“Yeryüzü – Planet Earth” muhtemelen tüm zamanların en iyi belgesellerinden biri. Her bölümünde Dünya’daki farklı bir habitatı bize gösteren bu doğa belgeselinin 8. Bölümü ormanlarla ilgiliydi. Gezegenimizin ve içindeki doğal yaşamın elbette çok çarpıcı tarafları var ama bunları daha önce hiç görülmemiş açılardan bize gösterdiği için o belgeselin yayınlandığı 130 ülkeden milyonlarca insan hep beraber ağzımız açık, şaşkınlıkla arka bahçemizde olup bitenleri izliyorduk. İşte o 8. Bölümün bir yerinde karıncaları adeta zombileştiren bir mantar parazitinden bahsetmeye başladı doğa belgesellerinin unutulmaz anlatıcısı David Attenborough.
Kategori: Bilim
Enerji konusunda bugüne kadar yaşanan en önemli gelişmelerden biri gerçekleşti.
ABD’li bilim insanları füzyon gücünün hayalini kurmaya bir adım daha yaklaştı.
Artık gerçek bir füzyon enerjisi buluşumuz var!
Dünyanın en güçlü lazeriyle laboratuvarda gerçekleştirilen bir nükleer füzyon deneyinde ilk kez verilen enerjiden daha fazlası elde edildi.
Tüm bunlar iki anlama geliyor:
- 21. yüzyılın en etkileyici bilimsel başarılarından biriyle karşı karşıyayız.
- Bu bilimsel başarının teknolojik başarıya dönüşüp kullanılabilir hale gelmesi için daha yapılması gereken çok şey var.
Fakat aynı zamanda artık geleceğe dair şu hayalleri kurarken bilimsel bir dayanağımız da var: Bir gün arabalarımız böyle bir gücü kullanan Mr. Fusion benzeri motorlarla çalışabilir. Hatta Iron Man’in göğsündeki ark reaktörünü evlerimizde kullanmaya başlayabiliriz.
Napolyon’un Büyük Piramide yaptığı geziyle ilgili ilginç bir hikaye anlatılır. Rivayete göre 1798’de Nil nehri kıyısındaki Giza’ya gelince, dünyanın en meşhur piramidinin içinde bir gece kalmak istemiş Napolyon. Tek başına. Taştan mezarın kalbindeki kral odasında. Antik Mısır’ın en güçlü firavunlarından Khufu’nun sonsuzluk yolculuğu için yaptırdığı noktada. Orada hala Firavun’un kocaman kırmızı bir taştan yapılmış lahiti var. Hatta üzerine vurulduğunda çan gibi çınladığı kulaktan kulağa fısıldanıyor. Ta Fransa’dan kalkıp gelen Napolyon gece vakti tek başına piramide girmiş. Ürkütücü ve karanlık dar geçitlerden elinde sadece bir mumla ilerlemeye başlamış. Ve nihayet tam ortasındaki Kral Odası’na ulaşmış.
Bir dahaki sefere musluğu açtığınızda lavaboya akan suyun oluşturduğu şekle bakmanızı istiyorum. O gördüğünüz şeklin çok çok daha büyüğü, devasa bir balon şeklinde bizi, güneşimizi ve etrafında dönen tüm gezegenleri içine alarak evrenin yıkıcı güçlerinden koruyor.
16 Kasım 2022’de uzay tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Bölümün adı: Artemis. Dünyanın en güçlü roketi SLS ve onun üzerinde taşıdığı Orion kapsülünün yolculuğunu 5 saatten uzun süren bir yayında canlı canlı aktardım. Ay’a doğru ilerleyen Orion uzay aracının içinde ve dışında 16 kamera var. Güneş panelleri üzerindeki kameralar bize Dünya’nın görüntülerini çekip yolladı.
Ay nereden geldi? Nasıl oluştu?
Tarih boyunca pek çok kişi bu sorunun cevabını aradı. Onlarca teori üretildi.
Dünya’ya Mars büyüklüğünde bir gezegen çarpmış olabilir miydi?
Bilim insanları bir süper bilgisayara ellerindeki tüm verileri yükleyerek böyle bir çarpışmanın simülasyonunu hazırladılar. Bugüne kadar yapılmış en yüksek çözünürlüklü simülasyonlardan biri olan bu çalışmaya göre Ay büyük bir çarpışma sırasında sadece birkaç saat içinde oluşmuş olabilir.
Hiç Dejavu yaşadın mı? Dejavu yaşadın mı?
Şöyle bir şey başınıza hiç geldi mi? Bir şey görürsünüz. Mesela bir kedi. Schrödinger’in kedisi değil. Normal bir kara kedi. Sanki daha önce o anı yaşamışsınız gibi gelir.
- Hımm… Dejavu!
dersiniz. Daha önce de bu anı yaşamış gibiyim.
- Ne dedin?
- Hiçbir şey. Küçük bir dejavu yaşadım da….
Nedir bu dejavu? Ne görmüşsünüzdür? Ne olmuştur?
- Ne gördün?
- Ne oldu?
Daha önce de bu anı yaşamış gibiyim. Nedir bu dejavu? Ne görmüşsünüzdür? Ne olmuştur?
Dejavu neredeyse herkesin hayatta en az bir kez yaşadığı bir durum. Bu videoyu izleyen her 3 kişiden 2 tanesi bu durumla karşılaştı veya karşılaşacak. 8-9 yaşlarına kadar pek görülmüyor, en çok 20’li yaşlarda hissediliyor ve yaşlandıkça azalıyor. Çok film izleyenlerde ya da çok gezenlerde daha sık rastlanıyor. Hani gezerken yeni bir mekana geldiğinizde ya da yeni bir duruma girdiğinizde o mekanı ya da durumu daha önceden yaşamış gibi hissedersiniz ya işte öyle bir şey.