Kategoriler
Teknoloji Uzay

Elon Musk iki roketle dünyaya nasıl meydan okudu?

Bu hafta roket fırlatmaları ve fırlatamamalarıyla tarihe geçen bir hafta oldu. Üstelik sadece uzay tarihine değil, ekonomi ve siyaset tarihine de geçecek çok hareketli gelişmeler yaşandı ve bitmedi. Hala devam ediyor. Dünya adeta kocaman bir iş yerine, devasa bir açık ofise dönüşmüş gibi. Ve bu ofisin küçük kutucuklarında, bilgisayarlarının başında hapsolmuş insanlık bir yandan işini gücünü yapmaya çalışırken bir yandan da kafayı yemeye başladı galiba. Patlamış mısırlarınızı hazırlayın. Her kurumsal yapıda kaçınılmaz olarak gerçekleşen o ofis dedikodularından geliyor. Yan “cubicle”da çalışan bir arkadaş vardı ya. Hani ofisin en zengin 34. çalışanıyken birkaç ayda en zengini haline geldi. Ulan Elon ya, Elon Musk. Bu hafta bir gangstere dönüştü ve görünen o ki bundan epeyce bir keyif alıyor. 

Tamam bu kadar analoji yeter. Şimdi neler döndüğünü açıklama vakti. Biliyorsunuz özellikle uzay teknolojileriyle ilgili gelişmeleri çok yakından takip ediyorum ama hepsini değil en önemlilerini sizlerle paylaşıyorum. Bu hafta iki tane çok önemli gelişme vardı ve ikisi de Elon Musk’ın SpaceX’i ile ilgiliydi. İlki Falcon 9 roketi. Bir rekor kırdı. Bir fırlatmada tam 143 farklı uydu ve uzay aracını yörüngeye taşıdı. Ama ben bu fırlatmayı canlı olarak yayınlamadım. O hakkımı bir kaç gün sonra bana göre çok daha önemli bir başka olaya sakladım. Starship SN9 test uçuşuna. 

Starship, uzay gemisi demek. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük, en güçlü ve en yenilikçi roket teknolojisi. Şimdi size göstereceğim karşılaştırma grafiğine bir bakın. Bunlar tüm zamanların en güçlü 9 roketi. Biri dünyanın en kalabalık ülkesi Çin tarafından yapılmış. Üçü uzay yarışının eski öncülerinden Ruslara ait. Geri kalanları da astronotların Ay’a gitmesini sağlayan geçmişteki en güçlü roket Satürn 5 de dahil olmak üzere şu an için dünyanın süper gücü olan ABD’ne ait gözüküyor. Gözüküyor diyorum çünkü diğerlerinden farklı olarak buradaki iki tanesi bir devlete değil özel bir şirkete ait. Elon Musk’ın kurduğu SpaceX’in Falcon Heavy ve Starship roketleri. Bunlar devletin halktan topladığı vergilerle değil, bir kişinin kendi cüzdanından, mutfak masraflarından arttırarak yaptığı harcamalarla geliştirildi. Yalnız o cüzdanı doldurma teknikleri konusunda bu hafta ekonomi uzmanlarını bile ters köşe etti, ona birazdan değineceğiz. Biz hikayemize kaldığımız yerden devam edelim. 

Tabloda gördüğünüz gibi Starship çok iddialı bir proje. Gelmiş geçmiş en büyük ve en güçlü roket olmasının yanı sıra sadece bu roketlerin geliştirilmesi, test edilmesi ve fırlatılması için özel bir yer satın alındı. Normalde roketlerin çoğu devletlerin uzay ajansları tarafından yapıldığı için fırlatmalar da kamuya hatta askeriyeye ait alanlardan yapılıyor. Adını en çok duyduğumuz Cape Canaveral’a haritadan bakarsanız Amerikan Hava Kuvvetleri’ne komşu olduğunu görürsünüz. Bu da ister istemez beraberinde bazı kısıtlamaları getiriyor. İşte Elon Musk, Starship projesini geliştirmek için bunlardan çok uzakta, Amerika’nın dibi diyebileceğimiz bir yerde kimsenin adını bile duymadığı bir köyü satın aldı. Daha doğrusu köyün büyük bir kısmını. Hala evini satmayıp orada yaşayan insanlar var. Düşünsenize burnunuzun dibinde inşaat yapılıyor. Sonuçta bu roketler şu haliyle bile 20-30 katlı apartman yüksekliğinde. Apartman inşaatı bitince de sizden rica ediyorlar, evinizden eşyalarınızı alıp otele taşınıyorsunuz, onlar da yaptıkları apartmanı 10-15 km yükseğe fırlatıp tekrar kondurmaya çalışıyorlar. Bazen de kondururken ufak kazalar meydana geliyor. 

Bu görüntüler geçen ay yaptığım Starship SN8 test uçuşundandı. Adı üstünde bir test uçuşuydu. Büyük ölçüde başarılı olsa da son anda infilak etti. Hemen bir sonraki prototip olan SN9’u hazırladılar. Eskiden bu tür hazırlıklar aylar sürerdi. Üretim konusundaki inovasyonlarla bu süreler şimdilerde haftalar ve hatta günler seviyesine indirildi. Yerdeki motor testleri de yapıldı ve fırlatma için geri sayım başladı. Dedim ya ben bu haftaki canlı yayın hakkımı rekor kıran Falcon 9 için değil de bu test uçuşu için sakladım diye. Hafta boyunca gözüm haberlerde. Her an canlı yayına girecekmiş gibi bekliyorum. Güçlü bir işaret görürsem başlayacağım canlı yayına. Bana göre bütün güçlü işaretler Perşembe günü oluştu. Yer testleri yapılmış. Hava fıstık gibi. Üstelik o gün Challenger uzay mekiği faciasının 35. yıldönümü. Bu tür konulara anlam katmak isteyen Elon eminim o gün fırlatır bu roketi diye düşünüyorum. Ama bir yandan da her Perşembe Dlive platformunda canlı yayında film analizi yapıyorum, onu aksatmamam lazım. Neyse akşam saat 9 oldu, roket bir türlü fırlatılmıyor. Ben de orada film analizi bekleyen arkadaşlara verdiğim sözü aksatmamak için canlı yayına başladım. Ölü Ozanlar Derneği filmini konuşuyoruz. Filmin en önemli anlarına geldik. Ama ben bir yandan göz ucuyla Starship hakkındaki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. İşte tam o anda o kadar ilginç haberler düşmeye başladı ki gelişmeleri yüz ifademden okuyabilirsiniz. 

Bu fırlatmanın yapılamamasının sebebi teknik bir arıza ya da hava muhalefeti değilmiş. FAA izin vermemiş. Bu bir kurum. Federal Havacılık İdaresi. ABD’de bu konudaki en yüksek otorite. Hem uçakları ve uçuşları hem de uzayla ilgili bu fırlatmaları denetliyor ve onlar izin raporu vermeden bir tek kuşlar uçabiliyor. İşte FAA ha izin verdi ha verecek diye beklerken o izin bir türlü gelmedi. Üstelik neden izin vermediklerine dair doyurucu bir açıklama bile yapmadılar. O bölge az önce dediğim gibi hava trafiğinin en düşük olduğu yer. Meksika sınırında, körfez kıyısında ücra bir nokta. Zaten bu izinler kolay alınsın diye özellikle seçilmiş. Ama izin verilmiyor. Böyle gergin bir bekleyiş esnasında Elon ne yapıyor diye Twitter hesabına bir bakayım dedim. Ohooo, bir yandan borsalarla ilgili tweet atıyor bir yandan da profiline Bitcoin yazmış. Borsa, tarihinde görülmemiş hareketlere sahne oluyor. “Gamestop” hisseleri coşuyor. Büyük balıkların küçük balıkları yediği bir okyanusta küçük balıklar birleşip büyüklere saldırıyor. 12-13 milyar dolarlık balinalar 5 milyar dolar zararla iflasını açıklıyor. Biz Star Wars filmini izleyip canlı yayınlayalım derken öbür tarafta Stock Wars yaşanıyor. Her ne kadar ben de 10 yılı aşkın bir süredir borsada ve 5 yılı aşkın bir süredir kriptopara dünyasında yatırımcılık yapan birisi olsam da konunun açıklamasını ekonominin uzmanlarına bırakayım. Ama bir yerde ekonominin büyük taşlarını yerinden oynatırsanız, onları yerinden kaldırırsanız altında siyasi uzantılarını, bağlantılarını da görürsünüz. Perşembe günü yaşanan olayları ben biraz da bu bakış açısıyla değerlendiriyorum. Bir tarafta milyarlarca dolarlık balıklara saldıran küçük balıkları bir sürü psikolojisiyle yönlendiren Elon Musk var. Diğer tarafta da tüm göstergeler olumluyken onun roketini fırlatmaya izin vermeyen bir FAA raporu. 

Şimdi bu durumdan bir teori üretmek yanlış olur. Akla gelen ilk açıklama tipik devlet dairesi, bürokrasi ve yavaş çalışan memurlar. Zaten tam da bu yüzden Elon Musk daha önce de bir çok konuda devlete ve hatta Amerikan Hava Kuvvetlerine dava açtı ve bazılarını da kazandı. Kaybettiklerinde cezasını ödedi ve hemen ardından inandığını söylemeye devam etti. Bu kurumların teknoloji dünyasından çok geride kaldıklarını, inovasyonu ve rekabeti engellediklerini iddia etti. Hani dedim ya dünya kocaman bir ofise dönüştü diye. Bu ofisin AR-GE departmanındaki, IT departmanındaki zeki çocuklar çalışıp bir şeyler üretiyor ama üst ve orta kademe yöneticilerin bir kısmı ellerinde kahveleriyle dolaşıp ona buna patronluk taslamaktan başka bir şey yapmıyor. 

E buna da bir yere kadar tahammül edebilirsiniz. Bu olayların olduğu Perşembe gününün ertesinde yine her şey hazır her an fırlatılması beklenen o roketi izlerken olanlar oldu. FAA kurumundan beklenen onay raporu tüm göstergeler yine olumlu olmasına rağmen Cuma günü de verilmedi. Biz Starship SN9 prototipinin fırlatılmasını beklerken hemen yanındaki hangarın kapakları açıldı ve içinden her şeyiyle fırlatmaya hazır bir sonraki prototip SN10 çıkarıldı. Saçma sapan detaylarla, eskimiş kurallarla üzerinize gelen yöneticiye ne yaparsınız? Kendinizi ifade etmenin usturuplu bir yolunu bulursunuz. 

İşte Cuma günü -bence- Elon Musk artık kafayı yedi, sakince bir değil iki kolunu havaya kaldırdı ve ortanca parmaklar hariç yumruklarını sıktı. İşte o ortanca parmaklara Starship SN9 ve SN10 adını veriyoruz. Bir hafta içinde dünyanın rekor sayıda uydusunu uzaya götüren bir şirketin aynı hafta içerisinde bugün bir fırlatması daha var ve aynı anda fırlatılmayı bekleyen iki roketi de başka bir yerde onay bekliyor. Resmen uzay trafiği sıkıştı. Büyük bir ihtimalle bu onay Pazartesi gelecek ve ben de umuyorum ki canlı olarak sizlere aktaracağım. Orada işin teknolojik kısmına daha ayrıntılı olarak da gireriz. Ama ben bu ilginç hikayeyi paylaşmak istedim. Çünkü bu hikaye bize gösteriyor ki dünyada çok çeşitli güç dengeleri var. Dünyadan kaçmak için roket bile yapsanız, yaptığınız roket ne kadar güçlü olursa olsun, diğer dengeleri bilmez, onları da gözetmezseniz işiniz çok zor. Bu zorluğun farkına varmış olmalı ki Elon Musk geçenlerde denizin ortasında bir değil iki tane eski petrol platformunu satın aldı ve SpaceX’in genç mühendisleri bunları roket fırlatmaları için hazırlamaya başladı. Zaten gönderdikleri roketleri denizde yüzen otonom gemilere indirmeyi çoktan başarmışlardı. Artık bir de denizden fırlatmaya başlarlarsa sonuçları neler olur hep beraber göreceğiz.

Şimdi az önce söylediğim güç dengelerinin bir de öbür tarafı var. Ofislerdeki bir kısım orta ve üst seviye yöneticilere sesleniyorum. Gerçekten üreten, çalışan, zeki çocukları, gençleri bir rahat bırakın. Açın önlerini. Onlar bu enerjilerini bir rokete, bir ürüne dönüştürüp yukarılara fırlatamazlarsa, içlerinde birikir, sıkışır ve bir noktada patlar. İnovasyon ofis dinamiklerini, eskinin yöntemlerini ve araçlarını alt üst eder.

“Elon Musk iki roketle dünyaya nasıl meydan okudu?” için 15 yanıt

barış abi 5:05’de videoya giriş yapan müziğin adı nedir lütfen linkini atar mısın?

Kriptopara ve borsalar hakkinda video yaparmisin. Sen nasil arastiriyosun nelere bakiyosun? Kripto hakkinda var ama guncelini yaparsan sevinirim.

her yayınladığınız videonun altında daima bir yorumum vardır o yorumların hepsi aynıdır istediğim bir kaç tane kitap var bana alırmısınız diye hiç birinide buyuk ihtimal görmemişssinizdir görmuşsenızde cevap vermek orunda değilsinizki ama şunu bılınkı eğer ilerde hedeflerime ulaşırsam ki asla pes etmiycem bariş özcanın cok guzel bılgıler yaydığını ve ondan kitap ısteyıp bir turlu alamadiğimi soylemek isterim

Abicim selamlar sizin gibi değerli insanları tanımak çok güzel.Size bir şey sormak istiyorum kitap okuma hızımızı nasıl artırabiliriz .lütfen soruma cevap verin……Suruçtan selamlar

Barış abi lutfen benım yasımdakı yanı 9-15 yaş arası ıngılızce kıtap onerırmısın kolay ıngılızcleri olursa cok ıyı olur. çizgi roman ve benzeri.

Barış abi zinciri kırma takviminin 3 boyutlusunu yaptım. Kendi 3d yazıcım ile baskıları aldım kendimce bir şeyler yaptım ve video çektim youtube kanalımda yükledim. Müsait olduğunuz da bir bakıp düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
(ve 3d tasarımların STL dosyalarını paylaşabilir miyim?)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir