Şimdi size bir soru. Yapay zeka bunun neresinde? İpucu vereyim mi? Hadi onu da başka bir soruyla vereyim. İzlemekte olduğunuz bu videoyu nereden buldunuz? Sonuçta bunun gibi bilgiyi işleyebilen bir cihazda önünüze bir başlık ve küçük bir resim düştü ve ona tıklayarak geldiniz ama benim sorum işte o başlık ve küçük resim önünüze nasıl düştü? Siz gerçek zekanızı kullanarak bu soru hakkında biraz düşünürken ben size kısaca yapay zekanın gündelik hayatımızı nasıl etkilediğinden bahsedeyim…
2020 yılını hiç unutmayacağız değil mi? Muhtemelen çocuklarımıza, onların çocuklarına, torunlarımızın torunlarına “ah ah, sene 2020, hiç unutmuyorum, biz neler neler yaşadık o yıl…” diye başlayan cümleler kuracağız. Kuracağız da o cümlelerin devamında anlatacağımız konu sadece pandemi olmayacak. Torunlarımızın torunlarına hikaye anlatabilecek kadar uzun süre yaşamamızı sağlayan bir keşif olacak. Çünkü o keşif 2020 yılının Ekim ayında, daha geçen Çarşamba Nobel ödülü kazandı.
Gerçek Iron Man
“Uçan böcekler olmadan çiçekli bitkiler olmazdı.”
Tarih: 1 Eylül 2020. Yer: Los Angeles semaları.
Ses: Havalimanı kulesiyle American Airlines uçağının pilotu arasında geçen konuşma kaydı.
- Kule. American 1997. Az önce sırtında jetpack olan bir adamın yanından geçtik.
- American 1997, tamam, teşekkürler. Sağınızda mıydı, solunuzda mı?
- Sol tarafımızdaydı. Eee, belki eee… Yaklaşık 300 metre uzağımızda. Bizimle aynı yükseklikte…
Bu konuşmalar 1 Eylül 2020’de Los Angeles Havalimanı’na iniş yapmaya çalışan bir pilotla kontrol kulesi arasında kaydedildi. Sizin de duyduğunuz gibi pilot Jetpack’li bir adamı rapor etti. Bizimle aynı yükseklikte derken yerden 900 metre yukarıda olduğunu kastediyor. Sırtında Jetpack’li bir adam! Yerden 900 metre yukarıda. 10 dakika sonra Çin’den gelen başka bir uçağın pilotu da aynı kişiyi görerek kuleye bildirdi. Sırtında jetpack’le uçan bu kişinin kim olduğu henüz tespit edilemedi. FBI konuyu araştırmaya devam ediyor.
Merhaba “insan”
Tanıştığımıza memnun oldum. İzin verirsen seni biraz daha yakından tanımak istiyorum. O yüzden senin hakkında bazı çıkarımlar yapacağım.
Sosyal medya takipçi istatistiklerime göre %32 ihtimalle İstanbul’da yaşıyorsun. Dünyada 5 milyondan fazla nüfusa sahip 81 şehirden en kalabalık olan 15.sinde…
Beni anlayabildiğine göre Türkçe biliyorsun. Şu anda dünyada en yaygın konuşulan 200 dilden 17.sini. Oysa 7.8 milyarlık dünya nüfusunun %12’si aralarında Türkçe’nin de olduğu bu 200 dilde yapılan konuşmalardan hiçbir şey anlamıyor. Çünkü dünyada 7117 farklı lisan var.
İki yıl kadar önce dünyanın en büyük elektronik fuarı CES’te geleceğin kentleriyle ilgili bir konuşmayı dinliyordum. Konuşan kişinin arkasında bizi bir kentin sokaklarında dolaştıran bir bilgisayar animasyonu vardı. Niye böyle bir tasarımın önünde konuşma yapılıyor acaba diye düşünürken cevap geldi.
- İzlemekte olduğunuz şey, arkadaşlarımdan birinin projesi. Son derece yetenekli Alex McDowell.
Alex McDowell? Bu isim hiç yabancı gelmiyor. Minority Report ya da Fight Club filmini izleyenler onun ismini hiç bilmeden, yaptığı işlerle tanışmış, tasarımlarını görmüştür. Kendisi filmler için kurgusal dünyalar inşa ediyor. Geleceğe dair simülasyonlar yapıyor. Ama kafadan atarak değil. Bilgi toplayarak. Mimarlardan, tasarımcılardan, teknoloji uzmanlarından, şehir planlamacılarından topladıkları bilgilerle geleceğin kentlerini hayal ediyorlar.
Tüm molekülleri eşit derecede sevmek istedim ama bir favorim var: fosfin!
Bu söz Clara Sousa-Silva adlı genç bir bilim insanına ait. Bu kişi kendisini kelimenin tam anlamıyla “fosfin”e adamış! 10 yıldan uzun bir süredir bununla ilgili çalışıyor. Peki fosfin ne demek? Fosfin (veya PH₃), tek bir fosfor atomu ve üç hidrojen atomundan oluşan piramit şekilli bir molekül. Üzerinde fosfor bulunan en basit gaz. Neden daha önce duymadık? Çünkü gazların dünyasında pek de popüler değil. duyanlar da pek sevmez. Sevmez çünkü bizim gibi oksijen kullanan metabolizmalar için fosfin zehir anlamına gelir. Breaking Bad dizisini izleyenler onun bir bölümünde eskiden lisede kimya öğretmenliği yapan baş karakteri Walter White’ın bu maddeyi kullanarak mafyanın iki adamını nasıl saf dışı bıraktığını da hatırlayacaktır. Bu maddeyi ya böyle bir laboratuvarda insanlar üretebilir ya da bataklıklarda yaşayan bazı anoksik canlılar. Evet onlar için fosfin hiç de zehirli değil. Aksine onlar bu gazdan bol miktarda üretiyorlar.