Kategoriler
Teknoloji Uzay

NASA Bennu asteroidinde ne arıyor?

Çocukken ebelemece oynar mıydınız? Ebeleme oyunu? Bazıları büyüyünce de oynamaya devam ediyor. Hem de uzayda. Ebelemece oynayanlar bu çocuklar. Onların bu sevinç çığlıklarının sebebi topu topu 82 fotoğraftan oluşturulan bu video görüntüsü. Ne olduğunu bile tam olarak anlayamıyoruz değil mi? Vantuz gibi uzanan bu kol, taşlı bir toprağa dokunup geri çekiliyor. Elimizle arkadaşımıza dokunup “EBE!” dememiz gibi. Tek fark burada dokunulan yüzeyin arkadaşımız olmaması. Belki de olabilir mi… Arkadaşım Bennu 🙂

Dokunulan ya da ebelenen yüzey Dünya’dan 320 milyon km uzaktaki küçük bir taş. Tabi uzay ölçeğinde küçük. Yoksa o taş dünyaya gelse gökten gelen bir gökdelen (bir bina) büyüklüğünde olduğunu anlardık. Anlardık da iş işten geçmiş olurdu. Neyse ki şu anda bizden epeyce bir uzakta. Peki NASA neden uzaydaki milyonlarca gök cismi arasından Bennu isimli bu küçücük taşa bir uzay aracı gönderdi? 

Bennu. 

Kulağa ilginç gelen bir isim değil mi? Eskiden Arap yarımadasında yaşayan balıkçıl bir kuşun adıymış bu. İnsan boyutlarındaymış. Kuşun soyu tükenmiş ama Mısır mitolojisinde yaşamaya devam etmiş. Bizdeki Zümrüdü Anka ile benzerlikleri var. O da yeniden doğabiliyor. Mısırlıların inandığı diriliş tanrısı Osiris’le ilişkilendirildiği için hikayelerde dünyanın yaratılışında rol alıyor. 

Mitolojik hikayelerden uzay çağına geçiyoruz şimdi. 11 Eylül 1999’da Arecibo Gözlemevi, Güneş Sistemi’ne hızla yaklaşmakta olan 490 metre çapındaki bu asteroidi keşfetti. Daha sonra adına Bennu denilen bu asteroidin Dünya’ya çarpma ihtimalinin bulunan diğer tüm adaylara göre çok daha yüksek olduğu belirlendi. Bazı listelerde en tehlikeli ikinci asteroid olarak bile gösteriliyor. Takip ettiği yörüngeye ve hızına bakılırsa 2175 ila 2199 yılları arasında Dünya’ya çarpacak. 2000’de 1 ihtimalle…

Yine de çok rahatlamamak lazım. Bu tür tehditler hep vardı ve var olmaya devam edecek. Peki biz insanlar bu konuda ne yapacağız? Asteroide Bennu ismini vermek dışında? Ona Osiris adında bir uzay aracı göndermeye ne dersiniz? İşte NASA bunu yaptı. 2016’da gönderdiği uzay aracı 2 yıl sonra Bennu’ya ulaştı ve etrafında dönmeye başladı. Niye? Üzerine konabilecek uygun bir nokta bulabilmek için. Şöyle düşünün. Bir yere gideceğiniz zaman önce haritayı açıp bir rota çıkartırsınız değil mi? Ama bu işin kolay kısmıdır. Gideceğiniz yer kalabalık bir şehir merkezindeki yüksek bir binaysa asıl problem oraya vardıktan sonra başlar. Arabayı nereye park edeceğim? Bu sorunları çözmek için artık cebimizde son derece ayrıntılı haritalar taşıyoruz. 

Yaklaşık bir minibüs büyüklüğündeki OSIRIS uzay aracı, yüksek bir bina büyüklüğündeki Bennu’ya vardığında elinde böyle bir harita yoktu. Biraz hayal kırıklığı da yaşadı, çünkü Dünya’dan yapılan gözlemlere göre yüzeyinin ince kumlu bir plaj gibi olması bekleniyordu. Oysa koca koca kayalarla dolu olduğu dolayısıyla uzaktan göründüğünden çok daha tehlikeli olduğu fark edildi.  O yüzden OSIRIS-REx 1 yıldan uzun bir süre Bennu’nun etrafında dönerek onun ayrıntılı bir haritasını çıkardı. Çok ayrıntılı bir haritasını… Bugüne kadar hiçbir gök cisminin, Mars’ın, Ay’ın ve hatta Dünya’nın bile bu kadar ayrıntılı bir haritası yapılamadı. NASA’nın elinde bu asteroidin her 5 cm’lik parçasını gösteren bir harita var. Böyle söyleyince çok gizemli oldu değil mi? Ne yapacaklar o haritayı? Öyle gizli saklı bir harita değil, ben indirip duvar kağıdı yaptım bilgisayarıma. İsterseniz açıklamalardaki linkten siz de indirebilirsiniz. Yalnız uyarayım tam çözünürlüklü hali neredeyse 1 GB. Hayatımda indirdiğim en büyük PNG dosyası. 

Bu kadar ayrıntılı bir haritayla artık Bennu’nun 3 boyutlu modeli bile yapılabilir. Hımmm, iyi fikir. Şimdi sanal gerçeklik gözlüğümüzü takalım ve Dünya’dan 320 milyon km uzaktaki bu asteroide ışınlanalım. 

Eğer Dünya zamanıyla 20 Ekim 2020’de Bennu’da olsaydık işte böyle bir manzarayla karşılaşır ve tarihi bir ana tanıklık ederdik. Yaklaşan uzay aracı OSIRIS-REx. Dediğim gibi yaklaşık bir minibüs büyüklüğünde. Şu anda yüzeye dokunabileceği uygun bir nokta arıyor. Aşağıda gördüğünüz kuzey kutbuna yakın bir bölgeyi belirledi. Orada taşların arasında 8 metre çapında bir krater var. Yani bizim minibüs 3 araçlık bir otopark alanını gözüne kestirdi. Şu anda uzaklıktan dolayı dünyaya gönderdiği sinyaller 18,5 dakikada bize ulaşıyor. Yani bu işin dünyadan yönetilebilmesi imkansız. Her şey orada otonom bir şekilde gerçekleşiyor. Bu görevi videonun başında neden ebeleme olarak tarif ettim biliyor musunuz? Çünkü aracın az sonra yapacağı şey tam olarak bu. TAG yapacak. İngilizce Touch and Go yani dokun ve git anlamına gelen kelimelerin baş harflerinden oluşan TAG aynı zamanda bir oyun ve Amerikalı çocuklar birbirini ebelediklerinde TAG diye bağırıyorlar. Bu uzay aracı da dokunup hızla örnek toplayıp oradan ayrılmak zorunda. Bu kol oraya varana kadar geçen 2 yıl ve sonrasında Bennu etrafında geçirdiği 2 yıl yani toplam 4 yıl boyunca kapalıydı. Artık görevini yapmaya hazır. Araca enerji sağlayan güneş panelleri alçalırken Y şeklinde kıvrılıyor. Star Wars filmindeki uzay araçları gibi. Ama bunu yapmasının sebebi havalı görünmek değil. Ağırlık merkezini ayarlamak ve dokunma anında panellerin zarar görmemesini sağlamak. Bennu’nun yüzeyi gördüğünüz gibi oldukça kayalık. Bunların bazıları epeyce bir yüksek. Mesela şu kaya 3 katlı bir bina yüksekliğinde. Uzay aracı 22 dakika boyunca dikkatli manevralarla alçalarak tamamen otonom bir şekilde engellerden kaçınmaya çalışıyor. 

Tam bu noktada ne olduğunu bir kez daha düşünmenizi istiyorum. 4 yıl önce uzaya gönderilen bir minibüs 320 milyon km gitti ve 3 araçlık bir otopark alanına dokunup oradan örnek toplaması gerekiyor. Dokunduğu yer kaya olursa hiçbir şey toplayamaz. İki kayanın arası olursa oraya sıkışıp kalabilir. Doğru yere ulaşıp çok hızlı bir şekilde yere dokunup, yani ebeleyip, örnekleri toplaması lazım. Şimdi 20 Ekim’e geri dönelim. 

Alçalan uzay aracı nihayet doğru noktayı buldu. Sensörleri dokunma anını tespit eder etmez kolun ucundan sıkıştırılmış nitrojen püskürtüldü. Böylece oradaki küçük taş ve toprak parçaları vakumun etkisiyle hızlıca çekildi. Yaklaşık 60 gram civarında bir örnek toplaması yeterli. Bütün bunlar birkaç saniye içerisinde gerçekleşti ve uzay aracının motorları ateşlenerek tekrar yükselmeye başladı. Şu anda Dünya’ya geri dönüyor. 2023 yılında varacak.

İşte o birkaç saniyede olup bitenleri izledik videonun başında. Asteroidlerle ebelemece oynayan bu çocukların sevinci ondandı. Israrla oyun oynayan çocuklar tabirini kullanmamın bir sebebi var. İzlediğimiz o birkaç saniyede toplanan 60 gramlık toprak parçasını Dünya’ya getirmek için sadece bu uzay aracının görevi 2016’dan 2023’e 7 yıl sürecek. Bir de bu görevin planlanması o uzay aracının tasarlanması aşamalarını düşündüğünüzde uzayla ilişkili misyonların on yıllar boyunca sürdüğünü fark ediyorsunuz. Bunları yapacak insanların çok genç yaşlarda bu alanlara yönlendirilmesi, eğitilmesi, yetiştirilmesi gerekiyor. O asteroide Bennu ismini kim verdi dersiniz? Orta 3’e giden bir öğrenci. “Ya isim bulmakta ne var, açmıştır mitoloji sözlüğünü hoşuna giden bir ismi seçmiştir” diyebilirsiniz. Ama bu ismin çok daha bilinçli bir seçim olduğu belli. 

NASA ilkokul/ortaokul öğrencilerine isim seçtiriyor. Lise öğrencilerine uzayda deney yaptırıyor. Üniversite öğrencilerine özel uzay akademisi eğitimi veriyor. Öyle kuru kuru ezbere dayalı bir eğitim değil. Takımlar kuruluyor ve bunlara gerçek uzay görevleri veriliyor. Mesela “Ayda su buzu kaynağının potansiyelini araştırın” deniyor. Bakın böyle bir görev için bir takım ne yapmış: “Actuated Surface Laser Activated Nominal – Ice Detector” diye bir araç geliştirmiş. Birleştirin baş harflerini: ASLAN-ID. İsimler önemli demiştik. Bu araca ASLAN isminin verilmesi tesadüf değil. Çünkü o aracı tasarlayan ve bu ismi veren takımın kaptanı aslanlar gibi bir öğrenci arkadaşımız. Sizi Mehmet’le tanıştırayım. 

Gördüğünüz gibi on yıllar boyunca sürecek uzay görevlerini hazırlamanın yolu genç yaşta insanları bu tür takımlar kurmaya teşvik etmek, yönlendirmek ve eğitmek. 

Şimdi gelelim videonun başlığındaki soruyu cevaplandırmaya. NASA Bennu asteroidinde ne arıyor? Oradan topladığı 60 gramlık toprak parçasını Dünyaya getirip ne yapacak? 

Bu tür görevlerin birden fazla amacı vardır. Mesela bir tanesi bu asteroidin yönünü değiştirmeye çalışmak. Dedik ya 2000’de 1 ihtimalle önümüzdeki yüzyılda Dünya’ya çarpabilir. İşte o bizi ebelemeden biz onu ebeleyerek yönünü değiştirebilir miyiz? NASA’nın sadece bu iş için yani dünyayı tehdit eden asteroidlerden korunmak için başka bir misyonu daha var, gelecek sene bunun tatbikatını da yapacaklar ama bu görevde kazanılan tecrübe çok önemli. 

NASA bir asteroide uzay aracı indirerek kendisi için bir ilki gerçekleştirdi ama benim kanalı yakından takip edenler hatırlayacaktır bu işi ilk kez Japon uzay ajansı JAXA başardı. Ryugu asteroidine inen Hayabusa, oradan örnek topladı ve Dünya’ya dönmeye başladı. Şu anda o da yolda. Hatta 1 ay sonra 6 Aralık civarında Dünya’ya gelmesi bekleniyor. Düşünsenize şu anda uzayda asteroidlerden topladıkları örnekleri Dünya’ya getirmeye çalışan iki ayrı robot var. Bu örnekleri Dünyaya getirmek ve buradaki laboratuvarlarda incelemek çok önemli. Özellikle Bennu’dan gelecek örneklerin içinde Dünya’daki yaşamın nasıl oluştuğunu anlamamızı sağlayacak organik bileşikler olduğu tahmin ediliyor. 

Bazı bilim insanları Dünya’daki yaşamın bir asteroid çarpması sonucunda oluştuğunu düşünüyor. Uzayda dolaşan bu küçük taşları sperm ve Dünya’yı da yumurta olarak hayal edin. Bennu gibi bir asteroid milyarlarca yıl önce Dünyayı döllemiş olabilir. Şu anda vücudunuzda bulunan bazı maddeler belki de bir zamanlar böyle bir asteroidin üzerindeydi. Aynı asteroid bugün aynı şeyi yapsa, yani dünyaya çarparak, bizi ebeleyerek döllemeye kalksa Dünya üzerinde var olan yaşamı sonlandırıp yenisinin tohumlarını ekebilir. Bir Orta 3 öğrencisinin verdiği Bennu ismi işte bu yüzden çok anlamlı. Zümrüdü Anka gibi küllerinden yeniden doğabilen; hem ölümü hem de doğumu simgeleyen bir kuşun ismi çünkü Bennu.

Ve Bennu asteroidinde aranan şey de bu; bizim için çok önemli bir sorunun yanıtı: Dünyada yaşam nasıl başladı?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir