyanın sınırlamalarının ötesinde hissettiğim bu özgürlük duygusunu seviyorum.
The Matrix, bugüne kadar yapılmış en iyi filmlerden biri. İzleyenler açılış sahnesinin o ikonik görüntülerini gayet iyi hatırlayacaktır. Ancak size gösterdiğim görüntüler 1999 yılında çekilen o filmden değildi. 2021 yılında o görüntülere bakılarak tümüyle bilgisayar ortamında üretilmiş yeni görüntülerdi.
Neal Stephenson’ın bu ay çıkan yeni kitabı “Termination Shock.” Biliyorsunuz bu yazar 30 yıl önce bugünün dünyasını öngörüp “metaverse”ün tanımını yapmıştı. Yani geleceği bazılarımızdan daha iyi görüyor. Yeni kitabında da, iklim değişikliğinin insan toplumunu önemli ölçüde değiştirdiği yakın bir gelecekten söz ediyor. Okumaya yeni başladım o yüzden sonunu ben de bilmiyorum, ama iklim konusunda takip ettiğim ve kurgusal olmayan bir başka organizasyon var.