Kategoriler
Edebiyat Felsefe Genel

42’nin Gizemi

Bu kağıdı ikiye katlıyorum. Sonra tekrar katlıyorum. Sonra üçüncü kez katlıyorum. Her seferinde bu 0.1 mm’lik kağıdın kalınlığı iki katına çıkıyor. Bu işlemi 42 kez yaparsam yani kağıdı 42 kez katlarsam ne olur biliyor musunuz? Kağıdım o kadar kalın olur ki alt tarafı yere değerken üst tarafı ayın yüzeyine dokunur. Bunun açıklamasını videonun sonunda yapacağım ama önce neden 5 kere 10 kere değil de tam olarak 42 kere katlamaya çalıştığımızı söyleyeyim.

42 sayısı modern bir mit arkadaşlar. Ve bu mitin kaynağı işte bu roman: “Otostopçunun Galaksi Rehberi.” Kitapta bizden milyonlarca yıl önce yaşamış tüm boyutlara hakim hiperzeki varlıklardan oluşan hayali bir ırktan söz ediliyor. 

Milyonlarca yıl önce hiperzeki varlıklardan oluşan, tüm boyutlara hakim bir ırk… …hayatın anlamı üzerine yapılan beyhude tartışmalara son vermek için…
…içlerinden en zeki ve parlak olan iki kişiyi…
…hayat, Evren ve her şeyi hesaplayabilen çok büyük bir süper-bilgisayar yapmaları için görevlendirdi.

Hayatın anlamı üzerine çok kafa yoran bu kişiler “Derin Düşünce” adını verdikleri bu süper bilgisayardan -belki de bir kuantum bilgisayarıdır, kitapta buna ilişkin bir bilgi yok- cevap istiyorlar. 

  • Ey Derin Düşünce… …bize cevabı söylemeni istiyoruz.

Neyin cevabını?

  • Hayatın, Evren’in, her şeyin cevabını.

Bir cevap bekliyorlar. Bakın burası önemli. Basit bir cevap. Hayatın, evrenin ve her şeyin cevabını… Peki bilgisayar -Derin Düşünce- onlara ne cevap veriyor.

  • Biraz düşünmek zorunda kalacağım. Yedi buçuk milyon yıl sonra tekrar gelin. 

Derin Düşünce gibi bir süper bilgisayar bile basit bir cevap için 7,5 milyon yıl süreye ihtiyaç duyuyor. Çünkü basitlik, karmaşıklığın son noktasıdır. Az çoktan fazladır. Gördüğünüz gibi bu roman her ne kadar bilim kurgu türünde olsa da içinde hiciv ögeleri de var. Buna benzer komik dokundurmalar… 

Neyse aradan 7,5 milyon yıl geçiyor. Bu hiperzeki varlıklardan oluşan ırk konuyu unutmuyor. Cevabın verileceği o büyük gün geldiğinde meydanları coşkuyla dolduruyorlar. 

  • Derin Düşünce, acaba sende…
  • İstediğiniz cevap mı? Evet var, ama pek hoşunuza gitmeyecek.

Evet süper bilgisayar “bundan gerçekten hiç hoşlanmayacaksınız” der. O nihai sorunun cevabı…

  • Nihai Soru’nun cevabı… 

…hayatın, Evren’in ve her şeyin… 

  • …cevabı…

… reklamlardan sonra… yok yok, şimdi değil birazdan 🙂

  • 42.

Evet işte tam olarak bu şekilde doğdu bu modern 42 miti. Eminim pek çoğunuz cevabı öğrenmeye gelen o hiperzeki varlıklar gibi bir hayal kırıklığına uğradınız. Tatmin edici bir cevap değil bu. 7,5 milyon yıl bekledikten sonra ulaşmak isteyeceğiniz türden bir şeye benzemiyor. Yoksa üzerinde yeterince düşünmediğimiz için mi? Acaba biz de “derin düşünce” gibi 7,5 milyon yıl değil ama 7,5 yıl üzerinde düşünsek bir anlam bulabilir miyiz bu sayıda? 

Sonra yazarın aklına nereden gelmiş tüm bunlar? Douglas Adams gençliğinde Londra’dan kalkıp İstanbul’a doğru yola çıkmış. “Genciz daha dünyayı gezelim görelim” düşüncesiyle. Sırt çantasına da bir gezi rehberi atmış. Kitabın adı: “Otostopçunun Avrupa Rehberi.” Bak bak bak 🙂 Yolculuğu sırasında Alp Dağları’nda mola vermiş. O gece bir gökyüzüne bakmış, bir de elindeki kitaba. Yukarıdakilerin aşağıdakilerden daha çekici olduğuna karar vermiş. Aşağıdakilerin bir rehberi varsa, yukarıdakilerin neden olmasın? “Otostopçunun Galaksi Rehberi” fikri işte böyle ortaya çıkmış. Önce bir radyo tiyatrosu olarak yazmış. Sonra da roman olarak yayımlamış. Popülerliği arttıkça az önce size izlettiğim gibi filmleri, birazdan izleteceğim gibi dizileri yapılmış. 

Ve o gün bugündür bunları dinleyenler, okuyanlar, izleyenler o sayının anlamını düşünüyorlar. 42 sayısı artık popüler kültürün bir parçası… 42 sayısı şimdilerde yapılan tanımlamayla bir “meme.” 

Az sonra türünün ilk örneklerinden bu “meme”in incelemesini yapacağız.

——

Konuya devam etmeden önce bu videonun sponsoru Wix’de yapmaya başladığım bir projeden söz etmek istiyorum. Wix.com dünyaca ünlü bir web sitesi kurma platformu. Sahip olduğu güçlü tasarım araçlarıyla kendinize ya da işinize özel bir web sitesi yapabiliyorsunuz. İster online bir mağaza isterseniz de bir blog başlatabiliyorsunuz. Ben Wix platformunu kullanarak insanları motive eden harekete geçirici içeriklerimden oluşan özel bir web sitesi tasarladım. Önce yüzlerce tema arasından kendime uygun bir tanesini seçtim, sonra da sadece internet tarayıcısını kullanarak bunu içeriğime özel bir hale getirdim. Yazı tiplerini, renkleri, şekilleri dilediğim gibi seçip, sayfa üzerinde sürükleyip bırakarak tasarımımı tamamladım. Üstelik sistem bunu otomatik olarak mobil cihazlar için de optimize etti. Böylece çok kısa bir süre içinde içeriklerimi yayına hazır hale getirdim. Eğer böyle bir ihtiyacınız varsa size vereceğim özel linkle Wix.com’a giderek kendi web sitenizi oluşturmaya hemen başlayabilirsiniz.

——-

42 sayısıyla ilgili bir web sitesi de fena olmazdı aslında 🙂 Çünkü hakkında söylenebilecek o kadar çok şey var ki!

Tiyatrolarda 42 numaralı koltuklar, etkinliklerde 42 numaralı biletler, lokantalarda 42 numaralı masalar konuyu bilenler için daha farklı bir anlama geliyor. Kitabın yazarı Douglas Adams’ın 42. yaş gününde efsanevi rock grubu Pink Floyd onu sahneye davet etti. Keşfedilen bir asteroide bu kitaba bir referans olarak 2001DA42 adı verildi. Doctor Who dizisi aynı isimli bölümüyle, Coldplay grubu aynı isimli şarkısıyla otostopçulara selam çaktı. TV tarihinin en gizemli iki dizisinden biri olan “Lost” dünyanın sonunu getirecek gizemli sayılarında ona yer verdi; ikinci gizemli dizi “X Files” baş karakterini 42 numaralı bir apartman dairesinde yaşattı. Google, merkez kompleksine taşınırken ilk yerleştiği binanın adını 42 yaptı. İçerisinde “Büyük Parçacık Hızlandırıcısı”nın da yer aldığı CERN Laboratuvarları’nda aynı sebeple adı 42 konulmuş bir ofis binası var.  Dünya dışı yaşamı araştıran SETI’nin “Allen Teleskop Merkezi”nde gökyüzüne çevrilmiş başka gezegenlerden gelebilecek olası sinyalleri dinleyen kaç tane anten olduğunu söylememe gerek var mı? 42! Ne de olsa “Google”la da, “Büyük Parçacık Hızlandırıcısı”yla da, SETI’nin antenleriyle de hayatın en büyük sorularının cevabını arıyoruz. Gerçekten de Google’da bu yazının başlığının İngilizcesi’ni “answer to life the universe and everything” şeklinde aratırsanız cevabın hesap makinesiyle 42 olarak verildiğini görürsünüz. 

Tesla arabanıza 42 ismini verince ne oluyor biliyor musunuz?

Peki neden 42? Yazar Douglas Adams’ın bu konsepti BBC Radyosu’na sunduğu 1977 yılından beri tam 42 yıldır bu soru var eseri dinleyenlerin, okuyanların aklında… Neden 42? 

Bu konuda pek çok teori üretildi. Bazıları ışığın suda ancak 42 derecelik bir yansımasıyla gökkuşağının oluşabileceğini söyledi; bazıları da ışığın protonun çapı kadarlık bir mesafeyi geçmesi için gereken sürenin 10−42 saniye olduğunu hesapladı. 42’nin bilgisayar dünyasındaki ikili kod sisteminde (binary) karşılığı 101010’dır. Yani var, yok, var, yok, var, yok. Bizdeki bir varmış, bir yokmuş gibi bir anlamı olabilir mi?

Sonra videonun başında verdiğim örnek var. Bir kağıdı 42 kez katlama örneği. Her seferinde iki katına çıkan kalınlık 42. Katlamadan sonra yaklaşık 440 milyar milimetreye ulaşıyor. Yani rahatlıkla Ay’a kadar gidebiliyor. Hımmm. Galaksi rehberinde bu yüzden mi 42 var? Eğer öyleyse biz neden o kadar katlayamıyoruz. Gerçekten de denerseniz siz de görürsünüz. Bir kağıdı 7’den fazla kez katlayamayazsınız. Tabi eğer bir stadyum büyüklüğünde kağıdınız yoksa. Eğer o büyüklükte bir kağıt bulursanız daha fazla sayıda katlayabiliyorsunuz. 7’den sonraki katlarda bir silindirle üzerinden geçerek kağıdı 11 kez katlamak mümkün.

Sorunun cevabını matematikte ya da origamide değil de inançlarda arayanlar da var. Mesela İncil’de. Matbaada basılmış ilk kitap olan Gutenberg İncili, B42 ya da 42 satırlık İncil olarak da bilinir, çünkü her sayfasında 42 satır yer alır. Öte yandan kabalistik gelenekte Tanrı’nın adının 42 harften oluştuğuna inanılır. Budizm’de 42 bölümlük bir sutra vardır. Mısır mitolojisi’nde ölüm yolculuğunu yapan kişilere 42 soru sorulur. Cevap tüm bu inanışlarla ilgili olabilir mi?

Gördüğünüz gibi bizler de en az romandaki o hiperzeki varlıklar gibi çok meraklıyız. Nitekim uzun yıllar kitabın yazarı Douglas Adams’a da bu soruyu sormuşlar. O da her seferinde bunu cevapsız bırakmış. Ta ki ölümünden bir yıl öncesine kadar. 7,5 milyonuncu kere aynı soruyla karşılaşınca yazar artık daha fazla dayanamayıp bir açıklama yaptı. Şimdi ne dediğini merak ediyorsunuz değil mi? Bundan gerçekten hiç hoşlanmayacaksınız…

Bir sabah işine giderken o da bunu düşünüyormuş. Acaba “derin düşünce” bilgisayarı, o hiperzeki varlıklara ne cevap versin. Uzun uzun düşündükten sonra hiçbir anlamı olmayan bir sayı olmasına karar vermiş. Kısa, akılda kalıcı ve tamamen rastgele bir sayı. Aynen şöyle diyor:  “Masama oturdum, boş gözlerle bahçeye baktım ve 42 olsun dedim.”

Gördüğünüz gibi biz de o hiperzeki varlıklar gibi hayal kırıklığına uğruyoruz. Ve yine fark edebileceğiniz gibi yazarı ne kadar sıradan, ne kadar rastgele bir sayı bulmaya çalışırsa çalışsın bunun altına derin anlamlar döşeyebiliyoruz. Rastgele bir cevap, bir sayı, bir fikir üretebilmek biz insanlar için artık mümkün değil. Gizemli olan bir şeyi gördük mü onu hemen açıklamaya çalışma eğilimindeyiz. Bunda bir kötülük yok. Asıl problem şu: Daha soru sormayı öğrenmeden cevapları bulmaya çalışıyoruz. 

“Derin Düşünce” adlı o süper bilgisayar, hayal kırıklığı yaşayan o hiperzeki varlıklara şunu söylüyor: “Cevap kesinlikle bu. Dürüst olmak gerekirse, bence sorun sizin tam olarak ne sorduğunuzu hiçbir zaman bilememiş olmanız.”

“42’nin Gizemi” için 23 yanıt

Merhaba, bu video’nun başında ve sonunda fonda kullandığınız müzik hakkında bilgi alabilir miyim. Farklı bir yorumla çalınmış. Daha önce duydum ama çıkartamıyorum.

vereceğiniz bilgi için teşekkür ederim.

Kendim Buldum. Bilmeyenler için buraya da yazıyorum şarkı adını.
“Journey of the Sorcerer” yazarak YouTube üzerinde bulabilirsiniz.

Barıl Abi acaba videoların sonunda kullanmış olduğun müzikleri de bizlerle paylaşır mısın ?

Çok başarılı bir araştırma, videoyu izledikten sonra bu yazı ayrıca hoşuma gitti. Yaptıklarınızdan, bizleri bilgilendirmenizden dolayı çok teşekkür ederim.

Dipnot: Videonun başında çalan müziği videonun açıklamasına ekler misin?

Merhaba Barış Bey, kullandığınız kaynakları ve araştırma sürecini nasıl geçirdiğinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum. Teşekkürler..

Sizin son günlerde yaptığınız düşüncemizi geliştirme amaçlı videolardan bir şey çıkardım. Çıkardığım şey ise gülme eylemi. Gülme eylemi mutluluk ve mutlu edici şeyler ile alakalı değildir. Aşağılanan şeylere güleriz. Aşağılanan şeylere güldüğümüzde ise aşağılanan birey kendini kötü hisseder. Bazen çok üzülür, bazen üzüldüğünü hissetmez ama yine de üzülür. Bunu akılda düşünüp, örnek verdiğimizde siz de fark edeceksiniz. Şöyle bir şey var ki gülümseme ile gülme eylemi aynı değildir. Asıl gülümseme eylemi mutluluk ve mutlu edici şeyler ile alakalıdır.
Videodaki sorunun cevabını ise böyle farklı farklı şeyler düşünüp bulduğum gibi, bana zaman öğretecek. Kimseye sormayacağım. Çünkü kimse bilmiyor. Kendi düşüncem ile cevabı kendim için bulacağım.

Acaba arkadaki şarkının ne olduğunu söyleyebilir misiniz? Shazam’lasam da, ne yazık ki çıkmadı. Şimdiden teşekkür ederim, eğer cevap verebilirseniz.

barış bey ,42 sayısının gizemini ilk defa duydum..
barış bey ,nicola teslanın 3,6,9 rakamlarının sırrınıda anlatırmısınız..
3,6,9 rakamlarını baya merak ediyorum.. bilgileriniz için teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir