Kategoriler
Bilim

Penguenler de insanlar gibi konuşuyor!

“Ben büyük bir şeyim. Bu yer benim. Bütün her yer. Adam yok. Ama kadın olur.”

Bu sözler bir penguene ait. Bir Afrika penguenine. Kelimesi kelimesine tercümesi bu değil, ama yaklaşık bu anlama geliyor. Neden bu kelimeleri seçtiğime az sonra geleceğim. Önce sizi yuvasının önünde konuşan bu erkek penguenle bir tanıştırayım

Çıkardığı sesleri eşek anırmasına benzettiğinizi biliyorum. Aslına bakarsanız bu bir şarkı.  Bilim insanları bu davranış şekline “kendinden geçmiş bir şekilde gösteriş için söylenen şarkı” (Ecstatic display song) adını veriyor. Üreme mevsiminde erkekler yuvalarının önünde kendi büyüklüklerini ve sahip oldukları alanları ilan edip diğer erkekleri o bölgeden uzak tutmak ve dişileri de cezbetmek için böyle bir şarkı söylüyorlar. 

Pek çok hayvanın bu şekilde şarkılar söylediğini biliyoruz. Penguenlerle ilgili yeni öğrendiğimiz şeyse kullandıkları dilin insan dillerine pek çok yönden benzemesi.

Konuyla ilgili çalışan araştırmacılar, geçtiğimiz hafta 5 Şubat’ta bir makale yayımladılar. Buna göre tıpkı insanlar gibi penguenler de bilgiyi aktarmak için dillerini kullanırken kısa sesleri uzun olanlara göre daha sık tercih ediyorlar. Nasıl yani? İnsanlar gibi derken biz de kısa sesleri daha mı çok kullanıyoruz? Evet. Bu işin bir yasası bile var: Zipf’in Kısalık Yasası

1945 yılında linguist George Kingsley Zipf İngilizce dilinde ilginç bir şey keşfetti. İngilizce’de en çok kullanılan 5 kelimeye bir bakalım: the, be, to, of, a. Eee ne var bunda diyeceksiniz…

Peki şimdi de başka bir dile bakalım. Mesela Fince’ye… En çok kullanılan kelimelerle ilgili bir şey dikkatinizi çekmeye başladı mı?

Dünyanın başka dillerine bakalım şimdi de. Rusça’ya ne dersiniz? İşte en çok kullanılan Rusça kelimeler.

Arapça? İbranice? Peki ya İspanyolca

Sanırım benzerlikleri görmeye başladınız. Bu dillerde en çok kullanılan kelimeler 1 harften, 2 harften ya da en fazla 3 harften oluşuyor. Şimdi doğal olarak Türkçe’de en sık kullanılan kelimeleri merak etmeye başladınız değil mi? Bu konuda değişik kaynaklarda farklı listeler hazırlanmış ama tüm bu listelerin hepsinde de bir numarada aynı kelime var: bir! Bir, Türkçe’nin bir numaralı kelimesi

Aslında bunu şu anda kendiniz de test edebilirsiniz. Bir metindeki kelime sıklığını tespit eden bir web sitesine herhangi bir Türkçe metni yapıştırın. Mesela ben kendi web sitemdeki yazılardan birini yapıştırayım. 1057 kelimelik bu yazıda 39 kez “bir” kelimesini kullanmışım. Tüm kelimelerin %6’sı. Daha sonra bu, da, de, ve kelimeleri geliyor. Başka bir yazıyı kopyalayıp yapıştırayım. Bir, bu, ve, da, daha.

Tabi asıl araştırmayı çok daha büyük kelime havuzlarında yapmak gerekir. İlginçtir Türkçe’de en sık kullanılan kelimelerle ilgili ilk çalışmaları Amerikalı bir linguist olan Joe Pierce yapmış. 1957 yılında Türk Milli Eğitim ve Savunma Bakanlıklarının da desteğiyle Ankara’ya gelmiş ve bir fabrikanın içindeki berberde traş olan işçilerin gündelik konuşmalarını kaydetmeye başlamış. Sonra askerlik görevini yapan erlerle konuşup, onlara gündelik yaşamlarını, askerden önce neler yaptıklarını anlattırmış. Tüm bu kayıtları bir Türk yazıya geçirmiş ve 4 yılda toplam 140000 kelimeyi bu şekilde kayda alıp 1961’de bilimsel bir makale olarak yayımlamışlar. O gün bugündür bundan başka araştırmalar da yapılmış ama benim bulabildiğim en kapsamlı çalışma Türkçe Ulusal Derlemi.  

1990-2013 yılları arasında 23 yıla yayılan bir zamanda 5408 farklı belgedeki 51 milyona yakın sözcük bir veritabanına aktarılmış ve Türkçe’de en sık kullanılan 2000 kelimenin bir listesi hazırlanmış. Bu kelimelerin %98’i yazılı metinlerden alındığı için konuşma dilinden biraz daha farklı sonuçlar çıkmış olabilir. Ne de olsa “uluslararası” kelimesinin gündelik konuşmalarımızda en sık kullanılan 252. kelime olma ihtimali epeyce bir düşük. Dediğim gibi yazılı belgelerden yapılmış bir çalışma bu ama yine de bulabildiğim en derli toplu araştırma. 51 milyon sözcük içerisinde “bir” kelimesi yine bir numara. İlk beşte en fazla 3 harfli kelimeler var.

İşte Zipf’in kısalık yasası da bu bulguları özetliyor. Diyor ki bir kelime ne kadar sık kullanılıyorsa o kadar kısadır. Ya da kısa kelimeler daha sık kullanılır. Bilimsel olarak ifade edecek olursak bir kelimenin kullanım sıklığıyla kelimenin uzunluğu arasında negatif bir korelasyon vardır. Ben size bununla ilgili sadece birkaç dilden örnekler gösterdim ama araştırmacılar 80 farklı dil ailesinden binlerce dili inceleyip hepsinde aynı sonuca ulaşınca bu tespit evrensel bir yasaya dönüşmüş. 

Başka dil yasaları da var. İfade uzunluğu arttıkça kelimelerin kısalacağı ya da kelime uzadıkça hecelerin kısalacağını söyleyen Menzerath yasası gibi. Buna ilişkin bir Türkçe kelime örneği bulamadım; eğer sizin aklınıza gelirse lütfen yorum olarak yazın. Ama size İngilizce’den bir örnek verebilirim. Aynı anlama gelen “magnificent” ve “great” kelimelerinden “magnificent” daha uzun ve karmaşık olmasına rağmen onu oluşturan hecelerin hepsi de tek heceli “great” kelimesinden daha kısa. Bu bulguyu matematiksel bir formüle bile dönüştürmüşler.

İnsan dilleri açısından bu kadar evrensel bir geçerliliği olan bu dil yasalarının hayvanların dünyasında da kullanıldığı yeni yeni keşfedilmeye başlandı. 

2016’da Etiyopya’da yaşayan Gelada’ların Menzerath yasasına uygun şekilde sesler çıkardığı kanıtlandı. Gelada’ların çıkardığı seslerdeki ton, tempo ve vokal ritmlerdeki değişiklikler kaydedildi. Dudaklarını şapırdatabilmeleri sayesinde çıkardıkları sesleri şekillendirebiliyorlar ve duygularını çok çeşitli şekillerde ifade edebiliyorlar. Bugüne kadar doğada insan konuşmasına en yakın sesler bunlar.

Geçtiğimiz gün yani 5 Şubat’ta yayımlanan araştırmanın en önemli özelliği insanların dil yasalarının ilk kez primat dışı bir hayvanda da tespit edilmiş olması. 28 Afrika pengueninden kaydedilen 590 farklı şarkı analiz edilmiş. Sonuç, tıpkı insanlar ya da gelada babunları gibi, Afrika penguenleri de kısa sesleri uzun seslerden daha sık kullanarak bilgileri verimli bir şekilde iletiyor.

Bakın burası önemli. Hangi canlı olursa olsun, iletişim kurarken bilgiyi etkili bir şekilde aktarmaya çalışıyor ve bunun için de konuşurken açıklık ve kısalığı dengeliyor. 

Bu şarkı sadece 3 sesin farklı kombinasyonlarından oluşturularak söylenmiş. Kendini, kendi alanını tarif etmek, diğer erkekleri uzak tutmak ve dişileri cezbetmek için söylenen bu şarkıyı başta da söylediğim gibi kelimesi kelimesine tercüme edemem ama bu penguen Türkçe biliyor olsaydı muhtemelen şunları söyleyecekti.

“Ben (23) büyük (24) bir (1) şeyim (41). Bu (3) yer (57) benim (67). Bütün (42) her (14) yer (57). Adam (146) yok (55). Ama (17) kadın (115) olur (100).”

Bu videoda 943 kelime söylenmiştir. En sık kullanılan kelimeler bir, bu, ve, en, de.

“Penguenler de insanlar gibi konuşuyor!” için 11 yanıt

Merhabalar, iyi günler Barış abi. Ben 9. sınıf öğrencisiyim ve bazı öğretmenlerim bazı basit konuları ödev olarak veriyor, konuyu anlatmamız için. Genellikle ben ve arkadaşlarım sunu hazırlıyoruz ama farklı şekillerde de anlatmak istiyoruz. Basit animasyonlar ile mesela.Bu konu ile ilgili siteleri araştırdık. Birkaç site bulduk.Ama birçoğu ücretli.Sizden ricam bu konu ile ilgili önerebileceğiniz ücretsiz bir internet sitesi varsa söylemeniz, teşekkürler.

Zipf’in kısalık-sıklık korelasyonu doğru ama sebep-sonuç ilişkisine itirazım var.

Gökyüzü şu(şöyle) veya(veyahut) bu şekilde mavidir. Ancak deniz mavi olduğu için mavidir demek ile ışık atmosferde kırıldığı için mavidir demek çok farklı.

Kısa kelimelerin sıklığı fazladır doğru ama bu kelimeler kısa olduğu için değil.

Sık kullanılan kelimeler ZAMANLA KISALDIĞI için böyle.

İlk okulda iken Eczahane, Hastahane.. yazmak doğru idi. H yutulursa not kırardı hocalar. Şimdilerde TDK, H’siz olan Eczane’yi kabul ediyor.

Veya(hut) 😉 bizim yaşam süremiz içinde görebildiğimiz “kısalma evrimleri” mevcut:

Bi çay bi kahve lütfen.. örneğinde olduğu gibi konuşma dilinde çoktan atılmış olan R’nin;
“Bi biskrem versem” gibi reklam panolarında veya “Bi taksi” gibi uygulama isimlerinde hatta “Bi Kitap Yayınları” şeklide resmi şirket isimlerinde yazıya da geçmeye başladığını görebiliriz.

Yine, çok da uzak olmayan mIRC dönemlerinde “Ne haber, Ne yapıyorsun” yerine “naber” yazmak çok ayıptı, gazete yazarlarından Türkçe hocalarına herkes dert yanıyordu bu konudan.
Fakat şimdilerde birisi “NE Haber” yazıca garip geliyor.

Özetle;
Nüanstan dolayı Zipf’e olan itirazım/eklemem şu:
“Kısa olan sık kullanılır” değil,
Sık kullanılan, zamanla kısaLIR.

Great – magnificent kelimelerine Türkçe örnek : kent – şehir olabilir sanırım. Aynı anlamlı kelime uzadıkça heceler kısalıyor. Halk – Ahali ? Ama zaten aslında bunu bulan kişi insan beyninin basitleştirme teorisinden faydalanmış… Beynimiz ennkısa yolu kullanmak ister… Bir kelimeyi daha uzun bir hale getirmek beyin için mantıklı değildir. Günümüzde bir çok sözcüğü de kısaltmaya çalışmaktan kaybediyoruz. Uzayacaksa daha küçük parçalardan oluşmalı ki beyin onu daha hızlı algılayabilsin. 4 harfli 4heceden oluşan bir sözcük sanırım dillerde yoktur ancak olsaydı okumak algılamak yada söylemek kolay olur muydu? 🙂 çok teşekkürler videolarınız için 🙂

Barış bey merhaba yaptığınız videolar , farkındalık oluşturmak farklı konulara dikkat çekmek bilinen meseleyi çok yönlü gösterip doğruyu görmemizi sağlamakta teşekkür ederiz bu kalite ve araştırma ışığında ölüm yıldönümü olması nedeniyle sultan 2.Abdülhamit han la ilgili video hazırlamanızı önerir ve rica ederim .(sizin pencereden nasıl bir sultan 2.Abdülhamit han gözükecek merak ediyorum ) saygılar

Direkt -doğrudan örneğinde olduğu gibi Barış Bey .
Farkındalık yarattığınız videolarınız için bir öğretmen olarak değil en başta bir insanoğlu
olarak sizleri tebrik ediyorum.
Gerçekten kusursuz denilebilecek diksiyonunuzla sizi hiç sıkılmadan dinlemekteyim ve çevreme önermekteyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir