Apple çok uzun zamandır beklenen artırılmış gerçeklik gözlüğünü nihayet tanıttı. Herhalde duymayan kalmamıştır. Peki bu lansman teknoloji dünyası için ne anlama geliyor? Neredeyse 30 yıldır bir türlü ana akım haline gelemeyen sanal gerçeklik sektörü nihayet rahat bir nefes mi alacak yoksa çok büyük bir fiyasko mu yaşanacak? Fiyatına bakılırsa ikinci seçenek çok daha yakınmış gibi gözüküyor: $3500. Hani Türk Lirasına çevirme işine hiç girmiyorum, çünkü 2024’ün başlarında önce sadece ABD’de satışa çıkacak gözlük ama bu fiyat burası için bile dudak uçuklatıcı.
Kategori: Teknoloji
Biri bizi gözetliyor!
(Telefon konuşması)
- Ya ben de yeni hoparlör almayı düşünüyorum ama hangi modeli alsam bir türlü karar veremedim. Senin önerdiğin bir şeyler var mı?
- (Telefondan) Tabii, abi bak. Sana şu yeni çıkan…
—
(Bilgisayardan yapılan “en iyi kablosuz hoparlörler” araması. Gelen sonuçlar. Masada hareket eden fare ve ekranda hareket eden imleç.)
—
(Televizyondan Yüzüklerin Efendisi filmindeki Sting sahnesi izlenirken…)
—
Yoksa… Büyük birader gerçekten var mı? Bir makine tarafından izleniyor muyum? Hiç şüpheniz olmasın!
Artık her birimizin iki hikayesi var: Biri kendi anlattığımız hikaye. Aynaya baktığımızda kendimizde neyi görüyorsak onun hikayesini anlatıyoruz. Kendi kimliğimiz.
Bir insanın kafasına bakıp, onun içinden geçen düşünceleri anlayabilir misiniz?
Mesela bu kişi sizce ne düşünüyor? Acı çektiği kesin. Terlemiş vücudundan, yüzündeki çizgilerden, gözlerindeki bakışlardan bunu görebiliyoruz.
Peki ya aklından geçen daha karmaşık düşünceleri okuyabilir miyiz? Şöyle parmaklarımızı alnına dokundursak ve beyninin kıvrımları arasında bir yolculuğa çıksak…
Yok canım, bu sadece bilim-kurgu filmlerine konu olabilecek türde bir senaryo. “Beyin okuma” diye bir şey gerçekte mümkün olamaz… değil mi?
GPT-4 çıktı! N’olacak şimdi?
Tim Urban yeni çıkan kitabında dünya tarihini 1000 sayfalık bir kitaba benzetmiş. Her sayfasında 250 yıllık tarihin yazılı olduğu bir kitap! Sonra da bu kitabın ilk 999 sayfasıyla son sayfasını kıyaslayan bir tablo yapmış. Bu kitapla, onun son sayfası arasında inanılmaz bir fark var. İlk 999 sayfa boyunca nüfusumuz hep 1 milyarın altındaydı. 1770’li yıllardan itibaren başlayan bu son sayfada 8 milyarı geçtik. Bu kitap boyunca bir yerlere ulaşabilmek için kendi ayaklarımızı ya da atların, develerin sırtına binerek onların ayaklarını kullandık. Son sayfada önce buharlı gemileri, trenleri; sonra uçakları, otomobilleri ve en sonunda da roketleri icat edip Ay’a ayak bastık. Bu sayfalar boyunca elektrik diye bir şey yoktu ki elektrikli otomobillerden filan söz edelim, bildiğin ateşle yemek pişirip, mum ışığında çalışıyorduk. Günlük yaşamda kullandığınız elektrikle çalışan tüm şeyleri bir düşünün, işte elektriğin kendisiyle beraber onların hepsi de bu son sayfanın son paragrafında icat edildi.
Yapay Zekayla Yaşamak
Teknoloji dünyasının 2023’ün ilk çeyreğindeki en önemli gündem maddesi nedir diye soracak olursanız cevap tek kelimeyle yapay zeka. Gerçi iki kelime oldu 🙂O zaman şöyle diyelim. Tek kısaltmayla: AI!
Sebebi çok açık. Veriyle konuşalım. Bu tabloda teknoloji şirketlerinin 1 milyon kullanıcıya ulaşma hızını görüyorsunuz. Netflix’in 1 milyon kişi tarafından kullanılması 3,5 yıl sürmüş. Twitter ancak 2 yılda 1 milyon kişinin ilgisini çekebilmiş. ChatGPT ise çıktıktan sadece 5 gün sonra 1 milyon kişi tarafından kullanılmaya başlandı. Fakat orada kalmadı. Sadece 2 ayda bu kullanıcı sayısı 100 milyonu geçti. Şu anda siz bu videoyu izlerken pek çok şirket ve organizasyon benzer teknolojileri kendi sistemlerine entegre ediyorlar.
Eğer 6 Şubat’ta meydana gelen deprem olmasaydı, geçen hafta 100 saat yayın yapmak yerine, başka şeyleri gündeminize getirmek isterdim.
Eğer o deprem en çok Türkiye’yi etkilemeseydi, bu hafta da tamamen başka şeyleri gündeminize getirirdim.
Ama hayat “siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir” derler ya. Başımıza çok fena şeyler geldi. Başımız sağolsun.
Sanat, tasarım, teknoloji başta olmak üzere bilim, kültür, uzay gibi konuları hikayeleştirerek anlatabilmek için kurduğum bu kanalı en çok gençler, öğrenciler takip ediyor. Ve o gençlerin şu anda da en çok ihtiyaç duyduğu şey öğrenmeye devam etmek. O yüzden ben bu geçiş videosunun ilk kısmında onların en çok merak ettiği dünya gündeminden bir konuyu ele alacağım. İkinci kısımdaysa Türkiye’nin en önemli gündemiyle ilgili bizim elimizden geldiği kadarıyla neler yapabileceğimizi paylaşacağım.