Burası Neretva Vadisi. 3,5 milyar yıl önce Mars’ta bu bölgede gürül gürül bir nehir akıyordu. 3,5 milyar yıl sonra Dünya adlı bir gezegenden oraya gönderilen bu robot ilginç bir taşla karşılaştı. Bu taşın üzerinde tıpkı Dünya’dakilere benzer izler vardı. Perseverance’ın bu bulgusu, Mars’ta yaşam keşfine şimdiye kadar en çok yaklaştığımız an. Kızıl Gezegen’de olası bir biyoimzanın tanımlanması çığır açıcı bir keşif ve bu Mars’ı anlamamızda büyük bir ilerleme sağlayacak.
3D yazıcının masamdaki böyle küçük heykelleri, arabaları filan yapmaktan ibaret olmadığını ilk kez bir roketin gövdesine bakarken anladım.
Şu anda izlemekte olduğunuz görüntü 3 boyutlu yazıcıyla basılan bir roket gövdesi. Relativity Space uzay şirketi tarafından büyük oranda 3B yazıcıyla basılan Terran-1 roketi 2023’te uzaya ulaştı; yörüngeye çıkamadı, doğru. Ama o gün bir “çıktı”nın bir “baskı”nın ateşe ve basınca dayanabildiğini tüm dünyaya gösterdi.
Benim için zor geçen bir haftaydı arkadaşlar, çok işim vardı, görüyorsunuz mekanda bazı değişiklikler var ve o yüzden hazırlamak istediğim bazı video konularını es geçmek zorunda kaldım.
SpaceX Starship’i 10. Kez fırlatmaya çalıştı, üç ertelemeden sonra nihayet fırlattı ve ben bunu canlı yayınlayamadım, çünkü o sırada internette yaşadığım problemi çözmeye çalışıyordum.
Tam o sırada Güneş Sistemi’ne yıldızlararası bir cisim girdi ve yine “ʻOumuamua” gibi acaba bunu uzaylılar mı gönderdi tartışmaları yaşandı ama bu konuyu da es geçtim çünkü yeryüzünde çok daha önemli bir gelişme yaşandı.
Şu sahneleri hatırlıyor musunuz?
Truman Burbank’in aynada kendine cesaret verdiği an… Matt Damon’ın Mars’ta kameraya günlük kaydederken, imkansızı başarma azmini anlattığı sahne…
Ben bu sahneleri izlerken aklıma çok ilginç bir fikir geldi. Neydi o sahnelerin ortak noktası? Kendimizle konuşmak.
Kendi kendine konuşana ne derler?
Boşverin, ne derlerse desinler. Bu yöntem bazı alışkanlıkları kazanmak konusunda çok işimize yarayabilir. İşte bugün sizinle alışkanlık oluşturma konusunda, filmlerdeki bazı sahnelerden ilham alarak ve bilimsel kaynaklarla buluşturarak geliştirdiğim yepyeni bir yöntemi paylaşacağım: Ayna Konuşmaları.
Gördüğünüz şeyler bir oyundan alınmadı. Bir videodan da alınmadı. Gördüğünüz şeyler yapay zeka tarafından gerçek zamanlı oluşturulan evrenler.
Bu hafta yapay zeka dünyasında yine tam anlamıyla çılgın gelişmeler yaşandı. GPT-5 çıktı dün, ondan önceki gün gpt-oss çıkardı OpenAI, bunlar yeni nesil dil modelleri, Grok Imagine çıktı, Elon Musk herkese ücretsiz deneme verdi, güvenlik kısıtlarını epeyce bir esnetti, Claude Opus 4.1 çıktı, ElevenLabs yapay zekayla müzik besteciliğinde telif haklarına saygılı bir deneme yaptı. Ama tüm bu gelişmeler arasında beni en çok heyecanlandıran Google DeepMind’ın Genie 3’ü oldu.
Yapay Zeka: Şefin Yeni Bıçağı
İyi sandviç yapmayı bilirsen şu hayatta her şeyin üstesinden gelebilirsin. Neden? Çünkü basit malzemelerle bile iyi bir yemek ortaya çıkarıyorsun. Gözün doyuyor, yetiyor. Oysa hayat bazen elindeki en iyi malzemelerle bile sana kötü bir yemek gibi görünebilir.
Tam şurada bana aynen böyle görünüyordu. Bendeki malzeme bu. Bununla bir şeyler pişirmeye çalışıyorum. Sanki farkında değilmişim gibi artist artist pozlar. Ama aslında kafamda arka plana girip çıkan tipler var. Ne zaman boşaltacaklar, meydanı bana bırakacaklar filan. Mesela şu adam, tam en iyi pozumu yakalamışım fotobomb yapıp duruyor. Kaç kere girdi çıktı bu kadraja. En sonunda pes ettim, vazgeçtim bu fotoğraftan. Kötü bir yemek bu.