Kategoriler
Sinema

Kim ulan bu Billy Bauer (!) Black Mirror S05E02

Billy Bauer. Bu ismi ilk kez geçen yılın sonunda yayımlanan Black Mirror dizisinin interaktif bölümü “Bandersnatch”de görmüştük. Dizinin yarattığı “Kara Ayna” evrenindeki hayali UKN televizyon kanalının altındaki bant mesajlarda…

Geçen hafta 5. Sezon yayımlandı ve bu isim ikinci bölümde tekrar karşımıza çıktı. Bölümü izlemeyenler şimdi gidip izleyebilir, çünkü bu videoda epeyce bir ayrıntıya gireceğim; sürprizler, spoilerlar konusunda hassas olanları uyarmak isterim. Tabi izlemek istemeyenler de olabilir. Onlar için de kısa bir özet geçeceğim. Amacım sadece bu videoyu izlemek için vakit ayıranların o vaktini en iyi şekilde değerlendirmek. Zaten dizinin bu bölümünün ana fikirlerinden biri bu. Vaktimizi bir şeyler izleyerek geçiriyoruz ama baktığımız şeyi göremiyoruz. İşitiyoruz ama duyamıyoruz. Hayatlarımızı ziyan ediyoruz.

İronik olan şey ne biliyor musunuz? Yabancı film ve dizi eleştirmenlerinin çoğunun en beğenmediği bölüm olmuş. Çok sığ bulmuşlar. Oysa onların eleştirilerini okuduğumda tam da bu bölümde verilen az önceki mesajları anlayamadıklarını gördüm. Yani eleştirdikleri şeyin eleştirdiği şey haline gelmişler.

Neyse… Ben sizi daha fazla merakta bırakmayıp bölümün konusu hakkında kısa bir özet geçeyim.

Christopher, kısaca Chris, yani baş karakterimiz Uber benzeri bir uygulama yardımıyla şoförlük yapıyor. Onu tanımaya çalışırken kendisini bir grup terapisinde görüyoruz. Orada bir anne 18 ay önce kızının intihar ettiğini söylüyor. Chris bu kadınla biraz yakınlaşınca fark ediyor ki bu acılı anne her gün kızının Persona hesabına giriş yapmaya çalışıyor. Belki onun neden intihar ettiğini anlarım diye…

İlk sosyal mesajımız burada geliyor. Persona hayali bir sosyal medya mecrası. Ama hemen her gün gerçek sosyal medyada maruz kaldıkları şeyler, hatta bir takım oyunlar nedeniyle intihar eden çocukların, gençlerin haberlerini duyuyoruz. Persona, kızın annesine onun siteye giriş şifresini vermediği için anne her gün aklına gelen 3 parolayla kızının hesabına girmeyi deniyor.

Bu bizim yan konumuz. Asıl hikaye başka bir sosyal medya şirketiyle ilgili: Smithereen. Chris hemen her gün bu şirketin yakınlarında taksicilik yapıyor. Bir gün aracıyla o şirkette çalışan Jaden’i arabasına alıyor ve havaalanına gitmeye çalışan bu kişiyi silah zoruyla kaçırıyor. Çünkü sosyal medya şirketinin üst düzey yöneticilerinden biri olduğunu zannediyor. Oysa onun sadece bir stajyer olduğunu öğrenince öfkeden çılgına dönüyor ve başına bir çuval geçirerek başka bir arabayla onu bilinmeyen bir yere doğru sürüklemeye devam ediyor. Yolda bu aracı görüp şüphelenen polisler tarafından takip ediliyor ve kısa bir kovalamacanın ardından nihayet bir tarlanın ortasında durduruluyor.

Peki Chris’in derdi ne? Neden böyle bir kaçırma eylemine kalkışmış? Billy Bauer’la konuşabilmek için. Kaçırdığı kişinin çalıştığı sosyal medya şirketi Smithereen’ın kurucusu ve başkanı olan Billy Bauer. Tek derdi buymuş! Billy Bauer’e ulaşmak.

 

Bu aşamadan sonra İngiliz polisinin geleneksel ve biraz da demode yöntemlerle Chris hakkında çaresizce bilgi toplama çabasını görüyoruz. Chris’in konuşmak istediği Billy Bauer, Amerikalı olduğu için araya FBI da giriyor. Ama onun hakkında en ayrıntılı bilgiye en hızlı şekilde ulaşanlar ne tarihin süper güçlerinden İngiltere için çalışan polisler ve ne de şimdinin süper gücü olan ABD için çalışan güvenlik kuvvetleri. Yarının süper gücü olacak bu teknoloji şirketinin çalışanları sadece Chris’in sosyal medya profiline girerek onun hakkındaki hemen her şeyi öğreniyorlar.

  • Hakkında her şeyi öğrenelim.

Bu esnada sosyal medya uygulamalarının telefonumuzdan bizi dinleyip dinlemediğiyle ilgili şüphelerimizi de gideriyorlar.

  • Yani o müziği dinlerken onun tarafında olanları dinleyebiliriz.

Kendi üyelerinin tüm paylaşımlarını, tüm online davranışlarını yıllardır analiz ettikleri için hızlıca bir profil oluşturuyorlar.

  • Yüksek zekalı, düşük gelirli grupta yer alıyor.

Biz bu mecralarda karşımızdakini bir arkadaş olarak görüyoruz belki ama bu mecralar bizi bir etiket bulutuna indirgiyor. Binlerce veri noktasıyla tüm ilgilerimizi, yönelimlerimizi saptayıp bizi annemizden daha iyi tanır hale geliyor. Dizinin başındaki o acılı anneyi hatırlayın. İntihar eden kızını daha iyi tanıyabilmek, neden intihar ettiğini anlayabilmek için onun üye olduğu sosyal medya platformuna giriş yapma çabası bu yüzden.

Geçen yıl “Facebook’u silelim mi?” diye bir video yapmıştım, hatırlıyor musunuz? Orada bu konulardan bahsetmiştim. Bu durumda Black Mirror’da konu edilen bu sosyal medya şirketi Facebook olabilir mi? Ulaşılmak istenen Billy Bauer de Mark Zuckerberg olmalı. Videonun başında gösterdiğim ekranda ne yazıyordu?

“Senato komitesi CEO Billy Bauer’i Rus botları yüzünden haşlıyor.”

Gerçekten de Cambridge Analytica skandalından sonra tam iki gün boyunca Mark Zuckerberg’in canlı yayında nasıl sıkıştırıldığını izlemiştik.

Öte yandan bölümün başlarında sinir krizi geçiren Chris’in söylediklerini hatırlayalım.

  • O boktan uygulamanız herkesin telefonunda…

Tiryakilik. Bu uygulamalar uyuşturucu gibi, sigara gibi bir bağımlık yapıyor. Amerikalı komedyen Bill Maher tam da bu yüzden bir kaç yıl önce Mark Zuckerberg gibi sosyal medyanın tycoonları, kralları için “tütün çiftçisi” tabirini kullanmıştı.

  • Sosyal medyanın kralları dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan cana yakın çalışkan bir tanrı gibi davranmaktan vazgeçip artık itiraf etmeliler: sadece tişört giymiş bir tütün çiftçisi olduklarını… Çocuklara bağımlılık yapan bir ürün sattıklarını… Artık paylaşımlarının ne kadar “like” aldığını kontrol etmek, sigara içmenin yeni hali oldu…

Üstelik bu bağımlılık her yeri sarmış durumda. O uygulamaları geliştirenler bile bundan kaçmaya çalışıyor, ama kaçamıyor.

  • Kendiniz de bağımlısınız…

Facebook’taki kişisel bilgiler defalarca sızmıştı ve aylar sonra bu öğrenildiğinde orada çalışanlar hep “farkında değildik” açıklamaları yaptı. Tüm bu ipuçlarına bakarak Billy Bauer kesin Mark Zuckerberg’tür diye düşünürken dizide onun hakkında yeni bir ipucu daha yakalıyoruz ve kafamız iyice karışıyor.

  • Nerede peki?
  • On günlük sessizlik inzivasının altıncı gününde.

Bir dakika… Bu hiç de Zuckerberg’ün yapacağı türden bir şey değil. Daha çok Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey’i hatırlatıyor bize. Daha geçenlerde doğumgününde böyle bir inzivaya çekildiğini tweetlememiş miydi o?

Tamam o halde kesin bu sosyal medya şirketi Twitter ve Billy Bauer de onun CEO’su Jack Dorsey olmalı. Seni gidi çakal, Charlie Brooker, Kara Ayna dizisinin yaratıcısı ve yazarı. Milletin tweetlerini “stalk”layıp gözetleyip onlardan bize dizi yapıp satıyorsun değil mi? Yemezler, böyle yakalarlar, diyeceğim ama Jack Dorsey’nin tweeti 8 Aralık 2018’de atılmış. O sırada izlediğimiz bu bölümün senaryosu çoktan yazılmış ve hatta prodüksiyonunun yarıdan fazlası bitmişti. O zaman bu çok şanslı bir tesadüften başka bir şey değil.

Billy Bauer, Silikon Vadisi’ndeki şirketlerin çok güçlü CEO’larını temsil eden ortaya karışık bir karakter olmalı. Biraz Facebook’tan Mark Zuckerberg, biraz da Twitter’dan Jack Dorsey. Hatta parmak arası terliklerine ve gözlüklerine bakacak olursak Steve Jobs’u andırdığını bile söyleyebiliriz. Ne de olsa o da doğa yürüyüşlerini ve meditasyon yapmayı çok severdi.

Onların hakkında bildiğimiz bir başka şey de sahip oldukları inanılmaz güç. Bu kişiler ve şirketleri artık devletlerden daha güçlü. Billy Bauer ile FBI ajanı arasında geçen şu diyaloğa bir bakın.

Billy Bauer sahip olduğu güçlerle modern bir Zeus haline gelmiş olabilir mi? Batı mitolojisinin bu en güçlü tanrısı Olimpus dağındaki tapınağında elinde bir şimşekle gösterilir. Bizim Billy Bauer’in tapınağında sütunlar yerine camlar ve elinde de şimşek yerine bir uydu telefonu var. İnternete bağlanabilen bir bilgisayarla hemen her şeyi yapabilecek kudrette biri.

  • God mod!

Billy Bauer, kendi altındaki tüm hiyerarşinin ki bu dizide en altta İngiliz polisi, onun üstünde FBI ve en üstte de kendi şirketinin çalışanları olarak bize sunuluyor, tüm bu kişilerin itirazlarına rağmen bir kaç dakika içinde Chris’in telefon numarası bilgisine ulaşıyor ve onu arıyor.

Bu telefon görüşmesi dizinin tırmandırdığı gerilimin en üst noktası. Altta, ovadaki aracın içi artık bir günah çıkartma odasına dönüşmüştür. Chris, bir zamanlar kulu kölesi haline geldiği o sosyal medya dünyasının yaratıcısıyla nihayet buluşmuştur. Ona içini dökmeye başlar.

Gözyaşlarına boğulduğu bu anda söylemek isteyip de söyleyemediği şey. Akıp giden zamanın bir daha geri gelemeyeceği gerçeği. O yüzden de her şeyden daha değerli olduğu.

Aslında tüm bu çabası kendi hatasının itirafından ibaret. Bir anlık dikkatsizlik sonucunda nişanlısının ölümüne sebep olduğunu düşünmek. Telefonuna sosyal medya uygulamasından gelen bir bildirime bakmaktan kendini alıkoyamaması.

  • Duydum ki bu şeyleri bilerek yapıyormuşsun.

Kimse gözünü ayıramasın diye. Bütün bu bölümün dönüp dolaşıp geleceği nokta bu. Kimse gözünü ayıramasın diye yapılanlar. O yüzden ilk gördüğümüz sahnede Chris gözünü açarken son gördüğümüz sahnede Billy Bauer gözünü kapatıyor. İlk sahnede dikkatini toparlayamadığı için gözünü telefonuna gelen bildirimlere yönlendirmek zorunda kalan bir karakter. En sondaysa telefonunu bir kenara bırakıp dış dünyaya gözünü kapamayı başaran bir başka karakter.

Biri mazlum, diğeri zalim gibi görünüyor. Biri siyah, diğeri beyaz gibi sunuluyor. Ama bu çok klişe olurdu. İşte bu diziyi tam da bu sebeple çok seviyorum. Telefon hattının öbür ucundaki Billy Bauer karakterini önce öyle ulaşılmaz bir noktaya taşıdı ki “küçük dağları ben yarattım” tadında tanrısal bir statüye oturttu. Eğer orada bıraksaydı içi boş, tek boyutlu karton bir karakter olarak kalacaktı. Ama bırakmadı. Aslında onun da gücünün mutlak olmadığını ve artık kontrolden çıktığını bize gösterdi.

İtiraf sırası Billy Bauer’e geçti ve ona şunları söyletti.

  • Tüm platformumuz yemin ederim ki yani başladığımda farklıydı. Sonradan… Ne bileyim, sanki bambaşka bir şeye dönüştü! Bu noktaya adım adım geldi. Bana dediler ki: “Optimize etmeyi sürdürmelisin Bill, insanlar ellerinden bırakmamalı.” Yani uyuşturucu gibi bir şey. Tüm kapılarını kilitlediğimiz bir Vegas kumarhanesi gibi. Şirkette bir bölüm var. Tek işi kasten bununla oynamak. Dopamin hedefleri var ve durduramıyorum. Ben başlattım. Ama durdurmak için hiçbir şey elimden gelmiyor. Adeta göstermelik boktan bir lider olup çıktım.

Yani biz başından beri boşu boşuna kim ulan bu Billy Bauer diye sorup duruyormuşuz. Aslında tüm mesele onun da kontrolünden çıkan bir uygulamaymış. Tüm gücüyle gözleri üzerine çekmeye çalışan bir uygulama. Bir çeşit dikkat hırsızı. Zaman katili. Logosuna dikkat ettiniz mi?  Konuşma balonu içinde kocaman bir ünlem işareti! Zaten bu bölümün adı da bu uygulama isminin çoğulu. Smithereens. Peki Smithereens ne demek? Sadece bu dizi için uydurulmuş kurgusal bir marka değil. İngilizce’de bu kelime bir şeyi patlatarak paramparça etmek demek. O şey dikkatimiz olabilir mi?

O yüzden internette dolaşan yüzeysel yorumlara ya da bölümün sonunda ne oldu, kim öldü, kim kaldı tartışmalarına pek de kulak asmayın. Bölümün sonunda ne olduğu çok açık.

Chris’in ve Billy Bauer’in yardımlarıyla nihayet ölen kızının sosyal medya şifresini öğrenen anne onun hesabına giriş yapmak için enter tuşuna basıyor ve tam o anda arabanın içindekilere doğrultulmuş bir silah patlıyor. Meşhur “gözlerimi senden ayıramıyorum” adlı şarkının başlamasıyla birlikte, gözlerini ayıramayan karakterlerimizi görüyoruz. Gözlerini telefonlarına gelen bildirimlerinden ayıramayan insanları ve belki de aralarında kendimizi…

Artık kimin ölüp kimin kaldığı gerçekten önemli değildir. Zamanımızı öldüren bir sosyal medya aracına giriş yapmakla bir insanı öldürmek hemen hemen aynı anlama gelmektedir. Çünkü ikisi de artık geri getirelemeyen çok değerli şeyleri ortadan kaldırır.

Kim ulan bu Billy Bauer biliyor musunuz? Bundan sonra benim için o kaybedilmiş dikkatimin adı. Billy Bauer sürekli kulağıma bir şeyler fısıldayıp duruyor. Üstelik bunu fısıldadıklarının sonuna ünlem işaretleri koyarak yapıyor.

Eskiden bana “hadi televizyonu aç! izle! kanalı değiştir!” derdi. Şimdi de “hadi Facebook’u aç! Twitter’a bak! Instagram’ı kullan!” diye yönlendiriyor. Yarın ne yapacak bilinmez. Ama öğrendiğim bir şey var. Bu benim hayatım ve kontrolü elime almazsam Billy Bauer onu yoldan çıkartıp paramparça edecek. Tüm hayatım ziyan edecek.

Ama hayır! Yo, yo, yo… Artık uyandım. Gözlerim açık! Senin ünlem işaretin varsa Billy Bauer, benim de parantezlerim var. Teknolojiyi kullanacağım tabiki. Ama onun beni kullanmasına izin vermeyeceğim. Dikkatimi dağıtmak için gönderdiği ünlem işaretlerini itinayla elime alıp etrafına kendi parantezlerimi yerleştireceğim.

Ve bunun ne anlama geldiğini siz benden daha iyi biliyorsunuz 🙂

“Kim ulan bu Billy Bauer (!) Black Mirror S05E02” için 14 yanıt

Maşallah Barış Abi yine bütün mesajları sen görmüşsün. Sana zahmet olacak; şu dizideki mesajları anlayamamakla itham ettiğin eleştirmenleri kaynak olarak paylaş da, bir de onlara soralım. Bakalım neyi anlayamamışlar.

Öncelikle yaptınız çalışmaları çok beğenerek takip ediyoruz.guzel ve eğitici bilgili içerikler uretiyorsunuz. Bu yorumum konuyla hiç bir alakası yok ama sizden bir isteğim olucak. DMA yerli elektirikli araç üreten bir firma bu konuyla alakalı bir video hazirlarmisinuz.sizin yorumlarınızla hemde yerli üretime destek ve bizlerinle bu konuda bilinçlenmesi ve dünyada bu konuda nerde olduğumuzu görmek için .cok teşekkürlerr iyi çalışmalar umarım bir dönüş yaparsınız

Gerçekten insanın ufkunu açan paylasimlarda bulunduğun için teşekkürler Barış abi. Nacizane yaptığın bu güzel çalışmaların alt yazı eklemek türkiye dışında güzel bilgilerin paylaşılsın.

Merhaba,
Video Kurguları ve anlatım her zaman ilham verici. Bence araştırma yeteneği ve bu bilgi birikim dahilinde çok iyi bir senarist olabileceğinizi de düşünüyorum. Neden bizim de bir Charlie Brooker ımız olmasın 🙂
Böyle bir proje veya düşünce var ise görüşmek isterim. Siz yazın biz çekelim ?

Barış bey. Black Mirror (S05,E02) bu bölümde tüm tespitlerinize ek olarak bir diğer dikkatimi çeken şeyde en sonda tüm olay bittiğinde herkes sanki hiç bir olmamış gibi en son bildirime bakıyor ve hayatına devam ediyorlar. Kısaca her şeyi çok çabuk unutuyoruz. Sıradan bir olaymış gibi hayatlarına devam ettiler. Hatta Billy Bauer bile meditasyona devam etti.

Yorumlariniz mukemmel Baris Abi ben de bir seyler eklemek istedim kendimce. Billy Bauer’in kontrolunu kaybettigini izleyicinin gormesi izleyiciyi rahatlayor bence. Cunku gun icinde hepimiz bir seyleri kontrol etmeye ya da kontrolden kacalari yakalamaya calisiyoruz. O yuzden Billy Baueri’de bizden biri gormek izleyiciyi rahatlatiyor. 2. olarak dizide yuzeysel teknolojik, filtrelenmis, goruntusuyle oynanmis, sahte duygularla (sosyal medya paylasimlari) , primitif duygularin kontrasti da var. Christopher hem sevgilsini kaybetmis, olum, ask, sucluluk gibi insanoglunun varligindan beri var olan evrensel yogun travmatik duygularla savasiyor. Bu acidan da teknolojik duygularla, insanoglunun en ilkel duygularin savasi da var diyebiliriz bence. 3. ve son olarak da Billy Bauer”in sessizlik inzinasinin da ” Senin yaptigin uygulama yuzunden benim hayatim mahvoldu” diye bozulasi da ilgincti bence.

Yorumlariniz mukemmel Baris Abi ben de bir seyler eklemek istedim kendimce. Billy Bauer’in kontrolunu kaybettigini izleyicinin gormesi izleyiciyi rahatlayor bence. Cunku gun icinde hepimiz bir seyleri kontrol etmeye ya da kontrolden kacalari yakalamaya calisiyoruz. O yuzden Billy Baueri’de bizden biri gormek izleyiciyi rahatlatiyor. 2. olarak dizide yuzeysel teknolojik, filtrelenmis, goruntusuyle oynanmis, sahte duygularla (sosyal medya paylasimlari) , primitif duygularin kontrasti da var. Christopher hem sevgilsini kaybetmis, olum, ask, sucluluk gibi insanoglunun varligindan beri var olan evrensel yogun travmatik duygularla savasiyor. Bu acidan da teknolojik duygularla, insanoglunun en ilkel duygularin savasi da var diyebiliriz bence. 3. ve son olarak da Billy Bauer”in sessizlik inzinasinin da ” Senin yaptigin uygulama yuzunden benim hayatim mahvoldu” diye bozulasi da ilgincti bence.

Merhaba Barış Bey;
Öncelikle bu derece başarılı ve insanları diğer canlılardan farklı kılan özelliklerini kullanmaya teşvik ettiğiniz içerikleriniz için sizi tebrik ederim. Sizden naçizane isteğim bu içeriğinizde olduğu gibi, sanatı topluma mesaj göndermek, tespitle bulunmak için kullanan filmlerin dizilerin v.b yapıtların anlatmak istedikleri mesajları bu video ile birlikte bir seri haline getirmeniz. Örneğin Matrix’de Neo-Morpheus veya Morpheus-Ajan Smith konuşmalar sahneleri… gerçi matrix başlı başına apayrı bir eser…yada About Time filmindeki anı yaşamanın tadına varıldığında geçmişe dönüp hataların, eksikliklerin düzeltilmesinin bir anlamı kalmadığını…. Maymunlar Cehenneminde bir düzeni yıkıp yerine yeni düzen kurulmasının bir çözüm olmadığı….Avengers infinity war’da Thanos’un kızı ile konuşma sahnesi…siz benden daha çok örnek biliyorsunuzdur ve bunu youtube da sizden dahi iyi kimse yapamaz. Belki bu sayede gözden kaçırdıklarımızın farkına varır bizler için önemli olan zamandan kazanmış oluruz 🙂

Merhaba Barış bey, paylaşımlarınızı severek takip ediyorum :). Ve film analizleriniz çok iyi. Eski de olsa “Zindan Adası” da çok iyi bir film ve bu film ile ilgili yorumunuzu çok merak ediyorum her zaman merak ettiğim noktalar var filimde. Umarım bunu değerlendirirsiniz😊

arkadaşlar merak ettiğim şey biraz saçma olabilir ama bu black mirrorun crocodile diye bir bölümü vardı bu bölümün ismi acaba neden crocodile olabilir timsahla hiç alakası yoktu sanırım

Crocodile ayni zamanda bulus ve sucluyi ortaya cikarmak anlamina gelen detection kelimesinin eş anlamlısı tipki filmdeki iinsanlarin anılarıni ortaya cikaran icatla katilin bulunması gibi

Barış abi gerçekten çok kaliteli bi insan olduğun ve ürettiğin şeylerin de kaliteli olduğu çok bariz. Ama eleştirdiğin düzenin parçası oluyor gibisin insanlar izlesin diye içerik üretmeye başladın başlarda yani sen bu kadar popüler deilken senden yararlandığımı hissediyodum bana bir şeyler kattığını artık kitap önerisi vermemeye başladın Bu mesajı okuyup okumuycağına inanvım yüzde 4 lerde olsa da sende bi şey istiyorum lütfen etraftakiler beğenir mi kaygısına kapılma sen kendinken iyisin ve mükemmelsin iyi varsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir