Kategoriler
Verimlilik

Günde 2 Bardak Boncuk Stratejisi

Günde kaç bardak çay içiyorsunuz? Ya da kaç fincan kahve? Özellikle çalışırken insanın odaklanmasına, dikkatinin artmasına yardımcı oluyor değil mi bu tür içecekler? Eğer bu konularda yardıma ihtiyacınız varsa; yaptığınız işten, çalıştığınız dersten çabucak sıkılıp başka şeylerle meşgul olmaya başlıyorsanız size enteresan gelebilecek bir tavsiyem var. Dökün o bardaktaki çayı, fincandaki kahveyi, onun yerine içini boncukla doldurun. Sonra aynı bardaktan bir tane daha alıp masanızın üstüne her ikisini birden yerleştirin. Şimdi önünüzde boncukla dolu bir bardak ve bir de boş bardak var.

Bardaklar tamam da bu boncuklar ne?

Öğrenciyseniz ve sınava hazırlık için çözmeniz gereken test soruları varsa, boncuklar o sorular. Önce bir soru çözün. Sonra bir boncuk alıp boş bardağa atın.

Öğretmenseniz ve okumanız gereken sınav kağıtları varsa, boncuklar o kağıtlar. Önce bir sınav kağıdını okuyun, çocukların yaptığı hatalara karşı birazcık da… Sonra bir boncuk alıp diğer bardağa atın.

Çalışansanız ve yazıp göndermeniz gereken e-postalar varsa, boncuklar o e-postalar. Önce bir teklif ya da rapor mesajı yazın. Sonra bir boncuk alıp boş bardağa atın.

Çay değil kahve seviyorsanız, bardak yerine fincan kullanın. Boncuk bulamıyorsanız ataşlarla aynı şeyi yapmayı deneyin. Bir soru çözümü, bir ataş. Bir sınav kağıdı okumak, bir ataş. Bir e-posta yazıp göndermek, bir ataş.

Çalışanların dünyasında e-postaların henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde, 1993 yılında 23 yaşında bir genç benzer bir tekniği uygulamış. Hikaye Kanada’da geçiyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir bankada çalışmaya başlamış bu genç. İşi gereği her gün yüzlerce potansiyel müşteriyi araması gerekiyormuş. Sabah ofise gittiğinde işe başlamamak için bir sürü bahane uyduruyormuş kendine. 40 dereden su getiriyormuş. Tabi Kanada’da böyle bir deyim olmadığı için biz şöyle diyelim: 40 makineden kahve getirip içiyormuş… Yani hepimizde olan o “erteleme hastalığı” onda da varmış. Günlerden bir gün masasının üstündeki telefona bakmış. Bir türlü içinden gelmiyor kimseyi aramak. Sonra telefonun yanındaki ataş yığınını görmüş. Sıkıntıdan oturup ataşları tek tek saymış. Tam 120 tane. “Tamam” diye düşünmüş. “Şimdi bir telefon edeceğim ve bu ataşlardan birini çekmeceme atacağım.” Ve aynen düşündüğünü uygulamış. Sonra bir telefon daha edip bir ataşı daha çekmeceye atmış. O gün öğleye kadar tam 120 arama yapmış. Ertesi gün yine aynı şeyi uygulamış. Yine 120 arama yapmış. Tabi günler içinde bu aramalardan bir kısmı satışa dönüşmüş. Aramalar satışa dönünce bu genç çalıştığı bankanın dikkatini çekmiş. Sonra terfiler, başka şirketlerden gelen teklifler falan filan…

Hikayenin temel mesajı herhangi bir başarı için bazı rutinleri tekrar tekrar yapmamız gerektiğini hatırlatıyor bize. Bunu zaten çoğumuz biliyoruz da uygulamakta güçlük çekiyoruz değil mi? İşte size önerdiğim “günde 2 bardak boncuk stratejisi” bunu uygulamamıza yardımcı olabilir.

Neden yardımcı olabilir biliyor musunuz?

Bir boncuğu bir bardaktan diğerine attığımızda ne oluyor? Bir ses duyuyoruz. Buna “davranış tetikleyicisi” de diyebiliriz. Çay içmeye başlamadan önce kaşığın çayı karıştırırken cama vurma sesi bile sizi rahatlatmaya yetiyor ya bazen. İşte benzer bir mantık. Üstelik zararsız. Çünkü çayı karıştırıyorsanız şekerli içiyorsunuz demektir. Bu teknikte şeker kullanmanıza bile gerek yok. Bir davranış tetikleyicisi olarak boncuk sesini duymanız, yapmayı erteleyip durduğunuz işe başlamanızı kolaylaştırıyor: “Duydunuz boncuk sesini ve yarışma başladı!”

Bu stratejinin ikinci faydasına gelelim şimdi. Boncukları boş bardağa attıkça başka ne oluyor? Bardağın dolmaya başladığını görüyoruz. Buna da “görsel ilerleme” diyebiliriz. Yaptığınız bir şeyin sonucunu bilmek, onu görebilmek sizi daha fazlasını yapmaya motive ediyor. Bunun en basit örneği sosyal medya uygulamaları. Instagram’dan bir fotoğraf paylaşınca gelen o kalplerin sayısı sizi bir başka fotoğrafı, resmi daha paylaşmak üzere tetikler. Twitter’da mesajların altında eskiden sadece ReTweet ve Like sayısı yazardı. Şimdi popüler olan mesajlarda dikkatinizi çekmiştir, bir sayaç gibi bunların artışını görürsünüz. İşte “günde 2 bardak boncuk stratejisi”nde biz de bir çeşit “boncuk sayacı” yapıyoruz.

Bu stratejinin üçüncü faydası bizim daha sabırlı olmamızı sağlaması. Çünkü dolu bardağın boşalmaya başladığını izliyoruz. Tamamlanması gereken işlerimizi yaparken böyle bir şeyi izlemek dikkatimizin dağılmamasını sağlıyor. Bilgisayarla iş yaparken, ya da bir oyuna başlamadan önce sık sık karşınıza ilerleme çubukları çıkar. Bu da benzer bir mantık. O ilerleme çubukları olmasa çok daha çabuk sıkılırız. Masamızın üstündeki boncukla dolu bardağın boşalmaya başlamasıyla işlerimiz için bir çeşit “ilerleme çubuğu” yapmış oluyoruz.

Günde 2 bardak boncuk stratejisini sadece yapmak zorunda olduğunuz işlerde değil yapmak istediğiniz işlerde de kullanabilirsiniz. Daha sağlıklı bir hayat için spor yapmak istiyorsanız, her şınav ya da mekikten sonra bir boncuk. Vücudunuzun yanı sıra beyninizi geliştirmek istiyorsanız, okuduğunuz her sayfayı çevirdikten sonra bir boncuk. Yabancı bir dil öğrenmek istiyorsanız, ezberlediğiniz her kelimeden sonra bir boncuk.

Eğer İngilizce öğrenmek istiyorsanız bu videonun sponsoru Cambly’i de deneyebilirsiniz. Çünkü ezberlediğiniz o kelimeleri başkalarıyla konuşarak pekiştirince dili tam olarak öğrenmiş oluyorsunuz. Cambly, sizi ana dili İngilizce olan eğitmenlerle internet üzerinde buluşturuyor. Masanızın üstündeki bilgisayarı ya da cebinizdeki telefonu kullanarak bu eğitmenlerle online görüşüp, konuşarak pratik yapıyorsunuz. Sahip olduğunuz yabancı dil seviyesi ne olursa olsun bu şekilde her hafta 2-3 kez pratik yaparak 1 yıl içinde bir sonraki aşamaya geçebilirsiniz. Bu konuda da istikrarlı olmak, hedefe giden yolunuzda vazgeçmemek ve dil öğrenimini ertelememek mi istiyorsunuz? Her Cambly görüşmesinden sonra boncukla dolu bu bardaktan diğerine bir tane…

Hepimizin önünde o gün bitirilmesi gereken kısa vadeli işler var. Hepimizin hayalinde gerçekleştirmek istediğimiz uzun vadeli projeler de var. Her iki tür iş için de her gün bir şeyler yapmak gerekiyor. Bunları yaparken bazılarına çay, bazılarına da kahve içmek iyi geliyor. Siz bu alışkanlığa bir de boncukları ekleyin. Günde 2 bardak boncuk herkese iyi gelir.

“Günde 2 Bardak Boncuk Stratejisi” için 7 yanıt

Barış abi, Videoda kullandığın renk düzenlemelerini Premiere Pro’da nasıl yapıyorsun? Bir de Nasa ile ilgili videoyu 23 Nisan’da mı yayınlayacaksın?

Merhaba
Videonun sonunda çalan müziği de ekleyebilirseniz sevinirim. İyi çalışmalar. 🙂

Bu yöntemi uygulamaya başladım başlayalı daha verimli ve zevkli bir şekilde çalışıyorum eğer bu yöntemi bırakmadan kullanmaya devam edersem her zaman içimde çalışma isteğini duyucağıma inanıyorum.

Barış Abi, NASA’nın izniyle gittiğin Roket Fırlatma Canlı yayını için bir kaç sorun olacak,

1⃣ – Ne Zaman?

2⃣ – Saat Kaçta?

3⃣ – Canlı Yayını Hangi Sosyal Medyadan açıcaksın?

Sorularımı cevaplarsan çok sevinirim.

Roketin planlanan fırlatılış zamanı 26 Nisan 05:55 (TSİ 12:55) Ancak bu tür fırlatışlar son dakikaya kadar ertelenebiliyor. O yüzden muhtemelen fırlatılmadan önce 25 Nisan’da TSİ 19:00 civarında YouTube’dan bir canlı yayın yapacağım. Daha sonra ikinci yayını da tam roket fırlatılırken yapmaya çalışacağım.

abi konuyla alakasız olacak ama tişört’ünüze bayıldım nerden temin edebilirim? eğer kendiniz tasarladıysanız fontunu bana e-posta olarak yollar mısınız teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.