Son 66 yılda DNA’yı keşfedip bir de onun nasıl işlediğini çözdük. Onu okuyan makinalar yaptık. Ve nihayet son 6 yılda da onu değiştirebilecek araçlar geliştirdik. Artık bu araçları kullanarak doğmamış bebekleri tasarlamaya başlayacağımız yeni bir döneme giriyoruz. Bizden çok daha güçlü, dayanıklı ve yakışıklı, güzel çocuklarımızın olduğu bir gelecek… Mutlaka gelecek ama gerçekten güzel mi olacak?
Gen düzenleme işlemi o kadar da yeni sayılmaz, zaten yıllardır yapılıyordu. Bunun 4 seviyesi var. Anlaşılması kolay olsun diye ben bunları 4 katlı bir binanın içindeki kapılar olarak tarif etmeye çalışacağım. Bu binanın giriş katındaki kapı 1980’de iyileştirme amacıyla açıldı. Buna “gen tedavisi kapısı” diyelim isterseniz. İlk denemeler başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra 1990’da doktorlar ilk kez nadir görülen bir gen hastalığını tedavi etmeyi başardılar. Buna rağmen hala yöntem deneyselliğini koruyor. Özellikle birden çok genle ilgili kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ya da Alzheimer gibi yaygın hastalıkların bu yöntemle tedavisi için araştırmalar devam ediyor.